• 11-01-2024, 00:30:39
    #1
    bazen uzun uzun yazasın gelir. Yazarsın ama göndermezsin silersin. Sonra durup düşünürsün. Bir süre kulağında çalan o parçanın her tınısı ve her tonuna gider aklın. Bazen uyursun bazen de vücudun pes eder ve uyuya kalırsın. Sabah uyandığında ne olduğunu anlamayıp günün işlerine başlarsın. Arada gelir o gecenin sıkıntıları ama iş vardır ve sıkıla sıkıla yaparsın ve sonra akşam olur. Bu böyle devam eder.

    Bazen durup düşünüyorum. Ne için çabalıyoruz. Sevdiklerimiz için mi, yoksa yaşamaya devam edebilmek için mi? yaşayınca ne olacak ki hem basitçe düşününce neredeyse her gün aynı geçiyor. Belki izleyenler vardır truman show gibi bir hayat bence hayat değildir.

    Yazasım geldi. Çoğu zaman böyle şeyleri düşünüyorum. Bu yüzden çoğu zaman düşünmemi engelleyecek şeyler dinlemeye çalışırım.

    sevgilerle...


    https://open.spotify.com/intl-tr/tra...bfb6e0802f441e
  • 11-01-2024, 00:34:42
    #2
    Tam bunu izlerken konunuza denk geldim 😂
  • 11-01-2024, 00:38:25
    #3
    hımmm
  • 11-01-2024, 00:38:45
    #4
    escapist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tam bunu izlerken konunuza denk geldim 😂
    seçim olayından sonra ben
    https://youtu.be/kWCJdCYElKQ?si=Q6PGFmyit_E-JQSc&t=37
  • 11-01-2024, 00:39:01
    #5
    https://www.youtube.com/watch?v=S-ZRggRRFN0
    en güzel cevap
  • 11-01-2024, 00:42:20
    #6
    Asmus1990 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sardı listeme eklicem.
  • 11-01-2024, 00:43:06
    #7
    Selam olsun,

    Sağlıklı bir zihne ve aklını kullanan herkesin girip çıktığı mevzular.
    Yaşam sabit hızdı ve istikamette yaşanmıyor.
    İnişler çıkışlar olduğu kadar sıkıcı, manasız, anlamsız zamanlar yaşanabiliyor tıpkı eğlenceli, mutlu ve yaşamın amacı budur denilen zamanlar gibi.

    İşin sıkıcı kısmı filmden devam edersek bu yaşananların film olduğunu idrak ettiğinde başlıyor ama sadece başlıyor.
    Yaşamı ne kadar kısıtlı bir alana sıkıştırdığımızı fark edince başlayan bu sıkıntı ve keyifsiz haller kendimizi bu sıkışmışlıktan çıkartacak yollar bulmamızla çok daha keyifli bir hale geliyor.

    Benim için işin özü yaşamak için ya da birileri için yaşamak gibi sıkıştırmalardan kaçınmak lazım.
    Sergen Yalçın gibi top ayağına geldiğinde yeteneğinle yapacağın şey kendiliğinden oluveriyor.
    Bizim yeteneğimiz düşünmek, okumak ve kendimizi geliştirmek.
    Ne kadar donanımlı olursak düşünce olarak özgürleşmeye başlıyor ve sıkışmışlıktan kurtuluyoruz.
    Hayatın anlamı olmak zorunda değil, birileri için yaşamak durumunda değiliz ya da mutlu ve keyifli bir hayat sürmek için nedenler aramaktan vaz geçebiliriz.

    Benim kendimce aydınlanmam çok kısaca bu şekilde başlamıştı.
    Şimdi aydınlığım diyemem hala yıllardır başlangıç aşamasındayım

    Kullandığımız kavramlar bile belirli felsefi akımlarım ya da kuramların sıkıştırmalarıyla oluşmuş ve bize sunulmuş.
    Sıyrılmak lazım insan sürüsünden.
  • 11-01-2024, 00:50:52
    #8
    serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Selam olsun,

    Sağlıklı bir zihne ve aklını kullanan herkesin girip çıktığı mevzular.
    Yaşam sabit hızdı ve istikamette yaşanmıyor.
    İnişler çıkışlar olduğu kadar sıkıcı, manasız, anlamsız zamanlar yaşanabiliyor tıpkı eğlenceli, mutlu ve yaşamın amacı budur denilen zamanlar gibi.

