İşi insanlık tarihinden almamın nedeni sizin düştüğünüz hataya düşmemek.
Babandan kalan arsanız aslında yok.
Size kalan o arsa değil, o arsanın size ait olduğuna dair Türkiye Devleti tapu kayıtlarındaki bir bilgi.
Hatta özel mülkiyet denilen bir bilgi var.
Bu özel mülkiyet bilgisini herkes biliyor ve bu bilgiyi doğru sayıyor ki dünya üzerindeki bir alanın sizin şahsınıza ait olduğu kabul ediliyor.
Tıpkı paranın değerli olduğu bilgisinin herkes tarafından kabul edilmesi gibi.
Yarın komünizm gelse ve özel mülkiyet kaldırıldı bilgisini alsanız sahip olduğunuz arsanın artık sahibi olmazsınız.
Yani para ve mülk ile sahiplik ilişkiniz bile topluca kabul edilen bilgilere dayanıyor.
Kısaca bilgi olmadan para da olmaz, sahiplik de olmaz.
Biri özel mülkiyeti ortaya atmış, ticareti ortaya atmış, kapitalist ekonomi fikrini ortata atmış, liberal özgürlükeri ortaya atmış.
Bunlar insanlık tarihinin başından beri var olan kavramlar bilgiler değil.
O yüzden siz bugünden olaya baktığınızda olayı göremiyorsunuz, siz hep miras vardı, hep arsa sahipliği vardı, hep eğitim vardı sanıyorsunuz.
O arsa babanıza dedenizden belki ona da kendi babasından kaldı.
Ama biri o arsayı almak için tarım bilgisini kullandı ürettiği ekin ile o arsayı satın aldı.
Ya da dedelerinizden biri çok uyanıktı köyün en çok miras kalacak kızını kaçırdı evlendi, o arsa nenelerinizden miras kaldı.
Ama o arsayı mülkiyete geçirmek için bir bilgi bir beceri bir emek kullanıldı.
Bu emeği sizin göstermemeniz o arsanın gökten inip sizin ailenize bağışlandığı anlamına gelmiyor.
Bu arada su parayla değil.
Doğada bedava bulunan tatlı su, filtrasyondan geçirilip, borular döşenip evinize kadar elektrikle çalışan pompalar tarafından pompalandığı için ücret ödüyorsunuz.
Ya da şişelenip aşağınızdaki markete kadar getirildiği için paralı.
Yani siz aslında parayı suya değil o suyun temiz bir şekilde yüzlerce km taşınım size ulaştırılmasına veriyorsunuz.
O suyu filtreleme, klorlama, yollara boru döşeme, evlere tesisat döşeme işlerinin hepsi bilgi gerektiriyor.
Yani yine parayı suya değil o bilginin ürettiği katma değere ödüyorsunuz.
Amerika'da NASA'da çalışan bir uzay bilimcisinin sahip olduğu kaynakların nedeni de Amerika'nın sahip olduğu bilim ve bilgi.
Benim bu işi tarihsel olarak değerlendirmemin nedeni tam da bu.
Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan meselesinin tarihine dönmezseniz ikisi de doğru gibi gelir.
Oysa bir zamanlar tavuk diye bir hayvan yoktu ve her yumurtadan evrim geçire geçire çıkarak tavuk haline geldi.
Yani tavuk yumurtadan çıkar. Çünkü yumurtlamanın tarihi tavuğun tarihinden eskidir.
Aynı şey Amerika için geçerli.
Neden Amerika bu kadar büyümüş?
Neden Amerika İngiltere ve Fransa kolonisiyken bağımsızlığı kazanıp hızla Avrupa'dan büyük bir güç haline gelmiş?
Çünkü orada bağımsızlık bildirgesi ile Avrupa'nın değişmeye dirençli muhafazakar sisteminden daha ileri bir sistem kurulmuş.
Adamlar zengin oldukları için daha iyi bir sistem kurmamışlar.
Daha iyi bir sistem kurdukları için sanayide üretimde bilimde ilerlemişler.
Yani sen sistemini doğru verimli bilgi üzerine kurarsan zenginleşiyorsun.
Adamlar eyalet sistemi kurmuşlar, biz anlayamıyoruz ama Amerika aslında 50 farklı ülkeden oluşuyor.
Hepsinin ceza yasalarından tut vergi yasalarına kadar bir sürü farkları var.
Silikon vadisi ve tüm bilişim sektörü Kaliforniyada, otomobil sektörü Michigan da, çelik endüstrisi indianada.
Yani sen diyorsun ki bu adamlar paraları olduğu için bilgiye erişiyorlar.
Ben de diyorum ki bugünü geç ve tarihsel olarak yukarıdan bak.
O zaman anlarsın adamların zenginleşmesinin sebebi zaten bilgi sahibi olmaları.
Çok uzatmayayım.
