• Bugün, 01:44:56
    #19
    Evlilik söz konusu olduğu için yazma gereği duydum.

    Sizinle benzer düşüncedeyim. Ancak size tavsiyem önce “insan” olması gerekir seçeceğiniz kişinin. İbadetten ziyade, size insanlığı lazım.

    Örnek: Eşim 5 vakit namaz kılmaz, ben kılmaya gayret ederim. 5 vakit namaz kılan, “hafız” olan komşumuzun gelini, alt katında oturan kayınvalidesine torununu en son 1,5 yıl önce göstermiş.

    Eşim, benim yatalak babaanneme bakmayı kabul etti, altını her gün annemle ikisi değiştirir. Tüm bakımlarını yapar. Ayrıca kendisi de çalışıyor memur. Üstelik benim haberim olmadan annem ve babamı da bizle yaşamaları için ikna etmiş.

    Gelelim sorunuza, en güzel teşvik yaşantıdır bence. Siz yaşayın, eşinizi mutlu edin, bir süre sonra bence kendiliğinden değişecek bazı şeyler. Ama ısrarla vurguluyorum, önce “insanlık” gelmeli. Kişinin ibadeti Allah ile arasında, insanlık ise hepimize lazım.

    şimdiden mutluluklar dilerim, her şey gönlünüzce olsun.
  • Bugün, 01:50:21
    #20
    Bir atasözümüz der ki ; Fazla naz, aşık usandırır...
  • Bugün, 01:52:07
    #21
    onlar da seni başka organizasyonlara davet edince, her defasında evet deme. bir de aşağıdaki hadis var, çok severim.

    Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!
  • Bugün, 01:53:41
    #22
    Merhaba DeSouza,

    Öncelikle hassasiyetinizi anlıyorum. Dinen pek yakın olduğum söylenemez ancak kendi çabamla mümkün mertebe uymaya özen gösteriyorum. Bizler kimsenin hayatında karar verici olamayız, sadece yönlendirici olabiliriz. Kişi, istemiyorsa veya kendini yakın hissetmiyorsa yapmaz/yapamaz. Bunun sizi mutlu ya da mutsuz etmemesi gerekir. Sevdiğiniz insanlarla konu gereği "namaz" açılırsa, 5 vakit kıldığınızı; ruhu dinlendirdiğini ve zihni, dünyevi kaygılardan ayırdığını -burayı sizler genişletebilir veya daraltabilirsiniz- söyleyebilirsiniz. Kişi, size tekrar sormadığı konuyu açmadığı sürece bence kesinlikle yönlendirme tarafında bulunmamalısınız. Bu yaptığınız size göre iyi bir şey olsa da karşı taraf üzerinde baskıcı bir tutum sergilediğinizi hissettirebilir. Değil bizim dinimiz, hiçbir dinde zorlama ile bir şeyler yapılamaz. Siz bunun adına ne derseniz deyin ancak kişiye sürekli bunun konusunu açarak yönlendirmeye çalışırsanız psikolojik şiddet uygulamaya ve baskılamaya başlarsınız. Bunu istemeyeceğinizi umuyorum. Yine yeniden söylüyorum bizler kimsenin hayatında karar verici olamayız. Çocuklarımız üzerinde bile bir yere kadar kararlar verebiliriz daha sonra hayat mutlaka onları kendi yollarını bulmaya itecektir.

    Namaz kılmak çok değerli evet tartışmasız. Ancak bence iyi insan olmak ve bunu namazla birlikte yapabilmek daha kıymetli diye düşünüyorum. Yalan söylemek, çalmak/çırpmak, zina yapmak, gıybet yapmak, kibirlenmek gibi dünyevi duyguların tamamını yapan insanların namazları ve inançları pek samimi gelmiyor. Affınıza sığınarak söylüyorum: diğer taraf için değerlendiren karar veren ben değilim/bizler değiliz evet ancak bu taraf için ben değerlendirebilirim.

    Allah kıldığınız tüm namazları kabul eylesin inşallah. Selamlar, sevgiler.
  • Bugün, 01:54:38
    #23
    neto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kimsenin kimseyi zorladığı yok zaten, adam teşvik etmek istiyorum demiş. Sanki kötü bir şeymiş gibi yapılan yorumlara bak.. Kendine Müslümanım diyen, unutmayın ilk namazdan hesaba çekileceksiniz.

    Sorunun cevabına gelecek olursak, kısa ve bilgilendirici kesitler izletebilirsiniz. Özellikle Abdulmetin Balkanlıoğlu hocamızı tavsiye ederim.
    Hocam çok teşekkür ederim yorumunuz için, biraz yanlış anlaşıldım sanırım ve hani herkes kendi istediği gibi bir hayat yaşıyor ve yaşamalı da. Sadece benim inancım da iman ettiğim için bu konuda fikir almak istemiştim hiç böyle yorumlarla karşılaşacağımı düşünmemiştim..
  • Bugün, 01:55:08
    #24
    kutluu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Teşvik etmek dediğiniz şey ilk söyleyiş için geçerlidir bir kere söyledikten sonra tekrar etmek zorlamaya girer
    Gırtlağına basıp zorla namaz kıl diyecek hali yok. Ara ara hatırlayınca, İslam'ı güzel bir şekilde, bilgilendirici bir şekilde karşı tarafı sıkmayarak, bunaltmayarak sohbet aralarında anlatınca zorlama mı olur? İki insan medeni bir şekilde sohbet edebilir değil mi?

