• 05-05-2024, 16:14:40
    #19
    zekikaynak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar bir yıldan biraz daha uzun süre önce bir e-ticaret markası kurdum ve o gün bugündür toptancılarla uğraşmaktan anam ağlıyor İnanılmaz bir şekilde doğru dürüst toptancı bulmak imkansız hepsi acayip şımarık, vurdumduymaz, kalitesiz hatta terbiyesiz. Öyle olmayan illa vardır ama binde bir oldukları için ben denk gelemedim henüz..

    Hal böyle oluca bizde biraz daha t-shirt tarafına yönelelim istedik. Fakat biryerlerden toptan t-shirt almak yerine kendi markamıza ait kendi t-shirtlerimizi ürettirip onları satmak istiyorduk. Bilmediğimiz şey ise oradaki üretimcilerin de toptancılardan aşağı kalmadığıydı. Önce R10'dan ismi lazım değil bir arkadaşla anlaştık, deneme baskı istedik bastı gönderdi herşey normal, ürünlerin kalitesini de sevdik sipariş geçeceğiz artık ama öncesinde kumaş renklerini görebilmek için bir kumaş kartelası istedik ki sadece siyah ve beyaz sipariş vermeyeceğiz. Diğer renk kumaşlarıda bilelim görelim ona göre tasarımlarımızın hangi renkte nasıl duracağını öngörebilelim. Neyse arkadaş konuştuk tamam dedi göndereyim bir iki güne sonra liseli kız gibi telefonlarımızı açmamaya başladı. 1-2-3-5 yok açmıyor. En son tanımadığı bir telefondan aradım açtı dedim ulaşamıyorum sana abi dedi yapamayacağım senin işi çok yoğunum. Yersen!! Neyse silah zoru ile iş yaptıracak halimiz yok ok dedik gönderdik.

    Sonra yine R10'dan bir arkadaşımınız önerisi ile bursatekstilbaski.com'a ulaştım. Neyse aradım konuştum, anlattım. Hatta ilk başımızdan geçen olayı da anlattım. Oda benim gibi liseli kız gibi davranmanın doğru olmadığını vs söyledi. Neyse nitekim ondan örnek baskı istemedim direk kumaş kartelasını istedim ki aynı şekilde hangi renk kumaşlar var, hangi tasarımı nasıl uygularız planlayabilelim. Tamam dedi gönderelim tabiki. Sonra bilin bakalım ne oldu bu vatandaşta liseli kız moduna geçti ve telefonlarımıza bakmamaya başladı. Bende artık ilk seferki gibi bilmediği bir telefondan arama gereği hissetmedim.

    Ama gerçekten bu arkadaşların dertlerini anlamakta zorlanıyorum. Ya kimse kimse ile çalışmak zorunda değil işine gelmiyorsa yapmak istemiyorsan kestirir atarsın biter. Ne bozuluruz ne küfrederiz.. Ancak sevgilisi ile ayrılmış ama sevgilisinin haberi olmayan liseli ergen kız tripleri nedir böyle. Siz bu ahlakla nasıl iş yapıp nasıl para kazanıyorsunuz inanılır gibi değil.. Sonra devran döner iş yok, yaprak kıpırdamıyor diye ağlarsınız ama borun pazarı geçmiş olur.

    Bende bundan sonra bu gibi kişilerle uğraşmak yerine kendi aletlerimi alıp evde yapacağım üretimi. Nette gezinirken Cricut diye bir markaya rastladım. Çok şık güzel cihazlar ile nerdeyse all-in-one bir sistem oluşturmuşlar ama anladığım kadarı ile Türkiye'de tüm cihazlar gelmemiş.. Birde doğru mu anladım bilmiyorum fakat sanki sadece folyo kesim yapıp onu süblimasyon baskı yapıyor. Yani rengarenk DTF baskı gibi işler yapılamıyor gibi. Ya da ben henüz yeni araştırmaya başladığım için anlamadım bilemiyorum.

