• 12-10-2026, 07:42:35
    #1
    galiba iletişimde geriye gidiyoruz. hem sanal hem gerçek dünya da dert yanamıyoruz, içimizi dökemiyoruz. bir şey söylüyorum veya sen bir şey söylüyorsun ya da yazıyorsun, biri çıkıp mutlaka şöyle cümleler kuruyor; kafana taktığın şeye bak, kafaya takmaya değmez, kafaya takılacak şey değil. milyarlarca insan yaşayıp ölmüş, insan olmaya dair tek bir basit eylemde bile hiçbir şey net bir standart çerçeveye oturtulamamış. varsa kafaya takılacak şeylerin listesi, dağıtın abi millete, hepimiz ona göre hareket edelim bundan sonra. nasıl ki bu "kafaya takmaya değmez"ciler karşı tarafla aynı düşüncede değillerse, kafaya takanın da senin gibi dünyayı algılamasını bekleyemezsin. bende bu konuyu yazarken, forumda denk geldiğim ve toplumsal nezaketin öldüğünü söyleyen konuda yapılan acımasız eleştirileri kafaya taktım misal, var mıydı bu listede? insanlar bir günde, tek bir olayda alıngan olmuyor. genelde sürekli tekrar eden ve biriken bir hal aldıktan sonra, böyle küçük meseleleri kafaya takıyor. bırakın döksün içini, karşıt olsanız bırakacak mı kafaya takmayı? örneğin bu konuyu okuyanlara, parayı takmayın kazansanız ne olacak kaybetseniz ne olacak, oksijen değil su değil, para olmadan da yaşarsınız desem buradan kimse haklı ayrılamaz. oksijen olmasa ölürsün, su olmasa ölürsün, paran yok diye sürünürsün sadece. her şeyi iki kutuplu değerlendiremeyiz, iyi/kötü, doğru/yanlış, haklı/haksız. bazı sonuçlar bu kutuplu değerlerle ölçülemez, sadece sonuçtur. tam pazartesi sabahına yakışır sıkıcılıkta bir konu oldu. insanlar kendilerini ifade ettiğinde, onları yadırgarsanız kişi duygularını baskılar ve bir süre sonra öfkeye döner bu durum. yargılamayın demiyorum ama yadırgamayın.
  • 12-10-2026, 07:52:02
    #2
    Zamanında bu da geçer ya huuu demişler, Tak kafana.
  • 12-10-2026, 08:02:25
    #3
    Bence insanların "takma kafana" demesinin sebebi, artık hepimizin dokunsan ağlayacak bir modda olması. Aslında bundan korkuyorlar. Çünkü herkesin içine attığı kendi derdi var; biri çıkıp konuyu biraz derine indirse, o setlerin yıkılacağından ve insanın kendini tamamen dağıtacağından çekiniyorlar.
    Kısacası, içinde bulunduğumuz bu çağda derine inmek, insanın başına gelebilecek en korkunç şey haline geldi.
  • 12-10-2026, 08:23:47
    #4
    Biz Batı'yı her daim, genel bir kavram kullanmam gerekirse ''teknoloji'' konusunda geriden takip ediyoruz.
    İnsanların ''takma kafana'' demesi bana kalırsa artık acı eşiğinin, gülme eşiğinin işte tüm duygu eşiklerinin sosyal medyadan kaynaklı olarak köreldiğini gösteriyor.
    Eskiden bir mahallelinin derdi en fazla o mahallelinin çevresi kadar dert oluyordu ve bir ailenin derdi en fazla akrabalarının derdi oluyordu.
    Şimdi insan derdini anlatacak milyonlara; oluşturacağı, onaylayacağı circle jerk'lere sahip. Kadınlar makyaj eşliğinde kendi hayatlarından, dertlerinden bahsediyor.
    Erkekler kendi aralarındaki mangal gibi basit aktiviteleri bile sosyal medyada kendilerine meşruiyet almak için akım diye paylaşıyor.
    Batı bu durumdan bunaldı; artık küçük topluluklara çekiliyor, sosyal medyayı azaltıyor ve gerçek insanlarla, arkadaşlarıyla, dertlerini karşılıklı olarak dinleyecek insanlarla sosyalleşiyor; en kötü psikoloğa terapiste gidiyor.
    Bizde bu bunalmanın artık ''takma kafana'' evresine geçmesi için ekonomik bir rahatlama ya da ciddi bir sosyo-kültürel kaosun yaşanması gerekiyor.
    Bizde hiçbir ebeveyn çocuğuna günümüz şartlarında ''Bırak şu telefonu, git biraz ormanda dolaş, kamp falan yap,'' deyip de cebine harçlık koyamaz çünkü evde kazan bilene zor kaynıyor.
