• 15-06-2025, 02:39:35
    #1
    Selam olsun,

    İran'a yüklenen çok kişi görüyorum ama anlam veremiyorum.
    Yönetim şekli, baskı rejimi konularında iran karşıtıyımdır lakin güç dediğinizde objektif olmak gerekir.

    on yıllardır ambargo altında olan bir ülkeden bahsediyoruz.
    Teknolojiye erişimi kısıtlı, parası var ama harcayacağı bir ülke yok denecek seviyede.
    Uzun süredir dünyadan kopuk şekilde yaşamakta.
    Buna karşın İsrailin son teknolojiyi kullandığı yapay zeka destekli kubbesini delip geçecek kadar ilerleme kaydetmiş.

    İranın, Amerika ve İsrail ile birlikte çevredeki bu ülkelere tabi olan onlarca devlet ve avrupaya karşı savaşa girdiğini görmek gerekiyor.
    İran anlaşır, uzlaşır demek bir eleştiri değil, vizyonsuzluk olur.
    Bir papazı bile elimizde tutamadığımızı düşünürsek İsrail'e füze yağdırmak öyle basit bir iş değildir.
    Basit olduğunu düşünenler kendi ülkesinden böyle bir hamle neden gelemiyor düşünebilir.
    Kastım İran ne güçlü ne haklı meselesi değil.
    İran benim için neyse israil o dur.
    Din temelli tüm siyasi ya da yönetim şekillerine karşıt olan birisi olarak irana karşı sempatim sıfır.

    Buna karşın füze attığı, limanlarını vurduğu ülke israil ve abisi Amerikadır.
    Bırakın papazı vermeyi, askerlerimizin başına çuval geçirdiklerinde nota dahi veremediğimiz amerikadır.
    Onlarca yıl dünyadan tecrit edilip, ambargolarla teknoloji ve dünyanın geldiği seviyenin çok altında kalıp kubbeleri aşmak öyle iki sakallı amcanın şansı olmuyor.
    İran bir güçtür, kartondan değildir yani.

    Ha, abartıldığı kadar bir güç olmadığını biliyoruz ama bazen hafife almak karşındaki gücü x5 katında etkiye sahip kılar.

    İran ya da İsrail'e dost, düşman olmaya lüzum yok.
    Akıllı olmak gerekir. Kendi yapabileceklerimizi, karşımızdakinin yapabileceklerini objektif ve bilimsel olarak tespit etmek gerekir.
    Hülasa, İran dediğimiz ülke bir ırak ya da suriye değildir öyle kolay düşmez.
  • 15-06-2025, 03:19:18
    #2
    Yazdığınız çoğu şeye aslında katılıyorum fakat İran güçlü bir ülke demek doğru olmaz. Ülkenizin başkentinde düşman savaş uçakları rahatlıkla uçuyorsa, generalleriniz, devlet adamlarınız evlerinin yatak odalarında füze ile vuruluyorsa veya kendi ulkenizden drone kaldırıp size suikast duzenlenebiliyorsa güçlü bir ülke olarak gozukmezsiniz diye düşünüyorum.

    İran'ın attığı 100 fuzeden 5 tanesi ya isabet ediyor ya da etmiyor. İsabet ettiği yerlerde ne kadar hasar bırakıyor ya da ne kadar değerli yerleri vurabiliyorlar tartışma konusu.

    Ülkemiz için dediklerinize çoğunlukla katılmakla beraber şunları eklemek istiyorum:

    Savaş hali sizinde bildiginiz gibi farklıdır. Çuval geçirme veya papaz olayı evet stratejik bir hatadır diyebiliriz. Fakat savaş durumunda emin olun İran gibi bir duruma dusmeyecegimize eminim diyebilirim.

    Bunun en yegane sebebi de Türkiye'nin globaldeki dost, veya çıkar ilişkisi olarak daha kuvvetli olması. Dış mihraklar olarak nitelendirilen Avrupa devletleri başta turkiyenin savaşa girmesini istemez zaten. Avrupa sınırında 90 milyonluk bir ülke. Ayrı zamanda İran a oranla çok daha teknolojik ve deneyimli bir ordumuz var.

