• 13-09-2023, 16:41:14
    #19
    backlinkmatik.com
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Üslup konusunda bu eleştiriyi hep alırım. Sebebi politik doğruculuğu sevmemem ve direk konuşmamdır.
    Senin için kırıcı olduysa kusura bakma. Sen bir alıntı yapmışsın soruda bir resim vardı.
    Eleştirim direk konuya para herşeydir yazması muhtemel kişiler içindi.
    Çünkü para ve bilginin aynı şey olduğunu bilmeyince aslında ikisinin de enerjinin farklı formu olduğunu bilmeyince insanlar kendilerine para hedefliyorlar.

    Son verdiğiniz örnekte de yine aynı hataya düştünüz.
    Paranın ne olduğundan önce bilginin ne olduğunu tanımlarsanız gücün para mı yoksa bilgi mi olduğu tartışması biter.
    Daha çok cevizi olanın neden daha çok cevizi vardır? Daha çok kaynağı olanın neden daha çok kaynağı vardır?
    Çünkü o cevizi daha iyi bulacak, daha kısa sürede toplayacak, daha uzun süre saklayacak, daha iyi savunacak ya da daha iyi çalacak bilgisi vardır.

    Yani kaynağa veya paraya bilgi olmadan erişmek mümkün değildir.
    Daha iyi avlamayı bilenin daha çok eti olur, daha iyi tarım bilenin daha çok buğdayı olur.
    Daha iyi organize olup daha iyi savaşan da kral olur bey olur şah olur bunları haraca keser, vergilendirir hepsinden zengin olur.
    Yani kaynağa ulaşmak için bilgiye ihtiyaç vardır.

    Her türlü beceri ve yetenek de bilginin içindedir.
    O yüzden kendine para yerine yetenek ve bilgi hedefleyen adamlar yeteri kadar bilgilendiklerinde yetenekli hale geldiklerinde bir şekilde paraya ulaşır.
    Ama hedefi para olanların bu hedef varması şans faktörüne bağlıdır.
    Üslubumdaki sert eleştiri de parayı hayatın amacı olarak gören arkadaşlar içindi.
    Çünkü para mı bilgi mi tartışılmaz bile.
    Para amaç değil bir araçtır. Belirli bir bilgi ve efor karşılığı birim zamanda edinilen bir kıymettir.
    Para gücün kaynağı değildir. Gücün sonucudur.
    Her bilgi paraya çevrilmez, para da her bilgiyi satın alamaz.
    Doğu anadolu kayaç yapısını bilen uzman bir jeolog zengin olamaz.
    Dubai şeyhi de 1000 tane jet savaş uçağı alır ama kimse ona bir jet motorunun yanma odasındaki süper alaşım metal teknolojisini satmaz.

    Son olarak ceviz örneğini tekrar açıklayayım.
    Kendi başına ceviz karın doyurur, enerji verir, besin sağlar.
    Paranın tek başına hiç bir vasfı yoktur, parayı değerli kılan şey bile bilgidir.
    Yani tüm insanlar paranın kıymetli bir takas aracı olduğu bilgisi üzerinde ittifak etmeseler paranın kendi başına hiç bir kıymeti yoktur.

    Para gücün kendisi değildir gücün sonucudur. Daha bilgili olanın biriktirdiği bir takas değeridir.
    Daha bilgili olan kazanır dediğimde bir profesörden fazla kazanan ilkokul mezununu göstermek bilginin ne olduğunu anlamamaktan kaynaklanır.

    Bir profesör çok dar bir alanda ticari bir katma değer üretmeyen bir bilgide uzmanlaşabilir.
    Ama ilkokul mezunu adam kapitalist ekonomi sisteminde tapuda kime ne kadar rüşvet verip boş arsaların sahiplerine ulaşacağını, bu arsa sahiplerini nasıl ikna edeceğini, belediyeden ruhsat almak için hangi vakıflara bağış yapacağını ve maliyetleri düşürmek için inşaatı hangi malzeme ile yapacağını bilir.

    Şimdi bir profesörün doğu anadolu kayaç yapıları hakkındaki bilgileri para getirmezken, ilkokul mezunu müteahhitin belediyeden kolayca ruhsat çıkarmak için nasıl dalavere yapacağını bilmesi ona büyük paralar kazandırır.
    Ama ikisi de bilgidir.

    Yani önemli olan bilgidir, burada tartışılması gereken paraya kolay ulaşmayı sağlayan bilgi ile paraya kolay ulaştırmayan bilginin karşılaştırılması olabilir.
    zamanında bir bölgede deniz kabugu çok değerliyken (adamlarda deniz kabugu görebilecekleri bir deniz yokmuş çünkü ve deniz kabuklarını para olarak kullanıyorlarmış), bu bölgedeki durumu keşfeden ve deniz kabugunun taştan farksız oldugu bir toplum, deniz kabugu değerli olan bu bölgeye kendileri için değersiz kabukları vererek, denge oturana kadar karşılıgında çok değerli erzak, araç, gereç vb. temin etmişler.

    bu hikayeyi anlatma nedenim, bahssettiğiniz ceviz neden var mevzusu. ceviz insanlık tarihi için düşünürsen bilgiden dolayı var evet, önce onun yenilebilir oldugunu ögrenip, sonra da çoğaltmayı öğrenmişiz. ancak anlattıgım hikayedeki o günün şartları için düşünürseniz, coğrafya kaderdirden, hatta aile, çevre kaderdirden dolayı var. aslında siz de aynı hataya düşüyorsunuz, hikayeyi tüm insanlık tarihine bakarak okuyorsunuz. bugün benim arsam bilgimden dolayı yok, babamdan kalmış ondan dolayı var. işte para mı bilgi mi burada devreye giriyor. ama o arsanın gidip de kökenine inerseniz onu bilmekten başlayacak hikaye. ama bu defa da kaynak yoksa o kaynagı bilip kullanacak bilgi de olmazdı argümanı doguyor. yani hiç cevizin olmasa, sen o cevizden para kazanmayı düşünemezsin, bilsen de o bilgi boş bilgi olur, önce cevizin olmalı gibi gibi...(tavuk yumurta) yani baktıgınız açıya bağlı, bilgi de sonuç olabilir. günümüzde, kaynağa bilgi olmadan erişebilmek pek ala mümkündür. siz artık et için avlanmıyorsunuz, gidip kasaptan alıyorsunuz. kasaba gidebilecek bilgidense, kasaptan alabilecek ekonomik güç daha önemli. yoksa eti, yol tarifini sabaha kadar bilin.