    Nitekim kötü komşu ev sahibi eder misali kötü Toptancı ve Üreticiler de bizi üretimci olma yoluna itti. Teşekkür ederiz.
    Hayırlı olsun bea ben seni görmeye gelecektim konunu görünce aklıma geldi
  • 05-05-2024, 16:28:13
    #20
    GodLessTurtLe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayırlı olsun bea ben seni görmeye gelecektim konunu görünce aklıma geldi
    ya he he gelirsin
  • 05-05-2024, 17:22:54
    #21
    zekikaynak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ya he he gelirsin
    ya kral sana özel balkonum var saklıkent manzaralı sen atla gel kısır yapacam yarın
  • 05-05-2024, 17:35:56
    #22
    GodLessTurtLe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ya kral sana özel balkonum var saklıkent manzaralı sen atla gel kısır yapacam yarın
    Arabam yok artık walla ekonomi sağ olsun 7 ay kadar önce satmak durumunda kaldım yoksa gelirdim inan.. Neyse artık başka bahara diyelim gelecek yıl başka bir konuda hatırlarız yine
  • 12-10-2024, 15:02:56
    #23
    Biraz konuyu hortlatmak olacak ama arada bir meraktan girip bakıyorum, konuyu görünce bir iki kelam edeyim dedim.

    Toptancı ve üreticiler derdiniz ne diye başlık atmışsınız, toptancılar ve üreticiler adına bir tekstil üreticisi olarak cevap vereyim;

    Öncelikle yaşadığınız sorunları sıkıntıları çok iyi anlıyorum, büyük bir kısmında haklı da olabilirsiniz, detaylara girmeyeceğim çünkü görmediğiniz / bilmediğiniz çok (AMA ÇOK) şey var. Sorunun temelinde bir empati ve komünikasyon problemi yaratıyor, o yüzden gelip 'Derdiniz ne? ' diye soruyorsunuz, yanıtlayayım;

    Derdimiz bereketli şekilde iş yaptıracak müşterilerle tanışmak ve iş yapmak. Aslında çok basit ve temel bir derdimiz var. Ancak 'potansiyel' müşterilerin ya da kendilerini öyle sananların çoğunun derdi, tam olarak bizim derdimizle örtüşmüyor. Bugüne kadar 100 lerce 'iş yaptıracağını vaat eden' insanlarla görüşmüş ve konu hakkında fazlasıyla yeterli istatistiki bilgiye sahip biri olarak söyleyebilirim ki alıcılardaki empati yoksunluğu ve yaptırmak istediği iş karşılığında alabileceği 'makul' hizmetin seviyesini ölçememe sebebiyle, tüm diğer toptancı ve üreticiler gibi bizlerde karşılığı para olan mesaimizi koruyabilmek adına uzun yıllar içinde pek çok önlem almak zorunda kaldık. Ben de işe başlarken 'bunlar nabıyo yeaaa' derken, yıllar içinde öğrendim li, doğru ya da yanlış şekilde, ama gerekli bir şey yapıyorlar...

    Satmanın bir adabı olduğu gibi, almanın da bir adabı var ancak inanın ki satma adabını bilen satıcılar, alma adabını bilmeyen alıcılardan çokca fazladır.
    Kişi / firma bazında yaşamış olabileceğiniz olumsuzlukları ve sorunları bir kenara bırakarak genel bir cevap veriyorum, en başta da söylediğim gibi elbette satıcıların yanlışlarına maruz kalmış olabilirsiniz fakat anlatım biçiminizden aslında genel sorunun bir parçası olduğunuzu sezinleyebiliyorum.

    Mesela; 'üreticiye kızdım üretici oldum' söylemini ele alalım. Öncelikle bu söylem şunu ifade ediyor, karşımdakinin tecrübelerini, ustalığını, geliştirilmiş becerilerini onbin ya da yüzbinlerce yatırımını hiçe saydım, 5 bin dolara ( ya da neyse) bir makine aldım ve ben de artık bir üreticiyim. Aslında değilsiniz ( sadece üretimin çok küçük bir parçasında hizmet vermeyi umut eden, deneyimsiz bir makine sahibisiniz) ama kendinize buna inandırıyorsunuz, o da tamam. Sonra yarın öbür gün bir müşteri sizle temas ediyor, tecrübesizliğinizle yanlış bilgilendirme ya da fiyat veriyorsunuz. Sonra bu müşteri bizle de temas ediyor, doğrusunu anlatıyoruz, sonra bu müşteri ama 'x' böyle dedi diyor, tekrar doğrusunu anlatıyoruz. Ama bu müşteri de sizin gibi davranıyor, sizin gibi konuşuyor. E biz de daha fazla anlatamıyoruz. En nihayetinde neydi bizim derdimiz ? Bereketli, iş yaptıracak müşteriler. Döngüyü fark ettiniz mi ?