    İşin sıkıcı kısmı filmden devam edersek bu yaşananların film olduğunu idrak ettiğinde başlıyor ama sadece başlıyor.
    Yaşamı ne kadar kısıtlı bir alana sıkıştırdığımızı fark edince başlayan bu sıkıntı ve keyifsiz haller kendimizi bu sıkışmışlıktan çıkartacak yollar bulmamızla çok daha keyifli bir hale geliyor.

    Benim için işin özü yaşamak için ya da birileri için yaşamak gibi sıkıştırmalardan kaçınmak lazım.
    Sergen Yalçın gibi top ayağına geldiğinde yeteneğinle yapacağın şey kendiliğinden oluveriyor.
    Bizim yeteneğimiz düşünmek, okumak ve kendimizi geliştirmek.
    Ne kadar donanımlı olursak düşünce olarak özgürleşmeye başlıyor ve sıkışmışlıktan kurtuluyoruz.
    Hayatın anlamı olmak zorunda değil, birileri için yaşamak durumunda değiliz ya da mutlu ve keyifli bir hayat sürmek için nedenler aramaktan vaz geçebiliriz.

    Benim kendimce aydınlanmam çok kısaca bu şekilde başlamıştı.
    Şimdi aydınlığım diyemem hala yıllardır başlangıç aşamasındayım

    Kullandığımız kavramlar bile belirli felsefi akımlarım ya da kuramların sıkıştırmalarıyla oluşmuş ve bize sunulmuş.
    Sıyrılmak lazım insan sürüsünden.
    Eyvallah.

    insan icadı olan veya isanın yorumladığı her şey aslında bir bilinçaltı oluşturmak gibi birşey gibi bir anlama çıkıyor. Burada buna karşı yapılacak en büyük savunma öz farkındalık sanırım.

    Sonuçta bir bebek ilk doğduğunda neyin ona zarar vereceğini bilemediği gibi neyin onu üzüp mutlu edeceğini bilememesi gibi aslında her şey bilmekle başlıyor. O zaman en büyük yük, suç ve sorumluluk bilmek oluyor.
  • 11-01-2024, 01:04:48
    #9
    Alpsolist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eyvallah.

    insan icadı olan veya isanın yorumladığı her şey aslında bir bilinçaltı oluşturmak gibi birşey gibi bir anlama çıkıyor. Burada buna karşı yapılacak en büyük savunma öz farkındalık sanırım.

    Sonuçta bir bebek ilk doğduğunda neyin ona zarar vereceğini bilemediği gibi neyin onu üzüp mutlu edeceğini bilememesi gibi aslında her şey bilmekle başlıyor. O zaman en büyük yük, suç ve sorumluluk bilmek oluyor.
    Bir köpek ile insan arasındaki temel fark insanın öleceğini bilmesidir. Köpek bunu bilmez.
    Ben bu konuda insanın öleceğini bilmesini temele koyarım.

    Tüm can sıkan düşünlerimizin temelinde bu gerçek bulunur.
    Her günün tekrarını dert etmek bile öleceğimizi bildiğimizden zamanın israfına dayanır.
    Ne yaparsam yapayım öleceğim.
    Neyi başarırsam başarayım öleceğim ve anlamı kalmayacak.
    Sevmişim ya da sevmemişim ne fark eder son bulacak.

    Derinlere indiğimizde tüm bu anlam, mana, değer, kıymet ne diyorsak hepsinin altında ölüm gerçeği yatar.
    Annem ölecek, babam ölecek, ben öleceğim çocuğum ölecek.
    Direkt olmasa bile dolaylı yoldan tüm problemlerin altında eşelendiğinde bu neden çıkacaktır.

    İnsanın bunu aşacak ya da geçersiz kılacak şeyleri bulması gerekiyor ama bu kişilikle alakalıdır yani her kişi için farklı yollar doğru yol olacaktır.
    Biri + biri - yol olabilir. Kişiden kişiye iki yolda doğru yol olabilir.

    Kişisel olarak kendimizi ne kadar geliştirip "doğru düşünme ve sorgulamaları" yapabilirsek o kadar iyi bir hayat yaşayacağımızı düşünüyorum.
    İnsan beyninin aşamayacağı bir sorun yoktur.
    En aşılamayacak ölüm gibi belirli konuları ise sorun olmaktan çıkartabilecek kapasiteye sahiptir diye düşünürüm.