• 23-05-2023, 16:59:26
    #64
    Bybitter adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu senin ve ailenin sorunu. Bana kimse islama inanacaksın diye zorlamadı
    Dedi sıfır yaşında kimliğine islam yazılan sevgili arkadaş.
  • 23-05-2023, 17:14:31
    #65
    Öncelikle herşeyi "mantığa" sığdıramazsınız. Bu islam açısından da yaşamın farklı konularda da böyle. Hissiyat meselesi. Bence özünüze dönün, boşluk duygunuzdan öz duygularınıza yani küçüklüğünüzde yaptıklarınıza dönün. Daha sonra içinizi kaplayan huzur, kafanızdaki soru işaertlerini de ortadan kaldıracaktır.
  • 23-05-2023, 17:14:37
    #66
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yani hocam kusura bakma ama " Üstünüze alınmayın "dünya güneşten bir santim uzakta olsa donardik" diyen cahilleri diyorum. " kısmını yazıp ardından " Bana göre Allah zam yapmaz. Veya müzik dinlemeyi, kadınların haklarını elinden almayı emretmez ve vahyetmez. " gibi cahilce bir şey söylüyorsun.

    Bu biraz bahane arıyora çıkıyor. Bakış açın biraz saçma geldi kusura bakma. Cevap vermek istiyorum ama ne aradığını tam bilmediğin için cevap verecek noktayı bulamadım.

    Kur'an değişip değişmedi kısmına vereyim cevabı üstüne sorun olursa, seve seve yardımcı olurum. Kur'an peygamber döneminde sadece sözlü olarak tutulmadı. Yazılı olarak da hazırlandı. İlk Kur'an olarak bilinen Semerkant Kur'anı Özbekistan'da saklanıyor. Günümüz Kur'anı ile birebir tek bir harf değişikliği yok.

    Semerkant Kur'anı dışında birçok ülkenin bulduğu eskiye dayalı Kur'an ya da sayfaları günümüzle birebir aynıdır.

    İşin biraz bahane kısmına kaçıyor gibisiniz. İnsanların hareketlerini, söylemlerini neden bir dine yıkıyorsunuz? Allah'ın sunduğu emir ortada. Müzik dinlemenin haram olduğunu ben hiçbir yerde okumadım. Cennet anaların ayaklarının altınadır diyerek kadına nasıl bir üstünlük verdiği apaçık ortadayken, kadın haklarını elinden almayı emretmez gibi bir kısma takılmanız da çok saçma.
    Hocam zaten kuran değiştirildi mi sorusu ilk kuran ile bugünkü kuran arasındaki bir soru değil.
    Kuran değiştirildi mi sorusu peygamber öldükten sonra Kuran'ın yazıldığı döneme kadar geçen süreyi kapsıyor.
    Bana bu konuda tatminkar cevaplar verebileni bulamadım, sadece aynı din gibi inanmanı bekledikleri delilsiz açıklamalar anlatıyorlar.
    Buhari'de açıkça geçiyor ki İbn-i Mesud Kuran'da eksik ayetler var diyor ve bizim bugün kabul ettiğimiz Kuran'ı kabul etmiyor.
    Bu sahabe Peygamber tarafından kendinden sonra Kuranı en iyi bilen 3 kişinin ismini sayarken ilk sırada söylediği bir adam.
    Bu adamın kabul etmediği ayetler var. Hatta felak ve nas surelerinin kendi kitabına bile almıyor.
    Bazı duaların ayet olmadığı halde ayetmiş gibi musafa sokulduğunu iddia ediyor. Bazı ayetlerin eksik olduğunu iddia ediyor.
    Tüm bunlar Buhari de geçiyor.
    O dönemde Arapça gelişmiş bir dil ama alfabesi son derece ilkel bir alfabe o dönemde.
    Kitap haline getirilmesi peygamberden 15-20 sene sonrasını buluyor. Ve biz değişmedi derken bu ilk kitabı referans alıyoruz.
    Yoksa Kuranı en iyi bilen 3 isimden biri olduğu peygamber tarafından tescillenen birinin bugün okunan kuranı kabul etmediğini kimse söylemiyor.
    Hatta ilginç bir bilgi daha.
    Abdullah Bin Sad Ebu Serh diye bir sahabe var.
    Bu adam ilk vahiy katiplerinden, ve peygamberle medineye hicret ediyor.
    Medine döneminde peygamber buna ayet yazdırırken bazı cümleleri peygamber söylemeden tamamlayarak yazıyor ve peygamber de ben de tam da böyle söyleyecektim diyor.
    O da sağda solda diyor ki ayetler peygamber söylemeden benim gönlüme de malum olmaya başladı ben de peygamber oldum.
    Bunun üzerine peygamber hakkında ölüm fetvası veriyor ve adam kaçıp Mekke'ye dönüp mürted oluyor.
    Mekke fethedildiğinde hakkında ölüm cezası olan isimlerden biri Abdullah Bin Saad Hz Osman'a sığınıyor.
    Çünkü süt kardeşi. Ve araya Hz osman giriyor ve ve peygamberin bu adamı affetmese de bu mürtedi öldürtmesini engelliyor.
    İşin ilginç tarafı Abdullah Bin Sad tekrar müslüman oluyor ve peygamberin ölümünden sonra Hz Osman'ın oluşturduğu Kuranı yazan heyetin içinde yer alıyor.
    Yani işin tarihini derinini biraz okuyunca çok kesin ifadeler söylemek zor oluyor.
    İlk yazılan kuran'ın değiştirilmediğine eminiz de o kuranın peygamber zamanında kitaplaştırılmaması şüphe yaratıyor.
    Kuran ile ilgili peygamberin en güvendiği 3 isimden birinin muhalefeti varken üzerine bir de hadislere güvenip din inşa edilmiş.
    Yani iş iman meselesine geliyor.
    İman ediyorsanız tek işi resullük olan bir peygamberin günde 50 rekat nafile namazı kılmasını ama kendi kitabını yazmamasını normal karşılarsınız.
    Çünkü Allah öyle istemiştir, öyle uygun görmüştür. İnanan için iman budur, Allahın varlıklarına ve buyruklarına iman etmektir.
    Sorgulayıp okuyup araştırma yapıldığında işler karışmaya başlıyor.
    Yani iman o kadar güçlü bir duygudur ki ol diyerek evreni yaratan bir tanrının yaz diyerek peygamberine kendi kitabını yazdırmamasını normal kabul ettirir.
    Zerre de şüphe duymaz imanlı insan.