    yani siz burada insanlık bilmese hiç et olmazdı diyorsunuz. ben de diyorum ki paran yoksa o eti yiyemezsin. aynı mevzu yani, siz tüm türün tüm tarihi için yorumluyorsunuz, ben ise şuanı, ve bireysel olarak düşünüyorum. diyeceksiniz ki o para nereden geldi, onu da bilgi getiriyor. ben de derim ki o bilgi nereden geldi? o bilgi için en başta yaşamanız lazım, hastaysanız tedavi lazım, sizi yedirip içiriebilecekleri, büyütebilecekleri gıda için kaynak lazım, eğitimden geçmeniz lazım vs vs., su bile paraylayken, para olmadan da bilgi olmaz değil mi

    yetenek, beceri bilgi içindedir demişsiniz. o yeteneği geliştirmek de parayla. bugün istediğin kadar müzik yeteneğin olsun, enstrüman alacak ve ona vakit ayıracak ekonomik konforun yoksa yoksa o yeteneğin saklı kalır. ancak tam aksine, gram müzik yeteneği olmayan bir zengin çocugu en iyi hocalardan kursu alıp, parasız yetenekliden çok daha iyi çalabilir.

    aslında vermeyeceğim örnekleri verdim, bilerek verdim çünkü sizin uç noktanıza zıt bir uç noktadan baktım. yani para yoksa bilgi de yoktur. hep böyleydi, aristokratlara bakın, mucitlere bakın, hepsi en azından çok yüksek oranı konforlu yaşamış, ekonomik kaygısı olmayan insanlardı. bilgiyi onlar üretti, çok zeki oldukları için değil sadece, paraları oldugu için.

    bugün tesla değil edison konusuluyorsa da benzer sebeptendir.

    günümüzde uzayla ilgili edindiğimiz tüm becerileri yine buna kaynak ayırabilen ülkelere borçluyuz. beyin mi, bilgi mi? her yerde var. bugün temelde nasadaki bir uzay bilimcisi, farklı coğrafyalardakinden çok daha kapasiteli değil, ancak kendisine sunulan kaynaklardan ötürü daha iyi bir noktada. evet onu sağlayan şey bilgi, ama o bilgiyi sağlayan şey de kaynaklar.

    o kadar yazdım ama aslında böyle düşünmüyorum, sadece tartışabilmek adına, dediğim gibi size zıt bir kutuptan yazdım, şeytanın avukatlıgı yani yoksa sizinkiler de benim yazdıklarım kadar mantıklı geliyor


    aynı maddenin iki farklı formu diyelim peki. bugün çok bilenler mi, bilgisini para formuna dönüştürebiliyor? çok parası olanlar mı parayı bilgi formuna dönüştürebiliyor o zaman hangisi daha efektif bir form ortaya çıkacaktır.
  • 13-09-2023, 17:14:51
    #20
    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    zamanında bir bölgede deniz kabugu çok değerliyken (adamlarda deniz kabugu görebilecekleri bir deniz yokmuş çünkü ve deniz kabuklarını para olarak kullanıyorlarmış), bu bölgedeki durumu keşfeden ve deniz kabugunun taştan farksız oldugu bir toplum, deniz kabugu değerli olan bu bölgeye kendileri için değersiz kabukları vererek, denge oturana kadar karşılıgında çok değerli erzak, araç, gereç vb. temin etmişler.

    bu hikayeyi anlatma nedenim, bahssettiğiniz ceviz neden var mevzusu. ceviz insanlık tarihi için düşünürsen bilgiden dolayı var evet, önce onun yenilebilir oldugunu ögrenip, sonra da çoğaltmayı öğrenmişiz. ancak anlattıgım hikayedeki o günün şartları için düşünürseniz, coğrafya kaderdirden, hatta aile, çevre kaderdirden dolayı var. aslında siz de aynı hataya düşüyorsunuz, hikayeyi tüm insanlık tarihine bakarak okuyorsunuz. bugün benim arsam bilgimden dolayı yok, babamdan kalmış ondan dolayı var. işte para mı bilgi mi burada devreye giriyor. ama o arsanın gidip de kökenine inerseniz onu bilmekten başlayacak hikaye. ama bu defa da kaynak yoksa o kaynagı bilip kullanacak bilgi de olmazdı argümanı doguyor. yani hiç cevizin olmasa, sen o cevizden para kazanmayı düşünemezsin, bilsen de o bilgi boş bilgi olur, önce cevizin olmalı gibi gibi...(tavuk yumurta) yani baktıgınız açıya bağlı, bilgi de sonuç olabilir. günümüzde, kaynağa bilgi olmadan erişebilmek pek ala mümkündür. siz artık et için avlanmıyorsunuz, gidip kasaptan alıyorsunuz. kasaba gidebilecek bilgidense, kasaptan alabilecek ekonomik güç daha önemli. yoksa eti, yol tarifini sabaha kadar bilin.

    yani siz burada insanlık bilmese hiç et olmazdı diyorsunuz. ben de diyorum ki paran yoksa o eti yiyemezsin. aynı mevzu yani, siz tüm türün tüm tarihi için yorumluyorsunuz, ben ise şuanı, ve bireysel olarak düşünüyorum. diyeceksiniz ki o para nereden geldi, onu da bilgi getiriyor. ben de derim ki o bilgi nereden geldi? o bilgi için en başta yaşamanız lazım, hastaysanız tedavi lazım, sizi yedirip içiriebilecekleri, büyütebilecekleri gıda için kaynak lazım, eğitimden geçmeniz lazım vs vs., su bile paraylayken, para olmadan da bilgi olmaz değil mi

    yetenek, beceri bilgi içindedir demişsiniz. o yeteneği geliştirmek de parayla. bugün istediğin kadar müzik yeteneğin olsun, enstrüman alacak ve ona vakit ayıracak ekonomik konforun yoksa yoksa o yeteneğin saklı kalır. ancak tam aksine, gram müzik yeteneği olmayan bir zengin çocugu en iyi hocalardan kursu alıp, parasız yetenekliden çok daha iyi çalabilir.

