• 25-07-2024, 08:38:19
    #1
    2023 ülkelerin haftalık kitap okuma süresi verileridir.

    Bu listede nasıl yukarı çıkarız?
    Bu coğrafyayla olmaz deyip ağlayıp zırlayanları başka konuya alalım; burası her şeyden şikayet eden tayfaya uygun değil.

    Ek olarak, 5. sırada paşalar gibi yükselmiş Mısır mevcut. Adamlar Ortadoğu coğrafyasında bunu yapabildiyse, biz çok daha iyisini yapabiliriz.

    Lütfen dert/yakınma değil, reform konuşalım.


    Bana soracak olursanız, eğitim ailede başlar. Eğitim sistemini istediğimiz kadar eğip bükelim, anne baba kitap okumadıkça çocuk okumaz. Babam küçükken yanı başımda Kur'an okur, dini kitaplar okurdu. Şimdi haftada en az 1-2 kitap bitirmeye özen gösteriyorum. Kabaca bir yaklaşımla eğer önemli olan eğitim sistemi olsaydı, aynı sınıfta olduğumuz herkes de benimle eşit veya daha fazla okurdu. Ancak maalesef durum böyle değil, Mühendislik okuyorum ve inanın bana 5 yılda 10 kitap okumadan mühendis diploması alanlar var. Yani okuma "Kültürünü" tekrar kazanmalıyız


    Şimdi söz sizde
    nasıl?
    hangi reformlarla?
    Köy okulları mı?
    Camilerin yanına medrese açıp gençleri yönlendirerek mi?
    Ebeveynlere eğitim vererek mi?
    Çocukları ebeveynlerden uzaklaştıracak bir yatılı okul sistemi mi? (aklımdaki başka bir fikir :) )

  • 25-07-2024, 08:42:15
    #2
    Okuma kültürünü ''tekrar'' kazanamayız çünkü avamda okuma kültürü bin yıllardır hiç yoktu. Bir diğer husus da bu verilerin nasıl elde edildiğine dair husus, akademik olarak kitap okuma adına yapılan istatistikler hep yetersiz, bilimsel olarak geçersiz bulunmuştur.

    Ben bu konuda 2016 yılından beri bir misyonla kendi çapımda bir girişimde bulundum. İmzamdaki linkten görebilirsiniz. 33 dide 1 milyon 600 bin kitaplık devasa bir arşiv inşa ettim.
  • 25-07-2024, 08:47:47
    #3
    drmakarna adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Okuma kültürünü ''tekrar'' kazanamayız çünkü avamda okuma kültürü bin yıllardır hiç yoktu. Bir diğer husus da bu verilerin nasıl elde edildiğine dair husus, akademik olarak kitap okuma adına yapılan istatistikler hep yetersiz, bilimsel olarak geçersiz bulunmuştur.

    Ben bu konuda 2016 yılından beri bir misyonla kendi çapımda bir girişimde bulundum. İmzamdaki linkten görebilirsiniz. 33 dide 1 milyon 600 bin kitaplık devasa bir arşiv inşa ettim.
    Hocam, en azından sosyal medya kavramı hayatımıza girmeden önce okuma oranlarının daha yüksek olduğuna inanıyorum. Tabii, bu bir varsayım; elimde o yıllara ait bir veri bulunmamakta.
  • 25-07-2024, 08:53:20
    #4
    omeratayilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam, en azından sosyal medya kavramı hayatımıza girmeden önce okuma oranlarının daha yüksek olduğuna inanıyorum. Tabii, bu bir varsayım; elimde o yıllara ait bir veri bulunmamakta.
    Meb başarılı ya da başarısız, bu konuyla ilgili 2008 yılında müfredatına çeşitli sosyal bilimler derslerine kazanımlar koydu.

    Şimdi okuma derken neyi kastediyoruz bu çok önemli. Misal dönem içinde her öğrenci her gün illaki 1 sayfa bir ders kitabı okuyor. Öğretmenler, müdürler, müdür yardımcıları okuyor. 85 milyon nüfusun yaklaşık 30 milyonu eğitim camiasında.
    Veya, verileri sadece okuma kitabı olarak değerlendirdik diyelim. Fransa, İtalya gibi ülkelerde niteliksiz aşk romanı akımı olduğu son çeyrek yüzyılda önemli eleştiri konusuydu. Okunan eserlerin niteliği, kazanımı nedir araştırmada? Gibi gibi pek çok eleştiri mevcuttu hocam.
  • 25-07-2024, 08:55:07
    #5
    Profesyonel Tasarım Hiz.
    Hayatımda 3 kitap okudum sadece. Biri Kuran, diğerleri de Tolkien'in Hobbit'i ve Cengiz Aytmatov'un Beyaz Gemi'si.