    Ya da kartela istedim yazmışsınız, örneğin biz basic tişörtler için farklı kumaş kalitelerinde, her bir kumaş tipi için onlarca olmak üzere renk sunabiliyoruz, bir sürü kartelamız var.

    Ya çok özür dilerim, bunları yazmak için harcadığım vakte bile üzülüyorum, yarıda kesip devam edemeyeceğim. Çünkü yine malesef biliyorum ki 3-5 paragrafla bu sorunun çözümüne kayda değer bir katkıda bulunamayacağım. Bunları da silmek istemedim yazık olmasın diye ama işin özetini söyleyeyim;

    Eğer yeni bir tedarikçiyle görüşüyorsanız, bu tedarikçi size satış öncesi hizmet aşamasında belirli bir yere kadar vakit (nakit) harcayabilir. Eğer harcatacağınız vaktin, kazandıracağınız nakitten daha fazla olduğunu tespit ederse, size yardımcı olamaz. Ana gayesi para kazanmak olan bu kişi / firma, riskini yönetmelidir. Kırmızı bayrakları aça aça ön hizmet talep eder, ya da tedarikçinizin çalışma şekline saygı göstermeyerek özel muamele talep ederseniz, en esnafından en kurumsalına kadar geleceğiniz nokta aynıdır.

    İnanın profesyoneller, sizi dükkandan içeri girdiğiniz anda ya da telefonda 'merhaba' dediğiniz anda sizi %99 doğru profilleyecek tecrübeye sahiplerdir, o yüzden iş odaklı konuşun, ilgi görmek için rol yapmayı, muamele beklemeyi, karşınızdaki kişileri kişisel olarak değerlendirmeleri bırakın, oyun ya da dedikodu değil, iş dünyasındasınız.

    İstediğim kadar detaylı anlatamadım (vakit), ne kadar geçer bu yazıyla anlatmak istediklerim bilemiyorum, umarım yanlış anlaşılmam, kimse kişisel de almasın söylediklerimi fakat alıcı tarafı olarak bu yakınmalar yerine biraz daha empati yapmaya ve doğru kişi/firmalarla çalışmaya gayret gösterirseniz, bunun aynı zamanda biraz daha fazla ödemek olduğunu da anlarsanız, çok daha iyi sonuçlar elde edebileceğinizi düşünmekteyim.

    herkese bereketli, iyi çalışmalar.
  • 12-10-2024, 18:04:01
    #24
    DorukUlgen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Biraz konuyu hortlatmak olacak ama arada bir meraktan girip bakıyorum, konuyu görünce bir iki kelam edeyim dedim.

    Toptancı ve üreticiler derdiniz ne diye başlık atmışsınız, toptancılar ve üreticiler adına bir tekstil üreticisi olarak cevap vereyim;

    Öncelikle yaşadığınız sorunları sıkıntıları çok iyi anlıyorum, büyük bir kısmında haklı da olabilirsiniz, detaylara girmeyeceğim çünkü görmediğiniz / bilmediğiniz çok (AMA ÇOK) şey var. Sorunun temelinde bir empati ve komünikasyon problemi yaratıyor, o yüzden gelip 'Derdiniz ne? ' diye soruyorsunuz, yanıtlayayım;