    aslında vermeyeceğim örnekleri verdim, bilerek verdim çünkü sizin uç noktanıza zıt bir uç noktadan baktım. yani para yoksa bilgi de yoktur. hep böyleydi, aristokratlara bakın, mucitlere bakın, hepsi en azından çok yüksek oranı konforlu yaşamış, ekonomik kaygısı olmayan insanlardı. bilgiyi onlar üretti, çok zeki oldukları için değil sadece, paraları oldugu için.

    bugün tesla değil edison konusuluyorsa da benzer sebeptendir.

    günümüzde uzayla ilgili edindiğimiz tüm becerileri yine buna kaynak ayırabilen ülkelere borçluyuz. beyin mi, bilgi mi? her yerde var. bugün temelde nasadaki bir uzay bilimcisi, farklı coğrafyalardakinden çok daha kapasiteli değil, ancak kendisine sunulan kaynaklardan ötürü daha iyi bir noktada. evet onu sağlayan şey bilgi, ama o bilgiyi sağlayan şey de kaynaklar.

    o kadar yazdım ama aslında böyle düşünmüyorum, sadece tartışabilmek adına, dediğim gibi size zıt bir kutuptan yazdım, şeytanın avukatlıgı yani yoksa sizinkiler de benim yazdıklarım kadar mantıklı geliyor


    aynı maddenin iki farklı formu diyelim peki. bugün çok bilenler mi, bilgisini para formuna dönüştürebiliyor? çok parası olanlar mı parayı bilgi formuna dönüştürebiliyor o zaman hangisi daha efektif bir form ortaya çıkacaktır.

    İşi insanlık tarihinden almamın nedeni sizin düştüğünüz hataya düşmemek.
    Babandan kalan arsanız aslında yok.
    Size kalan o arsa değil, o arsanın size ait olduğuna dair Türkiye Devleti tapu kayıtlarındaki bir bilgi.
    Hatta özel mülkiyet denilen bir bilgi var.
    Bu özel mülkiyet bilgisini herkes biliyor ve bu bilgiyi doğru sayıyor ki dünya üzerindeki bir alanın sizin şahsınıza ait olduğu kabul ediliyor.
    Tıpkı paranın değerli olduğu bilgisinin herkes tarafından kabul edilmesi gibi.
    Yarın komünizm gelse ve özel mülkiyet kaldırıldı bilgisini alsanız sahip olduğunuz arsanın artık sahibi olmazsınız.
    Yani para ve mülk ile sahiplik ilişkiniz bile topluca kabul edilen bilgilere dayanıyor.

    Kısaca bilgi olmadan para da olmaz, sahiplik de olmaz.
    Biri özel mülkiyeti ortaya atmış, ticareti ortaya atmış, kapitalist ekonomi fikrini ortata atmış, liberal özgürlükeri ortaya atmış.
    Bunlar insanlık tarihinin başından beri var olan kavramlar bilgiler değil.
    O yüzden siz bugünden olaya baktığınızda olayı göremiyorsunuz, siz hep miras vardı, hep arsa sahipliği vardı, hep eğitim vardı sanıyorsunuz.
    O arsa babanıza dedenizden belki ona da kendi babasından kaldı.
    Ama biri o arsayı almak için tarım bilgisini kullandı ürettiği ekin ile o arsayı satın aldı.
    Ya da dedelerinizden biri çok uyanıktı köyün en çok miras kalacak kızını kaçırdı evlendi, o arsa nenelerinizden miras kaldı.
    Ama o arsayı mülkiyete geçirmek için bir bilgi bir beceri bir emek kullanıldı.
    Bu emeği sizin göstermemeniz o arsanın gökten inip sizin ailenize bağışlandığı anlamına gelmiyor.

    Bu arada su parayla değil.
    Doğada bedava bulunan tatlı su, filtrasyondan geçirilip, borular döşenip evinize kadar elektrikle çalışan pompalar tarafından pompalandığı için ücret ödüyorsunuz.
    Ya da şişelenip aşağınızdaki markete kadar getirildiği için paralı.
    Yani siz aslında parayı suya değil o suyun temiz bir şekilde yüzlerce km taşınım size ulaştırılmasına veriyorsunuz.
    O suyu filtreleme, klorlama, yollara boru döşeme, evlere tesisat döşeme işlerinin hepsi bilgi gerektiriyor.
    Yani yine parayı suya değil o bilginin ürettiği katma değere ödüyorsunuz.

    Amerika'da NASA'da çalışan bir uzay bilimcisinin sahip olduğu kaynakların nedeni de Amerika'nın sahip olduğu bilim ve bilgi.
    Benim bu işi tarihsel olarak değerlendirmemin nedeni tam da bu.
    Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan meselesinin tarihine dönmezseniz ikisi de doğru gibi gelir.
    Oysa bir zamanlar tavuk diye bir hayvan yoktu ve her yumurtadan evrim geçire geçire çıkarak tavuk haline geldi.
    Yani tavuk yumurtadan çıkar. Çünkü yumurtlamanın tarihi tavuğun tarihinden eskidir.
    Aynı şey Amerika için geçerli.
    Neden Amerika bu kadar büyümüş?
    Neden Amerika İngiltere ve Fransa kolonisiyken bağımsızlığı kazanıp hızla Avrupa'dan büyük bir güç haline gelmiş?

    Çünkü orada bağımsızlık bildirgesi ile Avrupa'nın değişmeye dirençli muhafazakar sisteminden daha ileri bir sistem kurulmuş.
    Adamlar zengin oldukları için daha iyi bir sistem kurmamışlar.
    Daha iyi bir sistem kurdukları için sanayide üretimde bilimde ilerlemişler.

    Yani sen sistemini doğru verimli bilgi üzerine kurarsan zenginleşiyorsun.
    Adamlar eyalet sistemi kurmuşlar, biz anlayamıyoruz ama Amerika aslında 50 farklı ülkeden oluşuyor.
    Hepsinin ceza yasalarından tut vergi yasalarına kadar bir sürü farkları var.
    Silikon vadisi ve tüm bilişim sektörü Kaliforniyada, otomobil sektörü Michigan da, çelik endüstrisi indianada.

