• 21-05-2024, 10:58:26
    #28
    sacilannurlar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    https://www.facebook.com/watch/?v=397075453057

    Bu videoyu izleyin. Sonra bugünkü milletimizi ve durumunu o günkü milletle ve durumuyla kıyaslayın. Tepki ve duruşlarını da kıyaslayın.
    Bizim adımız gene iftiracı olsun dert değil.
    Ne alakası var? Savaşta mıyız? Yada yeni bir ülke kurulduda fedakarlık mı yapıyoruz? Bırakın manüfüle etmeyi lütfen.

    Çalışan kesimin çalışıp kazandığında cebine giren paradan en temel ihtiyaclarını bile karşılayamaz hale gelmiş.

    Ülkede devletin verilerine göre 7 milyon asgari ücretli çalışan var. Asgari ücret kalifiye olmayan işçiye verilirya hani bi üllkede 7 milyon kalifiye olmamış işçi olur mu? Bu 7 milyon insan 17 bintl ile suan bu pahalılıkta hayatta kalmaya çalışıyor. Et mi alsın, sütmü alsın, kira mı ödesin, ayakkabı mı alsın, ayağına çorap, neticesine don mu alsın?

    Ama yok size gör bu 7 milyon insan kirada da oturmasın gitsin sehire 60 km uzakta boş bir araziye çadır mı kursun? Ayda bir de olsa boğazından et, balık, peynir, yumurta geçmesin mi? Soğuktan koruyacak kıslık bir ayakkabı mont almasın mı? Bunları alamaycak hale gelmiş halk ses çıkarınca şımarık mı oluyor?
  • 21-05-2024, 11:06:06
    #29
    profaks adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne alakası var? Savaşta mıyız? Yada yeni bir ülke kurulduda fedakarlık mı yapıyoruz? Bırakın manüfüle etmeyi lütfen.

    Çalışan kesimin çalışıp kazandığında cebine giren paradan en temel ihtiyaclarını bile karşılayamaz hale gelmiş.

    Ülkede devletin verilerine göre 7 milyon asgari ücretli çalışan var. Asgari ücret kalifiye olmayan işçiye verilirya hani bi üllkede 7 milyon kalifiye olmamış işçi olur mu? Bu 7 milyon insan 17 bintl ile suan bu pahalılıkta hayatta kalmaya çalışıyor. Et mi alsın, sütmü alsın, kira mı ödesin, ayakkabı mı alsın, ayağına çorap, neticesine don mu alsın?

    Ama yok size gör bu 7 milyon insan kirada da oturmasın gitsin sehire 60 km uzakta boş bir araziye çadır mı kursun? Ayda bir de olsa boğazından et, balık, peynir, yumurta geçmesin mi? Soğuktan koruyacak kıslık bir ayakkabı mont almasın mı? Bunları alamaycak hale gelmiş halk ses çıkarınca şımarık mı oluyor?
    Çok yanlış okumuşsunuz önceki mesajlarımı. Ben aksine halkın sessizlik içerisinde olmasından, tamamen karamsarlık ve suskunluğa kapanmasından şikayetçiyim.
    Benim halkın refah ve zenginlik içerisinde olduğuna dair de bir iddiam yok. Ben diyorum ki bu kadar ölü olmayalım. Almanlar 18 de yenildi, 45 te tekrar şahlanıp bütün avrupayı aldı rusyaya girdi. Tekrar yenildi tekrar ayaklandı. Biz hala...
    10 tane muhalif gençten kaç tanesi muhalefet adına faydalı bir iş yapıyor?
    Siz beni telefonunu çıkar diyen dayılardan sandınız sanırım. Benim anlatmaya çalıştığım şey toplumun vazgeçmiş olması. Ruh gibi dolaşması. Attığım videoya ne alaka diyorsunuz. Kurtuluş savaşında bile millet bu kararlılıktaydı, bugün dediğiniz gibi savaş bile yok ama toplum emekli asker gibi.
    Neyse.
  • 21-05-2024, 16:44:05
    #30
    Üyeliği durduruldu
    profaks adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Milletimizin gözü çok yukarda yada doyumsuz değil. Bu yalan ve iftiradır.
    Milletimiz temel ihtiyaclardan Barınma, Yeme İçme, Giyinme ve Sağlık harcamalarını karşılayamaz duruma gelmiş. Ailesinden kalan bir miras yada destek yoksa üreyemez evlenemez hale gelmiş. Ülkedeki bir çok genç bu durumdayken milletimizin gözü çok yukarda demek iftiradır, artniyettir.
    profaks adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne alakası var? Savaşta mıyız? Yada yeni bir ülke kurulduda fedakarlık mı yapıyoruz? Bırakın manüfüle etmeyi lütfen.