    Üniversitede kitap delisi 2 arkadaşım vardı. Biri bildiğin kafayı sıyırmış kitaplarla. En son kitap da yazmıştı (polisiye roman), bitirip yayınevine göndermişti ama kitabın büyük çoğunluğu esinlenme olduğu için kabul edilmedi. O kadar kitap okumuş ki kendi özgünlüğü kaybolmuş. Birilerinden esinlenmeden bir cümle kuramıyor.
    Diğer arkadaşım günlük düzenli kitap okuyan biriydi. Tarih bölümünde okuyordu. Üniversiteyi bitirip yüksek lisansa başladı, yüksek lisans tezi kabul edilmediği için bırakmak zorunda kaldı. Yani o da belki de binlerce kitap okumuş biri olarak bir tez yazamadı.

    Bana gelince, neredeyse hiç kitap okumamış biri olarak, yazdığım yüksek lisans tezime danışman hocam ve jüri üyeleri hayran kalmış ve gördükleri en iyi tezlerden biri olduğunu söylemişlerdi. Özellikle dili çok iyi kullandığımı belirtip şaşırmışlardı.

    Yani hocam gelmek istediğim nokta şu: Eminim ki çeşitli katkıları vardır ancak ben çok kitap okumanın öyle aman aman önemli bir mevzu olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda eleştirilere açığım ama şahsımca dünyada en çok abartılan konulardan biri insanın kitap okudukça gelişeceğinin savunulması. Kelime dağarcığın gelişir, okuma hızın artar, belki kültür seviyen de artar, bir ortama girince birkaç cümle kurabilirsin ama bunu hayatın ana damarlarından biri gibi sunmak abartı. Gelişim insanın özündedir, 100 bin tane simyacıyı toplasan bakırı altına çeviremezsin. Cahile 100 bin kitap da okutsan fayda vermez.
  • 25-07-2024, 09:03:29
    #6
    Profesyonel Tasarım Hiz.
    Ek olarak şunu da belirtmek istiyorum: Bence kitap okumak bir noktada tehlikeli bir iş. Kendi benliğini bulamamış, özünü kavrayamamış zayıf insanlar okudukları hemen hemen her şeyden etkilenip kendinden uzaklaşıyor. Mesela kendi düşünceleri olmadığı için Spinoza okuyan biri kolayca etkilenip ateist veya deist olabiliyor, Karl Marx okuyan zayıf birinin görüşleri komünizme kayarken, tam tersi kişilerin eserlerini okuyan zayıf kişiler aşırı milliyetçilik akımına kapılıyor. İnsan kendi özünü keşfetmeden başkalarının dünyasına girmemeli. Kitaplar zayıf olarak tanımladığım insanları geliştirmekten çok yönlendiriyor. Bu da kendini tanımadan başkalarının fikrine kapılıp savrulan, dışarıdan dolu görünen ama içi boş insanlar üretiyor. Bir de popüler kültürle desteklenince eyvah ki ne eyvah.
  • 25-07-2024, 09:07:29
    #7
    imdelibas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayatımda 3 kitap okudum sadece. Biri Kuran, diğerleri de Tolkien'in Hobbit'i ve Cengiz Aytmatov'un Beyaz Gemi'si.

    Üniversitede kitap delisi 2 arkadaşım vardı. Biri bildiğin kafayı sıyırmış kitaplarla. En son kitap da yazmıştı (polisiye roman), bitirip yayınevine göndermişti ama kitabın büyük çoğunluğu esinlenme olduğu için kabul edilmedi. O kadar kitap okumuş ki kendi özgünlüğü kaybolmuş. Birilerinden esinlenmeden bir cümle kuramıyor.
    Diğer arkadaşım günlük düzenli kitap okuyan biriydi. Tarih bölümünde okuyordu. Üniversiteyi bitirip yüksek lisansa başladı, yüksek lisans tezi kabul edilmediği için bırakmak zorunda kaldı. Yani o da belki de binlerce kitap okumuş biri olarak bir tez yazamadı.

    Bana gelince, neredeyse hiç kitap okumamış biri olarak, yazdığım yüksek lisans tezime danışman hocam ve jüri üyeleri hayran kalmış ve gördükleri en iyi tezlerden biri olduğunu söylemişlerdi. Özellikle dili çok iyi kullandığımı belirtip şaşırmışlardı.

