• 16-11-2023, 03:22:55
    #10
    backlinkmatik.com
    racnoss adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Efendim, yazmış olduğum yorumumda değindiğim nokta şuydu.

    Günümüzde bir topluluk içinde sayamayacağımız kadar çok farklılık olduğu için, insanlarda çevresel faktörlerin etkisinde çok fazla kaldığından, her insan her şeyi çok farklı algılayabiliyor.
    Ama işin derinine inersek, mutasyon ve anomaliler + birbirinden çok farklı çevresel faktörler olmadığı müddetçe herkes her uyaranı aynı şekilde algılıyor.

    Efendim, zaten günümüzdeki sıkıntıların ana kaynağı bu farklılıklardır. İnsanlar bir kilometrede bile çok uçuk farklılıklara maruz kalmasalar, sayısız şekillerde farklı algılamasalar?
    Bu sorunların hiçbirini yaşamazdık ve güzel bir yaşam sürerdik.

    Yani benim kırmızımla sizin kırmızınız aynı, fakat ikimizde farklı çevresel etmenlere maruz kaldığımız için, siz kırmızıya karşı daha fazla algıda seçicisinizdir.
    Çevresel faktörler ve uyaranlar, fiziki duyularınızı hiç tartışmasız etkiler.

    Aynı ortamda farklı uyaranlara maruz kalan sayısız insan, her şeyi sayısız şekillerde farklı algılayabilmektedir.

    hocam beynin gözden gelen sinyali ayni algiladigindan nasil bu kadar eminsiniz peki?

    bazi sorular vardir bilirsiniz,

    resimdeki at ileri mi yürüyor geri mi?
    resimdeki gomlek mavi mi yoksa pembe mi?

    bu kadar basit goruntuler de bile gözden gelen ayni uyarıyı farkli algiliyor beynimiz.

    bunu neden daha genel çerçevede yapıyor olmasin?

    kimimiz daha isabetli atislar yapar
    kimimizin muzik kulağı var
    kimimizin matematigi daha iyi


    halbu ki 5 duyu organimiz ayni kapasitede ayni sekilde algiliyor gördüğünü, duyduğunu, ancak beyin farklı isliyor ve farklı durumlarda algilarimiz degisiyor. bunu matematik ya da müzikte yaparken neden renklerde yapiyor olmasin?
  • 16-11-2023, 03:41:35
    #11
    Üyeliği durduruldu
    Efendim, öncelikle birazdan uykuya geçeceğim. Bu yüzden bir sonraki iletinizi göremeyebilirim, şimdiden özür dilerim.
    Yarın kahvaltıdan sonra bakarım, bir sonraki yazacağınız iletiye.

    Efendim, kalıtsal faktörler mutasyonlar ve anomoliler farklı çevresel etmenler olmadığı müddetçe ( Renk körlüğü örneğiniz buna dahildir ) herkes her şeyi aynı algılar.
    Efendim çevresel faktörler ve uyaranlar, sizin algınızı doğumunuzdan ölümünüze kadar sürekli etkilediği için, aynı ortamda olsanız dahi birbirinden oldukça farklı uyaranlara ve etmenlere, hem öncesinde hem de o an maruz kaldığınız için, farklı algılara ve düşüncelere kapılırsınız, farklı farklı eğilimler sergilersiniz.

    Efendim, algıda seçicisinizdir öncesinde yaşadığınız travmalar ve maruz kaldığınız davranış/eylem, belirli uyaranlara ve çevresel faktörlere karşı daha seçici olmanızı sağlar.
    Efendim sizin tabirinizle beynin farklı işlemesinin nedeni, beyinlerin farklı olması değil.

    O beyinlerin aynı ortamda öncesinde ve o an ve sonrasında, farklı uyaranlara maruz kalmasıdır sürekli.
    Daha öncesinde edinilen deneyimler ve gözlemler + izlenimler, sonrasında algınızı şekillendirir.

    Lakin her insan aynı uyaranlara maruz kalsa, aynı çevresel etmenlere maruz kalsa aynı şekillerde algılarlar.
    Günümüzde buna imkan verilmediği için, herkes her şeyi farklı algılamaktadır.

    Bu yüzden medeniyetimizin her köşesinde, bitmek bilmeyen savaşlar vardır. Efendim, farklılıklar bizlerin bencillikleridir.
    Bu da bizim algımızdan kaynaklanmaktadır.

    @SEOmuhendisi; efendim söz verdiğim gibi geldim, bilginiz olsun.