    Şu anda İran'a İslam ulkelerinin destek vermemesinin en temel nedeni İran'ın yıllardır güttügü hatta asırlardır güttüğü diyelim mezhep olayları. Yıllardır diğer Müslüman olan ülkelerle arası açık olan, sadece benim diyen bir devlet. Bu gibi savaş durumlarinda da maalesef ülkeler İran için kendi ekonomisinden ve ülke saadetinden vazgeçmez. Buradaki saadet ülke huzuru, globalde yaşanacak sorunlar, ekonomi, yaptırım olayları vesaire.

    İsrail'i desteklemiyorum, övmüyorum. Fakat istihbarat ve askeri teknolojisi takdir edilesi bir ülke. Yıllardır konuşulan ve merak edilen konulardan birisi olan "İsrail bir ulus devlete saldirsa ne olur ?" Sorusunun cevabınıda aslında şu an izliyoruz. Keşke İsrail'in karşısında güçlü bir devlet dursa da Tel Aviv E bomba yağışını izleyebilsek. Tek tük de olsa İsrail'in bombalanmasini izlemek insana huzur veriyor.
  • 15-06-2025, 03:20:36
    #3
    Selamlar,
    Mesele artık İran mı iyi, İsrail mi haklı değil. Mesele kim ne yapabiliyor, kim ne kadar etkili.
    İran gibi onlarca yıldır ambargoyla boğulan, teknolojiden kopuk bırakılmış, dış ticareti tıkanmış bir ülke, kalkıp İsrail gibi dünyanın en ileri savunma sistemlerinden birini (Demir Kubbe) deliyorsa... burada bir durup düşünmek lazım.
    Bu adamlar Suriye’de, Irak’ta, Lübnan’da, Yemen’de hem siyasi hem askeri organizasyon kurmuş. Sadece fikir yaymıyorlar, doğrudan silah, eğitim, istihbarat, strateji veriyorlar. Bugün Irak'ta bile “İran zayıflarsa Saddam’ı ararız” diyen adamlar var. Saddam diktatördü tamam da, onun döneminde hiç değilse ortada bir merkezî yapı vardı. Şimdi herkes bir gruba, bir dış güce bağlı.
    Ha İran çok mu büyük güç? Hayır. Ama kartondan ülke de değil.
    Ciddi bir akıl var. Herkese düşman olarak değil, bölgeyi nasıl dengelediğini analiz ederek bakmak lazım.



    İran bugün İsrail'e saldırıyorsa, bu basit bir milis grubunun el yapımı füzesiyle gerçekleşmiyor. Arkasında stratejik düşünce, teknik bilgi, yıllarca süren hazırlık ve güçlü bir istihbarat ağı var. Bu, devlet kapasitesiyle yapılan bir operasyondur.
    Dürüst olmak gerekirse, bizim gibi birçok ülke böyle bir hamleyi bırakın gerçekleştirmeyi, düşünmeye bile cesaret edemez. Geçmişte bir papazı iade etmemek bile kriz yaratırken, ABD askerlerine yapılan müdahalede nota vermekten bile çekinildi.
    O yüzden burada mesele İran’ı sevmek ya da desteklemek değil. Önemli olan, bu aktörün gerçek potansiyelini ve etki kapasitesini doğru analiz edebilmek. Duygularla değil, stratejik akılla yaklaşmak gerekiyor. Aksi halde, küçümsediğiniz bir yapı size beklenmedik şekilde alan kaybettirebilir.
  • 15-06-2025, 03:50:45
    #5
    canbudak99 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazdığınız çoğu şeye aslında katılıyorum fakat İran güçlü bir ülke demek doğru olmaz. Ülkenizin başkentinde düşman savaş uçakları rahatlıkla uçuyorsa, generalleriniz, devlet adamlarınız evlerinin yatak odalarında füze ile vuruluyorsa veya kendi ulkenizden drone kaldırıp size suikast duzenlenebiliyorsa güçlü bir ülke olarak gozukmezsiniz diye düşünüyorum.

    İran'ın attığı 100 fuzeden 5 tanesi ya isabet ediyor ya da etmiyor. İsabet ettiği yerlerde ne kadar hasar bırakıyor ya da ne kadar değerli yerleri vurabiliyorlar tartışma konusu.

    Ülkemiz için dediklerinize çoğunlukla katılmakla beraber şunları eklemek istiyorum:

    Savaş hali sizinde bildiginiz gibi farklıdır. Çuval geçirme veya papaz olayı evet stratejik bir hatadır diyebiliriz. Fakat savaş durumunda emin olun İran gibi bir duruma dusmeyecegimize eminim diyebilirim.