    Derdimiz bereketli şekilde iş yaptıracak müşterilerle tanışmak ve iş yapmak. Aslında çok basit ve temel bir derdimiz var. Ancak 'potansiyel' müşterilerin ya da kendilerini öyle sananların çoğunun derdi, tam olarak bizim derdimizle örtüşmüyor. Bugüne kadar 100 lerce 'iş yaptıracağını vaat eden' insanlarla görüşmüş ve konu hakkında fazlasıyla yeterli istatistiki bilgiye sahip biri olarak söyleyebilirim ki alıcılardaki empati yoksunluğu ve yaptırmak istediği iş karşılığında alabileceği 'makul' hizmetin seviyesini ölçememe sebebiyle, tüm diğer toptancı ve üreticiler gibi bizlerde karşılığı para olan mesaimizi koruyabilmek adına uzun yıllar içinde pek çok önlem almak zorunda kaldık. Ben de işe başlarken 'bunlar nabıyo yeaaa' derken, yıllar içinde öğrendim li, doğru ya da yanlış şekilde, ama gerekli bir şey yapıyorlar...

    Satmanın bir adabı olduğu gibi, almanın da bir adabı var ancak inanın ki satma adabını bilen satıcılar, alma adabını bilmeyen alıcılardan çokca fazladır.
    Kişi / firma bazında yaşamış olabileceğiniz olumsuzlukları ve sorunları bir kenara bırakarak genel bir cevap veriyorum, en başta da söylediğim gibi elbette satıcıların yanlışlarına maruz kalmış olabilirsiniz fakat anlatım biçiminizden aslında genel sorunun bir parçası olduğunuzu sezinleyebiliyorum.

    Mesela; 'üreticiye kızdım üretici oldum' söylemini ele alalım. Öncelikle bu söylem şunu ifade ediyor, karşımdakinin tecrübelerini, ustalığını, geliştirilmiş becerilerini onbin ya da yüzbinlerce yatırımını hiçe saydım, 5 bin dolara ( ya da neyse) bir makine aldım ve ben de artık bir üreticiyim. Aslında değilsiniz ( sadece üretimin çok küçük bir parçasında hizmet vermeyi umut eden, deneyimsiz bir makine sahibisiniz) ama kendinize buna inandırıyorsunuz, o da tamam. Sonra yarın öbür gün bir müşteri sizle temas ediyor, tecrübesizliğinizle yanlış bilgilendirme ya da fiyat veriyorsunuz. Sonra bu müşteri bizle de temas ediyor, doğrusunu anlatıyoruz, sonra bu müşteri ama 'x' böyle dedi diyor, tekrar doğrusunu anlatıyoruz. Ama bu müşteri de sizin gibi davranıyor, sizin gibi konuşuyor. E biz de daha fazla anlatamıyoruz. En nihayetinde neydi bizim derdimiz ? Bereketli, iş yaptıracak müşteriler. Döngüyü fark ettiniz mi ?

    Ya da kartela istedim yazmışsınız, örneğin biz basic tişörtler için farklı kumaş kalitelerinde, her bir kumaş tipi için onlarca olmak üzere renk sunabiliyoruz, bir sürü kartelamız var.

    Ya çok özür dilerim, bunları yazmak için harcadığım vakte bile üzülüyorum, yarıda kesip devam edemeyeceğim. Çünkü yine malesef biliyorum ki 3-5 paragrafla bu sorunun çözümüne kayda değer bir katkıda bulunamayacağım. Bunları da silmek istemedim yazık olmasın diye ama işin özetini söyleyeyim;

    Eğer yeni bir tedarikçiyle görüşüyorsanız, bu tedarikçi size satış öncesi hizmet aşamasında belirli bir yere kadar vakit (nakit) harcayabilir. Eğer harcatacağınız vaktin, kazandıracağınız nakitten daha fazla olduğunu tespit ederse, size yardımcı olamaz. Ana gayesi para kazanmak olan bu kişi / firma, riskini yönetmelidir. Kırmızı bayrakları aça aça ön hizmet talep eder, ya da tedarikçinizin çalışma şekline saygı göstermeyerek özel muamele talep ederseniz, en esnafından en kurumsalına kadar geleceğiniz nokta aynıdır.