Daha yakın tarihten örnek vereyim.
1950'de Kore'ye asker gönderdiğimizde karşımızda bizim kadar fakir bir tarım ülkesi vardı.
Bugün Güney Kore'nin sahip olduğu teknolojinin ve endüstrinin parayla alındığını mı iddia edeceksin?
Yani sen önce bilgiye ulaşırsın, o bilgi seni dünyanın zengin ülkeleri arasına sokar.
Ama Arabistan gibi, Katar gibi, Kuveyt gibi paranın bol olduğu hangi ülkede bilim ve bilgi üretildiğine şahit oldun?
sizi sizin silahınızla vuracağım =)
bahsettiğiniz tapu vs, gibi dökümantasyon da, para kadar olmasa da insanlık tarihine göre çok yeni kavramlar hocam, zamanında bunların hiç bir değeri yoktu,
gücü olan gidip kafasına göre kesip biçip konabiliyordu istediği yere.
bilgi derken, aynı bilgiden de bahsetmiyoruz, siz kaynağın karşılıgında verilen sıfata, ünvana, aidiyata bilgi diyorsunuz.
para mı bilgi mi? yani knowledge or money? burada bahsedilen bilgi bu değil ki.
sizin örneğinizden gidelim yine:
tapuyu bana neden veriyorlar? ya da ruhsatı, ya da başka birşeyi. o tapunun evveliyatını bildiğim için mi, yoksa o kaynak gücü bende oldugu için mi? ya da sıfır bir arsa almaktan bahsedelim.
cebinizde hiç para olmadan o arsa alınabilir mi? (çalmazsanız, ya da paralı başka birisi hibe etmezse hayır)
arsa konusunda hiç bilginiz olmadan o arsa alınabilir mi? (evet, parasını verir anlayan adamı kiralarsınız, sizin adınıza yatırım yapar)
bu tartışmada bilgi denilen şey, sizin bahsettiğiniz evrak, aidiyat hafızası değil yani.... en basit anlatımıyla, teknik bilgi, bilim mi büyük güçtür, ekonomi mi? gibi. başka formu evet, ancak ortada biribib birine dönmesi daha efektif, bunu arıyoruz.
Alıntı
Bu arada su parayla değil.
Doğada bedava bulunan tatlı su, filtrasyondan geçirilip, borular döşenip evinize kadar elektrikle çalışan pompalar tarafından pompalandığı için ücret ödüyorsunuz.
Ya da şişelenip aşağınızdaki markete kadar getirildiği için paralı.
Yani siz aslında parayı suya değil o suyun temiz bir şekilde yüzlerce km taşınım size ulaştırılmasına veriyorsunuz.
O suyu filtreleme, klorlama, yollara boru döşeme, evlere tesisat döşeme işlerinin hepsi bilgi gerektiriyor.
Yani yine parayı suya değil o bilginin ürettiği katma değere ödüyorsunuz.
bu arada anlattıgınız şey, insanın en temel yaşam ihtiyacı olan suyu içmek için paranın gerektiği gerçeğini açıklamıyor. isterseniz suya değil içindeki hidrojen ve oksijene para veriyoruz diye organik kimya bilgisine girin hocam, farkettmez. en nihayetinde suyu parayla alıyorsunuz. su doğada bedava bulunmuyor. belki avcı toplayıcı zamanlarda, hatta sanayi devrimi sonrasında gelen kapitalist döneme kadar doğadaki suyu bedva kullanabiliyordunuz. buyrun istanbulun heryeri su kaynakları, hiç bir paranız olmadan, sadece bilginiz ile kullanın o suyu bedava hadi bakalım =) bunu yapacak bilgi var. su nasıl arındırılır, boru hatları için akışkanlar mekanğiği formülleri vs. her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz. ama o suyu bedavadan kullanamazsınız paranız yoksa.
Alıntı
Amerika'da NASA'da çalışan bir uzay bilimcisinin sahip olduğu kaynakların nedeni de Amerika'nın sahip olduğu bilim ve bilgi.
Benim bu işi tarihsel olarak değerlendirmemin nedeni tam da bu.
Tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan meselesinin tarihine dönmezseniz ikisi de doğru gibi gelir.
Oysa bir zamanlar tavuk diye bir hayvan yoktu ve her yumurtadan evrim geçire geçire çıkarak tavuk haline geldi.
Yani tavuk yumurtadan çıkar. Çünkü yumurtlamanın tarihi tavuğun tarihinden eskidir.
Aynı şey Amerika için geçerli.
Neden Amerika bu kadar büyümüş?