    Yani hocam gelmek istediğim nokta şu: Eminim ki çeşitli katkıları vardır ancak ben çok kitap okumanın öyle aman aman önemli bir mevzu olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda eleştirilere açığım ama şahsımca dünyada en çok abartılan konulardan biri insanın kitap okudukça gelişeceğinin savunulması. Kelime dağarcığın gelişir, okuma hızın artar, belki kültür seviyen de artar, bir ortama girince birkaç cümle kurabilirsin ama bunu hayatın ana damarlarından biri gibi sunmak abartı. Gelişim insanın özündedir, 100 bin tane simyacıyı toplasan bakırı altına çeviremezsin. Cahile 100 bin kitap da okutsan fayda vermez.
    Kitap hiçbir zaman başarıya eşit olmamıştır, ancak ne tesadüftür ki çok başarılı olanların hepsi kitap kurdu insanlar arasından çıkmıştır. Kitaplar, teknik açıdan eksiklerimizi kapatma olanağı sağlar. Yani Küçük Prens okuduk diye bir adıma öne filan geçmeyiz; bu konuda katılıyorum. Ancak yazılım açısından bakacak olursak, Robert Martin'in Clean Code kitabını bitirmiş biri ile bitirmemiş bir yazılımcı arasındaki fark çok büyüktür. İş hayatında, bu stratejilerle becerilerini pekiştirdiğinde, kitaplar okumayan birinin önüne geçirir. Arkadaşının tez konusunda başarılı olması için tez yazımıyla ilgili kitap okuyup kendini geliştirmesi gerekirdi. Keyfi kitaplar okumak zevklidir, ancak faydasının iş hayatımıza etkisi çok küçük olur. Yani sadece okumak değil, doğru kitabı okumak da bir o kadar önemlidir.
  • 25-07-2024, 09:14:01
    #8
    imdelibas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ek olarak şunu da belirtmek istiyorum: Bence kitap okumak bir noktada tehlikeli bir iş. Kendi benliğini bulamamış, özünü kavrayamamış zayıf insanlar okudukları hemen hemen her şeyden etkilenip kendinden uzaklaşıyor. Mesela kendi düşünceleri olmadığı için Spinoza okuyan biri kolayca etkilenip ateist veya deist olabiliyor, Karl Marx okuyan zayıf birinin görüşleri komünizme kayarken, tam tersi kişilerin eserlerini okuyan zayıf kişiler aşırı milliyetçilik akımına kapılıyor. İnsan kendi özünü keşfetmeden başkalarının dünyasına girmemeli. Kitaplar zayıf olarak tanımladığım insanları geliştirmekten çok yönlendiriyor. Bu da kendini tanımadan başkalarının fikrine kapılıp savrulan, dışarıdan dolu görünen ama içi boş insanlar üretiyor. Bir de popüler kültürle desteklenince eyvah ki ne eyvah.
    Beklemek, hiçbir şey yapmamak en tehlikelisidir. Yanlış düşünceden dönülebilir; ancak çalışmamak, üretmemek, okumamak, öğrenmemek insanda kalıcı hasarlar bırakır. Topluma zarar verenler radikal düşüncelere sahip olanlar değil, düşünceden yoksun olanlardır. Kitapların bu konudaki zararı, kitap okumamanın bıraktığı hasardan daha yüksektir. Kitapların beyin nöronları ve düşünceler üzerindeki katkısına değinmiyorum bile
  • 25-07-2024, 09:35:54
    #9
    Profesyonel Tasarım Hiz.
    omeratayilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Beklemek, hiçbir şey yapmamak en tehlikelisidir. Yanlış düşünceden dönülebilir; ancak çalışmamak, üretmemek, okumamak, öğrenmemek insanda kalıcı hasarlar bırakır. Topluma zarar verenler radikal düşüncelere sahip olanlar değil, düşünceden yoksun olanlardır. Kitapların bu konudaki zararı, kitap okumamanın bıraktığı hasardan daha yüksektir. Kitapların beyin nöronları ve düşünceler üzerindeki katkısına değinmiyorum bile
    Bazı kitaplar silah gibidir, çoluk çocuğa veya aklı çocuk olanlara oyuncak silah vermek daha doğru olur. Neyin ne olduğunu anladıklarında güvenip gerçek silah verilebilir. Kitapların hala tehlikeli olduğunu savunuyorum. Kitapların başarılı insanlara sağladıkları katkıyı örnek verirken Einstein'ın atom bombasının üretilmesine sebep olmasını, iyi birer okuyucu ve yazar olan Hitler'in, Mussollini'nin veya Stalin'in milyonlarca insanın ölümüne sebep olmalarını da ekleyebiliriz. Başarı gördüğünüz gibi göreceli bir kavram ve iyi-kötü tüm sonuçlarının kaynağı madem kitaplar, o zaman bazen hiçbir şey yapmamak daha iyi olabilir. Sonuç yine dediğim noktaya geliyor, insan özünü kitaplarla keşfetmemeli, özünü keşfettikten sonra kitaplara yönelmeli ki dünyamız entelektüel kuklalarla değil donanımlı insanlarla dolsun.