    İnanın profesyoneller, sizi dükkandan içeri girdiğiniz anda ya da telefonda 'merhaba' dediğiniz anda sizi %99 doğru profilleyecek tecrübeye sahiplerdir, o yüzden iş odaklı konuşun, ilgi görmek için rol yapmayı, muamele beklemeyi, karşınızdaki kişileri kişisel olarak değerlendirmeleri bırakın, oyun ya da dedikodu değil, iş dünyasındasınız.

    İstediğim kadar detaylı anlatamadım (vakit), ne kadar geçer bu yazıyla anlatmak istediklerim bilemiyorum, umarım yanlış anlaşılmam, kimse kişisel de almasın söylediklerimi fakat alıcı tarafı olarak bu yakınmalar yerine biraz daha empati yapmaya ve doğru kişi/firmalarla çalışmaya gayret gösterirseniz, bunun aynı zamanda biraz daha fazla ödemek olduğunu da anlarsanız, çok daha iyi sonuçlar elde edebileceğinizi düşünmekteyim.

    herkese bereketli, iyi çalışmalar.
    Hocam genelleme yaparak konuştuğunuzu anlayabiliyorum ama benim durumumda varsayımlarınızın çoğunu haklı bulamıyorum.. Bakınız ben bugüne kadar birbirinden değişik onlarca toptancıdan mal çekmişimdir hata da çekiyorum. Samimiyetimle söylüyorum tek bir siparişmin sıfır defo ile teslim edildiğine denk gelmedim içinde kesinlikle birkaç defolu ürün oluyor. Mecburen değiştiriyoruz ama değiştirincede sanki sülalerine sövmüşüm gibi davranıyorlar. Arkadaşım uğraşmak itemiyorsan bunlarla işini doğru dürüst yapacaksın müşteriye defolu ürün göndermeyceksin. Toptancılardaki bu tüketici hakları bize sökmez psikolojisine anlam veremiyorum ben nasıl kendi müşterime sorumlu isem toptancıda bana karşı sorumlu oda ürünü bana sorunsuz defosuz etsiksiz teslim etmek zorunda ama edemiyorlar işte. Samimiyetimle söylüyorum tek bir sipariş bile görmedim sorunsuz teslim edilen. İmalata gelince evet t-shirt imalatı konusunda artık hiçbir üretici ile çalışmıyorum çünkü kendi t-shitlerimi artık kendim üretiyorum. Kolay olmadı evet modeliste kalıplarını çizdirip doğru kumaşı bulup doğru işçilikle öğrettirmek yazmak kadar basit olmuyor.

    Senin yazdıklarından benim anladığım şu yağlı müşteri olsun, bir seferde güzel sipariş versin, defolu vs uğraştırmasın olur o kadar diyip geçsin paramıza bakalım. Belki kastın bu değildir ama verdiği hissiyat bu. Yeri gelmişken de söyleyeyim bugüne kadar tek bir müşterime tek bir defolu ürün göndermiş değilim.. Stoğuma giren A'dan Z'ye her ürün bu konuda titizlikle kontrol edilir. Ya da başka bir konuda da müşterime herhangi bir sorun çıkarmış değilim..

