• 12-08-2023, 03:17:49
    #19
    Hepsini okudum umarım hayatınızda her şey daha olumlu olur ve elimden bir şey gelirse mutlaka yardım etmek isteyeceğim,takıldığım şey o anlayışsız yakınlarınız oldu.Size bakış açıları çok çok saçma ve zavallıca geldi.Bu zihniyetle kendilerini dindar görüyorlarsa vay hallerine.Beddua etmek doğru değil ama milletimiz böyle şeyleri yaşamadan anlamayı empati kurmayı ne zaman anlayacak bilmiyorum.Bence sizin için en iyisi her şeye rağmen umudunuzu yitirmemek olacaktır,Allah yardımcınız olsun
  • 13-08-2023, 05:12:58
    #20
    DenqeSiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    özgün makale gibi olmuş

    umarım işin rast gider
    Adam ne diyor sen ne diyorsun!!! Azıcık saygılı ol, engelliyorum seni bıktım artık.
  • 14-08-2023, 03:23:09
    #21
    Filozof86 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhabalar
    Bu gece içinizi biraz karartacağım lakin ağzımdan çıkamayanları, çıkıp da anlatamadıklarımı dökmek istedim başka hiçbir amacım yok.

    36 yaşımdayım köy gibi boğuk bir yerde yaşıyorum. Doğduğundan beri serebral palsi belasından ötürü engelliyim 8-9 yaşlarında iki kez ameliyat oldum büyük uğraşlar sonucunda ayakta durabilecek kadar faydası oldu ama 1 sınıftan itibaren her türlü alanda neler çektim bir ben bilirim gerçi zorbalığı hiçbir alanda uğramadım çok şükür karşıma o konuda hep iyiler çıktı belki de bilmiyorum küçük yerde yaşadığımızdandır. Lise sonuna kadar hep ağlayarak geçti ömrüm şunu neden yapamıyorum bunu neden yapamıyorum benim hayatım neden böyle. Ve bana yakın çevrem diyordu ki senin neyin var hiçbir şeyin yok çok şükür aklında sağlam en de işe girersin evlenirsin vesaire... Lisede hayat temelini ağır gelmeye başladı kendi pardon yetmiyormuş gibi artık psikolojimde kaldırmıyordu.

    Annem tahsilsiz 73 yaşında babam lise terk. İkisini de çok seviyorum ama klasik eski Toprak olduklarından beni büyütmek ne zorunlu ihtiyaçları mı yeme içme vesaire barınma haricinde geleceği hazırlamakta hiçbir katkıları olmadı babam zaten duygusal bir insan değil o yüzden de bir şeyi oğlum için ya da eşim için diyerek duygusal düşünerek yapmaz sadece kendini düşünür çünkü o da babasız büyümüş ona da kol kanat geren olmamış beni her konuda Özgür bıraktı fakat bu kendisinin de özgürlüğü sevmesinden ötürüydü ve ben de bu özgürlüğü sonuna kadar kullanacak maalesef bir hayat yoktu.

    Liseye geldikten sonra hayat farkını daha net göstermeye başladı ve benim yıpranmam hızlanıyordu artık psikolojim hızla çöküşe geçmeye başlamıştı.

    Yine de hayatın liseden sonra daha üzel olacağına inanıyordum çünkü param olunca belki biraz normale benzer evlenirim falan vesaire hayaller kuruyordum evim olur arabam olur vesaire.

    Liseyi bitirdikten sonra bir iki yıllık boşlukta engelli maaşına başvurdum her şey net olarak görünmesine rağmen raporum Ankara tarafından reddedildi beni görmeden nasıl raporumla oynarsınız dediğimde beyefendi biz 3 milyon kişiye para ödüyoruz herkesi tek tek kontrol etmemize imkan yok cevabını aldım yani hak ettiğim halde o maaşı alamadım.

    Ardından raporumla devlet kurumlarına başvurmaya KPSS'ye girmeye başladım ama matematiği bir türlü beceremiyordum 75 puan alıyordum o yüzden herkes bir şekilde giriyorken ben birileriyle konuşmaya gittiğimde eğer iyi puan alırsan girebilirsin diyorlardı ama diğer yandan benim başvurduğum yerlere 85-90 puanla güneydoğu'dan insanlar geliyor bir ay sonra da çıkıyorlardı zaten o zamanlar devlet Güneydoğu'ya yatırım hızlandırmıştı ve KPSS'de salon görevlilerinin Güneydoğu'da insanların kopya çekmesine müsaade ettiği söyleniyordu güneydoğu'dan insanlar daha çok atansın diye.