    Yani sen diyorsun ki bu adamlar paraları olduğu için bilgiye erişiyorlar.
    Ben de diyorum ki bugünü geç ve tarihsel olarak yukarıdan bak.
    O zaman anlarsın adamların zenginleşmesinin sebebi zaten bilgi sahibi olmaları.

    Çok uzatmayayım.
    Daha yakın tarihten örnek vereyim.
    1950'de Kore'ye asker gönderdiğimizde karşımızda bizim kadar fakir bir tarım ülkesi vardı.
    Bugün Güney Kore'nin sahip olduğu teknolojinin ve endüstrinin parayla alındığını mı iddia edeceksin?
    Yani sen önce bilgiye ulaşırsın, o bilgi seni dünyanın zengin ülkeleri arasına sokar.
    Ama Arabistan gibi, Katar gibi, Kuveyt gibi paranın bol olduğu hangi ülkede bilim ve bilgi üretildiğine şahit oldun?
  • 13-09-2023, 17:31:04
    #21
    Dünya'da insanı tatmin edecek kadar para / güç ya da bilgelik yoktur.

    O yüzden boş konu kanaatindeyim.
  • 13-09-2023, 18:27:05
    #22
    backlinkmatik.com
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İşi insanlık tarihinden almamın nedeni sizin düştüğünüz hataya düşmemek.
    Babandan kalan arsanız aslında yok.
    Size kalan o arsa değil, o arsanın size ait olduğuna dair Türkiye Devleti tapu kayıtlarındaki bir bilgi.
    Hatta özel mülkiyet denilen bir bilgi var.
    Bu özel mülkiyet bilgisini herkes biliyor ve bu bilgiyi doğru sayıyor ki dünya üzerindeki bir alanın sizin şahsınıza ait olduğu kabul ediliyor.
    Tıpkı paranın değerli olduğu bilgisinin herkes tarafından kabul edilmesi gibi.
    Yarın komünizm gelse ve özel mülkiyet kaldırıldı bilgisini alsanız sahip olduğunuz arsanın artık sahibi olmazsınız.
    Yani para ve mülk ile sahiplik ilişkiniz bile topluca kabul edilen bilgilere dayanıyor.

    Kısaca bilgi olmadan para da olmaz, sahiplik de olmaz.
    Biri özel mülkiyeti ortaya atmış, ticareti ortaya atmış, kapitalist ekonomi fikrini ortata atmış, liberal özgürlükeri ortaya atmış.
    Bunlar insanlık tarihinin başından beri var olan kavramlar bilgiler değil.
    O yüzden siz bugünden olaya baktığınızda olayı göremiyorsunuz, siz hep miras vardı, hep arsa sahipliği vardı, hep eğitim vardı sanıyorsunuz.
    O arsa babanıza dedenizden belki ona da kendi babasından kaldı.
    Ama biri o arsayı almak için tarım bilgisini kullandı ürettiği ekin ile o arsayı satın aldı.
    Ya da dedelerinizden biri çok uyanıktı köyün en çok miras kalacak kızını kaçırdı evlendi, o arsa nenelerinizden miras kaldı.
    Ama o arsayı mülkiyete geçirmek için bir bilgi bir beceri bir emek kullanıldı.
    Bu emeği sizin göstermemeniz o arsanın gökten inip sizin ailenize bağışlandığı anlamına gelmiyor.

    Bu arada su parayla değil.
    Doğada bedava bulunan tatlı su, filtrasyondan geçirilip, borular döşenip evinize kadar elektrikle çalışan pompalar tarafından pompalandığı için ücret ödüyorsunuz.
    Ya da şişelenip aşağınızdaki markete kadar getirildiği için paralı.
    Yani siz aslında parayı suya değil o suyun temiz bir şekilde yüzlerce km taşınım size ulaştırılmasına veriyorsunuz.
    O suyu filtreleme, klorlama, yollara boru döşeme, evlere tesisat döşeme işlerinin hepsi bilgi gerektiriyor.
    Yani yine parayı suya değil o bilginin ürettiği katma değere ödüyorsunuz.

    Amerika'da NASA'da çalışan bir uzay bilimcisinin sahip olduğu kaynakların nedeni de Amerika'nın sahip olduğu bilim ve bilgi.
    Benim bu işi tarihsel olarak değerlendirmemin nedeni tam da bu.
    Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan meselesinin tarihine dönmezseniz ikisi de doğru gibi gelir.
    Oysa bir zamanlar tavuk diye bir hayvan yoktu ve her yumurtadan evrim geçire geçire çıkarak tavuk haline geldi.
    Yani tavuk yumurtadan çıkar. Çünkü yumurtlamanın tarihi tavuğun tarihinden eskidir.
    Aynı şey Amerika için geçerli.
    Neden Amerika bu kadar büyümüş?
    Neden Amerika İngiltere ve Fransa kolonisiyken bağımsızlığı kazanıp hızla Avrupa'dan büyük bir güç haline gelmiş?

    Çünkü orada bağımsızlık bildirgesi ile Avrupa'nın değişmeye dirençli muhafazakar sisteminden daha ileri bir sistem kurulmuş.
    Adamlar zengin oldukları için daha iyi bir sistem kurmamışlar.
    Daha iyi bir sistem kurdukları için sanayide üretimde bilimde ilerlemişler.

    Yani sen sistemini doğru verimli bilgi üzerine kurarsan zenginleşiyorsun.
    Adamlar eyalet sistemi kurmuşlar, biz anlayamıyoruz ama Amerika aslında 50 farklı ülkeden oluşuyor.
    Hepsinin ceza yasalarından tut vergi yasalarına kadar bir sürü farkları var.
    Silikon vadisi ve tüm bilişim sektörü Kaliforniyada, otomobil sektörü Michigan da, çelik endüstrisi indianada.

    Yani sen diyorsun ki bu adamlar paraları olduğu için bilgiye erişiyorlar.
    Ben de diyorum ki bugünü geç ve tarihsel olarak yukarıdan bak.
    O zaman anlarsın adamların zenginleşmesinin sebebi zaten bilgi sahibi olmaları.

