Bu dünyada birçok şeyin eksikliğine katlanılabiliyor ama sevgi, ait hissetmek ve bir yuvada huzurla uyanmak… Bunlar yoksa, insan ne kadar güçlü olursa olsun içinde bir boşluk hissediyor.
Ama bu noktada seni bir konuda eleştirmek istiyorum:
Çaba göstermeden, yeni insanlarla tanışmadan, sadece evde oturarak bu isteğinin gerçekleşmesini beklemek bana göre gökten bir şey inmesini beklemekle aynı. Yaşın gereği çevrendeki birçok insan evlenmiş, boşanmış ya da çocuk sahibi olmuş olabilir. Ama hayat sadece işten eve, evden işe gitmekle dolmaz. Bu döngü, zamanla sadece bunalım getirir.
Bence asıl sorunun, yeni insanlar tanımıyor olman.
Yeni ortamlara girmek, sosyal aktivitelere katılmak, sabah yürüyüşleri yapmak, gezilere çıkmak ya da çeşitli topluluklara dahil olmak sana bambaşka kapılar açabilir. İnsan ancak bulunduğu konfor alanından çıktığında yeni şeyler yaşayabilir.
Unutma, mutluluk da sevgi de kendiliğinden kapını çalmaz. Sen hareket etmezsen, hayat da yerinde sayar.