    2005 2006 2007 yıllarından bahsediyoruz tabii bu arada benim alamadığım giremediğim yerlere elde edemediğim engelli haklarına birileri nedenini anlayamadım şekilde ulaşıyor hak ediyor işleri yolunda gidiyordu halbuki bazılarının hiç fiziki olarak dışında bir şey görünmüyor bazıları ise benden çok iyi durumda fiziksel olarak görünüyorlardı kahvehanicilik yapıyordu mesela biri kahvehane kendisinindi ve çay getirip götürüyordu akşama kadar bu engelli maaşı alıyordu.

    Her şeyim sandığım kadar masum olmadığını görünce moralim iyice bozuldu ve babama boşta duramam dedim kafe internet kafe hayal im vardı hep. Evimizin altındaki kendimize ait olan boş dükkana İnternet cafe açtım kredi çekerek. Ben bilgisayardan anlıyordum müziksel işleri de elemanım hallediyordu.

    Ama bir yandan psikolojik çöküş bir yandan internet kafe ortamında insanların içindeki pisliğe şahit olmak bir yandan da o dönemler haberlerde çıkan internet kafeler haber furyası yüzünden 7-8 sene işletebildim.

    Polisler sürekli gelip baskın yapıyordu sürekli masraf çıkartıyordu sürekli egolarını üzerimde tatmin ediyorlardı örnek verecek olursam başka kafelere tartışmamak için gidip benim kafe evraklar her şey düzgün gidiyor diye bazen sadece beni kontrol ediyorlardı ama bana sürekli tepeden bakıp bir şeyler söylüyorlardı

    Kimlik yok diye sürekli müşterilerimi boşaltıyorlardı 12'de kapatmam gerekirken 1-2 dakika gecikince hemen damlıyorlar tehdit ediyorlar azarlıyorlardı hatta bir keresinde gelen üniformalı polis boş CD istedi ve parasını ödeyip gitti daha sonra 2 hafta boyunca sürekli denetime geldi meğer benim ona sevdiği bedava vermem gerekiyormuş polis diye

    Vergi memurları her sene ceza kesiyordu.

    Her neyse kapattıktan sonra vergi kaydımı kapatmadım 3,5 sene bağkur'da kaldım sonra isteğe bağlı sigorta tekrar uygulamaya konunca ona geçtim dedim ki primlerim biriksin bir gün olur öder emekli olurum

    Böyle giderken devlet bir gün birden ödenmeyen primlerin bağkur'daki 3,5 senesini sildi ve dedi ki tekrar aktif edebilirsiniz ama aktif ettikten sonra bu kısmı hemen ödeyeceksiniz ve ne zaman aktif ederseniz o günün primlerinden hesaplanarak borçlandırılacaksınız sildiğimiz borçtan değil yani.z
    Bu süre zarfında tabii benim psikolojimi hayat daha kötü oluyordu artık eve kapanmıştım ve lise zamanlarındaki gibi en azından bağımsız yürüyemiyordum yani artık yürümem de iyice girmemişti ağımsız yürüyemiyorum evde tutuna tutuna zorunlu ihtiyaçlarımı görebiliyorum zaten parasız olunca pek de dışarı gidesim gelmiyor

    Annem babam giderek yaşlandığı için önümü görüyordum hani tamam bir çok şeyi feda ettim evlenmedim falan önemli değil ama annemin bakımına muhtacım zorunlu ihtiyaçlarımı görüyorum ama evde annem olmasa yemek olmuyor mesela yapacak kimse yok Bir de hayat öyle ki benim en yakınlarım yine aram çok iyi onlar durumlarımı net olarak biliyor benim arkamdakiler önüme geçti yeğenim polis oldu paraya kavuştu arkadaşlarım öyle yeğenlerim zengin insanlarla evlendiler bu insanlar da zekatına fitresine dikkat eden insanlar ve çuval dolusu cemaatlere oraya buraya para dağıtıyorlar yaşadığım yer küçük onlar da biliyorlar Kimin oğlu ne durumda ma inanır mısınız en yakınlarım bile ne işe girmem de ne de senelik 50 TL harçlık olsun diye bile vermiyorlardı vermiyorlar ne düşünüyorlar bilmiyorum kimseyle bir problemim de yok. İnsanın bunlar çok gücüne gidiyor

    Diğer yandan hiç engelli olmayan görünmeyen insanlar bu geçirdiğim süreçte atandılar devlet kurumlarına atandılar neden biliyor musunuz bakanların arkasında mitinglerde bayrak salladılar.

