• 28-07-2025, 09:19:08
    #19
    Açıklık, anlamlılık nedir size göre?
    Bakınız olgunluk denilen bir şey vardır.
    O olgunluğa ulaşmadan bazı şeyleri insanların anlaması zaten mümkün değil.

    Düşünsenize bir yemek tarifi var. Hemde her şeyiyle en detaylı bir şekilde anlatılıyor ama hayatında mutfağa girmemiş bir kişi bu kadar detaylı anlatılan o yemeği yapamıyor.

    Ama hayatı mutfakta geçmiş aşçıya sen malzeme listesini veriyorsun o neyi ne kadar kullanacağını kendi biliyor.

    Burada yaratıcıyı adalet, adaletsizlik gibi kavramlarla eleştirenler acaba hangi olgunluk seviyesindeler?
  • 28-07-2025, 09:29:00
    #20
    SEBTURKA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Açıklık, anlamlılık nedir size göre?
    Bakınız olgunluk denilen bir şey vardır.
    O olgunluğa ulaşmadan bazı şeyleri insanların anlaması zaten mümkün değil.

    Düşünsenize bir yemek tarifi var. Hemde her şeyiyle en detaylı bir şekilde anlatılıyor ama hayatında mutfağa girmemiş bir kişi bu kadar detaylı anlatılan o yemeği yapamıyor.

    Ama hayatı mutfakta geçmiş aşçıya sen malzeme listesini veriyorsun o neyi ne kadar kullanacağını kendi biliyor.

    Burada yaratıcıyı adalet, adaletsizlik gibi kavramlarla eleştirenler acaba hangi olgunluk seviyesindeler?
    İnsanların olgunluğunu kendi anlayışınıza göre eleştirmek ne kadar olgunca bir hareket peki ? Bir siz o olgunluktasınız biz değiliz tabi hocam.
  • 28-07-2025, 10:04:58
    #21
    Vitruvius adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sorguluyorsak hala umut var demektir.

    İnanmak isteyene tonlarca sebep, inanmak istemeyene de tonlarca sebep vardır. Örneğin;

    Kuran'ın gerçekliğine delil olarak demir ile ilgili bir ayet var: “Biz demiri indirdik; onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır…” Her şeyden yarattık biçiminde bahseden Kuran, neden burada indirdik diyor, bilim adamlarının ortaya koyduğu görüşe bakalım:

    Demir, süpernova patlamaları (çok büyük yıldızların ölmesi) sırasında uzayda oluşur.
    Bu patlamalarda oluşan demir, göktaşları yoluyla Dünya’ya “indirilmiştir.”
    • Kur’an 1400 yıl önce “demiri indirdik” derken,
    • Modern bilim 20. yüzyılda demirin gerçekten uzaydan geldiğini keşfetmiştir.
    ----------------------

    İnanmak isteyene ise tonlarca sebep arasından; bir ağacın veya toprağın kupkuruyken tekrar yemyeşil olabilmesi, insanoğlunun organlarındaki mükemmel yaratılış, bir damla sudan şekillenen bilinçli bir varlık oluşu, kalbin ritmini hiç durmadan sürdürebilmesi, DNA'nın tek bir hücreye milyarlarca bilgi sığdırabilmesi…

    Hepsi apaçık bir düzenin, bir kastın ve bir yaratıcının varlığına işaret eder. Her şeyin rastgele oluştuğunu savunmak, bu kusursuz sistemi tesadüfe bağlamaktan başka bir şey değildir. Oysa insan aklı, bir saat gördüğünde (kimin yaptığını tanımasa ve görmese bile) onun bir ustası olduğunu bilir. Koca evrenin, canlıların, doğanın ve insanın böylesine kusursuz işlemesinin arkasında bir güç olduğunu görmemek, gözleri kapatmak gibidir.

    Kur’an bu nedenle şöyle der:

    📖 "Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardı ardına gelişinde, akıl sahipleri için elbette ibretler vardır."
    — Âl-i İmrân Suresi, 190

    İşte bu yüzden, sorgulamak bir eksiklik değil, aslında arayışın ta kendisidir. Yeter ki sorular, samimi bir kalpten gelsin. Çünkü Kur’an’ın vadettiği gibi:

    📖 "Kim Allah’a yönelirse, Allah da ona hidayet eder."
    — Şûrâ Suresi, 13

    Unutma, hakikate ulaşmak isteyen için yollar da, işaretler de hep açıktır. Yeter ki bakmakla kalmayalım, görmeye niyet edelim.
    İmzamı atarım hocam, tebrik ederim, hakikaten çok iyi bir bakış açısı ve de açıklama olmuş. Sağ olun. ☺
  • 28-07-2025, 10:05:43
    #22
    emilysupplier adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanların olgunluğunu kendi anlayışınıza göre eleştirmek ne kadar olgunca bir hareket peki ? Bir siz o olgunluktasınız biz değiliz tabi hocam.
    Yazdıklarımdan hareketle eleştiride bulunduğunu nasıl anladınız acaba?
    Genelleme yaptım, soru sordum, ve açıklamada bulundum.
    Yaptığım yorum içerisinde "ben" İbaresi geçmediği gibi ötekileştirecek ve eleştirecek bir cümle kullanmadım.