    Çalışan kesimin çalışıp kazandığında cebine giren paradan en temel ihtiyaclarını bile karşılayamaz hale gelmiş.

    Ülkede devletin verilerine göre 7 milyon asgari ücretli çalışan var. Asgari ücret kalifiye olmayan işçiye verilirya hani bi üllkede 7 milyon kalifiye olmamış işçi olur mu? Bu 7 milyon insan 17 bintl ile suan bu pahalılıkta hayatta kalmaya çalışıyor. Et mi alsın, sütmü alsın, kira mı ödesin, ayakkabı mı alsın, ayağına çorap, neticesine don mu alsın?

    Ama yok size gör bu 7 milyon insan kirada da oturmasın gitsin sehire 60 km uzakta boş bir araziye çadır mı kursun? Ayda bir de olsa boğazından et, balık, peynir, yumurta geçmesin mi? Soğuktan koruyacak kıslık bir ayakkabı mont almasın mı? Bunları alamaycak hale gelmiş halk ses çıkarınca şımarık mı oluyor?




    Temel ihtiyaçların karşılanamaması ayrı bir konu, lüks gösteriş görgüsüzlük ve israf ayrı bir konu. Ancak zıt kutuplarad olsa da her ikisi de çok yoğun bir şekilde toplumumuzda mevcut. Hatta daha da ötesi, bir taraftan temel ihtiyaçlarını karşılayamayıp lüksten israftan ödün vermeyenlerin sayısı da hiç az değil.

    Bunlar birbirine zıt kutuplar diye biri var diğeri yok diyemeyiz. Veya biri diğerinin sebebi - sonucu dersek eksik kalır. Ancak her ikisi de var. Ve bunun sayısız örneğini hergün görüyoruz.
  • 21-05-2024, 21:25:46
    #31
    Hocam , Dibi görüp yukarı çıkmak , geleceği dair umutsuz şekilde çabalamaktan daha avantajlı.

    Buradaki en büyük mesele geleceği dair umutlar.
    Bir gün savaş çıksa ülkemizdeki herkes elini taşın altına koyar , gerekirse ölür çabalar , belki ülke harap olur ama o gün kimse şikayet etmez. Çünkü herkesin ortak bir amacı vardır.

    Diğer yandan günümüzde tuhaf tuhaf neidüğü belirsiz para yiyen insanlar , gün geçmeden ortaya çıkan yolsuzluklar , saçma sapan siyasi olaylar.
    Sıkıntıların arkası kesilmiyor. İnsanlar artık aşırı sinirli psikolojik olarak etkileniyorlar.

    Ülkedeki 10 milyon gençe sorun 9 milyonu yurtdışına gitmek ister kalan 1m'da ya maddi durumu iyidir ya özel sebeplerden istemez.

    Bu ülkeye faydalı bir şey yaptığında karşılığını göreceğine emin olamadığı için bunu tercih ediyorlar , xx ülkesinde tuvalet temizlerim daha iyi diyorlar.

    İnsanları bu raddeye getirmek , Bu ne kadar acı bir tablo.


    sacilannurlar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok yanlış okumuşsunuz önceki mesajlarımı. Ben aksine halkın sessizlik içerisinde olmasından, tamamen karamsarlık ve suskunluğa kapanmasından şikayetçiyim.
    Benim halkın refah ve zenginlik içerisinde olduğuna dair de bir iddiam yok. Ben diyorum ki bu kadar ölü olmayalım. Almanlar 18 de yenildi, 45 te tekrar şahlanıp bütün avrupayı aldı rusyaya girdi. Tekrar yenildi tekrar ayaklandı. Biz hala...
    10 tane muhalif gençten kaç tanesi muhalefet adına faydalı bir iş yapıyor?
    Siz beni telefonunu çıkar diyen dayılardan sandınız sanırım. Benim anlatmaya çalıştığım şey toplumun vazgeçmiş olması. Ruh gibi dolaşması. Attığım videoya ne alaka diyorsunuz. Kurtuluş savaşında bile millet bu kararlılıktaydı, bugün dediğiniz gibi savaş bile yok ama toplum emekli asker gibi.
    Neyse.
  • 06-07-2024, 18:03:16
    #32
    Favori konularımı sıfırlarken konunuza tesadüf ettim. Tamamını okudum ve söylediklerinize katılıyorum.

