Eğer yanlış anlamazsan çoğu konuda aynı fikirde olmadığımız gibi bu konuda da aynı fikirde değiliz Tahsin kardeşim, düzgün efendi birisin o yüzden yanlış anlama lütfen. Kuzey Kore bizden çok daha fazla yerli ve milli silahlara sahip, askeri teknolojilerini kendileri geliştiriyorlar tüm imkansızlıklarına rağmen üstelik halkı açken borç harç bulup askeri harcama yapıyorlar, tanıdık geldi mi? Halk açken bazı harcamalar biraz lükstür, ayranımız yokken içmeye Mercedes'e binmek gibidir bu. Ülke nüfusumuz 90 milyon, hadi diyaneti dinleyip köşkünden sarayına kadar herkesin günde 70 liraya doyabildiğini hesaplayalım, günlük 6.3 milyar TL eder ki çok çok düşük hesapladığımız ortada diye düşünüyorum, gerçek sayı bunun 20 katının altında olamaz ki bu sadece günlük. Gıda ihtiyacımız süreklidir ama sanki her gün savaşa giriyormuşuz gibi askeri harcama acil değildir, öncelik insani gelişmişlik. Makamlarından endişe eden siyasiler güç göstermek isterler, caydırıcı unsur olduklarını, kolay lokma olmayacaklarını deklare ederler ama askerden de çekinirler, darbe ihtimalini düşünüp büyük felaketlerde bile askerleri dışarıya çıkarmazlar, askerlik sürelerini sürekli kısaltıp bedelli askerliği sürekli hale getirirler ki asker azalsın, hatta bazı komutanları içeri bile atabilirler. Gücü elinde tutmak isteyen liderler düşmanları olmasa bile düşman üretirler, bizi bitirmek istiyorlar derler, bilmem hangi lobiden bahsederler, dış etkilerden söz ederler, bilmem kim bizi kıskanıyor diyebilirler, bilmem hangi ülke üzerimizde oyunlar oynuyor derler, kimse ile sorunumuz olmasa bile bir gece ansızın sorun üretebilirler, dostları düşmana bile çevirebilirler ki ülkesine aşık olan halklarını tek çatı altında toplayabilsinler. Bu bir nevi seçmenini konsolide etme yöntemidir, şu ülke saldıracak, bu ülke vuracak vs. diyerek tek çarenin kendisi olduğunu söyleyebilirler ve bu sayede hayatları boyunca tüm gücü ellerinde tutarlar.
Askeri harcamalar kimselerin gözüne batmaz, birinin gözüne batıyorsa yerli ve milli değil derler, bunu diyenler gelişmemizi çekemiyor, kıskanıyor derler, ülkesini bayrağını sevmediğini iddia ederler hatta terörist bile derler, güçlü bir ülke olmamızı hazmedemiyor derler, hesap soramaz hale getirirler. Şu tank kaç kuruşa geldi dediğin anda vatan haini bile ilan edebilir bazı ülkelerin yöneticileri çünkü askeri harcama kırmızı çizgidir, geleni gideni sormak olmaz, herkes sineye çeker askeri harcamaya ses etmez, en kolay paranın döndüğü yerlerdir savunma sanayileri. Hatta 3 dolarlık malı 33 dolara fatura ederler, kimse hesabını soramaz çünkü sen gelişmemizi istemiyor musun, vatan haini misin derler boşu boşuna suçlu çıkarsın. Yöneticilerin kuklası biri çıkıp Amazon sitesinden drone sipariş eder, savunma bakanlığına 50 kat fiyata satar nasıl olsa askeri harcama göze gelmiyor diye. Askeri harcamalara yöneticilerin yararınadır, inşaat aynı şekilde yöneticileri ve onların çevresindekileri beslemeye yarar ve sürekliliği vardır. Hadi halkı doyuralım, domates patates yetiştirelim dediğinde ise çok affedersiniz ama bazıları bir avuç köylüyü mü besleyeceğiz, ne diye mazot, tohum, gübre yardımı yapalım ki, hem yönetimimize ne gibi avanta sağlayacak, halkın ucuza sebze meyveye ete süte erişiminden bizim çıkarımız ne diye bile düşünen yöneticiler vardır dünyada. Halkın gazını almak için Kanada'dan drone motoru sipariş edip, faturalarda 15-20 katına geldi gibi gösterip, önce özel şirkete alıp sonra bilmem kaç fiyatına savunma sanayilerine satıp köşeyi dönen ülkeler var mesela, halk giyinik mi çıplak mı pek umursamayan yöneticileri vardır bu ülkelerin.
