Dini konularda neden tartışamıyoruz anlamıyorum.
17
●472
- Bugün, 04:25:47Bunun sebebi aslında çok basit , diamond tema hakaretsiz bir şekilde tartıştı diye adamı cezaevine sokacaklardı. Durum böyleyken forumda böyle şeyler sık dönerse erişim engeli yeriz Yada Tarikatlar tarafından öldürülür gideriz hocam.
- Bugün, 04:44:50Sebebi basit. İnsanımız bilgi alışverişi için tartışmıyor kendi fikrini benimsetmeye çalışıyor. Ulan anlamadığım da bu. Yahu bugün ak diyen olmasa kara diyeni kim umursayacak?
Ne zaman toplumca okumayı ve dinlemeyi öğrensek kalkınırız diye düşünüyorum. - Bugün, 05:17:27"Serter efendi, Serter efendi, sende ne efendi adammışsın!"
Cümle de asla olumsuz bir kelime bulunmuyor. Aslında her kelimesinde övgü var.
Ancak bu cümleyi okuyunca ses tonumdan, okuma şeklimden aslında Serter efendiye laf soktuğumu herkes anlayabilir.
Türkçe böyle bir dil.
Eğer gelip bana Serter Efendi olarak Budizm'e inandığını söylersen saygı duyarım.
Fırsat olursa anlamaya, dinlemeye, seni cezbeden, inancını şekillendiren şeyin ne olduğunu anlamaya çalışırım.
Kafama yatmayan noktalarda burası aslında normal mi, burası kafama yatmadı abi diyebilirim ve derine inebiliriz.
Ama sen iç dünyanda inandığın, kendini ona bağladığın bir inanç için
"Abi ne budası mudası, bunların hepsi hikaye, adam herşeyi saçmalamış, sene 2026 olmuş kim napsın budistleri"
dediğim anda burada o inanca inanmamam önemli değil, sana inandığın şeyden ötürü kalbini kırmış olurum, saygısızlık etmiş olurum.
Ben senin inandığın şeye, senden ötürü saygı duyuyorum.
Hiç bir noktası beni cezbetmese ve ilgimi çekmese bile. - Bugün, 05:47:10Demişsiniz de hocam, neden saygı bekliyorsunuz ki? Ya da nasıl bir saygı bekliyorsunuz. Siz uydurma ve masal dedikten sonra nasıl bir karşılık bekliyorsunuz?Alıntı
Kavramsal titizliği düşüncenizde önemli bir yere koyarsanız "masal" demekle "gerçek olmayan" veyahut "gökten indiği sanılan" arasındaki farkı çok daha iyi anlayabilirsiniz..
Çünkü bu kelime nötr bir tespit değildir, içinde küçümseme barındırır. Birinin inandığın şeye "masal" dediğinde, arka planda "Sen bir masala inanacak kadar safsın/akılsızsın" imasında bulunursun.
İnsanlar dinlerini kimliklerinin bir parçası yapar. Bu yüzden inanca gelen eleştiriyi, doğrudan kendi zekalarına ve varlıklarına yapılmış bir saldırı olarak algılarlar.
Eleştiri ile aşağılama arasındaki farkı görememek asıl kavramsal körlüktür. Türkiye'nin en büyük sıkıntısı da bu kavramsal körlüktür.
Türkiye'de yaşayan veya yaşamayan, herhangi bir ideolojik figürü eleştiremezsiniz, sevmek zorundasınızdır. En azından bu 2010'a kadar böyleydi.
Kemalizm uzun süre sadece bir anayasal ilke değil de bürokrasi, ordu, yargı ve akademi eliyle yukarıdan aşağıya dayatılan resmi bir modernleşme projesiydi.
Bu durum, seküler kesimde "Biz devletin asli sahibiyiz ve rasyonel olan tek tarafız" illüzyonu oluşturdu. Karşı tarafı ikna etmeye, onlarla rasyonel bir tartışmaya girmeye ihtiyaç duymadılar, çünkü zaten arkalarında devletin sopası vardı.
Bu nedenle SOSYOLOJİK OLARAK Atatürkü sevmek zorunluluk haline geldi ve bu zorunluluk diğer insanlar tarafından baskılandıkça, elbette karşı tarafında kini ve nefreti yükseldi.
Bugün aynı konuyu Atatürk için açın ve gelen tepkiyi görün, birebir canlı olarak test edebilirsiniz. "Atatürk Eleştirilebilir" diye bir konu başlığı açın, bakın neler oluyor. Aynı başlığı din için yaparsanız daha da fazla tepki alırsınız ve linçlenirsiniz.
Diyanet kapatılıp, aynı şekilde Atatürk heykelleri de kaldırıldığı zaman bu kutuplaşma biraz daha durabilir ama hiç öyle bir umudum yok çünkü iki tarafta sizin tabirinizle "onay" beklemekte. (ki bence dinin böyle bir onaya ihtiyacı yoktur.)
Bir yanda Dünya'da 2,5-3 milyar insanı etkilemiş, hayatını değiştirmiş bir peygamberi koyup diyer yanda ise sömürelecek olan bir ülkeyi hem masada hem savaşta kurtarmış bir figür. İkisinide savunmak, sevmek, eleştirmek SOSYOLOJİK olarak suçtur.
