• 08-04-2025, 08:24:40
    #1
    Üyeliği durduruldu
    1994te liseyi bitirmeye yakın üniversiteye gitme kararı aldım. Çünkü doğru düzgün bir işe girmek için lise hiçbir değer katmıyordu. İş bulmak bir yana, 11 yıllık eğitim hayat dair hiçbir bilgi ve beceri vermiyordu. Ev işleri yemek yapma temizlik sağlık bahçe tarım tamirat konularında sıfır bilgi sıfır el becerisi.

    Eğer aileniz bunları kazandırabildiyse ne mutlu. Peki nasıl kazandıracak? Geçim derdi içinde tüm gününü işte geçiren baba, normal bir işin mesai saatlerinden daha fazla zamanı ev işleriyle geçiren anne...

    Bu arada farkında olmadıımız bir detayı gözden kaçırmayalım. Ömrümüzün en verimli çağını tüketen eğitim ve iş bize neredeyse hiçbir değer kazandırmıyor. Tüm aklımızı bedenimizi ve ruhumuzu ipotek ederken boğaztokluğuna kölelik yapıyoruz.

    ***

    Eğitim iş ve hayatı birleştiren köy enstitüleri aslında köylerde eğitim imkanı bulamayan yetenekli çocukları geliştirmek için kurulmuştu. Ancak bu sistem son 200 yıl içinde tüm dünyada görebileceğimiz en etkili ve verimli sistemlerden birisiydi. Çocukları tam anlamıyla hayat hazırlıyordu.

    ***

    Geçen 30 yılda eğitim sistemi aşama aşama çok daha kötü hale getirildi. Bugün 12 yıl zorunlu eğitim ve sınavlarla boğulan çocuklar zeka akıl el becerisi ve duygusal olarak birer zombi haline getiriliyor. 30 yıl önceki lise menuzunu bugünün üniveriste mezunundan kat kat daha bilgili idi. 60lı yıllarda ortaokul mezunu ise 90lı yıllarda üniveriste mezunundan çok daha donnaımlıydı.

    Bu gerçeği hem yaşayan tanıkları izleyerek hem de ders kitaplarına bakarak açıkça görebiliriz.

    ***

    Köy enstitüleri kapatılmasaydı bu topluma bu ülkeye çok büyük değer katacaktı. Bugün hala daha örnek alınması gereken bir model. Ancak eğitim sistemi, fullbright anlaşması ile öğrenciyi sisteme köle olarak yetiştirmeyi amaçlıyor.

    Herkes sistemi eleştirse de bu yüzden hep olumsuz yönde ilerleme oluyor.

    ***

    Bugün dıj güjler diye espiri yaparak kendi aklımızca eleştiri yapsak da aslında eğitim sistemimiz tamamen bizi köleleştirmeyi amaçlayan bir dayatma ile yürütülüyor.


    Radikal bir kanun çıkıp da sistem değişinceye kadar çocuklarımızı uyuşturulmaktan korumak için kendi tedbirlerimizi uygulamalıyız. Eğitimi sisteminin saçmalıkları ve sınav işkencesi ile çocukları boğmaya gerek yok. Psikolojisi ve ruh sağlığı bozulan çocuğun kimseye faydası olmaz.