    Çok uzatmayayım.
    Daha yakın tarihten örnek vereyim.
    1950'de Kore'ye asker gönderdiğimizde karşımızda bizim kadar fakir bir tarım ülkesi vardı.
    Bugün Güney Kore'nin sahip olduğu teknolojinin ve endüstrinin parayla alındığını mı iddia edeceksin?
    Yani sen önce bilgiye ulaşırsın, o bilgi seni dünyanın zengin ülkeleri arasına sokar.
    Ama Arabistan gibi, Katar gibi, Kuveyt gibi paranın bol olduğu hangi ülkede bilim ve bilgi üretildiğine şahit oldun?

    sizi sizin silahınızla vuracağım =)

    bahsettiğiniz tapu vs, gibi dökümantasyon da, para kadar olmasa da insanlık tarihine göre çok yeni kavramlar hocam, zamanında bunların hiç bir değeri yoktu, gücü olan gidip kafasına göre kesip biçip konabiliyordu istediği yere.

    bilgi derken, aynı bilgiden de bahsetmiyoruz, siz kaynağın karşılıgında verilen sıfata, ünvana, aidiyata bilgi diyorsunuz.

    para mı bilgi mi? yani knowledge or money? burada bahsedilen bilgi bu değil ki.

    sizin örneğinizden gidelim yine:

    tapuyu bana neden veriyorlar? ya da ruhsatı, ya da başka birşeyi. o tapunun evveliyatını bildiğim için mi, yoksa o kaynak gücü bende oldugu için mi? ya da sıfır bir arsa almaktan bahsedelim.

    cebinizde hiç para olmadan o arsa alınabilir mi? (çalmazsanız, ya da paralı başka birisi hibe etmezse hayır)
    arsa konusunda hiç bilginiz olmadan o arsa alınabilir mi? (evet, parasını verir anlayan adamı kiralarsınız, sizin adınıza yatırım yapar)

    bu tartışmada bilgi denilen şey, sizin bahsettiğiniz evrak, aidiyat hafızası değil yani.... en basit anlatımıyla, teknik bilgi, bilim mi büyük güçtür, ekonomi mi? gibi. başka formu evet, ancak ortada biribib birine dönmesi daha efektif, bunu arıyoruz.

    Alıntı
    Bu arada su parayla değil.
    Doğada bedava bulunan tatlı su, filtrasyondan geçirilip, borular döşenip evinize kadar elektrikle çalışan pompalar tarafından pompalandığı için ücret ödüyorsunuz.
    Ya da şişelenip aşağınızdaki markete kadar getirildiği için paralı.
    Yani siz aslında parayı suya değil o suyun temiz bir şekilde yüzlerce km taşınım size ulaştırılmasına veriyorsunuz.
    O suyu filtreleme, klorlama, yollara boru döşeme, evlere tesisat döşeme işlerinin hepsi bilgi gerektiriyor.
    Yani yine parayı suya değil o bilginin ürettiği katma değere ödüyorsunuz.
    bu arada anlattıgınız şey, insanın en temel yaşam ihtiyacı olan suyu içmek için paranın gerektiği gerçeğini açıklamıyor. isterseniz suya değil içindeki hidrojen ve oksijene para veriyoruz diye organik kimya bilgisine girin hocam, farkettmez. en nihayetinde suyu parayla alıyorsunuz. su doğada bedava bulunmuyor. belki avcı toplayıcı zamanlarda, hatta sanayi devrimi sonrasında gelen kapitalist döneme kadar doğadaki suyu bedva kullanabiliyordunuz. buyrun istanbulun heryeri su kaynakları, hiç bir paranız olmadan, sadece bilginiz ile kullanın o suyu bedava hadi bakalım =) bunu yapacak bilgi var. su nasıl arındırılır, boru hatları için akışkanlar mekanğiği formülleri vs. her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. ama o suyu bedavadan kullanamazsınız paranız yoksa.


    Alıntı
    Amerika'da NASA'da çalışan bir uzay bilimcisinin sahip olduğu kaynakların nedeni de Amerika'nın sahip olduğu bilim ve bilgi.
    Benim bu işi tarihsel olarak değerlendirmemin nedeni tam da bu.
    Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan meselesinin tarihine dönmezseniz ikisi de doğru gibi gelir.
    Oysa bir zamanlar tavuk diye bir hayvan yoktu ve her yumurtadan evrim geçire geçire çıkarak tavuk haline geldi.
    Yani tavuk yumurtadan çıkar. Çünkü yumurtlamanın tarihi tavuğun tarihinden eskidir.
    Aynı şey Amerika için geçerli.
    Neden Amerika bu kadar büyümüş?
    Neden Amerika İngiltere ve Fransa kolonisiyken bağımsızlığı kazanıp hızla Avrupa'dan büyük bir güç haline gelmiş?
    hayır deği.,

    aynı kaynaklar. ispanyol, portekiz vb. denizciler kadar iyi bilgiye sahip osmanlı denizcileri de vardı. ancak bizim devletlimiz malesef o zamanlar keşiflere değil savaşmaya ayırdı kaynaklarını. başka sebepler de vardı tabi bu kadar yüzeysele inmek hata ama bu tartışma kapsamında bu yüzeyselleştirme yapılabilir. herneyse, kaynağını keşfe ayıranlar amerikayı keşfedip çok daha fazla kaynak sahibi oldu, sonra o kaynaklar ile zengin olup dünyanın 4 bir yanından bilim üretecek beyinleri aldı, kullandı, bilgiyi üretti.

    diyeceksiniz ki keşifler de bilgiyle yapıldı. ama aynı bilgideki osmanlı denizcileri yapamadı =) yazık oldu....

