Allah yardımcın olsun. Yaşadığın bazı şeylere bizzat ben de şahit oldum.

Bizler hep soru çalma deyince fetöyü hatırlıyoruz. Oysa ki toplumda rüşvet torpil kayırma öyle yaygın ki. Uyanık olanlar hep gemiyi yürütüyor. Gerçekten iyi ve dürüst olan insanlar hep kaybediyor.

Benim hayatım da hep başarısızlıklar ve kaybedişler dolu. Ama ben kaybederken ahlaksızlar hep kazandı. Ben zarar ederken hırsızlar kar etti. Ben başarısız olurken arsız yüzsüz insanlar başarılı oldu.

Bizim toplumda insanların çoğu statüye güce paraya tapar. Bayramlarda bile insanlar hep iş para vs muhabbeti. Ahlaksız insanlar hep başarıları ile taktir edilir. Dürüst temiz insanlara ise hep akıl veriyorlar ukalalık yapıyorlar.

Bugüne kadar 30dan fazla farklı işyerinde çalıştım. Tabii bu ne demek? Bu kadar farklı patron şef amir işçi vs tanıdım demek. Bunca tecrübedne sonra diyebilirim ki, dünyanın en ahlaksız en karaktersiz insanları toplanıp ülkemize gelmiş. Hepsi sözde tec vatandaşı, doğma büyüme türk. Çoğu müslüman. Dini kabuletmeyenlerde ya hızlı solcu ya da koyu Atatürkçü.


Eeee ne oldu? Bu kadar üstün ırka sahip insan nasıl bir toplum oluşturdu? sonuç ortada. her yer pislik, her yer rezalet, heryer hukuksuzluk.
Ağlamasını çalmasını haksızlık yapmasını bilen kazanıyor. Bilmeyen ne yapsın?


Bunları eleştirince insanlar tepki gösteriyor. peki doğru olan bu değil mi, gerçek aynen böyle değil mi?

Öyle bir kültürel ve ahlki çöküş var ki, herkes kendini mükemmel görüyor. Ama heryer pislik çukuru.
Bu pislik çukurunda barınmak için pisliğe bulanmak ve kokulara alışmak gerekiyor.