digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Üslup konusunda bu eleştiriyi hep alırım. Sebebi politik doğruculuğu sevmemem ve direk konuşmamdır.
Senin için kırıcı olduysa kusura bakma. Sen bir alıntı yapmışsın soruda bir resim vardı.
Eleştirim direk konuya para herşeydir yazması muhtemel kişiler içindi.
Çünkü para ve bilginin aynı şey olduğunu bilmeyince aslında ikisinin de enerjinin farklı formu olduğunu bilmeyince insanlar kendilerine para hedefliyorlar.

Son verdiğiniz örnekte de yine aynı hataya düştünüz.
Paranın ne olduğundan önce bilginin ne olduğunu tanımlarsanız gücün para mı yoksa bilgi mi olduğu tartışması biter.
Daha çok cevizi olanın neden daha çok cevizi vardır? Daha çok kaynağı olanın neden daha çok kaynağı vardır?
Çünkü o cevizi daha iyi bulacak, daha kısa sürede toplayacak, daha uzun süre saklayacak, daha iyi savunacak ya da daha iyi çalacak bilgisi vardır.

Yani kaynağa veya paraya bilgi olmadan erişmek mümkün değildir.
Daha iyi avlamayı bilenin daha çok eti olur, daha iyi tarım bilenin daha çok buğdayı olur.
Daha iyi organize olup daha iyi savaşan da kral olur bey olur şah olur bunları haraca keser, vergilendirir hepsinden zengin olur.
Yani kaynağa ulaşmak için bilgiye ihtiyaç vardır.

Her türlü beceri ve yetenek de bilginin içindedir.
O yüzden kendine para yerine yetenek ve bilgi hedefleyen adamlar yeteri kadar bilgilendiklerinde yetenekli hale geldiklerinde bir şekilde paraya ulaşır.
Ama hedefi para olanların bu hedef varması şans faktörüne bağlıdır.
Üslubumdaki sert eleştiri de parayı hayatın amacı olarak gören arkadaşlar içindi.
Çünkü para mı bilgi mi tartışılmaz bile.
Para amaç değil bir araçtır. Belirli bir bilgi ve efor karşılığı birim zamanda edinilen bir kıymettir.
Para gücün kaynağı değildir. Gücün sonucudur.
Her bilgi paraya çevrilmez, para da her bilgiyi satın alamaz.
Doğu anadolu kayaç yapısını bilen uzman bir jeolog zengin olamaz.
Dubai şeyhi de 1000 tane jet savaş uçağı alır ama kimse ona bir jet motorunun yanma odasındaki süper alaşım metal teknolojisini satmaz.

Son olarak ceviz örneğini tekrar açıklayayım.
Kendi başına ceviz karın doyurur, enerji verir, besin sağlar.
Paranın tek başına hiç bir vasfı yoktur, parayı değerli kılan şey bile bilgidir.
Yani tüm insanlar paranın kıymetli bir takas aracı olduğu bilgisi üzerinde ittifak etmeseler paranın kendi başına hiç bir kıymeti yoktur.

Para gücün kendisi değildir gücün sonucudur. Daha bilgili olanın biriktirdiği bir takas değeridir.
Daha bilgili olan kazanır dediğimde bir profesörden fazla kazanan ilkokul mezununu göstermek bilginin ne olduğunu anlamamaktan kaynaklanır.

Bir profesör çok dar bir alanda ticari bir katma değer üretmeyen bir bilgide uzmanlaşabilir.
Ama ilkokul mezunu adam kapitalist ekonomi sisteminde tapuda kime ne kadar rüşvet verip boş arsaların sahiplerine ulaşacağını, bu arsa sahiplerini nasıl ikna edeceğini, belediyeden ruhsat almak için hangi vakıflara bağış yapacağını ve maliyetleri düşürmek için inşaatı hangi malzeme ile yapacağını bilir.

Şimdi bir profesörün doğu anadolu kayaç yapıları hakkındaki bilgileri para getirmezken, ilkokul mezunu müteahhitin belediyeden kolayca ruhsat çıkarmak için nasıl dalavere yapacağını bilmesi ona büyük paralar kazandırır.
Ama ikisi de bilgidir.