    İnsan kiminle dost olursa, kiminle yoldaşlık ederse eninde sonunda ona benzer. Vicdansız biriyle takılırsa zamanla vicdansız olur.

    Dini kötüleyen birisiyle takılırsa zamanla dinden uzaklaşır, Allah korusun kalbi mühürlenir. İşte o zaman onun için doğru da yanlış da aynıdır. Çünkü hiçbir nasihat artık fayda etmez.
  • Bugün, 01:56:01
    #25
    fatih4364 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evlilik söz konusu olduğu için yazma gereği duydum.

    Sizinle benzer düşüncedeyim. Ancak size tavsiyem önce “insan” olması gerekir seçeceğiniz kişinin. İbadetten ziyade, size insanlığı lazım.

    Örnek: Eşim 5 vakit namaz kılmaz, ben kılmaya gayret ederim. 5 vakit namaz kılan, “hafız” olan komşumuzun gelini, alt katında oturan kayınvalidesine torununu en son 1,5 yıl önce göstermiş.

    Eşim, benim yatalak babaanneme bakmayı kabul etti, altını her gün annemle ikisi değiştirir. Tüm bakımlarını yapar. Ayrıca kendisi de çalışıyor memur. Üstelik benim haberim olmadan annem ve babamı da bizle yaşamaları için ikna etmiş.

    Gelelim sorunuza, en güzel teşvik yaşantıdır bence. Siz yaşayın, eşinizi mutlu edin, bir süre sonra bence kendiliğinden değişecek bazı şeyler. Ama ısrarla vurguluyorum, önce “insanlık” gelmeli. Kişinin ibadeti Allah ile arasında, insanlık ise hepimize lazım.

    şimdiden mutluluklar dilerim, her şey gönlünüzce olsun.
    Kesinlikle öyle hocam sadece din yönünde bakmıyorum, yargılamıyorum da. İnsanlık konusunu yeterince inandığım güvendiğim bir insan olduğu için böyle bir yola adım attık birlikte sadece inancım gereği süreklilik halinde kılmasına nasıl yol gösterebilirim sorusuydu.. değerli yorumunuz için teşekkür ederim
  • Bugün, 01:58:09
    #26
    Yüksek ilimli, tesirli biri değilseniz çabanız boşunadır. Ki bir webmasterın bu mertebede olacağını zannetmiyorum. Çok çeşitli şeylere maruz kalıyoruz.

    Siz namazı Allah'la iletişim kurmak olarak görüp huşu içinde eda edebilirsiniz ancak onlar bir külfet, alışılmadık bir yaşam tarzı olarak görürler. Belki üç saat makyaj yaparlar, günde iki duş alırlar ama abdest almak ağır gelir. İnsanın içinde bitiyor olay. Ben kılmıyorum mesela. Rabbim düzen ve hayır nasip etsin.

    Başlarından etkili bir olay geçerse, bir gece kendi kendilerine hayatı sorgularlarsa falan anca öyle bu yola girebilirler. Sizin ilk teklifinizden sonraki her ısrarınız "pff başladı yine" şeklinde ele alınır maalesef. Daha da devam ederseniz ipler kopar.

    Partneriniz yaşam tarzınıza çok uzaksa onu etkilemeye çalışırken kaybedebilirsiniz. Kot şortlu, dövmeli, piercingli bir kızı seccade üzerinde görmek düşük bir ihtimal mesela. Eşiniz olsun isterseniz öyle kabul edeceksiniz. Bence insan kendi dengiyle evlenmeli ve hayra yönelik bir yaşam sürüyorsa gerektiğinde insanların hayatından çıkabilmelidir.
  • Bugün, 01:59:20
    #27
    neto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gırtlağına basıp zorla namaz kıl diyecek hali yok. Ara ara hatırlayınca, İslam'ı güzel bir şekilde, bilgilendirici bir şekilde karşı tarafı sıkmayarak, bunaltmayarak sohbet aralarında anlatınca zorlama mı olur? İki insan medeni bir şekilde sohbet edebilir değil mi?

    İnsan kiminle dost olursa, kiminle yoldaşlık ederse eninde sonunda ona benzer. Vicdansız biriyle takılırsa zamanla vicdansız olur.

    Dini kötüleyen birisiyle takılırsa zamanla dinden uzaklaşır, Allah korusun kalbi mühürlenir. İşte o zaman onun için doğru da yanlış da aynıdır. Çünkü hiçbir nasihat artık fayda etmez.
    En son ne zaman namaz kıldım hatırlamıyorum aylık olarak arkadaşım ile destek olduğum 30a yakın yetim küçük kardeşimiz mevcut daha da saymak isterdim lakin yaptığımız iyilikler bize kalsın kalbim muhurlenmedi çevremde çok dine allaha inanmayan arkadaşım mevcut hepsiyle iyi anlasirim yakınımdir vicdansız da olmadım sizi bu algıya sürükleyen nedir peki yorumunuzu duymak isterim