Ek olarak şunu da belirtmek istiyorum: Bence kitap okumak bir noktada tehlikeli bir iş. Kendi benliğini bulamamış, özünü kavrayamamış zayıf insanlar okudukları hemen hemen her şeyden etkilenip kendinden uzaklaşıyor. Mesela kendi düşünceleri olmadığı için Spinoza okuyan biri kolayca etkilenip ateist veya deist olabiliyor, Karl Marx okuyan zayıf birinin görüşleri komünizme kayarken, tam tersi kişilerin eserlerini okuyan zayıf kişiler aşırı milliyetçilik akımına kapılıyor. İnsan kendi özünü keşfetmeden başkalarının dünyasına girmemeli. Kitaplar zayıf olarak tanımladığım insanları geliştirmekten çok yönlendiriyor. Bu da kendini tanımadan başkalarının fikrine kapılıp savrulan, dışarıdan dolu görünen ama içi boş insanlar üretiyor. Bir de popüler kültürle desteklenince eyvah ki ne eyvah.
Beklemek, hiçbir şey yapmamak en tehlikelisidir. Yanlış düşünceden dönülebilir; ancak çalışmamak, üretmemek, okumamak, öğrenmemek insanda kalıcı hasarlar bırakır. Topluma zarar verenler radikal düşüncelere sahip olanlar değil, düşünceden yoksun olanlardır. Kitapların bu konudaki zararı, kitap okumamanın bıraktığı hasardan daha yüksektir. Kitapların beyin nöronları ve düşünceler üzerindeki katkısına değinmiyorum bile