    Bunun en yegane sebebi de Türkiye'nin globaldeki dost, veya çıkar ilişkisi olarak daha kuvvetli olması. Dış mihraklar olarak nitelendirilen Avrupa devletleri başta turkiyenin savaşa girmesini istemez zaten. Avrupa sınırında 90 milyonluk bir ülke. Ayrı zamanda İran a oranla çok daha teknolojik ve deneyimli bir ordumuz var.

    Şu anda İran'a İslam ulkelerinin destek vermemesinin en temel nedeni İran'ın yıllardır güttügü hatta asırlardır güttüğü diyelim mezhep olayları. Yıllardır diğer Müslüman olan ülkelerle arası açık olan, sadece benim diyen bir devlet. Bu gibi savaş durumlarinda da maalesef ülkeler İran için kendi ekonomisinden ve ülke saadetinden vazgeçmez. Buradaki saadet ülke huzuru, globalde yaşanacak sorunlar, ekonomi, yaptırım olayları vesaire.

    İsrail'i desteklemiyorum, övmüyorum. Fakat istihbarat ve askeri teknolojisi takdir edilesi bir ülke. Yıllardır konuşulan ve merak edilen konulardan birisi olan "İsrail bir ulus devlete saldirsa ne olur ?" Sorusunun cevabınıda aslında şu an izliyoruz. Keşke İsrail'in karşısında güçlü bir devlet dursa da Tel Aviv E bomba yağışını izleyebilsek. Tek tük de olsa İsrail'in bombalanmasini izlemek insana huzur veriyor.
    Selam olsun,

    Güzel yazmışsınız çok iğneleyecek bir şey bulamadım.
    İşin latifesi bir yana iran güçlü bir devlettir.
    Güçlü bir devlet olduğu için hedeftedir.
    Kukla devletler hedef olmaz zaten ele geçmiştir.

    Yazdığım gibi gücü abartılan kadar değildir ama bir ırak suriye değildir.
    Benim iddiam İranın, ırak ve suriyeden daha güçlü olduğudur, süper güç olduğu değil.
    O nedenle sizin yazdıklarınızla benim yazdıklarım arasında büyük bir fark yok.

    Tek fark iranın on yıllarca süren ablukaya rağmen son teknoloji kubbeyi geçmiş olmasını hafife almamak diyebilirim.
    Bırak kubbeti geçmeyi israile ulaşan füzemiz yok bizim, hiçbir ablukada olmamazı rağmen.
    En uzun menzilli füzemiz 1.000 km altı.
    2.500 km menzilli füze çalışmalarımız var lakin bu çalışmalar bitecek, seri üretime geçilecek vs. vs.
    Ambargo uygulanmıyor bize ama interneti bile doğru dürüst olmayan iran menzil konusunda bizden ileride.
    1.000 km üzeri çeşitli füzeleri seri üretiliyor.

    Yani iran, sanıldığı kadar güçlü değil kabul ama öyle kartondan bir güç de değildir.
    Siz daha çok doğru, haklı kavramlarıyla cevap yazmışsınız yani evet mezhep olayları gütmesi doğru ve haklı değildir ama güttüğü mezhebin tek hamisi olmasının bir güç değeri olması gerçeğini değiştirmez.
    Bende size katılıyorum İran kendisi için Filistin, Türkiye, Müslüman, Şii bakmaz satar lakin bunları yapması yani ahlaksız ve yanlış olması elinde tuttuğu gücü yok saydırmaz.

    Yazdığım gibi üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri yazıyoruz..
  • 15-06-2025, 04:03:14
    #6
    Doğru hocam yazdıklarımız benzer. Sadece şuna katılmıyorum hocam demir kubbeyi geçti deldi vesaire gibi sözler aslında tam doğru değil. Temeldeki sebep biraz şundan kaynaklanıyor. İran attığı zaman yüzlerce silahı (iha, füze vb.) birlikte atıyor. Hepsini havada vurabilecek bir güç yok aslında.

    Yani varsayalım lübnandan 600 tane füze ateşleyin onlardan da düşenler olur diye düşünüyorum. Tabi bir kaynağım vesaire yok burda araştırılması gereken konu demir kubbenin aynı anda kaç tane füze ateşleyebilmesi aslında.