    Çocuklara el becerisi kazandıracak ve hayata hazırlayacak oyunlar-hobiler ile desteklemeliyiz.
  • 08-04-2025, 08:30:51
    #2
    İlkokuldan bari öğrencilerde ailelerde, yüksek mevkilerde çalışacak duygusu oluyor. Öğrencilere sorduğunda; doktor, pilot, öğretmen olacağım diyorlar. Kimse elektrikçi, kaynakçı, otelci olacağım demiyor. Bunu bir öğrenci söylese ailesi yediremez kendine. Hayatımın 16 yılını eğitime verdim. Bittiğinde tamamen alakasız işler yaptım. Şu an yazılımcıyım eğitimini falan almadım. Kendi kendime diyorum; babam keşke bir elektrikçi veya sanayide bir ustanın yanına verseydi. Şu an ülkede okul okumak boş iş. Mühendislik veya doktorluk gibi meslek gruplarının eğitimi alınmıyorsa cidden boş.
  • 08-04-2025, 08:30:55
    #3
    Yumurtlayan tavuklarının hepsinin kafası kesildir. Köy Ensitütüleri bunlardan sadece biri hocam
  • 08-04-2025, 08:31:48
    #4
    Halen bu konuların gündemde olması, tartışılması çok sıkıcı geliyor bana.
    Geçmişten ders almak tekrarlamasına engel olmak için çalışmalar yapmak: geçmişteki köy enstitülerini yıllardır konuşmaktan daha sağlıklı.
    Şu an bulunduğumuz konjonktürdeki sorunlar köy enstitülerinin kapatılmasının belki bir yansıması olabilir ancak bugüne odaklanmamız daha verimli sonuçlar almamızı sağlar.
  • 08-04-2025, 08:37:39
    #5
    Geçmişin köy enstitüsü şimdinin endüstri meslek lisesi hocam.Bu zaman da kim çocuklarını eml ye kaydettiriyor?Yukarda arkadasın bahsettiği gibi herkes yüksek mertebe pesinde.
  • 08-04-2025, 08:45:13
    #6
    Köy enstitülerini kapatanlar bu ülkeye en büyük hainliği yapan 3-5 devlet adamından biridir,

    Kapatılması sebebi sözde komünist yuvası olması

    Kapatılmasaydı şayet şuan ülkemiz dünyada ilk 5te yer alırdı her konuda,
  • 08-04-2025, 08:46:36
    #7
    1947’de kapatılmış gitmiş hocam. Açanda kapatanda aynı kişiler. Şu an köy enstitüleri için ah vah yapmanın ne anlamı var anlamıyorum. Şu anda köy enstitülerine nazaran çok daha fazla imkan var. Ismek, halk eğitim, belediye eğitimleri vs. Hem ücretsiz hem de daha donanımlı. Geçmişe bu kadar gömülmeyin geleceğe bakın
  • 08-04-2025, 08:58:22
    #9
    kendim fizik mezunuyum üstüne de formasyon aldım kpssye 2 kez girdim saçma sapan sistem yüzünden boş yere yıllarca okumuşum okuduğum yıl süresi 16 yıl. Adam akıllı eğitimi lisede sayısalda aldım üniversitede zerre fayda görmedim çünkü 4/5 yıl öncenin sorularını fotokopiciden çıkartıp sınavı geçiyorduk işte böyle bir eğitim düşünün. Fen edebiyata asla ne siz ne de sevdiklerinizi göndermeyin. Çocuklarıma şimdiden beceri kazanmalarını yani vasıflı bir eleman olmaları için baskı kuruyorum nedeni de bu eğitim sisteminde okuyup çoğunluğu torpil ile memur olmak yerine kendi işi kendi becerisi ile hayata merhabaları demeleri daha da mantıklı.

    Köylü adam çalışkan insanlardı ancak günümüzde büyük çoğunluk dış çevreden etkilendiği için onlarda kısa sürede al sat işine girmekteler yani üretim kısmı giderek bitiyor ve ülkemizdeki tüm ürünler ithal olarak gelecektir !

    Tüm öğrenci kardeşlerime tavsiyem vasıflı olun en az 1 dil daha kesinlikle zaman kaybettirmeden öğrenin. Gidip yıllarca okuyup ataması olmayan bölümleri okumayın baktınız bölümde atama yok sınıfı bırakıp 2 yıllık atanabilen bölümleri okuyun. Çok para kazanmak mı istiyorsunuz o zaman sektörü zor vasfı olan bir iş deneyimi kazanın. Şunu asla unutmayın basit ve rahat meslek işlerinde rekabet çoktur para azdır, ancak zor işlerde para çoktur!