    rakar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet dostum benim mi yoksa sizin mi işinize gelmiyor acaba ? Doğduğunuzdan beri dayatılan, ana babadan miras olan, 3 yaşından beri korkutulan, koca bir hayatı hiç uğruna yaşamış olmak kolay bir duygu değildir. Tabuları yıkmak yerine, ya varsa demek elbet daha kolay geliyor olmalı.
    Hocam yeni üyesin. Kendi inancını söylemek, inanmadığın çelişkili gördüğün yerleri söylemek normaldir. Sen çelişkileri söylersin, biri turarlı bir açıklama getirir, sen de o açıklamadaki tutarsız kısımları söylerin vs...
    Ama dinde gördüğün çelişkiler yerine kişiler ve inananlar hakkında şahsi yorumlar yapmaya başladığında çatışma ve kavga çıkar. Bu tarz konular kilitlenir ve sen de banlanabilirsin.
  • 23-05-2023, 17:22:33
    #67
    rakar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Madem dünya için bu kadar önemli idi. Neden muhammed öldükten 20 yıl sonra kitap oldu ? Bence Muhammed bile sizin kadar önemsemiyordu. Onun önemsediği dünyadaki güçtü.
    20 yıl sonra kitap olduğunu nereden biliyorsun? Mabadından uydurmadan konuşacağımız bir durum varsa, konuşabiliriz.
  • 23-05-2023, 17:23:24
    #68
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam zaten kuran değiştirildi mi sorusu ilk kuran ile bugünkü kuran arasındaki bir soru değil.
    Kuran değiştirildi mi sorusu peygamber öldükten sonra Kuran'ın yazıldığı döneme kadar geçen süreyi kapsıyor.
    Bana bu konuda tatminkar cevaplar verebileni bulamadım, sadece aynı din gibi inanmanı bekledikleri delilsiz açıklamalar anlatıyorlar.
    Buhari'de açıkça geçiyor ki İbn-i Mesud Kuran'da eksik ayetler var diyor ve bizim bugün kabul ettiğimiz Kuran'ı kabul etmiyor.
    Bu sahabe Peygamber tarafından kendinden sonra Kuranı en iyi bilen 3 kişinin ismini sayarken ilk sırada söylediği bir adam.
    Bu adamın kabul etmediği ayetler var. Hatta felak ve nas surelerinin kendi kitabına bile almıyor.
    Bazı duaların ayet olmadığı halde ayetmiş gibi musafa sokulduğunu iddia ediyor. Bazı ayetlerin eksik olduğunu iddia ediyor.
    Tüm bunlar Buhari de geçiyor.
    O dönemde Arapça gelişmiş bir dil ama alfabesi son derece ilkel bir alfabe o dönemde.
    Kitap haline getirilmesi peygamberden 15-20 sene sonrasını buluyor. Ve biz değişmedi derken bu ilk kitabı referans alıyoruz.
    Yoksa Kuranı en iyi bilen 3 isimden biri olduğu peygamber tarafından tescillenen birinin bugün okunan kuranı kabul etmediğini kimse söylemiyor.
    Hatta ilginç bir bilgi daha.
    Abdullah Bin Sad Ebu Serh diye bir sahabe var.
    Bu adam ilk vahiy katiplerinden, ve peygamberle medineye hicret ediyor.
    Medine döneminde peygamber buna ayet yazdırırken bazı cümleleri peygamber söylemeden tamamlayarak yazıyor ve peygamber de ben de tam da böyle söyleyecektim diyor.
    O da sağda solda diyor ki ayetler peygamber söylemeden benim gönlüme de malum olmaya başladı ben de peygamber oldum.
    Bunun üzerine peygamber hakkında ölüm fetvası veriyor ve adam kaçıp Mekke'ye dönüp mürted oluyor.
    Mekke fethedildiğinde hakkında ölüm cezası olan isimlerden biri Abdullah Bin Saad Hz Osman'a sığınıyor.
    Çünkü süt kardeşi. Ve araya Hz osman giriyor ve ve peygamberin bu adamı affetmese de bu mürtedi öldürtmesini engelliyor.
    İşin ilginç tarafı Abdullah Bin Sad tekrar müslüman oluyor ve peygamberin ölümünden sonra Hz Osman'ın oluşturduğu Kuranı yazan heyetin içinde yer alıyor.
    Yani işin tarihini derinini biraz okuyunca çok kesin ifadeler söylemek zor oluyor.
    İlk yazılan kuran'ın değiştirilmediğine eminiz de o kuranın peygamber zamanında kitaplaştırılmaması şüphe yaratıyor.
    Kuran ile ilgili peygamberin en güvendiği 3 isimden birinin muhalefeti varken üzerine bir de hadislere güvenip din inşa edilmiş.
    Yani iş iman meselesine geliyor.
    İman ediyorsanız tek işi resullük olan bir peygamberin günde 50 rekat nafile namazı kılmasını ama kendi kitabını yazmamasını normal karşılarsınız.
    Çünkü Allah öyle istemiştir, öyle uygun görmüştür. İnanan için iman budur, Allahın varlıklarına ve buyruklarına iman etmektir.
    Sorgulayıp okuyup araştırma yapıldığında işler karışmaya başlıyor.




