SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
sizi sizin silahınızla vuracağım =)

bahsettiğiniz tapu vs, gibi dökümantasyon da, para kadar olmasa da insanlık tarihine göre çok yeni kavramlar hocam, zamanında bunların hiç bir değeri yoktu, gücü olan gidip kafasına göre kesip biçip konabiliyordu istediği yere.

bilgi derken, aynı bilgiden de bahsetmiyoruz, siz kaynağın karşılıgında verilen sıfata, ünvana, aidiyata bilgi diyorsunuz.

para mı bilgi mi? yani knowledge or money? burada bahsedilen bilgi bu değil ki.

sizin örneğinizden gidelim yine:

tapuyu bana neden veriyorlar? ya da ruhsatı, ya da başka birşeyi. o tapunun evveliyatını bildiğim için mi, yoksa o kaynak gücü bende oldugu için mi? ya da sıfır bir arsa almaktan bahsedelim.

cebinizde hiç para olmadan o arsa alınabilir mi? (çalmazsanız, ya da paralı başka birisi hibe etmezse hayır)
arsa konusunda hiç bilginiz olmadan o arsa alınabilir mi? (evet, parasını verir anlayan adamı kiralarsınız, sizin adınıza yatırım yapar)

bu tartışmada bilgi denilen şey, sizin bahsettiğiniz evrak, aidiyat hafızası değil yani.... en basit anlatımıyla, teknik bilgi, bilim mi büyük güçtür, ekonomi mi? gibi. başka formu evet, ancak ortada biribib birine dönmesi daha efektif, bunu arıyoruz.


bu arada anlattıgınız şey, insanın en temel yaşam ihtiyacı olan suyu içmek için paranın gerektiği gerçeğini açıklamıyor. isterseniz suya değil içindeki hidrojen ve oksijene para veriyoruz diye organik kimya bilgisine girin hocam, farkettmez. en nihayetinde suyu parayla alıyorsunuz. su doğada bedava bulunmuyor. belki avcı toplayıcı zamanlarda, hatta sanayi devrimi sonrasında gelen kapitalist döneme kadar doğadaki suyu bedva kullanabiliyordunuz. buyrun istanbulun heryeri su kaynakları, hiç bir paranız olmadan, sadece bilginiz ile kullanın o suyu bedava hadi bakalım =) bunu yapacak bilgi var. su nasıl arındırılır, boru hatları için akışkanlar mekanğiği formülleri vs. her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. ama o suyu bedavadan kullanamazsınız paranız yoksa.




hayır deği.,

aynı kaynaklar. ispanyol, portekiz vb. denizciler kadar iyi bilgiye sahip osmanlı denizcileri de vardı. ancak bizim devletlimiz malesef o zamanlar keşiflere değil savaşmaya ayırdı kaynaklarını. başka sebepler de vardı tabi bu kadar yüzeysele inmek hata ama bu tartışma kapsamında bu yüzeyselleştirme yapılabilir. herneyse, kaynağını keşfe ayıranlar amerikayı keşfedip çok daha fazla kaynak sahibi oldu, sonra o kaynaklar ile zengin olup dünyanın 4 bir yanından bilim üretecek beyinleri aldı, kullandı, bilgiyi üretti.

diyeceksiniz ki keşifler de bilgiyle yapıldı. ama aynı bilgideki osmanlı denizcileri yapamadı =) yazık oldu....

arabistan, kuveyt gibi ülkeler sizce bilim üretmek istemedikleri için mi üretemiyrolar =) isteseler dnyanın 4 bir yanından bilim adamlarını, ve talep edecekleri her türlü kaynakları getirtebilecek ve çok kısa sürede bilim dünyasında yerini alacak kaynakları zaten var ki. katarda bulundum, dubaiye gidip geldim, kafalarını az çok biliyorum. hatta orta asya türk devletleri de öyle, türkmenistan mesela inanılmaz zengin bir ülke normalde, 2 sene çalıştım orada bakmayın öyle fakir gibi yaşadıklarına.

bunlar bilinçli politikadır, zira o ülkenin kaynaklarına çöreklenmiş otoritelerin işine gelmez oraya bilgiyi getirmek. isteseler getitirler. katarda yok mu çok zeki, deha bilgili araştırmış insanlar. var. ama abdye gitmediği sürece bir cacık yapamıyor, neden mi? çok basit, bilgisi para olmadan bir anlam ifade etmiyor. istediği kadar gecelerini gündüzünü kütüphanede geçirsin, okusun öğrensin bilgili olsun, sıradan bir öğretmen ya da devlet memurlugunun ötesine gidemez. o bilgi ancak bir kaynak varsa işe yarar.