    Alıntı
    Çok uzatmayayım.
    Daha yakın tarihten örnek vereyim.
    1950'de Kore'ye asker gönderdiğimizde karşımızda bizim kadar fakir bir tarım ülkesi vardı.
    Bugün Güney Kore'nin sahip olduğu teknolojinin ve endüstrinin parayla alındığını mı iddia edeceksin?
    Yani sen önce bilgiye ulaşırsın, o bilgi seni dünyanın zengin ülkeleri arasına sokar.
    Ama Arabistan gibi, Katar gibi, Kuveyt gibi paranın bol olduğu hangi ülkede bilim ve bilgi üretildiğine şahit oldun?
    arabistan, kuveyt gibi ülkeler sizce bilim üretmek istemedikleri için mi üretemiyrolar =) isteseler dnyanın 4 bir yanından bilim adamlarını, ve talep edecekleri her türlü kaynakları getirtebilecek ve çok kısa sürede bilim dünyasında yerini alacak kaynakları zaten var ki. katarda bulundum, dubaiye gidip geldim, kafalarını az çok biliyorum. hatta orta asya türk devletleri de öyle, türkmenistan mesela inanılmaz zengin bir ülke normalde, 2 sene çalıştım orada bakmayın öyle fakir gibi yaşadıklarına.

    bunlar bilinçli politikadır, zira o ülkenin kaynaklarına çöreklenmiş otoritelerin işine gelmez oraya bilgiyi getirmek. isteseler getitirler. katarda yok mu çok zeki, deha bilgili araştırmış insanlar. var. ama abdye gitmediği sürece bir cacık yapamıyor, neden mi? çok basit, bilgisi para olmadan bir anlam ifade etmiyor. istediği kadar gecelerini gündüzünü kütüphanede geçirsin, okusun öğrensin bilgili olsun, sıradan bir öğretmen ya da devlet memurlugunun ötesine gidemez. o bilgi ancak bir kaynak varsa işe yarar.

    parası olan bilgiyi ayagına getirir ama, bilgisi olan kaynagı ayagına getiremiyor. başka örnek vereyim en yakından:

    r10 a bakınız, burada deli dehşet yazılım veya grafik tasarım ya da alanında çok iyi bilgisi olanlar var. ancak 30 pclik bir sistem kuracak paraları olmadıgı için knight online tayfa kadar para kazanamıyor. bu örnek arttırılabilir. ama parası olan adam hiç bilmese dahi yazılım, grafik vsç ihtiyaçlarında parası neyse verip yaptırıyor.

    kore dediniz ya, evet, atatürk zamanı türkiyesi de bunu yaptı. ülkenin kaynaklarını, bilgiyi değerleştirmeye ayırdı. katar gibi kaynakları farklı şeylere de yatırabilirdlerdi, o zaman mevcut bilgi bir işe yaramaz, gelişemezdi. iki ülkede dünyaya kaç tane bilim insanı yolladı gidip yetişip öğrenmeleri için mesela, kaynak olmadan bu nasıl yapılabilidir? güney kore de bir devlet sonuçta, bir kaynagı var ve o kaynagı doğru ata oynadı o zamanın şartlarında. kısacası kaynak yaratmak için kaynak kullandı, kaynağğı yaratacak bilgiye de kaynakla ulaştı.

    buraya kadar şeytanın avuaktlıgını yaptım.


    aslında pek çok arkadaş gibi, ben de yerine göre önemli oldugunu düşünüyorum, ve de yine sizin gibi, ikisinin birbirinin bir formu oldugunu. örneğin düşmanına göre çok daha az askeri ve silah kaynagı ile, akıllı bir komutan savaş kazanabilir, çok daha kısıtlı imkanlarla bir proje müdürü, aynı işi daha erken bitirebilir.

    mesela elon musk gibi bir uçuk kaçık dahi çıkar, nasanın yanında cücük kadar bütçe ile kısa sürede nasanın yapamadıgı işleri başarabilir gibi gibi.

    çünkü kaynaktan (paradan) olan eksikliğini kaynagın farklı bir formu olan bilgi ile fazlasıyla doldurmuştur bu örnekler

    evet benim düşüncem buydu

    teşekkürler
  • 13-09-2023, 18:48:13
    #24
    backlinkmatik.com

    haha yemin ederim konuyu acarken bu sahne aklima geldi
  • 13-09-2023, 19:23:10
    #25
    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sizi sizin silahınızla vuracağım =)

    bahsettiğiniz tapu vs, gibi dökümantasyon da, para kadar olmasa da insanlık tarihine göre çok yeni kavramlar hocam, zamanında bunların hiç bir değeri yoktu, gücü olan gidip kafasına göre kesip biçip konabiliyordu istediği yere.

    bilgi derken, aynı bilgiden de bahsetmiyoruz, siz kaynağın karşılıgında verilen sıfata, ünvana, aidiyata bilgi diyorsunuz.

    para mı bilgi mi? yani knowledge or money? burada bahsedilen bilgi bu değil ki.

    sizin örneğinizden gidelim yine:

    tapuyu bana neden veriyorlar? ya da ruhsatı, ya da başka birşeyi. o tapunun evveliyatını bildiğim için mi, yoksa o kaynak gücü bende oldugu için mi? ya da sıfır bir arsa almaktan bahsedelim.

    cebinizde hiç para olmadan o arsa alınabilir mi? (çalmazsanız, ya da paralı başka birisi hibe etmezse hayır)
    arsa konusunda hiç bilginiz olmadan o arsa alınabilir mi? (evet, parasını verir anlayan adamı kiralarsınız, sizin adınıza yatırım yapar)

    bu tartışmada bilgi denilen şey, sizin bahsettiğiniz evrak, aidiyat hafızası değil yani.... en basit anlatımıyla, teknik bilgi, bilim mi büyük güçtür, ekonomi mi? gibi. başka formu evet, ancak ortada biribib birine dönmesi daha efektif, bunu arıyoruz.


    bu arada anlattıgınız şey, insanın en temel yaşam ihtiyacı olan suyu içmek için paranın gerektiği gerçeğini açıklamıyor. isterseniz suya değil içindeki hidrojen ve oksijene para veriyoruz diye organik kimya bilgisine girin hocam, farkettmez. en nihayetinde suyu parayla alıyorsunuz. su doğada bedava bulunmuyor. belki avcı toplayıcı zamanlarda, hatta sanayi devrimi sonrasında gelen kapitalist döneme kadar doğadaki suyu bedva kullanabiliyordunuz. buyrun istanbulun heryeri su kaynakları, hiç bir paranız olmadan, sadece bilginiz ile kullanın o suyu bedava hadi bakalım =) bunu yapacak bilgi var. su nasıl arındırılır, boru hatları için akışkanlar mekanğiği formülleri vs. her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. ama o suyu bedavadan kullanamazsınız paranız yoksa.




