• 07-09-2024, 03:03:35
    #1
    Selam olsun,

    Doğuyor, yaşıyor ve ölüyoruz.
    Doğarken zaten istem dışı olarak geliyoruz dünyaya.
    Sürünüp emekleyip ayağa kalktık diyoruz düşe kalka yürümeyi beceriyoruz.
    Ailemizin, toplumumuzun ve devletimizin uygun gördüğü şekilde ve kabullerle ergenliğe kadar geliyoruz.
    Ergenlik kısmında beyin devre dışı kaldığından o aşamaları geçiyorum.
    Askerliktir, ilk iş başvurusudur derken hayata atıldık diyoruz.
    Enerjimiz yüksek, umutlarımız yeşil mis gibi bir hayat derken evlenmemiz gerektiği, para biriktirmemiz gerektiği, aileye yardım etmemiz gerektiği ortaya çıkıyor.
    Haydi bir gayret diyerek bu aşamaları yapıyoruz nur topundan hallice çocuklarımız oluyor.
    Yaş oldu 40 50.
    Şimdi 50 yaşına gelip geçmişe bakınca "ben ne yaptım, ne yaşadım, neden bu kadar erteledim yaşamayı" diyoruz.
    Bundan sonrası artık şöyle böyle olacak derken sağlık sorunları başlıyor artık.
    Bu sefer çocukların dertleri derken araya eklenen sağlık sorunları, ölüm korkusunun gelmesi derken zaten gençlik enerjisi kalmıyor.
    E bakıyoruz artık ömrün son demine geldik.

    Geçmişe dönüp baktığımızda boşa geçen, küçük şeylere ayrılan zamanlar, gülünecek derecede olan sorunlara yıllarımızı ayırmamız vs.

    Bazen düşünüyorum agu agu zamanlarını taytay zamanlarını ve ergenliği çıkarttığımızda askerlik, aile kurma, aile kayıpları derken geçen ömrün son demlerinde yine farklı sorunlarla uğraşma derken geçen kısacık bir ömre sahipken bu kadar dert edinmek, yapacaklarını ertelemek, kendini kabullerle kısıtlamak ne derece mantıklı?

    İnsanların derdi nedir? Yaşamak o kadar basit ve kolayken, yaşamamak adına bin türlü dert ve dert oluşturacak nedenleri bulup biriktirir...
  • 07-09-2024, 03:25:31
    #2
    Bizim kültürümüzde özellikle şu var; Okusun adam olsun, işi gücü olsun , evi barkı olsun evlensin yaşlansın bla bla. Bu kafaya kendimi bildiğimden beri hiç giremedim, bana göre hiç değildi hep aykırı yaşadım ve sanırım böyle öleceğim. 😊
  • 07-09-2024, 03:28:39
    #3
    Bu son olsun dedik ama bir türlü sonu gelmedi...


    https://www.youtube.com/watch?v=YP7ghF9pwys


    Selamlar, sevgiler.
  • 07-09-2024, 03:38:53
    #4
    Acı gerçekler, bunları düşündükçe biraz daha yaşlanıyoruz.

    Hocam hiç bir zaman sekmez, insanlık hep aynı şeyleri yaşıyor.. (sürüden kopamayan)

    Basit düz bir gözlem yapıyorum uzaktan izliyorum insanları. İnsanlar birer npc gibi aynı şeyleri yapıyor ve tekrar ediyor. Hiç birisi ileride ne olacağını değil, bu gününü düşünüyor. İnsanların tipleri bile aynı sanki 20 çeşit insan tip modeli var ve piyasadaki herkes onların klonu gibi. Bakın sadece benzerlikleri fizikselde değil, aynı şeyleri düşünüyorlar ve yapıyorlar. %90'ı neredeyse bir şekilde birilerine kötülük yapmış, hayalsiz, amaçsız ve hedefsizler. Böyle insanların oluşturduğu toplum veya dünyada ister istemez mutsuz oluyorsun. Bir kadın seviyorsun aldatıyor, arkadaşın sırtından vuruyor. İş yaptığın dolandırıyor yani İnsanlığa güvenin her gün daha çok bitiyor.