    Benim babam da dedi ki ben kimseye benim oğlumu işe koy diyemem benim öyle şeyler söylemeyen bir yapım var öyle işe gireceğine de zaten işsiz kaldı daha iyi demişti şimdi bu durumdayım

    Geçenlerde biriken primlerime bakayım dedim ne gördüm dersiniz son 6 aylık bir senelik primler 6500 TL olmaya başlamış yani artık serbest çalışanın emekli olma imkanı yok benim daha başvurabilmem için 3 sene var 3,5 sene geride var 110.000'de borç var bunları hesaplarsak önümüzdeki 3 sene sonra ödemem gereken rakam bir buçuk trilyon civarı olacak yani benim emeklilik hayali de gitmiş oldu

    İşte tüm bunlar çok birikti annem alzheimer olmaya başladı babam uzakta kendince hep bir şeyler denedi hep başarısız oldu ama Küçük şeyler denedi yanlış şeyler denedi uzakta sergicilik yapıyor ama kazanmadı diyebiliriz onun dışında bir emekli maaşı var kendilerine yetiyor.

    Bunları yakınlarımla konuştuğum zaman sen parayı ne yapacaksın senin paraya gereksinimin yok diyorlar nasıl ya diyorum ben saksı mıyım şu anda bile özençlerim var almak istediklerim var benim de bir gelire ihtiyacım var kaldı ki çok yakın bir zamanda tek başıma kalacağım o zaman herkesten daha fazla paraya ihtiyacım olacak yemeğimi yapmasın temizliğimi yapması için birileri gerekecek bir yere gitmem için taksi gerekecek sağlık sorunlarım olacak koluma girecek adam yok bile para vermem gerekecek görmezden geldiler ve de dediğim gibi ellerinden çıkan zekat fitreye kadar bile beni layık görmediler.

    Gece uyku yok gündüz uyku yok oturduğum yerden neler yapabilirim diye düşünüyordum

    Denerken Nasıl olduysa birden banka hesaplarım bana 150-200 bin lira kredi verdi oturduğum yerden neler yapabilirim diye düşünüyordum birden borsacı birisi beni ikna etmeye çalıştı uzatmayacağım dolandırdı tüm param gitti ve kredi olduğu için battım

    Şimdilerde iyice artık kafayı yiyecek gibi oluyorum özellikle o emeklilik primlerinde 6.500 olduğunu görünce. Önce şunu belirteyim hani burada görüyorum bazen adam sağlıklı ne yapacağım diye üzülüyor üzülme kardeşim sağlık yerinde olduktan sonra bir şekilde herkes yolunu buldu çevremde ve kimse aç kalmadı ben hariç ben de çok şükür önümüzdeki birkaç sene için aç değilim yemeğim pişiyor ama bildiğiniz üzere hayat bundan ibaret değil.

    Fiziğimden iş yok bilgisayar uzmanıyım diye düşünüyordum ama artık başka bir yöne evrildik front and back and yazılım işleri bilmeyen artık bir işe yaramıyor bunları öğrenmek de en az 10 yıl demek ve benim buna vaktim de yok artık önümdeki zamana bakarsanız.

    Kafayı yiyecek gibi oluyorum oyun yapıp oradan para kazanmak istesem oyun yaptırmak da bir para istiyor her şey tepetaklak olmuş durumda ve ben her feryat ettiğimde senin de öbür dünyan güzel olacak diyorlar tamam da bir defa o kesin değil �kincisi de ölene kadar burada geçireceğim zaman da kimseye muhtaç olmamak için yine para gerekiyor ama diyorlar ki seninle öbür tarafın iyi olacak. Sadece bunu diyorlar en yakınlarım...

    Bir de bir hayalim daha vardı benim Muğla gibi bir sıcak güzel memlekette yaşayıp evden çıkamasam da öyle bir yerde yaşayıp orada hayatımı sonlandırmak çünkü yaşadığım yer benim çürümemi hızlandırıyor bir insana ölüm güzel gelir mi inanın özlemle bekliyorum.