    Hocam yeni üyesin. Kendi inancını söylemek, inanmadığın çelişkili gördüğün yerleri söylemek normaldir. Sen çelişkileri söylersin, biri turarlı bir açıklama getirir, sen de o açıklamadaki tutarsız kısımları söylerin vs...
    Ama dinde gördüğün çelişkiler yerine kişiler ve inananlar hakkında şahsi yorumlar yapmaya başladığında çatışma ve kavga çıkar. Bu tarz konular kilitlenir ve sen de banlanabilirsin.
    Dinleri kendi seçimleriymiş gibi kendinden bu kadar emin konuşmaları beni irite ediyor
  • 23-05-2023, 17:27:42
    #69
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    20 yıl sonra kitap olduğunu nereden biliyorsun? Mabadından uydurmadan konuşacağımız bir durum varsa, konuşabiliriz.
    muhammed ölmeden kitap olmadığından emin miyiz
  • 23-05-2023, 17:29:31
    #70
    rakar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dinleri kendi seçimleriymiş gibi kendinden bu kadar emin konuşmaları beni irite ediyor
    İmanlıların imanından seni bir şeye zorlamadıkları sürece irite olmana gerek yok.
    Çünkü imanlı birinin imansızdan irite olması ile imansız birinin imanlıdan irite olması arasında bir fark yok.
    Herkes kendi fikrini ve imanını kimseyi irite etmeden açıklama özgürlüğüne sahip olmalı.