Neden Amerika İngiltere ve Fransa kolonisiyken bağımsızlığı kazanıp hızla Avrupa'dan büyük bir güç haline gelmiş?
hayır deği.,
aynı kaynaklar. ispanyol, portekiz vb. denizciler kadar iyi bilgiye sahip osmanlı denizcileri de vardı. ancak bizim devletlimiz malesef o zamanlar keşiflere değil savaşmaya ayırdı kaynaklarını. başka sebepler de vardı tabi bu kadar yüzeysele inmek hata ama bu tartışma kapsamında bu yüzeyselleştirme yapılabilir. herneyse, kaynağını keşfe ayıranlar amerikayı keşfedip çok daha fazla kaynak sahibi oldu, sonra o kaynaklar ile zengin olup dünyanın 4 bir yanından bilim üretecek beyinleri aldı, kullandı, bilgiyi üretti.
diyeceksiniz ki keşifler de bilgiyle yapıldı. ama aynı bilgideki osmanlı denizcileri yapamadı =) yazık oldu....
Alıntı
Çok uzatmayayım.
Daha yakın tarihten örnek vereyim.
1950'de Kore'ye asker gönderdiğimizde karşımızda bizim kadar fakir bir tarım ülkesi vardı.
Bugün Güney Kore'nin sahip olduğu teknolojinin ve endüstrinin parayla alındığını mı iddia edeceksin?
Yani sen önce bilgiye ulaşırsın, o bilgi seni dünyanın zengin ülkeleri arasına sokar.
Ama Arabistan gibi, Katar gibi, Kuveyt gibi paranın bol olduğu hangi ülkede bilim ve bilgi üretildiğine şahit oldun?
arabistan, kuveyt gibi ülkeler sizce bilim üretmek istemedikleri için mi üretemiyrolar =) isteseler dnyanın 4 bir yanından bilim adamlarını, ve talep edecekleri her türlü kaynakları getirtebilecek ve çok kısa sürede bilim dünyasında yerini alacak kaynakları zaten var ki. katarda bulundum, dubaiye gidip geldim, kafalarını az çok biliyorum. hatta orta asya türk devletleri de öyle, türkmenistan mesela inanılmaz zengin bir ülke normalde, 2 sene çalıştım orada bakmayın öyle fakir gibi yaşadıklarına.
bunlar bilinçli politikadır, zira o ülkenin kaynaklarına çöreklenmiş otoritelerin işine gelmez oraya bilgiyi getirmek. isteseler getitirler. katarda yok mu çok zeki, deha bilgili araştırmış insanlar. var. ama abdye gitmediği sürece bir cacık yapamıyor, neden mi? çok basit, bilgisi para olmadan bir anlam ifade etmiyor. istediği kadar gecelerini gündüzünü kütüphanede geçirsin, okusun öğrensin bilgili olsun, sıradan bir öğretmen ya da devlet memurlugunun ötesine gidemez. o bilgi ancak bir kaynak varsa işe yarar.
parası olan bilgiyi ayagına getirir ama, bilgisi olan kaynagı ayagına getiremiyor. başka örnek vereyim en yakından:
r10 a bakınız, burada deli dehşet yazılım veya grafik tasarım ya da alanında çok iyi bilgisi olanlar var. ancak 30 pclik bir sistem kuracak paraları olmadıgı için knight online tayfa kadar para kazanamıyor. bu örnek arttırılabilir. ama parası olan adam hiç bilmese dahi yazılım, grafik vsç ihtiyaçlarında parası neyse verip yaptırıyor.
kore dediniz ya, evet, atatürk zamanı türkiyesi de bunu yaptı. ülkenin
kaynaklarını, bilgiyi değerleştirmeye ayırdı. katar gibi kaynakları farklı şeylere de yatırabilirdlerdi, o zaman mevcut bilgi bir işe yaramaz, gelişemezdi. iki ülkede dünyaya kaç tane bilim insanı yolladı gidip yetişip öğrenmeleri için mesela, kaynak olmadan bu nasıl yapılabilidir? güney kore de bir devlet sonuçta, bir kaynagı var ve o kaynagı doğru ata oynadı o zamanın şartlarında. kısacası kaynak yaratmak için kaynak kullandı, kaynağğı yaratacak bilgiye de kaynakla ulaştı.
buraya kadar şeytanın avuaktlıgını yaptım.
aslında pek çok arkadaş gibi, ben de yerine göre önemli oldugunu düşünüyorum, ve de yine sizin gibi, ikisinin birbirinin bir formu oldugunu. örneğin düşmanına göre çok daha az askeri ve silah kaynagı ile, akıllı bir komutan savaş kazanabilir, çok daha kısıtlı imkanlarla bir proje müdürü, aynı işi daha erken bitirebilir.
mesela elon musk gibi bir uçuk kaçık dahi çıkar, nasanın yanında cücük kadar bütçe ile kısa sürede nasanın yapamadıgı işleri başarabilir gibi gibi.
çünkü kaynaktan (paradan) olan eksikliğini kaynagın farklı bir formu olan bilgi ile fazlasıyla doldurmuştur bu örnekler
evet benim düşüncem buydu
teşekkürler