parası olan bilgiyi ayagına getirir ama, bilgisi olan kaynagı ayagına getiremiyor. başka örnek vereyim en yakından:

r10 a bakınız, burada deli dehşet yazılım veya grafik tasarım ya da alanında çok iyi bilgisi olanlar var. ancak 30 pclik bir sistem kuracak paraları olmadıgı için knight online tayfa kadar para kazanamıyor. bu örnek arttırılabilir. ama parası olan adam hiç bilmese dahi yazılım, grafik vsç ihtiyaçlarında parası neyse verip yaptırıyor.

kore dediniz ya, evet, atatürk zamanı türkiyesi de bunu yaptı. ülkenin kaynaklarını, bilgiyi değerleştirmeye ayırdı. katar gibi kaynakları farklı şeylere de yatırabilirdlerdi, o zaman mevcut bilgi bir işe yaramaz, gelişemezdi. iki ülkede dünyaya kaç tane bilim insanı yolladı gidip yetişip öğrenmeleri için mesela, kaynak olmadan bu nasıl yapılabilidir? güney kore de bir devlet sonuçta, bir kaynagı var ve o kaynagı doğru ata oynadı o zamanın şartlarında. kısacası kaynak yaratmak için kaynak kullandı, kaynağğı yaratacak bilgiye de kaynakla ulaştı.

buraya kadar şeytanın avuaktlıgını yaptım.


aslında pek çok arkadaş gibi, ben de yerine göre önemli oldugunu düşünüyorum, ve de yine sizin gibi, ikisinin birbirinin bir formu oldugunu. örneğin düşmanına göre çok daha az askeri ve silah kaynagı ile, akıllı bir komutan savaş kazanabilir, çok daha kısıtlı imkanlarla bir proje müdürü, aynı işi daha erken bitirebilir.

mesela elon musk gibi bir uçuk kaçık dahi çıkar, nasanın yanında cücük kadar bütçe ile kısa sürede nasanın yapamadıgı işleri başarabilir gibi gibi.

çünkü kaynaktan (paradan) olan eksikliğini kaynagın farklı bir formu olan bilgi ile fazlasıyla doldurmuştur bu örnekler

evet benim düşüncem buydu

teşekkürler

Hala görmezden geldiğin şeye bir kez daha dikkat çekeyim.
Para, satın almak, satmak gibi kavramlar doğada var olan doğal kavramlar değildir.
Bunlar knowledge yani tecrübe ile doğduktan sonra kazanılan bilgiler ile gerçekleştirilen eylemlerdir.
Yani parayı, borsayı, tapuyu, faizi, dövizi icat eden insanlar bir bilgi ortaya koymuşlar.

Sistemin kendisi bilgi üzerine kuruluyken, sen sistemin bir parçası olan paranın sistemin kaynağından daha değerli olduğunu iddia ediyorsun.
Bu söylediğin C++ ile yazılmış bir oyundaki bir oyun parasının programlama dilinin kendinisinden daha kıymetli olduğunu iddia etmek gibi.
O oyunun içinde o para ile çok item alabilirsin, en zengin sen olabilirsin, ama o para ile yeni bir oyun yazdıramazsın.
Oysa C++ ile bu oyuna bir plugin yazıp oyunun başına geçmeden para ürettirebilir, item aldırabilir hatta yeni bir oyun yazdırıp kendi oyununu oynayabilirsin.

Yani sen tüm sistemin ve paranın bile ortak bilgi üzerine kurulu bir sistemde işlediğini görmezden gelmeye devam ediyorsun.
Sana basitçe kanıtladım. Sistemi yani bilgiyi değiştirdiğin anda bankadaki paran ve tapudaki arsan buhar oluyor.
Yarın ülkenin çoğunluğu komünist sistemin getirdiği bilgi üzerinde ittifak etse para ve arsa gidiyor...
Ama sen hangi para birimini kullanırsan kullan, hangi ekonomik sistemin içinde olursan ol tüm düzen ve ilişkiler bilgi düzenlenmiş bilgi üzerine kurulmuş.