    Sen insanları ikna etmeye çalışıyorsun.
    Bildiğin doğruları söyle, karşıya ulaşırsa ulaşır ulaşmazsa ulaşmaz.
    Duygusal konuda karşı tarafı ikna etmeye çalışmak çatışma doğrurur
    Ve olası bile değil çünkü iman güçlü bir duygudur yerine koyabileceğin daha iyi bir duygu sunamadığın sürece insanlar imanı tercih ederler.
  • 23-05-2023, 17:39:51
    #71
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam zaten kuran değiştirildi mi sorusu ilk kuran ile bugünkü kuran arasındaki bir soru değil.
    Kuran değiştirildi mi sorusu peygamber öldükten sonra Kuran'ın yazıldığı döneme kadar geçen süreyi kapsıyor.
    Bana bu konuda tatminkar cevaplar verebileni bulamadım, sadece aynı din gibi inanmanı bekledikleri delilsiz açıklamalar anlatıyorlar.
    Buhari'de açıkça geçiyor ki İbn-i Mesud Kuran'da eksik ayetler var diyor ve bizim bugün kabul ettiğimiz Kuran'ı kabul etmiyor.
    Bu sahabe Peygamber tarafından kendinden sonra Kuranı en iyi bilen 3 kişinin ismini sayarken ilk sırada söylediği bir adam.
    Bu adamın kabul etmediği ayetler var. Hatta felak ve nas surelerinin kendi kitabına bile almıyor.
    Bazı duaların ayet olmadığı halde ayetmiş gibi musafa sokulduğunu iddia ediyor. Bazı ayetlerin eksik olduğunu iddia ediyor.
    Tüm bunlar Buhari de geçiyor.
    O dönemde Arapça gelişmiş bir dil ama alfabesi son derece ilkel bir alfabe o dönemde.
    Kitap haline getirilmesi peygamberden 15-20 sene sonrasını buluyor. Ve biz değişmedi derken bu ilk kitabı referans alıyoruz.
    Yoksa Kuranı en iyi bilen 3 isimden biri olduğu peygamber tarafından tescillenen birinin bugün okunan kuranı kabul etmediğini kimse söylemiyor.
    Hatta ilginç bir bilgi daha.
    Abdullah Bin Sad Ebu Serh diye bir sahabe var.
    Bu adam ilk vahiy katiplerinden, ve peygamberle medineye hicret ediyor.
    Medine döneminde peygamber buna ayet yazdırırken bazı cümleleri peygamber söylemeden tamamlayarak yazıyor ve peygamber de ben de tam da böyle söyleyecektim diyor.
    O da sağda solda diyor ki ayetler peygamber söylemeden benim gönlüme de malum olmaya başladı ben de peygamber oldum.
    Bunun üzerine peygamber hakkında ölüm fetvası veriyor ve adam kaçıp Mekke'ye dönüp mürted oluyor.
    Mekke fethedildiğinde hakkında ölüm cezası olan isimlerden biri Abdullah Bin Saad Hz Osman'a sığınıyor.
    Çünkü süt kardeşi. Ve araya Hz osman giriyor ve ve peygamberin bu adamı affetmese de bu mürtedi öldürtmesini engelliyor.
    İşin ilginç tarafı Abdullah Bin Sad tekrar müslüman oluyor ve peygamberin ölümünden sonra Hz Osman'ın oluşturduğu Kuranı yazan heyetin içinde yer alıyor.
    Yani işin tarihini derinini biraz okuyunca çok kesin ifadeler söylemek zor oluyor.
    İlk yazılan kuran'ın değiştirilmediğine eminiz de o kuranın peygamber zamanında kitaplaştırılmaması şüphe yaratıyor.
    Kuran ile ilgili peygamberin en güvendiği 3 isimden birinin muhalefeti varken üzerine bir de hadislere güvenip din inşa edilmiş.
    Yani iş iman meselesine geliyor.
    İman ediyorsanız tek işi resullük olan bir peygamberin günde 50 rekat nafile namazı kılmasını ama kendi kitabını yazmamasını normal karşılarsınız.
    Çünkü Allah öyle istemiştir, öyle uygun görmüştür. İnanan için iman budur, Allahın varlıklarına ve buyruklarına iman etmektir.
    Sorgulayıp okuyup araştırma yapıldığında işler karışmaya başlıyor.
    Yani iman o kadar güçlü bir duygudur ki ol diyerek evreni yaratan bir tanrının yaz diyerek peygamberine kendi kitabını yazdırmamasını normal kabul ettirir.
    Zerre de şüphe duymaz imanlı insan.