    İran evet dediğiniz ülkelerin yanında süper güç kalır Bunca ambargoya rağmen hala nükleer üretme kapasitesi, füze teknolojileri vesaire gayet iyi durumda aslında. Ama günümüzde bölgesel güçleri düşündüğümüzde İran zayıf kalıyor.


    Bu bizim savaşımız değil ama dediğim gibi israilin bir şekilde vurulması çok hoşuma gidiyor. Allah'ın izniyle tez vakitte yaşadıklarını yaşarlar umarım.
  • 15-06-2025, 04:37:13
    #7
    Ben İran'ın bu kadar füze geliştirip üretebileceğine de pek ihtimal vermiyorum. Hangi din olursa olsun, devlet yönetiminde söz sahibi olması halinde bilimde ve teknolojide ilerleyemez. Geliştirilen füzeleri ve bunların teknolojilerini Çin destekliyor gibime geliyor. İran, Çin'e dünyadaki en ucuz petrolü veriyor. Elbette tek verebildiği yer orası, ama illa ki bunun bir karşılığı olmalı ki, Çin açısından da musluk kesilmemeli.

    Edit: İsrail'de teknolojisini Amerika ve çeşitli özel şirketlere yaptırdığı arge ve yatırım çalışmalarından alıyor.
  • 15-06-2025, 11:10:49
    #8
    İran ile ABD'nin İsrail üzerinden savaşını, İran - İsrail savaşı gibi düşünenler, İran'ın güçsüz olduğunu düşünebilirler. Bu son derece normal. Günümüz savaşlarında güç, bilgi sayesinde ölçülür. İran internetini komple kapattığı halde, İran üzerinde Starlinklerin açılması ve ülkenin her bir köşesinden insanların kullandığı cihazların bir istihbarat aracına dönüştürülmesi, en güçlü ülkeyi bile güçsüzleştirecek şekilde çirkin bir eylemdir. Dahası, Trump'ın anlaşma için görüşme sağladığı komutanlar, görüşmeler sırasında yaptıkları yer tespitleri sayesinde İsrail tarafından vurulmuştur. Yani, İsrail'in içeriden birilerine ihtiyacı dahi yok. Amerikan istihbaratı birebir lokasyon vererek zaten nokta atışı talimat gönderiyor. Ne yapsın İran? İran'ın birebir ABD ile görüşmek istememesinin, aracı istemesinin de nedeni buydu. Nitekim birebir görüşme sağlandığı gibi, ihanet geldi. ABD'nin amacı zaten barış olsaydı, barışı kullanarak istihbarat aramazdı.

    Dahası, Irak'a bakın. "Nükleer silah var" bahanesi ile Irak'ı dümdüz ettiler. Hiçbir şey çıkmadı. Aynı senaryo şimdi İran'a yapılıyor. Ancak, gözardı edilen, İsrail'in nükleer silahlara sahip olması ve hiçbir uluslararası nükleer ve diğer silah sınırlandırma anlaşmalarına imza atmamış olmasıdır. Yani, İsrail'in hem nükleer silahları var, hem de nükleer silah kullanmaya izin veren hiçbir anlaşmaya imza atmışlığı yok. Sorun kendinize, eğer İsrail ile ABD aynı yatağa girmiyor olsaydı, İsrail nükleer silah sahibi olabilir miydi?

    Tüm bunlar bir yana, İsrail'in büyük projesinin altında Türkiye'de var. Bir gün Türkiye'ye de saldırmak zorunda kalacaklar. Çünkü tarihler boyu kullanılmış ticaret yollarının tamamının kontrol altına alınması isteniyor. Yoksa kim ne yapsın Panama'yı. Kim ne yapsın Hint okyanusundaki kolonileri. Türkiye'nin ise tüm bu durumlara karşı yaptığı eylem, TV karşısında İran destekler konuşma, TV arkasında İsrail destekler tutum. Detayına girmeyeceğim. Çünkü belli ki Türkiye, Türk insanının neler olduğu hakkında bilgi sahibi olmasını istemiyor.

    İsrail bugün yok olmuyorsa, bunu Amerikan savunmasına borçlu. Amerika bugün güçlüyse, bunu İsrail'e borçlu. Tüm Avrupa yok olacak olsa, ABD İsrail'in yanında olur. Çünkü İsrail ile ABD bir ailedir. Bunu hem Cumhuriyetçiler, hem Demokratlar savunur. Savunmayanlar sessizce yok olur gider.