    Tüm npclerden uzaklaşıp yeni hedefler ile yeni heyecanlara koşmak lazım. 50 yaşına kadar bir şey başaramasakta 51 de yine hayat devam ediyor. İnsanlar 55 yaşında yeniden evleniyor, yeniden iş kuruyor, yeniden bir çiftlik alıyor, yeniden başlıyor. Hayatı uzaktan analiz ettikten sonra sistemi anladıktan sonra duygusallığa yer yok tabi yerine göre.

    O yüzden savaşmaya her yaşta devam hayat yeni başlıyor
  • 07-09-2024, 03:44:12
    #5
    ClassWeb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Acı gerçekler, bunları düşündükçe biraz daha yaşlanıyoruz.

    Hocam hiç bir zaman sekmez, insanlık hep aynı şeyleri yaşıyor.. (sürüden kopamayan)

    Basit düz bir gözlem yapıyorum uzaktan izliyorum insanları. İnsanlar birer npc gibi aynı şeyleri yapıyor ve tekrar ediyor. Hiç birisi ileride ne olacağını değil, bu gününü düşünüyor. İnsanların tipleri bile aynı sanki 20 çeşit insan tip modeli var ve piyasadaki herkes onların klonu gibi. Bakın sadece benzerlikleri fizikselde değil, aynı şeyleri düşünüyorlar ve yapıyorlar. %90'ı neredeyse bir şekilde birilerine kötülük yapmış, hayalsiz, amaçsız ve hedefsizler. Böyle insanların oluşturduğu toplum veya dünyada ister istemez mutsuz oluyorsun. Bir kadın seviyorsun aldatıyor, arkadaşın sırtından vuruyor. İş yaptığın dolandırıyor yani İnsanlığa güvenin her gün daha çok bitiyor.

    Tüm npclerden uzaklaşıp yeni hedefler ile yeni heyecanlara koşmak lazım. 50 yaşına kadar bir şey başaramasakta 51 de yine hayat devam ediyor. İnsanlar 55 yaşında yeniden evleniyor, yeniden iş kuruyor, yeniden bir çiftlik alıyor, yeniden başlıyor. Hayatı uzaktan analiz ettikten sonra sistemi anladıktan sonra duygusallığa yer yok tabi yerine göre.

    O yüzden savaşmaya her yaşta devam hayat yeni başlıyor
    Selam olsun,

    Açtığım konulara pek cevap yazmam ama hakikatten net ve güzel tespit olmuş.
    %90 diye iyimser olmuşsunuz ama iyimserlikte güzel şeydir.
  • 07-09-2024, 03:51:24
    #6
    Norm gibi yazmışsın

    Artık büyüdün sen birey oldun
    Duygu düşüncelerin daha yanlı
    Sisteme göre kendi nickini buldun
    Şşt fıstık ya da hop delikanlı
    Hadi yaklaş bak hayatın tadına
    Ölene kadar maraton bitmeyecek
    Attığın her adım mutluluk adına
    Ne yaparsan yap yine yetmeyecek
    Önce bir iş sabah akşam yardır
    Sonra dikiş ve bu ritme devam et
    Bir sorun olursa bir bildiği vardır
    Var adalet Allahına emanet
    Yanacaksın söndür diyecekler
    Yakacaksın döndür diyecekler
    Seveceksin öldür diyecekler
    Göreceksin kördür diyecekler
    Sana yol gösterecek dik kaşlar
    Burda emir çok kralını sen seç
    Yaşayacağın bol sıfırlı aşklar
    Pompala seçim için artık çok geç
    Baksana yarın bu güneş yine doğacak
    Tebrik et her tarafın örülmüştür
    İnançlarına göre bir sitemin olacak
    Sen daha yazmadan o görülmüştür


    https://youtu.be/1rYey9lEp9I?feature=shared
  • 07-09-2024, 03:57:41
    #7
    "Öleceğini bilen tek canlı insanmış, o da hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarmış."