    hayır deği.,

    aynı kaynaklar. ispanyol, portekiz vb. denizciler kadar iyi bilgiye sahip osmanlı denizcileri de vardı. ancak bizim devletlimiz malesef o zamanlar keşiflere değil savaşmaya ayırdı kaynaklarını. başka sebepler de vardı tabi bu kadar yüzeysele inmek hata ama bu tartışma kapsamında bu yüzeyselleştirme yapılabilir. herneyse, kaynağını keşfe ayıranlar amerikayı keşfedip çok daha fazla kaynak sahibi oldu, sonra o kaynaklar ile zengin olup dünyanın 4 bir yanından bilim üretecek beyinleri aldı, kullandı, bilgiyi üretti.

    diyeceksiniz ki keşifler de bilgiyle yapıldı. ama aynı bilgideki osmanlı denizcileri yapamadı =) yazık oldu....

    arabistan, kuveyt gibi ülkeler sizce bilim üretmek istemedikleri için mi üretemiyrolar =) isteseler dnyanın 4 bir yanından bilim adamlarını, ve talep edecekleri her türlü kaynakları getirtebilecek ve çok kısa sürede bilim dünyasında yerini alacak kaynakları zaten var ki. katarda bulundum, dubaiye gidip geldim, kafalarını az çok biliyorum. hatta orta asya türk devletleri de öyle, türkmenistan mesela inanılmaz zengin bir ülke normalde, 2 sene çalıştım orada bakmayın öyle fakir gibi yaşadıklarına.

    bunlar bilinçli politikadır, zira o ülkenin kaynaklarına çöreklenmiş otoritelerin işine gelmez oraya bilgiyi getirmek. isteseler getitirler. katarda yok mu çok zeki, deha bilgili araştırmış insanlar. var. ama abdye gitmediği sürece bir cacık yapamıyor, neden mi? çok basit, bilgisi para olmadan bir anlam ifade etmiyor. istediği kadar gecelerini gündüzünü kütüphanede geçirsin, okusun öğrensin bilgili olsun, sıradan bir öğretmen ya da devlet memurlugunun ötesine gidemez. o bilgi ancak bir kaynak varsa işe yarar.

    parası olan bilgiyi ayagına getirir ama, bilgisi olan kaynagı ayagına getiremiyor. başka örnek vereyim en yakından:

    r10 a bakınız, burada deli dehşet yazılım veya grafik tasarım ya da alanında çok iyi bilgisi olanlar var. ancak 30 pclik bir sistem kuracak paraları olmadıgı için knight online tayfa kadar para kazanamıyor. bu örnek arttırılabilir. ama parası olan adam hiç bilmese dahi yazılım, grafik vsç ihtiyaçlarında parası neyse verip yaptırıyor.

    kore dediniz ya, evet, atatürk zamanı türkiyesi de bunu yaptı. ülkenin kaynaklarını, bilgiyi değerleştirmeye ayırdı. katar gibi kaynakları farklı şeylere de yatırabilirdlerdi, o zaman mevcut bilgi bir işe yaramaz, gelişemezdi. iki ülkede dünyaya kaç tane bilim insanı yolladı gidip yetişip öğrenmeleri için mesela, kaynak olmadan bu nasıl yapılabilidir? güney kore de bir devlet sonuçta, bir kaynagı var ve o kaynagı doğru ata oynadı o zamanın şartlarında. kısacası kaynak yaratmak için kaynak kullandı, kaynağğı yaratacak bilgiye de kaynakla ulaştı.

    buraya kadar şeytanın avuaktlıgını yaptım.


    aslında pek çok arkadaş gibi, ben de yerine göre önemli oldugunu düşünüyorum, ve de yine sizin gibi, ikisinin birbirinin bir formu oldugunu. örneğin düşmanına göre çok daha az askeri ve silah kaynagı ile, akıllı bir komutan savaş kazanabilir, çok daha kısıtlı imkanlarla bir proje müdürü, aynı işi daha erken bitirebilir.

    mesela elon musk gibi bir uçuk kaçık dahi çıkar, nasanın yanında cücük kadar bütçe ile kısa sürede nasanın yapamadıgı işleri başarabilir gibi gibi.

    çünkü kaynaktan (paradan) olan eksikliğini kaynagın farklı bir formu olan bilgi ile fazlasıyla doldurmuştur bu örnekler

    evet benim düşüncem buydu

    teşekkürler

    Hala görmezden geldiğin şeye bir kez daha dikkat çekeyim.
    Para, satın almak, satmak gibi kavramlar doğada var olan doğal kavramlar değildir.
    Bunlar knowledge yani tecrübe ile doğduktan sonra kazanılan bilgiler ile gerçekleştirilen eylemlerdir.
    Yani parayı, borsayı, tapuyu, faizi, dövizi icat eden insanlar bir bilgi ortaya koymuşlar.

    Sistemin kendisi bilgi üzerine kuruluyken, sen sistemin bir parçası olan paranın sistemin kaynağından daha değerli olduğunu iddia ediyorsun.
    Bu söylediğin C++ ile yazılmış bir oyundaki bir oyun parasının programlama dilinin kendinisinden daha kıymetli olduğunu iddia etmek gibi.
    O oyunun içinde o para ile çok item alabilirsin, en zengin sen olabilirsin, ama o para ile yeni bir oyun yazdıramazsın.
    Oysa C++ ile bu oyuna bir plugin yazıp oyunun başına geçmeden para ürettirebilir, item aldırabilir hatta yeni bir oyun yazdırıp kendi oyununu oynayabilirsin.

    Yani sen tüm sistemin ve paranın bile ortak bilgi üzerine kurulu bir sistemde işlediğini görmezden gelmeye devam ediyorsun.
    Sana basitçe kanıtladım. Sistemi yani bilgiyi değiştirdiğin anda bankadaki paran ve tapudaki arsan buhar oluyor.
    Yarın ülkenin çoğunluğu komünist sistemin getirdiği bilgi üzerinde ittifak etse para ve arsa gidiyor...
    Ama sen hangi para birimini kullanırsan kullan, hangi ekonomik sistemin içinde olursan ol tüm düzen ve ilişkiler bilgi düzenlenmiş bilgi üzerine kurulmuş.