    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam beynin gözden gelen sinyali ayni algiladigindan nasil bu kadar eminsiniz peki?

    bazi sorular vardir bilirsiniz,

    resimdeki at ileri mi yürüyor geri mi?
    resimdeki gomlek mavi mi yoksa pembe mi?

    bu kadar basit goruntuler de bile gözden gelen ayni uyarıyı farkli algiliyor beynimiz.

    bunu neden daha genel çerçevede yapıyor olmasin?

    kimimiz daha isabetli atislar yapar
    kimimizin muzik kulağı var
    kimimizin matematigi daha iyi


    halbu ki 5 duyu organimiz ayni kapasitede ayni sekilde algiliyor gördüğünü, duyduğunu, ancak beyin farklı isliyor ve farklı durumlarda algilarimiz degisiyor. bunu matematik ya da müzikte yaparken neden renklerde yapiyor olmasin?
  • 16-11-2023, 22:03:24
    #12
    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    selamlar

    konu baltalamalik bir durum yok. bu konuyu ilk kez lisede biyoloji ogretmenim ile tartışmıştim, o zamandan bu zamana da acikcasi nokta koyulan bir tartismamiz olmadi kimseyle, felsefesi yok demissiniz, tam aksine pekala var.

    sizin örnekleriniz benim senaryondaki part1 e tekabül ediyor. evet insan gözü belirli bir frekansın disindaki renkleri göremez. bakın bu gözün islevi, renk körlüğü de keza beynin degil gözün kusuru.

    benim dedigim nokta ise, is gozde bittikten sonra, gozden gelen o sinyalin beyinde nasil yorumladığı, ve benlik dediğimiz, zihin dedigimiz, ne olduğunu tam bilmediğimiz şeye nasil gösterdiği.


    şimdi çilek kırmızı diyoruz degil mi. evet cilekten her insanin gözüne ayni frekans geliyor göz aynı şeyi aliyor ve beyne iletiyor. peki ya beyin?

    ayni müziği mozartin beyni ile benim beynim ayni islemiyor.

    ayni resme picasso ile ben bakiyorum, gozumuz ayni seyi aliyor, beynimiz farkli yorumluyor.

    ya kiraza sen bakarken benim gördüğüm maviyi goruyorsan? kiraza ikimiz de kirmizi diyoruz evet. cunku sen domateste de, kanda da, gülde de ayni frekansi aliyorsun ve beynin ayni sekilde algiliyor . dolayisyyla benim kirmizi dedigim hersey senin icin de kırmızı. ama kendi icimizde gördüğümüz renkler farkli.

    renk korlugundeki olayin, her insanin beynindeki algı surecinde oldugunu bir düşünün...

    benim kirmizimla senin kirmizin, aslinda farkli olabilir bunu diyorum. bunu da anlamanin ya da kesin yoktur demenin suan icin bir mumkunati yok saniyorum.
    Selam olsun,

    Bahsettiğiniz şey renkler değil sesler değil hatta bir şey değil.
    Beynimizin bunları yorumlaması. Bu farklı bir konu.

    Renk dediğimiz şey ışığın frekanslarıdır ve insan gözünün hangi frekansı hangi renkte göreceği bellidir.
    Sadece insanlar değil bilgisayar üzerinden merceklerle bu testler yapıldığında yine yeşil yeşil çıkar.
    Şekillerde bu bakış açısıyla farklı olabilir.
    Futbol topu yuvarlaktır benim yuvarlak olarak gördüğümü siz üçgen olarak gördüğünüzde top zıplamaz topa vurulduğunda üçgen köşelerden hızı ve rotası farklı olur ancak hepimiz biliyoruz ki futbol topunun gidişi, zıplaması ve hızı yuvarlak olduğunu bize gösterir. Topu hiç görmeden bu verilerle bu cismin yuvarlak olduğunu bulabiliriz. Renkleri aynı şekilde test edebiliyoruz.

    Frekans aralığında insanın biyolojik özellikleri ile hangi renkleri göreceğini matematik netlikte biliyoruz.
    Mesela kuşların bizden farklı renkleri yani frekansları gördüğünü biliyoruz. Kuş ile insan aynı şeye bakıp farklı renkler görebilir.

    Sizin bahsettiğinize gelirsek yani ikimizde bir resme bakarsak aynı şeyi görsek bile farklı yorumlarız meselesine.
    Bu zaten olağan akışa göre olması gerekendir. Aynı resmi görüp kendi bilgimiz, yetişme tarzımız, tecrübemizle farklı yorumlamalıyız.
    Burada olay aynı şeye bakmak değil, baktığın şeyi yorumlayacak beyni yetiştirmek.

    Yoldan geçen bir kadına baktığımda bir kadına bakmış olurum, çocuğu o kadına baktığında annesine bakmış olur ve bende hiç oluşmayan sevgi, vefa, minnet gibi bir çok duyguyu yaşar. Aynı şeye bakmak aynı şeyi düşünmeyi gerektirmez hatta bunun olmaması lazım gelir. İnsanların öncelikleri, duygusal öncelikleri, düşünsel öncelikleri farklı olur.