Merhaba arkadaşlar öyle bir içimi dökmek istedim.
2 ay sonra 36 olacağım. İyi bir işim var. Kendi başıma ayaklarım üstünde duruyorum. Maddi olarak bir çok yönden mutluyum. He hiç arabam olmadı evim olmadı ama mutluyum bu konuda. İstediğimi giyiyorum yiyorum vs. fazlasında gözüm yok.
Ama bir mutsuzluk var. Manevi olarakda cok sükür kendimi iyi hissediyorum inançlıyım görevlerimi yerime getiriyorum ( diğer görüşlerede saygılıyım konu bu değil )
Sanırım bir aile kurmak fıtrat gereği insanın en büyük hayali. Sevmek ve sevilmek. Eş olmak , baba olmak istemek, güzel bir aile kurmak. Ne olursa olsun bunlar olmadan ben mutluluğun mümkün olmadıgına inanıyorum artık. Tek basına bu ruh bu beden gerçekten mutluluğu bulamıyor. Elbet herşeyin doğru bir vakti vardır sabretmek gerekir.
İşten eve evden işe giden. Evcimen biriyim. İyi biri olduğumu düşünüyorum. Kötü bir alışkanlığım yok.
2 sene önce nişanlıydım ayrılmak zorunda kaldım o beni çok yıprattı. Görüştüğüm insanlar bu nişan atma olayı olsun, tek basıma yasıyor olmam olsun ( işim gereği mecburiyeten) farklı gözlerle bakıyor. Etrafıma bakıyorum bir kaç kez evlenenler boşananlar sürekli yeni mutluluğu bulabiliyorlar. Kendime soruyorum bu konuda neden şanssız biriyim acaba diye. Yada kaderimde bu var ve bu mutluluğu hiç yaşayamayacakmıyım acaba, bir ailem olmayacakmı beni seven onu çok sevebilceğim birisini hayatım boyunca bulamıycakmıyım diye düşünceler içerisinden kurtulamıyorum. Baba olmayı evlat yetiştirmeyi hak etmeyen birisimiyim diye düşünüyorum.
Yalnızlık bazı yönlerden elbet güzel ama bir yere kadar.
Çalıştığım ortam olsun arkadaş ortamım olsun böyle birisiyle tanısıp tekrar bir evlilik yoluna girebilceğim bir çevremde yok. Hayatımda 1 kez ilişkim oldu oda hüsranla sonuçlandı. 8 senem yok oldu. ( Bitti gitti unuttum )
Bu dönemlerden geçen ya geçte olsa bir şekilde mucize oldu mutluluğu buldum diyen varmı acaba. Gerçekten motivasyona ihtiyacım var.
Bazen Hiç Mutlu olamayacağını Düşünmek
8
●180
- 03-07-2025, 22:09:55Allah kişinin eşeğini kaybettirir, arattırır buldurur sevindirirmiş.
Oysa Eşek aynı eşek.
Hayat senin, sen istersin, istediğini elde edersin ama sen yönetemezsin bazı şeyleri.
Biraz felsefi oldu ama teslimiyet ve bakış açısı bakımından zengin olmadığın sürece mutluluk kavramının içi hiç bir zaman dolamayacak.
Yazdıklarına diyecek çok şeyim var ama kelin ilacı olsa kendi başına sürer misali. - 03-07-2025, 22:10:52Farklı yaş, benzer hissiyat.LyFalco adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yaşça benden büyük olduğunuz için size tavsiye vermek haddime midir, sanmıyorum o nedenle size basit bir önerim olacak.
İzolasyondan olabildiğince kaçının, böylesi mutsuzluklar genellikle insanı daha da kapanmaya, daha da yalnızlaşmaya itiyor. Yalnız kaldıkça da daha fazla düşünüyoruz, daha da çamura batıyoruz, yalnızlık daha kolay geliyor.
Bu da sonsuz bir döngü yaratıyor, döngüyü baştan kırın, yakın gördüğünüz insanlar ile dertleşin/anlatın.
Allah kolaylık versin hocam
- 03-07-2025, 22:19:08Bi laf var hocam kendini değiştiremiyorsan olduğun yeri değiştir.LyFalco adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 03-07-2025, 22:19:50Bu dünyada birçok şeyin eksikliğine katlanılabiliyor ama sevgi, ait hissetmek ve bir yuvada huzurla uyanmak… Bunlar yoksa, insan ne kadar güçlü olursa olsun içinde bir boşluk hissediyor.
Ama bu noktada seni bir konuda eleştirmek istiyorum:
Çaba göstermeden, yeni insanlarla tanışmadan, sadece evde oturarak bu isteğinin gerçekleşmesini beklemek bana göre gökten bir şey inmesini beklemekle aynı. Yaşın gereği çevrendeki birçok insan evlenmiş, boşanmış ya da çocuk sahibi olmuş olabilir. Ama hayat sadece işten eve, evden işe gitmekle dolmaz. Bu döngü, zamanla sadece bunalım getirir.
Bence asıl sorunun, yeni insanlar tanımıyor olman.
Yeni ortamlara girmek, sosyal aktivitelere katılmak, sabah yürüyüşleri yapmak, gezilere çıkmak ya da çeşitli topluluklara dahil olmak sana bambaşka kapılar açabilir. İnsan ancak bulunduğu konfor alanından çıktığında yeni şeyler yaşayabilir.
Unutma, mutluluk da sevgi de kendiliğinden kapını çalmaz. Sen hareket etmezsen, hayat da yerinde sayar. - 03-07-2025, 22:43:19Kendinizi geliştirin hocam. Kitaplar okuyun, tiyatroya sinemaya gidin, kurslara katılın, bir enstrüman çalın, gezilere katılın. Karşı cinsle münasebete önce arkadaş olarak girin. Gördüm güzelmiş hadi arkadaş olup sevgili olalım sonra uyarsa evleniriz gibi yaklaşmayın. Bahsettiğim ortamlarda mutlaka tanışacaksınız, konuşacaksınız. İşi hiç bir zaman evliliğe siz getirmeyin. Önce tanışın. Baktınız evlilikvari bir ilişki değil karşının istediği ona uyun. İnsanın ara sıra farklı deneyimlerde yaşaması gerekiyor. Muhafazakar bir insansınızdır belki o zaman bu dediklerimin çoğu boşa çıkıyor. Aileniz görüp bulup görücü usulü bir tanışmaya gitmek gerekiyor o vakit.
Net olmak gerekirse kendimden örnek vermek isterim hiç muhafazakar biri değilim. 45 yaşındayım ve sevgilim varken eşimi annemin bulmasını istedim ve görücü usulü evlendim. Nişanlılık döneminde bile sevgilim vardı. Hiç boş kalmayı sevmeyen bir insanım. Birinden sellektör almadan hiç bir zaman elimdeki sevgilimi bırakmadım. Görücü evlilikler iyidir. Evlendim ve kesinlikle başka birine sellektör atmadım. Yapılan sellektörlere cevap vermedim. Şimdi yaş 45 oldu istesem de istemesem de pas veren kalmadı