    Arabistan avrupadaki takımların 5 katını veriyor. Futbolcular 36 yaşından sonra Avrupada artık üst düzey takım bulamadıklarında Arabistana gidiyor.
    Yani sen ne kadar para verirsen ver meşhur üst düzey bilim adamlarını arap ülkesine götürmek o kadar kolay değil.
    O yüzden diğer ülkeler Amerika'ya öğrenci gönderiyorlar. O gönderilen öğrencilere harcanan milyonlarca dolar parayı bilim adamına verince getiremiyorsun.
    Çünkü bilim bir eko sistem, öyle parayı bastım bilim adamını transfer ettim ile yürümüyor.


    Denizcilik tarihi konusundaki bilgilerinizi eleştirerek bitireyim.
    Osmanlı'nın kadırgaları hiç bir zaman Akdeniz dışına çıkacak kapasitede değildi.
    Osmanlı'nın kaptanları ve gemileri her zaman teknoloji olarak Avrupalıların gerisindeydi.
    Osmanlı kalyon denilen okyanus geçen büyük yelkenlileri hiç bir zaman yapamadı.
    Osmanlı'nın 17-18. yüzyıldaki kalyonları da siyasi olarak Osmanlı bayrağı altına giren Hollandalı İrlandalı denizciler ve onların teknolojileridir.
    Yani bizim coğrafi keşifleri yapamamızın nedeni Avrupa Rönsesans ve Reform yaparken bizim Fatih'ten sonra hiç bir şey yapmamamızdır.
    Avrupalılar rönesans ve reformla geliştiler, bu gelişim ile okyanus aşacak teknolojiler ve bu teknolojileri kullanacak feodal siyasi sistemi kurdular.
    Bir kral keşfe çıkan kaptana destek olmazken başka bir lord, bir dük, bir derebeyi destek oldu.
    Sonra coğrafi keşifler ile zenginleştiler.
    Yani önce zenginleşip sonra teknoloji üretmediler.

    Kalyon denilen büyük rüzgarlı gemileri ilk kullananlar İspanyollar ve Portekizlilerdir.
    Bu teknoloji ispanyol krallığı çok zengin olduğu için değil denizci bir millet olduğu için geliştirdi.
    Çünkü akdeniz dışında okyanusa açılıyorlardı.
    2000 tonluk gemiler ürettiler. Ve bu gemiler ile güney amerikayı kolonize ettiler.
    Buradan çaldıkları altınlar ile zenginleştiler hatta Avrupada enflasyona neden oldular.
    Yani önce bilgi geldi sonra zenginlik geldi.
    Hatta daha sonra İngilizler buharın gücünü donanmaya uygulayarak daha da büyük bir bilgi atılımı yaptılar.
    Buharın gücüyle çalışan donanma ile hindistanı çini avustralyayı ve amerikayı kolonileştirip zenginleştiler.

    Tarihteki tüm örnekler zenginliğin bilginin yarattığı katma değerle geldiğini gösterir.
    Google kurulduğunda Yahoo ve Altavista dev şirketlerdi.
    Ama 2 yüksek lisans öğrencisi parlak bir fikir ile yola çıktı biraz kredi ve kendi mal varlıklarını satıp dünyanın devi oldular.
    Hadi şimdi Kuveyt dünyanın en iyi bilgisayar mühendislerini transfer edip bir arama motoru kursun.

    Siz paranın sınırı olduğunu ama bilginin sınırı olmadığını görnezden geliyorsunuz..
    Dünya ekonomisinin büyümesi paranın gücü ile değil bilginin gücüyledir.
    Tarihsel bakmadığınız için bir kere zengin olan hep bilgiye teknolojiye hükmeder hep zengin kalır sanıyorsunuz.
    Mısırlılar zengindi, sonra mezopotamyalılar zenginleşti. Sonra Çin zenginleşti. Güney Avrupa zenginleşirken Kuzey Avrupa barbardı. Osöanlı zenginleşti. İtalyan şehir devletleri Roma dan beri zengindi. Sonra İspanyol ve Portekizliler zenginleşti. Sonra ingilizler. Bak hala Amerika yok ortada. Almanlar 50 aenede sanayi devrimini yapıp gücü zenginliği kuzey avrupaya taşıdı. Amerkanın bugünkü gücünü alması birinci dünya savaşı sonrası avrupadaki enflasyon ve ekonomik krizle başlar. Yani parası olan her zaman bilgiyi satın alıp gücü sonsuza dek elinde tutamaz. 10-20 sene içinde Çin Amerikayı ekonomide geçecek.
    Yani parası olan değil blgisi olan güçlenir.

    Çünkü insan biyolojik evrimini aşmış ve kültürel evrim ile ilerlemektedir.
    Bu kültürel evrimdeki ilerleme de para üzerine değil bilgi üzerinedir.
  • 13-09-2023, 20:36:54
    #26
    Bende 1 lira var, sende de 1 lira var.
    Sendeki 1 lirayı bana ver, ben de sana 1 liramı vereceğim.
    Sonuç: Yine ikimizde birer lira var.

    Bende 1 bilgi var, sende de 1 bilgi var.
    Sendeki o 1 bilgiyi bana ver, ben de sana elimdeki 1 bilgiyi vereceğim.
    Sonuç: Sende 2 bilgi var, bende de 2 bilgi var.

    Bazen forumda başlıklar görüyorum, ''X tutarında param var nasıl katlayabilirim/nasıl 100k yapabilirim?'' tarzında başlıklar.
    Bu başlıklar bile bilginin, paradan daha önemli olduğunu kanıtlar nitelikte. Ha, ama para önemsiz ya da kağıt parçasıdır demiyorum.
    Fakat, ikisini kıyaslayınca bilgi benim gözümde kat kat daha değerlidir.
  • 13-09-2023, 20:56:48
    #27
    Veriyi işlersen bilgi olur, bilgiyi doğru kullanırsan güç olur. Burada önemli olan bilginin varlığı değil nasıl kullanıldığıdır. Bilgiyi kullanmayı bilmiyorsan paranın varlığı geçici olacaktır.