    Hocam yeni üyesin. Kendi inancını söylemek, inanmadığın çelişkili gördüğün yerleri söylemek normaldir. Sen çelişkileri söylersin, biri turarlı bir açıklama getirir, sen de o açıklamadaki tutarsız kısımları söylerin vs...
    Ama dinde gördüğün çelişkiler yerine kişiler ve inananlar hakkında şahsi yorumlar yapmaya başladığında çatışma ve kavga çıkar. Bu tarz konular kilitlenir ve sen de banlanabilirsin.
    Volkan abi Kur'anın peygamber döneminde kitaplaşmadığı kısmen doğru. Vahiylerin gelmesi seneler sürmesi ve kronolojik bir sırayla gelmediği için yaşarken kitap haline gelmesi zaten saçma olurdu. Vahiyler indikçe katiplerinden birine hemen yazdırırmış Hz. Muhammed. Hatta katipler bir nüsha da kendi için yazarmış. Ayrıca peygamberin ölümü tamamlanmadan vahiy de sonlanmamış olacağı için aktif bir ciltleme yapmak zaten yanlış olurdu.

    Kur'anı kitap haline getiren Hz. Ebubekir ve diğerlerinin asıl yaptığı iş mevcut yazılı ayetleri kronolojik bir sıraya sokmak.

    Dönemde kağıt bulmanın da zorluğuyla birçok alternatif zemin üzerine kaydedilmiş ki bu da aslında neden sonradan yazıldığı için de tutarlı bir sebep. Cebrail'in aynı zamanda ayetleri vahiy etmesi sırasında hangi sıraya konulacağını da söylediği belirtiliyor.

    Buhari'nin iddiası aslında kendine bir hadis. Şu an Peygamberimizin bile hadislerine %100 doğru bakamazken, benim bakacağım şey ayet haliyle. Buhari'nin hadisinin doğru gelmemiş olması da bir ihtimal. Bu yüzden bu konu hakkında bir şey diyemem.

    Bunun dışında inanç ve yaratıcı çok uç bir durum. Açıkçası benim kendimce yorumum şu. Bir yaratıcı kendini net bir şekilde belli etseydi zaten herkes iman ederdi. Bence yaratıcının bakış açısıyla bizim ki bir olmayabilir. Yani sınav içerisinde bu soruları kendimiz bulmalıyız ki bulabilmemiz için birçok ipucu verilmiş. Bariz kanıtı gören herkes iman edecekse neden sınav var? Neden sınav var kısmı da yaratıcının ilmiyle alakalı açıkçası ben kul olarak bunun cevabını sadece ahirette alacağımızı düşünüyorum.
    • digiklan
    digiklan bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 23-05-2023, 17:45:24
    #72
    rakar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    muhammed ölmeden kitap olmadığından emin miyiz
    Sana ölmeden önce kitap haline getirildi diyen kim? Kendin çalıp eğleniyorsun muhtemelen bu konuda. 20 yıl sonra kitap haline getirildiği de mabadından uydurduğun bir durum. Üstte açıklamasını yaptım fakat bir üstte de kendi seçimleriymiş gibi inanan diye insanları aklınca alaya aldığın bir cümle var.

    Araştırarak inançsız olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Sağda solda sürekli öne sürülen ifadelerle bu hale gelmişsin belli ki haliyle bilgi birikimi olmayan biriyle de tartışmanın pek manası yok. Çünkü az önce dediğim gibi kendince alaya almaya çalışıyorsun, sana ne söylense de aynı takılacaksın.
    • Bilisimworld
    Bilisimworld bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.