    Benim dolandırmadan önce kripto para üretimi için helyum denedik arkadaşımla o da başarısız oldu oradan da para gitti ngiltere'ye başvurduk arkadaş İngiltere'ye gidip orada bir düzen kurup şirket yoluyla beni çağıracaktı ama vize reddedildi oradan da kaybettik ama arkadaşının durumu iyi onun düzgün bir hayatı var yani yine benim hayalim kırıldı

    Bir de şu var her şey 30 kat 50 kat artınca maaşı olan en azından nispeten az etkileniyor Bir de benim gibi hiçbir şey olmayanı düşününce arabalar evler ₺30.000 iken 300 bin lirayken alamayan ben şimdi 500 bin lira iken araba bir ev 3 milyon lirayken en ucuzu nasıl olacak

    Şimdi nerede sadece yatakta yatıyorum ve ağlıyorum olan bu. Okuduğumuz için teşekkür ederim sadece içimi dökmek amaçlı yazdım. Herkese hayırlı hayatlar dilerim Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin ve sağlıksız bırakmasın en önemlisi bu.
    Kendini toparlayıp devam etmek istiyor musun?

    Ne istiyorsun?

    Şimdi ne yapacaksın?

    Eğer kendin için hayatında, işlerinde ve insan ilişkilerinde olumlu bir şekilde çabalamayı, potansiyelini ortaya çıkarmayı içtenlikle istiyorsan PMden ulaşabilirsin, sana ücretsiz olarak birkaç seans profesyonel koçluk yapabilirim.
  • 14-08-2023, 16:34:23
    #22
    Üyeliği durduruldu
    Allah yardımcın olsun. Yaşadığın bazı şeylere bizzat ben de şahit oldum.

    Bizler hep soru çalma deyince fetöyü hatırlıyoruz. Oysa ki toplumda rüşvet torpil kayırma öyle yaygın ki. Uyanık olanlar hep gemiyi yürütüyor. Gerçekten iyi ve dürüst olan insanlar hep kaybediyor.

    Benim hayatım da hep başarısızlıklar ve kaybedişler dolu. Ama ben kaybederken ahlaksızlar hep kazandı. Ben zarar ederken hırsızlar kar etti. Ben başarısız olurken arsız yüzsüz insanlar başarılı oldu.

    Bizim toplumda insanların çoğu statüye güce paraya tapar. Bayramlarda bile insanlar hep iş para vs muhabbeti. Ahlaksız insanlar hep başarıları ile taktir edilir. Dürüst temiz insanlara ise hep akıl veriyorlar ukalalık yapıyorlar.

    Bugüne kadar 30dan fazla farklı işyerinde çalıştım. Tabii bu ne demek? Bu kadar farklı patron şef amir işçi vs tanıdım demek. Bunca tecrübedne sonra diyebilirim ki, dünyanın en ahlaksız en karaktersiz insanları toplanıp ülkemize gelmiş. Hepsi sözde tec vatandaşı, doğma büyüme türk. Çoğu müslüman. Dini kabuletmeyenlerde ya hızlı solcu ya da koyu Atatürkçü.


    Eeee ne oldu? Bu kadar üstün ırka sahip insan nasıl bir toplum oluşturdu? sonuç ortada. her yer pislik, her yer rezalet, heryer hukuksuzluk.
    Ağlamasını çalmasını haksızlık yapmasını bilen kazanıyor. Bilmeyen ne yapsın?


    Bunları eleştirince insanlar tepki gösteriyor. peki doğru olan bu değil mi, gerçek aynen böyle değil mi?

    Öyle bir kültürel ve ahlki çöküş var ki, herkes kendini mükemmel görüyor. Ama heryer pislik çukuru.
    Bu pislik çukurunda barınmak için pisliğe bulanmak ve kokulara alışmak gerekiyor.
  • 15-08-2023, 07:33:54
    #23
    Ya Allah kahretsin Allah kahretsin bizde kendi dertleri mize dery diyoruz ya Allah kahretsin
    Bu yaşadığın bu çektiğin dert varya kendim de dahil dünya nın %99 u dayanamaz
    Ya nasıl denir ne denir bilmiyorum kim anlıyorum haklısın falan derse yalan abi yalan seni varya hiç kimse anlamaz anlayamaz Allah o sana el uzatmayan çevredekilerinde o raporunu onaylanmayan memurumda belasını versin ulan döndüm döndüm tekrar tekrar okudum Allah kahretsin ağlamak çözüm değil ama ağlıyorum bu nasıl bir derttir abi ya insanın ileride neler olacağını bilip çaresiz ce o günü beklemesi nedir allah benide kahretsin ne büyük şeylere sahipmişim ne nankör müşüm allah kahretsin kahretsin kahretsin....... Umarım öyle bir yollar çıkat karşına öyle güzel kapılar açılır ki bir daha çaresizliği yaşamak zorunda kalmazsın abi başka da diyecek birşey yok