Arabistan avrupadaki takımların 5 katını veriyor. Futbolcular 36 yaşından sonra Avrupada artık üst düzey takım bulamadıklarında Arabistana gidiyor.
Yani sen ne kadar para verirsen ver meşhur üst düzey bilim adamlarını arap ülkesine götürmek o kadar kolay değil.
O yüzden diğer ülkeler Amerika'ya öğrenci gönderiyorlar. O gönderilen öğrencilere harcanan milyonlarca dolar parayı bilim adamına verince getiremiyorsun.
Çünkü bilim bir eko sistem, öyle parayı bastım bilim adamını transfer ettim ile yürümüyor.


Denizcilik tarihi konusundaki bilgilerinizi eleştirerek bitireyim.
Osmanlı'nın kadırgaları hiç bir zaman Akdeniz dışına çıkacak kapasitede değildi.
Osmanlı'nın kaptanları ve gemileri her zaman teknoloji olarak Avrupalıların gerisindeydi.
Osmanlı kalyon denilen okyanus geçen büyük yelkenlileri hiç bir zaman yapamadı.
Osmanlı'nın 17-18. yüzyıldaki kalyonları da siyasi olarak Osmanlı bayrağı altına giren Hollandalı İrlandalı denizciler ve onların teknolojileridir.
Yani bizim coğrafi keşifleri yapamamızın nedeni Avrupa Rönsesans ve Reform yaparken bizim Fatih'ten sonra hiç bir şey yapmamamızdır.
Avrupalılar rönesans ve reformla geliştiler, bu gelişim ile okyanus aşacak teknolojiler ve bu teknolojileri kullanacak feodal siyasi sistemi kurdular.
Bir kral keşfe çıkan kaptana destek olmazken başka bir lord, bir dük, bir derebeyi destek oldu.
Sonra coğrafi keşifler ile zenginleştiler.
Yani önce zenginleşip sonra teknoloji üretmediler.

Kalyon denilen büyük rüzgarlı gemileri ilk kullananlar İspanyollar ve Portekizlilerdir.
Bu teknoloji ispanyol krallığı çok zengin olduğu için değil denizci bir millet olduğu için geliştirdi.
Çünkü akdeniz dışında okyanusa açılıyorlardı.
2000 tonluk gemiler ürettiler. Ve bu gemiler ile güney amerikayı kolonize ettiler.
Buradan çaldıkları altınlar ile zenginleştiler hatta Avrupada enflasyona neden oldular.
Yani önce bilgi geldi sonra zenginlik geldi.
Hatta daha sonra İngilizler buharın gücünü donanmaya uygulayarak daha da büyük bir bilgi atılımı yaptılar.
Buharın gücüyle çalışan donanma ile hindistanı çini avustralyayı ve amerikayı kolonileştirip zenginleştiler.

Tarihteki tüm örnekler zenginliğin bilginin yarattığı katma değerle geldiğini gösterir.
Google kurulduğunda Yahoo ve Altavista dev şirketlerdi.
Ama 2 yüksek lisans öğrencisi parlak bir fikir ile yola çıktı biraz kredi ve kendi mal varlıklarını satıp dünyanın devi oldular.
Hadi şimdi Kuveyt dünyanın en iyi bilgisayar mühendislerini transfer edip bir arama motoru kursun.

Siz paranın sınırı olduğunu ama bilginin sınırı olmadığını görnezden geliyorsunuz..
Dünya ekonomisinin büyümesi paranın gücü ile değil bilginin gücüyledir.
Tarihsel bakmadığınız için bir kere zengin olan hep bilgiye teknolojiye hükmeder hep zengin kalır sanıyorsunuz.
Mısırlılar zengindi, sonra mezopotamyalılar zenginleşti. Sonra Çin zenginleşti. Güney Avrupa zenginleşirken Kuzey Avrupa barbardı. Osöanlı zenginleşti. İtalyan şehir devletleri Roma dan beri zengindi. Sonra İspanyol ve Portekizliler zenginleşti. Sonra ingilizler. Bak hala Amerika yok ortada. Almanlar 50 aenede sanayi devrimini yapıp gücü zenginliği kuzey avrupaya taşıdı. Amerkanın bugünkü gücünü alması birinci dünya savaşı sonrası avrupadaki enflasyon ve ekonomik krizle başlar. Yani parası olan her zaman bilgiyi satın alıp gücü sonsuza dek elinde tutamaz. 10-20 sene içinde Çin Amerikayı ekonomide geçecek.
Yani parası olan değil blgisi olan güçlenir.

Çünkü insan biyolojik evrimini aşmış ve kültürel evrim ile ilerlemektedir.
Bu kültürel evrimdeki ilerleme de para üzerine değil bilgi üzerinedir.