Türkiye'de neden amerikan tipi evler yaygınlaşmıyor? Kimse sevmiyor mu?
23
●1.148
- 28-01-2023, 14:44:12Burada türkiye de zor diyen arkadaşlar maalesef istanbul gibi şehirlerin ne kadar kalabalık olduğunu algılayamıyor bu şehirde gel geç nufusu ile 20.000.000 dan fazla insan var ve küçücük bir alanda bu nufus var bugün new york'un nufusu civarında insan burada bulunuyor ve toprak olarak ise new york dan çok küçük bir alan burada o yüzden o hayal ettiğiniz bağ bahçe garajlı evleri yapsanız hiç bir şekilde şehir kaldırmaz yetmez bu alana sığmaz o yüzden mecbur apartman olmak zorunda polyana olmanın pek bir mantığı yok maalesef.
Bunun olmasının tek imkanı var tersine göç olacak istanbul boşalacak ancak ondan sonra - 28-01-2023, 14:44:40Adana incirlik üssünün tamamı Amerika standartlarına göre yapıldı. Asfaltın derecesinden tutun içeride Amerikan asker ve ailelerinin kalacağı mahalleler ve ev şekilleri de Amerika ya göre yapıldı, çok kısa bir süre de olsa içeriyi gezme ve deneyimleme fırsatım oldu (çok ciddi özel izinler gerekiyor) Türkiye'de de keşke olsa dediğim şeylerden biri.
Detay 1
Detay 2(evler-ingilizce)
Detay 3 (video)
Detay 4 (yükleyici türk firma)
Detay 5 (Proje firması)
ilgilenenlere daha fazla detay sağlayabilirim içeriyi merak eden varsa - 28-01-2023, 14:51:20Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Amerikan tipi yapılaşmanın çok ciddi problemleri var, her şeyden önce bu yapılar şehrin banliyö kısımlarına yapılıyor, downtown dedikleri asıl şehir kısımları bizim türkiyedekilerin birebir aynısı. Tek fark orada yapılaşma blok şeklinde karesel alanlar içerisinde yapılıyor. Banliyö bölgelerinde yapılaşmanın en büyük sorunu insanları toplu taşıma yardımıyla şehir merkezine getiremeyecek olmanızdır, bu nedenle insanlar şahsi araçlarını kullanmak zorunda kalırlar ki bu da bizim gibi fosil yakıtı açısından fakir ülkelerde ekonomik anlamda olması istenmeyecek bir şeydir.
Turkiye'de banliyöde yaşamak zenginlerin, şehir merkezinde yaşamak orta gelirli ve fakirlerin yapabileceği bir şey iken amerikada ve kanadada bu durum tam tersidir. Kaldı ki abd'de km başına düşen insan ile Türkiye'de km başına düşen insan sayısı çok farklıdır. ABD'de alan bol olduğu için yer sıkıntısı çekmeden bu tip yapılaşma yapılabilir ama Türkiye, abd ile karşılaştırıldığında yüzölçümüne oranla çok daha fazla insan barındıran bir ülkedir. - 28-01-2023, 14:53:49Bunun nedeni iktidarı ele geçirenlerin RANT yönetimini eline geçiriyor olması.Merkez adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Rant'ı elinde tutmak çok büyük bir güç ve o yüzden siyasetçiler RANT tan pay almak için müteahhitler ile yakın ilişkidedir.
Şu anda devletin imar politikasına göre yatay mimari değil dikey mimari hedefleniyor.
Senin düşündüğün şekilde yapılaşma olması için devletin şehrin epey dışında yatay mimariye açık altyapısı götürülmüş arsalar açması lazım.
Şehir dışında 2 kat sınırı olan arazilerin imara açılması lazım.
İnsanlar kendilerine müstakil ev yaptırmak isterlerse daha ekonomik ve hızlı inşa edilen prefabrik evleri tercih ederler.
Ama şehir merkezlerinde bu evler için yer bulunamaz çünkü şehrin içinde arsa sadece 2 kat çıkılmayacak kadar değerli.
Şehre çok uzak yerlere yapılması lazım bu evlerin.
Ama o zaman da araç, yol ve akaryakıt gibi maliyetler ortaya çıkıyor.
