selamlar
konu baltalamalik bir durum yok. bu konuyu ilk kez lisede biyoloji ogretmenim ile tartışmıştim, o zamandan bu zamana da acikcasi nokta koyulan bir tartismamiz olmadi kimseyle, felsefesi yok demissiniz, tam aksine pekala var.
sizin örnekleriniz benim senaryondaki part1 e tekabül ediyor. evet insan gözü belirli bir frekansın disindaki renkleri göremez. bakın bu gözün islevi, renk körlüğü de keza beynin degil gözün kusuru.
benim dedigim nokta ise, is gozde bittikten sonra, gozden gelen o sinyalin beyinde nasil yorumladığı, ve benlik dediğimiz, zihin dedigimiz, ne olduğunu tam bilmediğimiz şeye nasil gösterdiği.
şimdi çilek kırmızı diyoruz degil mi. evet cilekten her insanin gözüne ayni frekans geliyor göz aynı şeyi aliyor ve beyne iletiyor. peki ya beyin?
ayni müziği mozartin beyni ile benim beynim ayni islemiyor.
ayni resme picasso ile ben bakiyorum, gozumuz ayni seyi aliyor, beynimiz farkli yorumluyor.
ya kiraza sen bakarken benim gördüğüm maviyi goruyorsan? kiraza ikimiz de kirmizi diyoruz evet. cunku sen domateste de, kanda da, gülde de ayni frekansi aliyorsun ve beynin ayni sekilde algiliyor . dolayisyyla benim kirmizi dedigim hersey senin icin de kırmızı. ama kendi icimizde gördüğümüz renkler farkli.
renk korlugundeki olayin, her insanin beynindeki algı surecinde oldugunu bir düşünün...
benim kirmizimla senin kirmizin, aslinda farkli olabilir bunu diyorum. bunu da anlamanin ya da kesin yoktur demenin suan icin bir mumkunati yok saniyorum.
Selam olsun,
Bahsettiğiniz şey renkler değil sesler değil hatta bir şey değil.
Beynimizin bunları yorumlaması. Bu farklı bir konu.
Renk dediğimiz şey ışığın frekanslarıdır ve insan gözünün hangi frekansı hangi renkte göreceği bellidir.
Sadece insanlar değil bilgisayar üzerinden merceklerle bu testler yapıldığında yine yeşil yeşil çıkar.
Şekillerde bu bakış açısıyla farklı olabilir.
Futbol topu yuvarlaktır benim yuvarlak olarak gördüğümü siz üçgen olarak gördüğünüzde top zıplamaz topa vurulduğunda üçgen köşelerden hızı ve rotası farklı olur ancak hepimiz biliyoruz ki futbol topunun gidişi, zıplaması ve hızı yuvarlak olduğunu bize gösterir. Topu hiç görmeden bu verilerle bu cismin yuvarlak olduğunu bulabiliriz. Renkleri aynı şekilde test edebiliyoruz.
Frekans aralığında insanın biyolojik özellikleri ile hangi renkleri göreceğini matematik netlikte biliyoruz.
Mesela kuşların bizden farklı renkleri yani frekansları gördüğünü biliyoruz. Kuş ile insan aynı şeye bakıp farklı renkler görebilir.
Sizin bahsettiğinize gelirsek yani ikimizde bir resme bakarsak aynı şeyi görsek bile farklı yorumlarız meselesine.
Bu zaten olağan akışa göre olması gerekendir. Aynı resmi görüp kendi bilgimiz, yetişme tarzımız, tecrübemizle farklı yorumlamalıyız.
Burada olay aynı şeye bakmak değil, baktığın şeyi yorumlayacak beyni yetiştirmek.
Yoldan geçen bir kadına baktığımda bir kadına bakmış olurum, çocuğu o kadına baktığında annesine bakmış olur ve bende hiç oluşmayan sevgi, vefa, minnet gibi bir çok duyguyu yaşar. Aynı şeye bakmak aynı şeyi düşünmeyi gerektirmez hatta bunun olmaması lazım gelir. İnsanların öncelikleri, duygusal öncelikleri, düşünsel öncelikleri farklı olur.