  • 12-10-2026, 08:39:03
    #5
    Bence burada mesele insanların neyi kafaya taktığından çok,birbirlerinin duygularına ne kadar saygı gösterebildiği.Birine önemsiz gelen bir olay,başkasının uzun zamandır içinde biriktirdiği şeylerin son damlası olabilir.Üstelik birini anlamak,onunla aynı fikirde olmak zorunda olduğumuz anlamına gelmiyor.İletişimin en büyük problemi de bu sanırım,insanlar anlamak için dinlemek yerine,hemen değerlendirmeye ve çözüm üretmeye çalışıyor.Oysa bazen insanın ihtiyacı bir tavsiye değil,sadece gerçekten dinlenmek.Her duyguyu haklı bulmak zorunda değiliz ama her duygunun bir sebebi olabileceğini kabul edebiliriz.
  • 12-10-2026, 08:46:51
    #6
    Yeni Nesil Dijital Ajans
    Çünkü bu dünya kafaya takacak kadar uzun bir yaşam sunmuyor bize. Eskiden takılırdım çoğu şeye. Ama benim sağlığımdan değerli değil hiç bişey. Bu yüzden hiç bir şeyi takmıyorum.
    Bence sizde öyle yapın.
  • 12-10-2026, 08:57:11
    #7
    _4uwp adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    galiba iletişimde geriye gidiyoruz. hem sanal hem gerçek dünya da dert yanamıyoruz, içimizi dökemiyoruz. bir şey söylüyorum veya sen bir şey söylüyorsun ya da yazıyorsun, biri çıkıp mutlaka şöyle cümleler kuruyor; kafana taktığın şeye bak, kafaya takmaya değmez, kafaya takılacak şey değil. milyarlarca insan yaşayıp ölmüş, insan olmaya dair tek bir basit eylemde bile hiçbir şey net bir standart çerçeveye oturtulamamış. varsa kafaya takılacak şeylerin listesi, dağıtın abi millete, hepimiz ona göre hareket edelim bundan sonra. nasıl ki bu "kafaya takmaya değmez"ciler karşı tarafla aynı düşüncede değillerse, kafaya takanın da senin gibi dünyayı algılamasını bekleyemezsin. bende bu konuyu yazarken, forumda denk geldiğim ve toplumsal nezaketin öldüğünü söyleyen konuda yapılan acımasız eleştirileri kafaya taktım misal, var mıydı bu listede? insanlar bir günde, tek bir olayda alıngan olmuyor. genelde sürekli tekrar eden ve biriken bir hal aldıktan sonra, böyle küçük meseleleri kafaya takıyor. bırakın döksün içini, karşıt olsanız bırakacak mı kafaya takmayı? örneğin bu konuyu okuyanlara, parayı takmayın kazansanız ne olacak kaybetseniz ne olacak, oksijen değil su değil, para olmadan da yaşarsınız desem buradan kimse haklı ayrılamaz. oksijen olmasa ölürsün, su olmasa ölürsün, paran yok diye sürünürsün sadece. her şeyi iki kutuplu değerlendiremeyiz, iyi/kötü, doğru/yanlış, haklı/haksız. bazı sonuçlar bu kutuplu değerlerle ölçülemez, sadece sonuçtur. tam pazartesi sabahına yakışır sıkıcılıkta bir konu oldu. insanlar kendilerini ifade ettiğinde, onları yadırgarsanız kişi duygularını baskılar ve bir süre sonra öfkeye döner bu durum. yargılamayın demiyorum ama yadırgamayın.

    Herseyi takacaksin kafana ve yapman gerekeni yapacaksin. Paranı kazanacaksin hayatina bakacaksin. Ama Türkiye de ama başka ülkede. Toplumsal nezaket diye bişey kalmamış. Bi yere gidiyorsun sıra beklerken adam / kadin geliyo önüne girmeye calisiyor. Trafikte gidiyorsun araya kaynak yapiyo makas atiyor gelip sana zarar veriyor. Otobuse trene metroya nasil binilip inecegini bilmeyen insanlarla doldu ülke. Yatırım yapiyosun paran patlıyor... Kimse kusura bakmasın. Şahsen benim görüşüm ülkemiz her gün kotuye gidiyor ve çürüyor. Çürüyen bir toplum oluyoruz. Yazdiklarimdan dolayi tutuklanacaksam tutuklanayim. O ahlak bekçilerinim gavur sarhoş dediği ülkelere bi gidin de bakın abi . Permesanı çedarı yemeyen loru nimetten sayıyo....