O yüzden insanlar şehre çok uzak 500 bin liraya arsa alıp üzerine 500 bin liraya müstakil prefabrik ev dikmektense şehir içinde 1,5-2 milyon liraya 2+1 dandik bir daire almayı tercih ediyorlar.
Çünkü 10 yıllık vadede şehre uzak müstakil bir ev için evin kendi maliyeti kadar özel araçla ulaşım maliyeti çıkıyor.
Aslında bu da çözülür. Şehrin boş bir yönüne doğru bir raylı sistem altyapısı yapılır ve raylı sistemin 2 yanına doğru 500 metre 1 kilometre yapılaşma yapılır.
Yani insanların 15-20 dakika yürüyerek bir raylı sisteme ulaşabilecekleri yapılaşma sağlanabilir.
Ama hala bu iş siyasi iktidarın işine gelmez, yatay yapılaşma arsa değerini ve rant değerini düşüren bir iştir.
Yani bu ülkenin insanı imşaat rantından beslenen siyasetçilere oy vermeye devam ettiği sürece daracık alanda çok kat çıkılarak büyük rant yaratılması siyaseti bitmez, yatay mimariye geçilmez. - 28-01-2023, 15:25:59zorunluluk ve kültür farkı
şahsen ben hiç apartmanda yaşamadım, sürekli bahçeli ev oldu.
300 m2 arsam var buraya 2 katlı ev yapacağım ileride 100 m2 taban oturumlu yapsam sosyal aktivite için alan kalmıyor, ayrıca yapım maliyeti de çok yükseliyor (anlık 2 kat ortalama 1,2 milyon tl)
Oysa ev 4 duvardan oluşan sadece yatmaya ve korunmaya yarayan alan. 100 m2 bir ev gerçekten 4 kişilik bir aile için aşırı büyük. bu durum da tüm aktiviteler evde olması gerekiyor. 100 m2 oturumlu ev yerine 40 m2 oturumlu ev yapmayı düşünüyorum ilk katı, 2. katı 50 m2 ve 25 m2 teras ile 75 m2 dublex olacak
böylece arsamın küçük bir kısmını beton olarak kullanacağım için, arka tarafa 30 m2 yüzme havuzu, ön tarafa 20 m2 veranda (şömine, süs havuzu) dilenmek için çardak, 2 araçlık garaj, mini sera, köpek kulübesi, tavuk kümesi, çocukların kendisini geliştirmesi için hobi atölyesi (astronomi, fizik, elektronik) yapacak alana sahip oluyorum. kendimizi hapishaneye kapamak yerine aile ile verimli şekilde zaman geçirip çocukların ruhsal ve fiziksel olarak iyi yetişmesi için ortam sağlamış olacağım.
Üstelik günümüz şartalrında 1,2 milyon tlyi betona yatırmak yerine üstüne yarısı kadar daha koyup (yaklaşık 2 milyon tl) fiyata yukarıdakiler yapılabilir, betona yatırılmayan fark çocukların ileriki yaşamına yatırım olarak kar sağlayacaktır.
zorunlu olarak şehir merkezinde yaşasam, 40-50 m2 ev alır 100 m2 eve vereceğim fiyat farkına il sınırları içinde hafta sonlarını ailecek geçirebileceğim küçük bir mülk daha edinirdim.
Başta dediğim gibi, zorunluluk ve kültür farkı. daha çok kültür farkı.
Hatırlatayım. 6 yıl önce Istanbuldan Çanakkaleye yaşamak için taşınmıştım. Ev, iş, araç olduğu halde yapılamaz diye bir şey yoktur. yapamayacak insan vardır. - 28-01-2023, 15:39:58Bizim insanımızın beğenebileceği yapılar değil bunlar. Bize beton olsun yeter ki.
https://www.youtube.com/watch?v=30a9qKc3ZLw
Bakın burada belediye başkanının azmi sayesinde depremden sağ kurtuldular ama Allah razı olsun diyen yok. İçlerinden kesin beddua ediyorlardır.
Deprem riskine rağmen kat çıkmaktan vazgeçmeyen millete bu tarz yapılar gelmez.