    Her ne kadar öyle olmasada diyelim ki sizin dediğiniz gibi çalışmak istenmeyevek profilde biri olmuş olayım o zaman bunun yolu da önce her şeye tamam tamam diyip sonra liseli trip atan kız gibi telefonlara çıkmamak olamaz. Ne kadar eğip büküp anlam yada sebep yüklemeye çalışırsak çalışalım sonuç değişmez. Parasını alıyorsan o ürünü eksiksiz, defosuz teslim edeceksin bu kadar basit. Çalışmak istemiyorsanda çalışmayacaksın ergen tripleri atmayacaksın.
  • 12-10-2024, 21:26:10
    #25
    Ticaretin içinde kaçmak yok, olmamalı da zaten. Çözüm bulan, çözüm üreten, ihtiyaca ve talebe göre hareket eden insanlar başarılı oluyor, başarılı olmaya devam ediyorlar. Bundan dolayı iyisini bulamıyorsan aramaya, arayarak bulmaya devam etmeli insan. Eninde sonunda " en iyisine " ulaşmak zorunda kalacaksınız zaten.
  • 13-10-2024, 10:26:59
    #26
    zekikaynak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam genelleme yaparak konuştuğunuzu anlayabiliyorum ama benim durumumda varsayımlarınızın çoğunu haklı bulamıyorum.. Bakınız ben bugüne kadar birbirinden değişik onlarca toptancıdan mal çekmişimdir hata da çekiyorum. Samimiyetimle söylüyorum tek bir siparişmin sıfır defo ile teslim edildiğine denk gelmedim içinde kesinlikle birkaç defolu ürün oluyor. Mecburen değiştiriyoruz ama değiştirincede sanki sülalerine sövmüşüm gibi davranıyorlar. Arkadaşım uğraşmak itemiyorsan bunlarla işini doğru dürüst yapacaksın müşteriye defolu ürün göndermeyceksin. Toptancılardaki bu tüketici hakları bize sökmez psikolojisine anlam veremiyorum ben nasıl kendi müşterime sorumlu isem toptancıda bana karşı sorumlu oda ürünü bana sorunsuz defosuz etsiksiz teslim etmek zorunda ama edemiyorlar işte. Samimiyetimle söylüyorum tek bir sipariş bile görmedim sorunsuz teslim edilen. İmalata gelince evet t-shirt imalatı konusunda artık hiçbir üretici ile çalışmıyorum çünkü kendi t-shitlerimi artık kendim üretiyorum. Kolay olmadı evet modeliste kalıplarını çizdirip doğru kumaşı bulup doğru işçilikle öğrettirmek yazmak kadar basit olmuyor.

    Senin yazdıklarından benim anladığım şu yağlı müşteri olsun, bir seferde güzel sipariş versin, defolu vs uğraştırmasın olur o kadar diyip geçsin paramıza bakalım. Belki kastın bu değildir ama verdiği hissiyat bu. Yeri gelmişken de söyleyeyim bugüne kadar tek bir müşterime tek bir defolu ürün göndermiş değilim.. Stoğuma giren A'dan Z'ye her ürün bu konuda titizlikle kontrol edilir. Ya da başka bir konuda da müşterime herhangi bir sorun çıkarmış değilim..

    Her ne kadar öyle olmasada diyelim ki sizin dediğiniz gibi çalışmak istenmeyevek profilde biri olmuş olayım o zaman bunun yolu da önce her şeye tamam tamam diyip sonra liseli trip atan kız gibi telefonlara çıkmamak olamaz. Ne kadar eğip büküp anlam yada sebep yüklemeye çalışırsak çalışalım sonuç değişmez. Parasını alıyorsan o ürünü eksiksiz, defosuz teslim edeceksin bu kadar basit. Çalışmak istemiyorsanda çalışmayacaksın ergen tripleri atmayacaksın.
    Dediğiniz gibi genelleme ile yazmak istedim, lütfen üzerinize alınmayın ama yardımcı olabilmek adına kısa paslarla bu mesajınıza cevap vereyim.

    * İçinden defo çıkmayan siparişim olmadı diyorsunuz; satıcınız size defo oranını bildirmediyse hatalı, 'profesyonel alıcı' olarak siz de sorabilirsiniz. Özellikle 'ucuz' ürün alıyorsanız defo oranı artar. Dünya üzerinde üretiminde insan elinin dahil olduğu, hatasız üretim yoktur, sadece oranı vardır. Bu oranlar dahilinde işletmeler operasyon sürdürür.

    * Yine defolu ürünün sorumluluğu ve çıktığı takdirde ne yapılacağı baştan konuşulur.

    * Kalan paragraflarınızda kişisel kötü tecrübeleriniz sonucunda biriktirdiğiniz öfke ve kin ile yanlış çıkarımlarda bulunmuşsunuz. Herkes, küçük/büyük fark etmeksizin 'bereketli' müşteri ister. Yine toptancı / üretici perspektifinden, aylık üretim adedinin %1 inin kapsamayan müşteri, kapıdan içeri küçük dağları ben yarattım nidalarıyla girdiğinde, yağlı olmadığı için değil, bir önceki cevabımda ifade ettiğim gibi kazandıracağı nakit kaybettireceği vakitten daha az olduğu için 'özel' bir muamele görür, görmek zorundadır.

