• 07-07-2026, 14:09:03
    #28
    gosha adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu yaşıma kadar full mücadeleyle geçti..

    Ortaokulda başladım çalışmaya, yanlış anlaşılmasın çok severim çalışmayı..Büyüdükçe hayaller uzaklaştı, hiç planda olmayan yollara girdim çıktım, evlendim,boşandım, battım çıktım..

    Sonra farkettim ki, dertler hiç bir zaman bitmiyor, bitenin yerine başkası geliyor, kapitalizm tün insanoğlunun sırtında ağır bir yük..

    50 yaşını geçince bir aydınlanma mı diyeyim yoksa ,bir farkındalık mı geldi bana bilmiyorum... o kadar ama o kadar umurumda değil ki herşey..

    Dönüp geriye bakıyorum, tüm hayatım saçma sapan şeylere üzülmekle, abuk subuk işlerle uğraşmakla geçmiş..

    Uzun lafın kısası, hayat gerçekten çok kısa, bir nefes alıp vermektir ömür..

    O yüzden hayatınızda değiştiremediğiniz şeyler için üzülmeyi bırakın, kimse için hayatınızı harcamayın, yok etmeyin..

    Yolun sonunda elinizdeki en değerli şeyin zaman olduğunu anlıyorsunuz çünkü..Onun kıymetini bilin..

    Gençken çözdüğümüz her sorunun bizi mutlu edeceğini sanıyoruz ama hayat yeni meseleler getirmeye devam ediyor. En sonunda da zamanın, huzurun ve sevdiklerinle geçirilen anların ne kadar değerli olduğunu anlıyorsun. Paylaştıkların düşündürdü, teşekkür ederim.
  • 07-07-2026, 16:29:37
    #29
    Belirli bir yaştan sonra yeni yazılım yükleniyor. Hemen her 40+ yaşındaki kişilerde yorumlar benzer. Önceleri çok ciddiye alıyoruz, sonra sorumluluk altında eziliyoruz, en sonunda çoğu şeyin bir anlamı olmadığının farkına varıyoruz.
    Dün uğruna herşeyi yakacağınız insanlara/durumlara bile tahammül edemiyoruz. Demekki döngü bu şekilde.
    Kimse gençlikte şuan anlatılanları anlamayacak. Herşey yaşandığıyla kalacak... Onun için yaşamaya bakıyoruz, pek fazla takmıyoruz.
    Zira hayat kısa azizim ve kuşlar uçuyor.
  • 07-07-2026, 16:35:20
    #30
    Yaş 54 ama bu şiiri 90'larda bir kitap arasından çıkan gazete küpüründe ilk okuduğumda hayatıma yön vereceğini, hayat felsefem olacağını anlamıştım, ileride pişman olmamak için mümkün olduğunca da ona göre yaşadım, lakin pişmanlıklarım muhtemelen daha az olsada yine diz boyu o ayrı..

    ANLAR
    Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya,
    İkincisinde, daha çok hata yapardım.
    Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
    Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
    Çok az şeyi
    Ciddiyetle yapardım.
    Temizlik sorun bile olmazdı asla.
    Daha çok riske girerdim.
    Seyahat ederdim daha fazla.
    Daha çok güneş doğuşu izler,
    Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
    Görmediğim bir çok yere giderdim.
    Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
    Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
    Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
    Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu.
    Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten.
    Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın.
    Hiçbir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,
    Gitmeyen insanlardandım ben.
    Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım.
    Eğer yeniden başlayabilseydim,
    İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
    Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
    Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır,
    Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı eğer.
    Ama işte 85'indeyim ve biliyorum...
    ÖLÜYORUM...


    Dip bilgi notu : Edebiyat dünyasında Jorge Luis Borges'a atfedilen ancak aslen Amerikalı yazar Nadine Stair'e ait olan ünlü Anlar (Instantes) şiiri, yaşama dair kaçırılan fırsatları ve anı yaşamanın önemini anlatır.

    Metnin aslı, ABD'li mizah yazarı Don Herold tarafından 1953 yılında Reader's Digest dergisinde "Daha Fazla Papatya Toplardım" adıyla yayımlanmış. Daha sonra metin, Nadine Stair de dahil olmak üzere farklı yazarlar tarafından değiştirilerek İspanyolcaya ve diğer dillere adapte edilmiş.
  • 07-07-2026, 18:10:12
    #31
    AOK
    Platin üye
    Kendimi şanslı hissediyorum.
    bu aydınlanma 30-31 yaşımda geldi. Yine sizinle aynı hisse sahip olmam mümkün değil yaşayacağım çok şey var ama en azından bir tık daha hayatımı yaşanabilir
    Kılıyorum
  • 07-07-2026, 18:27:38
    #32
    gosha adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konu işte tam da burada derinleşiyor..

    Başkaları için elinizdeki hiçbirşeyden vazgeçmemek..

    Kimseyi memnun etmeye çalışmamak (Anne Baba vs.)

    Saygıda kusur etme, ama yolundan da dönme...

    Bu hayat herşeyiyle sana ait çünkü..

    Liste uzar gider..
    O kadar güzel yazmışsınız ki..

    Tam da bunaldığım , sıkıldığım , herşeyin zorlaştığı bu dönemde bu yazınızı okumak iyi geldi. Teşekkür ederim.
  • 07-07-2026, 20:08:16
    #33
    @Ajiba; öyle ama hayatımızda olan insanlarda (anne, baba, kardeş, aile gibi) hayatımıza bir şekilde yön veriyor. Yapmak istediklerimizi yapamıyoruz. Onların olumsuz düşünceleri, hayata bakışları bir şekilde bizi de etkiliyor.
  • 07-07-2026, 20:18:12
    #34
    Bu yüzden enerjinizi değiştiremeyeceklerinizle savaşarak harcamayın.
  • 07-07-2026, 23:36:02
    #35
    PowerKing adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @Ajiba; öyle ama hayatımızda olan insanlarda (anne, baba, kardeş, aile gibi) hayatımıza bir şekilde yön veriyor. Yapmak istediklerimizi yapamıyoruz. Onların olumsuz düşünceleri, hayata bakışları bir şekilde bizi de etkiliyor.
    Onlara rağmen yaptıklarımız olsada vazgeçtiklerimiz çok daha fazla dediğiniz çok doğru. Altına imzamı atarım bu tesbitinizin..
  • 08-07-2026, 02:07:07
    #36
    Erken yaşta farkedebilmek çok zor. Genelde iş işten geçtikten sonra anlıyoruz...