Yani önemli olan bilgidir, burada tartışılması gereken paraya kolay ulaşmayı sağlayan bilgi ile paraya kolay ulaştırmayan bilginin karşılaştırılması olabilir.
zamanında bir bölgede deniz kabugu çok değerliyken (adamlarda deniz kabugu görebilecekleri bir deniz yokmuş çünkü ve deniz kabuklarını para olarak kullanıyorlarmış), bu bölgedeki durumu keşfeden ve deniz kabugunun taştan farksız oldugu bir toplum, deniz kabugu değerli olan bu bölgeye kendileri için değersiz kabukları vererek, denge oturana kadar karşılıgında çok değerli erzak, araç, gereç vb. temin etmişler.

bu hikayeyi anlatma nedenim, bahssettiğiniz ceviz neden var mevzusu. ceviz insanlık tarihi için düşünürsen bilgiden dolayı var evet, önce onun yenilebilir oldugunu ögrenip, sonra da çoğaltmayı öğrenmişiz. ancak anlattıgım hikayedeki o günün şartları için düşünürseniz, coğrafya kaderdirden, hatta aile, çevre kaderdirden dolayı var. aslında siz de aynı hataya düşüyorsunuz, hikayeyi tüm insanlık tarihine bakarak okuyorsunuz. bugün benim arsam bilgimden dolayı yok, babamdan kalmış ondan dolayı var. işte para mı bilgi mi burada devreye giriyor. ama o arsanın gidip de kökenine inerseniz onu bilmekten başlayacak hikaye. ama bu defa da kaynak yoksa o kaynagı bilip kullanacak bilgi de olmazdı argümanı doguyor. yani hiç cevizin olmasa, sen o cevizden para kazanmayı düşünemezsin, bilsen de o bilgi boş bilgi olur, önce cevizin olmalı gibi gibi...(tavuk yumurta) yani baktıgınız açıya bağlı, bilgi de sonuç olabilir. günümüzde, kaynağa bilgi olmadan erişebilmek pek ala mümkündür. siz artık et için avlanmıyorsunuz, gidip kasaptan alıyorsunuz. kasaba gidebilecek bilgidense, kasaptan alabilecek ekonomik güç daha önemli. yoksa eti, yol tarifini sabaha kadar bilin.

yani siz burada insanlık bilmese hiç et olmazdı diyorsunuz. ben de diyorum ki paran yoksa o eti yiyemezsin. aynı mevzu yani, siz tüm türün tüm tarihi için yorumluyorsunuz, ben ise şuanı, ve bireysel olarak düşünüyorum. diyeceksiniz ki o para nereden geldi, onu da bilgi getiriyor. ben de derim ki o bilgi nereden geldi? o bilgi için en başta yaşamanız lazım, hastaysanız tedavi lazım, sizi yedirip içiriebilecekleri, büyütebilecekleri gıda için kaynak lazım, eğitimden geçmeniz lazım vs vs., su bile paraylayken, para olmadan da bilgi olmaz değil mi

yetenek, beceri bilgi içindedir demişsiniz. o yeteneği geliştirmek de parayla. bugün istediğin kadar müzik yeteneğin olsun, enstrüman alacak ve ona vakit ayıracak ekonomik konforun yoksa yoksa o yeteneğin saklı kalır. ancak tam aksine, gram müzik yeteneği olmayan bir zengin çocugu en iyi hocalardan kursu alıp, parasız yetenekliden çok daha iyi çalabilir.

aslında vermeyeceğim örnekleri verdim, bilerek verdim çünkü sizin uç noktanıza zıt bir uç noktadan baktım. yani para yoksa bilgi de yoktur. hep böyleydi, aristokratlara bakın, mucitlere bakın, hepsi en azından çok yüksek oranı konforlu yaşamış, ekonomik kaygısı olmayan insanlardı. bilgiyi onlar üretti, çok zeki oldukları için değil sadece, paraları oldugu için.

bugün tesla değil edison konusuluyorsa da benzer sebeptendir.

günümüzde uzayla ilgili edindiğimiz tüm becerileri yine buna kaynak ayırabilen ülkelere borçluyuz. beyin mi, bilgi mi? her yerde var. bugün temelde nasadaki bir uzay bilimcisi, farklı coğrafyalardakinden çok daha kapasiteli değil, ancak kendisine sunulan kaynaklardan ötürü daha iyi bir noktada. evet onu sağlayan şey bilgi, ama o bilgiyi sağlayan şey de kaynaklar.

o kadar yazdım ama aslında böyle düşünmüyorum, sadece tartışabilmek adına, dediğim gibi size zıt bir kutuptan yazdım, şeytanın avukatlıgı yani yoksa sizinkiler de benim yazdıklarım kadar mantıklı geliyor


aynı maddenin iki farklı formu diyelim peki. bugün çok bilenler mi, bilgisini para formuna dönüştürebiliyor? çok parası olanlar mı parayı bilgi formuna dönüştürebiliyor o zaman hangisi daha efektif bir form ortaya çıkacaktır.