    * Telefona çıkmamak vb. onlar malesef ülkemizdeki genel etik ve iş ahlakı bilmezliğin yansıması. Ama bir de madalyonun öbür yüzü var, hiç düşündünüz mü ? 'Ucuz' ararken, 'ucuz' insan ya da 'firma'larla kontakt kurmuş olabilir misiniz ?

    Şahsınızın doğru yanlışlarını bilmem, ilgilenmiyorum da... Sadece istatistiksel bir bilgiye sahibim ve belki henüz tecrübesiz bazı alıcı adaylarına faydalı olabilmek adına yanıtladım. Daha gerçekçi, duru, sakin, iş yapma odaklı bakış açısı ile herkes daha hayırlı sonuçlar alacaktır.

    iyi çalışmalar dilerim
  • 13-10-2024, 12:29:14
    #27
    DorukUlgen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Biraz konuyu hortlatmak olacak ama arada bir meraktan girip bakıyorum, konuyu görünce bir iki kelam edeyim dedim.

    Toptancı ve üreticiler derdiniz ne diye başlık atmışsınız, toptancılar ve üreticiler adına bir tekstil üreticisi olarak cevap vereyim;

    Öncelikle yaşadığınız sorunları sıkıntıları çok iyi anlıyorum, büyük bir kısmında haklı da olabilirsiniz, detaylara girmeyeceğim çünkü görmediğiniz / bilmediğiniz çok (AMA ÇOK) şey var. Sorunun temelinde bir empati ve komünikasyon problemi yaratıyor, o yüzden gelip 'Derdiniz ne? ' diye soruyorsunuz, yanıtlayayım;

    Derdimiz bereketli şekilde iş yaptıracak müşterilerle tanışmak ve iş yapmak. Aslında çok basit ve temel bir derdimiz var. Ancak 'potansiyel' müşterilerin ya da kendilerini öyle sananların çoğunun derdi, tam olarak bizim derdimizle örtüşmüyor. Bugüne kadar 100 lerce 'iş yaptıracağını vaat eden' insanlarla görüşmüş ve konu hakkında fazlasıyla yeterli istatistiki bilgiye sahip biri olarak söyleyebilirim ki alıcılardaki empati yoksunluğu ve yaptırmak istediği iş karşılığında alabileceği 'makul' hizmetin seviyesini ölçememe sebebiyle, tüm diğer toptancı ve üreticiler gibi bizlerde karşılığı para olan mesaimizi koruyabilmek adına uzun yıllar içinde pek çok önlem almak zorunda kaldık. Ben de işe başlarken 'bunlar nabıyo yeaaa' derken, yıllar içinde öğrendim li, doğru ya da yanlış şekilde, ama gerekli bir şey yapıyorlar...

    Satmanın bir adabı olduğu gibi, almanın da bir adabı var ancak inanın ki satma adabını bilen satıcılar, alma adabını bilmeyen alıcılardan çokca fazladır.
    Kişi / firma bazında yaşamış olabileceğiniz olumsuzlukları ve sorunları bir kenara bırakarak genel bir cevap veriyorum, en başta da söylediğim gibi elbette satıcıların yanlışlarına maruz kalmış olabilirsiniz fakat anlatım biçiminizden aslında genel sorunun bir parçası olduğunuzu sezinleyebiliyorum.

    Mesela; 'üreticiye kızdım üretici oldum' söylemini ele alalım. Öncelikle bu söylem şunu ifade ediyor, karşımdakinin tecrübelerini, ustalığını, geliştirilmiş becerilerini onbin ya da yüzbinlerce yatırımını hiçe saydım, 5 bin dolara ( ya da neyse) bir makine aldım ve ben de artık bir üreticiyim. Aslında değilsiniz ( sadece üretimin çok küçük bir parçasında hizmet vermeyi umut eden, deneyimsiz bir makine sahibisiniz) ama kendinize buna inandırıyorsunuz, o da tamam. Sonra yarın öbür gün bir müşteri sizle temas ediyor, tecrübesizliğinizle yanlış bilgilendirme ya da fiyat veriyorsunuz. Sonra bu müşteri bizle de temas ediyor, doğrusunu anlatıyoruz, sonra bu müşteri ama 'x' böyle dedi diyor, tekrar doğrusunu anlatıyoruz. Ama bu müşteri de sizin gibi davranıyor, sizin gibi konuşuyor. E biz de daha fazla anlatamıyoruz. En nihayetinde neydi bizim derdimiz ? Bereketli, iş yaptıracak müşteriler. Döngüyü fark ettiniz mi ?