    Şimdi nasıl oluyorda eleştirdiğimi söylüyorsunuz.

    Ama size şunu söyleyebilirim, ben halen yolun başındayım, yoldayım. Halen hamım olgunlaşmadım ama düne göre de olgunum. Bu senden olgunum veya başkasından olgunum demek değil.

    Siz ne yaşadınız, size neler yaşattılar, ne söyleyerek size kompleksler yaşattılar bilmiyorum ama benim size karşı bir ön yargım yok, art niyetim yok.

    Felsefik kavramlara aşina değilim ama bildiğim şeylerden biri de bakış açısı.

    Bir bardak düşünelim ve yarısına kadar su koyalım.

    Ve insanlara soralım. Bu bardak ve içindeki şu için ne düşünüyorsunuz diye.

    Kimi bardak yarısına kadar şu ile dolu diyecek, kimisi bardağın yarısı boş diyecek, kimisi birileri içmiş bu bardaktan diyecek, kimisi su buharlaşmış olabilir diyecek.

    Şimdi ben ne dersem diyeyim sen kendi olgunluğunla cevap vereceksin yazdıklarıma.

    Kal sağlıcakla.
  • 28-07-2025, 10:14:50
    #23
    SEBTURKA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazdıklarımdan hareketle eleştiride bulunduğunu nasıl anladınız acaba?
    Genelleme yaptım, soru sordum, ve açıklamada bulundum.
    Yaptığım yorum içerisinde "ben" İbaresi geçmediği gibi ötekileştirecek ve eleştirecek bir cümle kullanmadım.

    Şimdi nasıl oluyorda eleştirdiğimi söylüyorsunuz.

    Ama size şunu söyleyebilirim, ben halen yolun başındayım, yoldayım. Halen hamım olgunlaşmadım ama düne göre de olgunum. Bu senden olgunum veya başkasından olgunum demek değil.

    Siz ne yaşadınız, size neler yaşattılar, ne söyleyerek size kompleksler yaşattılar bilmiyorum ama benim size karşı bir ön yargım yok, art niyetim yok.

    Felsefik kavramlara aşina değilim ama bildiğim şeylerden biri de bakış açısı.

    Bir bardak düşünelim ve yarısına kadar su koyalım.

    Ve insanlara soralım. Bu bardak ve içindeki şu için ne düşünüyorsunuz diye.

    Kimi bardak yarısına kadar şu ile dolu diyecek, kimisi bardağın yarısı boş diyecek, kimisi birileri içmiş bu bardaktan diyecek, kimisi su buharlaşmış olabilir diyecek.

    Şimdi ben ne dersem diyeyim sen kendi olgunluğunla cevap vereceksin yazdıklarıma.

    Kal sağlıcakla.
    "Burada yaratıcıyı adalet, adaletsizlik gibi kavramlarla eleştirenler acaba hangi olgunluk seviyesindeler?"
    Arkadaşım bu cümlen bile bir eleştiri cümlesidir ne saçmalıyorsun. Genelleme yapıyor olman eleştiri olmadığı anlamına mı geliyor ?
    Kendin diyorsun halen hammın olgunlaşmadım diye sen neye göre karar veriyorsun olgunluk sıfatına onu soruyorum. Verdiğin örnekte bir yanlış yok. Evet herkes kendi olgunluğuna göre yanıtlayacak. Bence diyerek fikrini paylaş fakat olayı GENELE vurduğunda bu fikir değil iddia oluyor. Bilmem olgunluğunla anlayabildin mi
  • 28-07-2025, 10:20:32
    #24
    Üyeliği durduruldu
    Jonas Salk, kafir allah tanımaz bir katolik.

    Çocuk felci aşısını buldu. Ama sırf müslüman değil diye cehennemde yanacak he öylemi? HA HA HA.

    Komedi.
  • 28-07-2025, 10:33:44
    #25
    Sceptre adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Jonas Salk, kafir allah tanımaz bir katolik.

    Çocuk felci aşısını buldu. Ama sırf müslüman değil diye cehennemde yanacak he öylemi? HA HA HA.

    Komedi.