Gel böyle yapmayalım, 3 tane 10 ar bin kişi istihdam eden fabrika açıp 30 bin kişiye iş, aileleri ile birlikte 150 bin vatandaşa ekmek verelim desen çıkarı olmadığı için kabul etmeyip bunu önerenlere bunlar yapamaz, bunlar edemez, bunlar beceremez diyenler olur dünyada. Neyse, dünyayı bırakıp ülkemize dönecek olursak biz Nato ülkesiyiz, Nato içerisinde olan her ülke olası bir tehlike olursa bizi korumak zorundadır, en dosdoğru şekli ile söylemek gerekirse Yunanistan Nato üyesidir ve bize bir tehdit olursa Yunanistan ordusu bizi korumak zorundadır. Nasıl oluyorsa Yunanistan ile savaş nidaları yükseltiliyor bazen. Suriye konusunda da oranın o halde olmasında payımız var, mültecileri alıp kendi başımıza beka ve milli güvenlik sorunumuzu yarattık. Bir ara Mavi Vatan deniyordu, son 1 yıldır sağda solda bu terimi duyabileniniz var mı? Akdeniz de aradığımız bir şey var mı? Neden geri çekildik? Bazı şeyler silahla kazanılmaz, bunu anti militarist olduğum için değil, ülkesine aşık ve bu konuları araştıran biri olarak söylüyorum. Masada elimizi güçlendirecek müttefikler edinseydik, Halkbank davasında gebe kalmasaydık, mal varlığı davasında Amerika'nın eline koz vermeseydik, F35 programından kovulmasaydık, Mısır ve İsrail ile kavga edip Akdeniz de Mısır - İsrail - Yunanistan ortaklığının kurulmasına ön ayak olmasaydık daha iyi olmaz mıydı? Sadece parasını ödediğimiz ve bazı parçalarını üretip üzerine para kazandığımız F35 lerimize el konulmasaydı daha güçlü olmaz mıydık?
Diyeceğim o ki evet bende gurur duyuyorum elbette ama sanırım sizin kadar değil. Sizin kadar değil diyorum yanlış olmasın ülkemi sevmediğimden değil bilakis, ülkemi aşırı sevdiğimden ve her şeyin çok daha güzel olmasını istediğimden. Gübreyi ithal ediyoruz yahu, dış güçler dediklerimizin hayvanının pisliğine bile muhtacız, yabancılardan motorlarını alıp bir şeyler yapıyoruz gurur duyalım tamam hadi ama iç savaşta dediğimiz Suriye'den bile patates ithal ediyoruz, gurur duyalım da her şey ile mi duyalım yani. Tutturmuşuz bir yerli ve milli söylemi, Mercedes makam araçlarına binip, iphone telefon kullanıp, İtalyan takım elbiseler, bilmem kaç bin dolarlık ithal saatler çantalar kullanarak mı yerli ve milli oluyoruz? Mermerleri ile ünlü memleketimde özellikle Elazığ bölgesinde eşi benzeri olmayan mermer yatakları varken üstelik Vatikan, Beyaz Saray ve Lahey gibi yerlerde Türk mermeri kullanılırken biz saray yaptırıp mermerleri neden Hindistan'dan getiriyoruz diye sormayalım mı? Benim ülkemin mermerinin suyu çıktı diyelim, kesile kesile ağaçları mı bitirdik de sarayın ahşapları İtalya'dan geliyor? Önce insan, önce halk, önce biz, halkız biz, daha iyi yaşamayı hak ediyoruz, daha gurur duyulası bir ülkede yaşamayı hak ediyoruz, İsrail'de biz Türkiye gibi olmak istemiyoruz diye pankart açılmasını istemiyoruz artık. Kimselerin çıkarı olmadan önceliği halka versinler gurur duymayan namerttir.