    Ya düzeni değiştiren, gidişata yön veren kişilerden olacaksın ya da düzen seni mahvetmeden uzaklaşıp kendi düzenini kuracaksın.

    Düzene etki etmek için birilerinin tanıdığı veya adamı olmak gerekiyor. Bunu tercih etmeyen için geriye gitmek kalıyor. Yoksa piyon olarak yaşamadan ölüyorsun.
  • 06-07-2024, 19:37:26
    #33
    Üyeliği durduruldu
    Haz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Favori konularımı sıfırlarken konunuza tesadüf ettim. Tamamını okudum ve söylediklerinize katılıyorum.

    Ya düzeni değiştiren, gidişata yön veren kişilerden olacaksın ya da düzen seni mahvetmeden uzaklaşıp kendi düzenini kuracaksın.

    Düzene etki etmek için birilerinin tanıdığı veya adamı olmak gerekiyor. Bunu tercih etmeyen için geriye gitmek kalıyor. Yoksa piyon olarak yaşamadan ölüyorsun.
    Çok iyi özetlemişsiniz hocam. Bu iki yoldan birine uyamayanlar ömrü boyunca iki yakası biraraya gelmiyor. Binde bir onbinde bir istisnalar hariç.
  • 06-07-2024, 20:56:24
    #34
    Hocam sizin dediğiniz gibi öyle olmuyor. Nereye giderseniz gidin önce pis işleri yaptırıp, düşük maaş veriyorlar. Sizden sonraki gelen nesil yani sizin çocuklarınız ancak sıfırdan o ülkenin vatandaşı olarak doğduğu için, o ülkenin okullarında okuyup, o ülkenin kültürüyle büyüdüğü için daha iyi adapte oluyor. Ama siz kendinizi feda etmiş oluyorsunuz. (Tabii ben kendimden geçtim, çocuklarım kurtulsun diyorsanız bilemem)

    Bir ülkeye gidiyorsunuz. O ülkenin kültürünü bilmiyorsunuz, Dillerini bilmiyorsunuz. Ayak işlerini yapıyorsunuz. Üst seviyelere terfi olmanız mucize gibi bir şey oluyor. Çünkü kendi vatandaşı varken, neden sizi müdür, şef yapsınlar. (Tabii yaşınız gençse durum farklı. 20-25 yaşında farklı bir ülkeye gitmekle, 40-50 yaşında bir ülkeye gitmek aynı şey değil.)

    Meslek açısından Örnek vermek gerekirse; Türkiye'de tuvaletçi, bulaşıkçı, temizlikçi vs. Avrupa'da yine o işi yapsa, o kişilere koymaz. Zaten Türkiye'de de ayak işleri yapıyordum der. "Türkiye'de bir şirkette müdür olma ihtimalim yoktu. Masa başı çalışma ihtimalim yoktu. Burada da yok, o yüzden benim için sıkıntı yok" derler.

    Ancak Türkiye üniversite okumuş biri. (Örneğin, muhasebe, sigorta, bankacılık, insan kaynakları, dış ticaret, radyoculuk, sinemacılık vs. vs.) Avrupa'ya gitse tuvalet yıkayacak, bulaşık yıkayacak. garsonluk yapacak. Ama Türkiye'de kalsa mesleğinde deneyim kazansa, masa başı işte çalışacaktı.
    - Türkiye de kalıp masa başı işte çalışıp 1.000dolar kazanmak mı? (Terfi olunca artacak)
    - Yoksa Avrupa'ya gidip tuvalet temizleyip 2000 dolar kazanmak mı? (Ülkeyi tanıyıp, çevre yaptıkça farklı işlere girecek)

    Siz Türkiye'de okumuş biri olsanız hangisini tercih ederdiniz? Türkiye'de mesleki deneyimi olanı ve yabancı dil öğreneni çoğu kurumsal firma zaten kapıyor.