    Öncelik imana bakılacak yoksa yaptıkların amacı muhtemelen farklıdır.. Aşıyı insanlığa iyilik olsun diye bulmamıştır mesela.. Prestij, saygınlık, para vs. daha ön plandadır muhtemelen.. Belki de kimyasal silah yapıyordu aşı bulmuş oldu.. kimbilir..

    İnsanın , insan olmasının ilk kanıtı iman..


    Farzedelim ki gerçekten insanlık için buldu.. O zamanda cehennemdeki kademesini düşürmüş olur.. Her yaptığın zerre iyiliğin karşılığını bulacaksın..
  • 28-07-2025, 10:38:16
    #26
    Üyeliği durduruldu
    kimenet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelik imana bakılacak yoksa yaptıkların amacı muhtemelen farklıdır.. Aşıyı insanlığa iyilik olsun diye bulmamıştır mesela.. Prestij, saygınlık, para vs. daha ön plandadır muhtemelen.. Belki de kimyasal silah yapıyordu aşı bulmuş oldu.. kimbilir..

    İnsanın , insan olmasının ilk kanıtı iman..


    Farzedelim ki gerçekten insanlık için buldu.. O zamanda cehennemdeki kademesini düşürmüş olur.. Her yaptığın zerre iyiliğin karşılığını bulacaksın..
    Dininin gerektiğini yapıp okuyup araştırsan, bulacaksın adam patent bile almadı yıllarını harcadı. Bilgiden bilimden o kadar uzaksınız ki zihniyet hep aynı.

    Kademe mademe yine yaktınız adamı he , cennet yüzü göstermediniz.

    Komedi HA HA HA.
  • 28-07-2025, 10:39:59
    #27
    İnternet var az araştırın , Kuranda kanıt yoktur , Çoğu şey farklı din sümerler ve mitlerden gelme : )

    https://www.bbc.com/turkce/haberler/...ankamon_hancer

    Tutankhamun’un hançeri : islam gelmeden 2000 yıl önce yapılmış. Adamlar gökten gelen demir diye söylemiş , . Özel olarak yapmışlar.

    Adamlar matematikten astrolojiden , semevi dinlerden binlerce yıl önce bile bilgileri var.





    Vitruvius adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sorguluyorsak hala umut var demektir.

    İnanmak isteyene tonlarca sebep, inanmak istemeyene de tonlarca sebep vardır. Örneğin;

    Kuran'ın gerçekliğine delil olarak demir ile ilgili bir ayet var: “Biz demiri indirdik; onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır…” Her şeyden yarattık biçiminde bahseden Kuran, neden burada indirdik diyor, bilim adamlarının ortaya koyduğu görüşe bakalım:

    Demir, süpernova patlamaları (çok büyük yıldızların ölmesi) sırasında uzayda oluşur.
    Bu patlamalarda oluşan demir, göktaşları yoluyla Dünya’ya “indirilmiştir.”
    • Kur’an 1400 yıl önce “demiri indirdik” derken,
    • Modern bilim 20. yüzyılda demirin gerçekten uzaydan geldiğini keşfetmiştir.
    ----------------------

    İnanmak isteyene ise tonlarca sebep arasından; bir ağacın veya toprağın kupkuruyken tekrar yemyeşil olabilmesi, insanoğlunun organlarındaki mükemmel yaratılış, bir damla sudan şekillenen bilinçli bir varlık oluşu, kalbin ritmini hiç durmadan sürdürebilmesi, DNA'nın tek bir hücreye milyarlarca bilgi sığdırabilmesi…

    Hepsi apaçık bir düzenin, bir kastın ve bir yaratıcının varlığına işaret eder. Her şeyin rastgele oluştuğunu savunmak, bu kusursuz sistemi tesadüfe bağlamaktan başka bir şey değildir. Oysa insan aklı, bir saat gördüğünde (kimin yaptığını tanımasa ve görmese bile) onun bir ustası olduğunu bilir. Koca evrenin, canlıların, doğanın ve insanın böylesine kusursuz işlemesinin arkasında bir güç olduğunu görmemek, gözleri kapatmak gibidir.

    Kur’an bu nedenle şöyle der:

    📖 "Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardı ardına gelişinde, akıl sahipleri için elbette ibretler vardır."
    — Âl-i İmrân Suresi, 190

    İşte bu yüzden, sorgulamak bir eksiklik değil, aslında arayışın ta kendisidir. Yeter ki sorular, samimi bir kalpten gelsin. Çünkü Kur’an’ın vadettiği gibi:

    📖 "Kim Allah’a yönelirse, Allah da ona hidayet eder."
    — Şûrâ Suresi, 13

    Unutma, hakikate ulaşmak isteyen için yollar da, işaretler de hep açıktır. Yeter ki bakmakla kalmayalım, görmeye niyet edelim.