    Evet insanoğlu hayata kendi isteği ile gelmiyor. Hatta kendi istediğimiz ile yaşayamıyoruz bile.
    Hayattaki amacımız iyi bir eğitim, iyi bir iş, iyi bir eş, hangimiz bir şeylere sahip olmak için keyfi çalışıyoruz.
    Sistemin bize dayattığı nankör bir düzen üzerine kurulu olan icaat "PARA" aslında insanoğlu tüm hayatı boyunca bu kağıt parçası için didiniyor.

    İşin sonunda o kağıt parçasının senden ne kadar fazla olduğu değil, o kağıtları nasıl kazandığın ile yargılanıyorsun.

    Hayata bakış acımızı değiştirmemiz lazım her anımızda mutlu olmaya çalışmamız şart.
  • 07-09-2024, 03:58:09
    #8
    tunatun adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Norm gibi yazmışsın

    Artık büyüdün sen birey oldun
    Duygu düşüncelerin daha yanlı
    Sisteme göre kendi nickini buldun
    Şşt fıstık ya da hop delikanlı
    Hadi yaklaş bak hayatın tadına
    Ölene kadar maraton bitmeyecek
    Attığın her adım mutluluk adına
    Ne yaparsan yap yine yetmeyecek
    Önce bir iş sabah akşam yardır
    Sonra dikiş ve bu ritme devam et
    Bir sorun olursa bir bildiği vardır
    Var adalet Allahına emanet
    Yanacaksın söndür diyecekler
    Yakacaksın döndür diyecekler
    Seveceksin öldür diyecekler
    Göreceksin kördür diyecekler
    Sana yol gösterecek dik kaşlar
    Burda emir çok kralını sen seç
    Yaşayacağın bol sıfırlı aşklar
    Pompala seçim için artık çok geç
    Baksana yarın bu güneş yine doğacak
    Tebrik et her tarafın örülmüştür
    İnançlarına göre bir sitemin olacak
    Sen daha yazmadan o görülmüştür
    Selam olsun,

    Elinde dübeli bekler aman diyeyim norm ender!
    Adı geçmişken sevgilimizi iletelim, güzel insandır.
    Dokunduğu yerler gerçekten çok güzeldir.
    Böyle bir derdi olan, belli yerlere parmak basan insanları hep sevmişimdir.
    Safımız tas kafalar değil
  • 07-09-2024, 04:07:22
    #9
    Selam olsun,

    Dünyaya gelip doğmamız başkalarının kararlarıyla,
    Doğduğumuz andan itibaren yaşadığımız herşey,
    Anaokuluna gitmemiz, İlkokula başlamamız
    Ortaokula devam etmemiz, Lise ve Üniversiteye gitmemiz
    İş sahibi olmamız, bir eş bulup evlenmemiz
    ve hayatımızın geri kalanında kötü bir ev ve kötü araba sahibi
    olma hayaliyle ömür boyu borç ödemek ve sonrasında ölüp gitmek
    hep başkalarının kararlarıyla,

    Siyasi görüşlerimiz, ideolojilerimiz, din tercihlerimiz, toplum bana ne der
    baskısıyla düşüncelerimizi ve isteklerimizi yönlendirmemiz
    hep başkalarının kararlarıyla,

    Yaşamaya zaman bırakmıyorlar ki

    28 yaşındayım, 60-70 yaşına kadar br insanın yaşayamayacağı birçok tecrübeyi yaşadım hayatta, yine birçok insanın göremeyeceği kadar varlıkta gördüm doyum noktasına ulaştım. Maalesef ülkenin içindeki durum sebebiyle yaşayacak heves kalmadı bende, düşünüyorum bir ev daha alayım bir arsa, tarla, dükkan daha alayım sonra diyorumki alayım almasınada ne yapacağım artık o kadar yoruldum, o kadar sıkıldımki hiçbir şey yapasım gelmiyor. Ömrümün yarısını harcamışım ve ben boşa geçtiğini düşünüyorum gelecek yarısınında boşa geçeceğine inanıyorum. Her günümüze şükrediyoruz, şükretmesinede o eski heyecan, enerji, heves kalmadı.