    Diğer olay ise, diyelim 3. dünya savaşı çıktı. Tüm ülkeler savaşa girdi. Almanya veya diğer yabancı ülkeler cephenin ön safhalarına kimi koyacak. Askeriyede rütbeli personel, kimi yapacaklar sizce?
  • 08-07-2024, 13:36:25
    #35
    Üyeliği durduruldu
    bulut57 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam sizin dediğiniz gibi öyle olmuyor. Nereye giderseniz gidin önce pis işleri yaptırıp, düşük maaş veriyorlar. Sizden sonraki gelen nesil yani sizin çocuklarınız ancak sıfırdan o ülkenin vatandaşı olarak doğduğu için, o ülkenin okullarında okuyup, o ülkenin kültürüyle büyüdüğü için daha iyi adapte oluyor. Ama siz kendinizi feda etmiş oluyorsunuz. (Tabii ben kendimden geçtim, çocuklarım kurtulsun diyorsanız bilemem)

    Bir ülkeye gidiyorsunuz. O ülkenin kültürünü bilmiyorsunuz, Dillerini bilmiyorsunuz. Ayak işlerini yapıyorsunuz. Üst seviyelere terfi olmanız mucize gibi bir şey oluyor. Çünkü kendi vatandaşı varken, neden sizi müdür, şef yapsınlar. (Tabii yaşınız gençse durum farklı. 20-25 yaşında farklı bir ülkeye gitmekle, 40-50 yaşında bir ülkeye gitmek aynı şey değil.)

    Meslek açısından Örnek vermek gerekirse; Türkiye'de tuvaletçi, bulaşıkçı, temizlikçi vs. Avrupa'da yine o işi yapsa, o kişilere koymaz. Zaten Türkiye'de de ayak işleri yapıyordum der. "Türkiye'de bir şirkette müdür olma ihtimalim yoktu. Masa başı çalışma ihtimalim yoktu. Burada da yok, o yüzden benim için sıkıntı yok" derler.

    Ancak Türkiye üniversite okumuş biri. (Örneğin, muhasebe, sigorta, bankacılık, insan kaynakları, dış ticaret, radyoculuk, sinemacılık vs. vs.) Avrupa'ya gitse tuvalet yıkayacak, bulaşık yıkayacak. garsonluk yapacak. Ama Türkiye'de kalsa mesleğinde deneyim kazansa, masa başı işte çalışacaktı.
    - Türkiye de kalıp masa başı işte çalışıp 1.000dolar kazanmak mı? (Terfi olunca artacak)
    - Yoksa Avrupa'ya gidip tuvalet temizleyip 2000 dolar kazanmak mı? (Ülkeyi tanıyıp, çevre yaptıkça farklı işlere girecek)

    Siz Türkiye'de okumuş biri olsanız hangisini tercih ederdiniz? Türkiye'de mesleki deneyimi olanı ve yabancı dil öğreneni çoğu kurumsal firma zaten kapıyor.


    Diğer olay ise, diyelim 3. dünya savaşı çıktı. Tüm ülkeler savaşa girdi. Almanya veya diğer yabancı ülkeler cephenin ön safhalarına kimi koyacak. Askeriyede rütbeli personel, kimi yapacaklar sizce?
    Haklısınız ancak konunun bütün detayların ıele alınca farklı sonuçlar ortaya çıkıyor. Türkiyede ne kadar uzaman olsanız da çevreniz çakal insanlaral çevrili durumda olacak. Siz işi gücü bırakıp onlarla psiklojik mücede de vereceksiniz. Tüm hayatınız fazladan fiziksel ve zihinsel yıpranmayala geçecek,sonuçta 1000 dıolar maaş.
    Ancak yurtdışında vasıfsız ama 2000 dolar maaşlı iş buldunuz. Mobbing yok, görgüsüzlük yok, ayak kaydırma yok, dedikodu yok, işçi hakk ıyeme yok devete kazık atmak yok.

    Her durumda insanın ömrü tükeniyor. Türkiyede hergün söverek yaşamaktansai yurtdışında her gün oh be diyebileceğiniz birşeyler varsa, yaşadığınız hayattan tad alabiliyorsunuz demektir.


    Aradaki fark çok önemli.