Çünkü 2010'a kadar kemalizm resmi devlet ideolojisi gibi bir şeydi ve laf edeni keseriz mentalitesi ile haraket ediliyordu, dediğim gibi ne kadar baskılarsanız o kadar nefret artar. Nefretin olduğu yerde ne saygı ne de tartışma kültürü beklenir.
Her neyse hocam, Türkiye'nin sosyolojisini daha iyi anlamak istiyorsanız Tanıl Bora okuyabilirsiniz, daha iyi fikir sahibi olursunuz.
"Nilgün Toker bu sorunu, 2004'teki bir yazısında, "sol demokrat/muhalif kamuoyunun erimesi" sonucu "solun muhatabının kalmaması" diye tarif etmişti. 'Başka' sollara kahrederek kendi sahihliğini bileyden geçirmek, bu havasızlıkta asli etkinliğe dönüşebilmiştir. Sezai Sarıoğlu 2002'de, "Devlete yenilenler birbirini yenmekle meşgul" diye yazmıştı. Asgari nezaket ve dostlukla beraber, tartışmanın verimliliğini de körelten bu 'kültürü', Türkiye'de sol düşüncenin bir karakter zaafı olarak zikretmek gerekir .."
Diğer alıntı:
"Türkiye’de ideolojik cepheleşmelerde, muhatabını ikna etme kaygısı çoktan yerini muhatabını ilga etme, onu hükümsüz kılma arzusuna bırakmıştır. Tartışma, ortak bir kamusal alanda buluşma çabası değil; tarafların kendi hınçlarını, incinmişliklerini ve rövanş arzularını birbirlerinin üzerine boca ettiği bir ayindir."
-Tanıl Bora
Biraz uzun oldu helal edin
- Bugün, 08:40:37Allah bir Peygamber bir ,
Bunun tartışılacak bir tarafı yokki , inanan inanır inanmayan inanmaz , - Bugün, 09:05:34Tamamen konuştuğun kişinin kişiliğiyle alakalı.
Mesela benim bir idealim de olsa yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebiliyorum. Siyasi olarak ters olan birisiyle bile konuşurken cümleleri sert de kullansam sonradan karşı tarafın ne gözle baktığını anlayabiliyorum.
Örnek olarak MHP'li bir büyüğüm var. CB seçimlerine doğru kendi ideallerinden bahsetti. MHP'li olduğunu ve başka partiye oy vermeyeceğini bunun sebebini de Alparslan Türkeş'den kaynaklandığını söyledi. Benim kafada direk algı şuna çalıştı.
İdeallerle beraber, Siyasi bir figüre karşı saygı = Sonuç
Bende Ahmet Davutoğlu döneminde, CHP ve MHP koalisyon kurma ihtimali varken, Devlet Bahçeli erken seçim istediği için mhp'ye oy vermem dedim ve vermedim. Son Meclis seçiminde elim gidecekti ama yine gitmedi.
Sonra zaten Devlet bahçeli, PKK ve Dem ile ilgili açılım normalleşme vs. deyince baktım ki büyüğüm MHP'ye bayağı kızmış. Son seçimde oy kullanacaksam tercihim olmayacak dedi.
Din de aslında böyle işliyor. Kişinin ideallerini bilmeden fikirlerine saygı duymadan önyargılı bir şekilde onları sınıflandırıyoruz. Haliyle de sorunlar çıkıyor.
O yüzden önyargılı olmayın. Hatalı da doğru da olsa karşı tarafı tarafsız bir şekilde dinleyin. - Bugün, 10:12:10Dinin kuralları bellidir. Tartışmak, yeni fikir paylaşmak, ayetleri yorumlamak için kelam, tefsir, hadis, arapça vb gibi türlü ilimler öğrenilmeli. İlim yoksa ancak ilim adamının açıkladıkları paylaşılabilir.
İlkokul mezunu birinin matematik alanında profesörle tartışması komik olurdu değil mi? - Bugün, 11:18:30Başlık için yazıyorum.
Dini konularda tartışamamızın sebebi, dini bilen insan sayısının çok az olmasıdır. Ayet ve hadis okumuş ve bu konulara vakıf iki insan medenice tartışıp faydalı bir tartışma bilgi paylaşımı çok keyifli olur. Lakin bizim ülkemizde hadis bilmeyen ayet okumamış insanlar bu konularda tartışmaya çok yelteniyor. Bilgili insanlarda bu insanlarla tartışmak istemiyor.
Birde bilmeden yargı dağıtan hüküm verenler var. Dinde yeri olmayan konuları varmış gibi vaaz ediyorlar. Bu insanlara izleyen kitlelerde var. Bu insanlarla hele hiç tartışılmaz. Benim dinim bana senin dinin sana diyip ayrışmak en iyisidir. - Bugün, 11:49:02Dinde tartışamazsınız.
Dinde bir konuyu aksi yönde konuşmanız bile dindarlar için küfür olarak algılanır.
Senin inanmama ihtimalin bile onlar için hakaret , neyin konuşmasından tartışmasından bahsediyorsunuz
Dini anca eğitimli kişilerle belki tartışırsın fakat günün sonunda o kişide sizi kafir ilan eder çokta değişen bir şey olmaz.