    Ya da kartela istedim yazmışsınız, örneğin biz basic tişörtler için farklı kumaş kalitelerinde, her bir kumaş tipi için onlarca olmak üzere renk sunabiliyoruz, bir sürü kartelamız var.

    Ya çok özür dilerim, bunları yazmak için harcadığım vakte bile üzülüyorum, yarıda kesip devam edemeyeceğim. Çünkü yine malesef biliyorum ki 3-5 paragrafla bu sorunun çözümüne kayda değer bir katkıda bulunamayacağım. Bunları da silmek istemedim yazık olmasın diye ama işin özetini söyleyeyim;

    Eğer yeni bir tedarikçiyle görüşüyorsanız, bu tedarikçi size satış öncesi hizmet aşamasında belirli bir yere kadar vakit (nakit) harcayabilir. Eğer harcatacağınız vaktin, kazandıracağınız nakitten daha fazla olduğunu tespit ederse, size yardımcı olamaz. Ana gayesi para kazanmak olan bu kişi / firma, riskini yönetmelidir. Kırmızı bayrakları aça aça ön hizmet talep eder, ya da tedarikçinizin çalışma şekline saygı göstermeyerek özel muamele talep ederseniz, en esnafından en kurumsalına kadar geleceğiniz nokta aynıdır.

    İnanın profesyoneller, sizi dükkandan içeri girdiğiniz anda ya da telefonda 'merhaba' dediğiniz anda sizi %99 doğru profilleyecek tecrübeye sahiplerdir, o yüzden iş odaklı konuşun, ilgi görmek için rol yapmayı, muamele beklemeyi, karşınızdaki kişileri kişisel olarak değerlendirmeleri bırakın, oyun ya da dedikodu değil, iş dünyasındasınız.

    İstediğim kadar detaylı anlatamadım (vakit), ne kadar geçer bu yazıyla anlatmak istediklerim bilemiyorum, umarım yanlış anlaşılmam, kimse kişisel de almasın söylediklerimi fakat alıcı tarafı olarak bu yakınmalar yerine biraz daha empati yapmaya ve doğru kişi/firmalarla çalışmaya gayret gösterirseniz, bunun aynı zamanda biraz daha fazla ödemek olduğunu da anlarsanız, çok daha iyi sonuçlar elde edebileceğinizi düşünmekteyim.

    herkese bereketli, iyi çalışmalar.
    Hocam sen sadece kendi açından bakmışsın bir üretici olarak.
    Piyasa da ciddi olmayan bir çok alıcı olabilir ama bunun sebebi bir nevi üretici ve toptancılar oluyor.
    Ticaret yapıyorsan gelen her müşteri ile ilgilenmek zorundasın.
    İlgi alaka göstermediğin, cevap vermeye tenezzül etmediğin müşteri tabii ki senden alışveriş yapmaz.
    Sonra ciddi alıcı değiller oluyor.
    İlla ki üretici olmaya gerek yok, bir mağaza da tezgahtar da olsanız her gelip soru soran kişi o ürünü satın almıyor.
    Ne kadar iyi pazarlama yaparsanız, ne kadar çok ilgilenirseniz o kadar çok potansiyel alıcıya ulaşırsınız.
    Eğer satmaya da niyetin yoksa kimseyi arkandan koşturma lüksüne sahip değilsin.
    Telefon açtığında kusura bakmayın sizinle çalışamayacağız dersin olur biter.
    Hiç tahmin etmediğin ihtimal vermediğin bir adam bir tır mal alabilir.