zorunluluk ve kültür farkı
şahsen ben hiç apartmanda yaşamadım, sürekli bahçeli ev oldu.
300 m2 arsam var
buraya 2 katlı ev yapacağım ileride
100 m2 taban oturumlu yapsam sosyal aktivite için alan kalmıyor, ayrıca yapım maliyeti de çok yükseliyor (anlık 2 kat ortalama 1,2 milyon tl)
Oysa ev 4 duvardan oluşan sadece yatmaya ve korunmaya yarayan alan. 100 m2 bir ev gerçekten 4 kişilik bir aile için aşırı büyük. bu durum da tüm aktiviteler evde olması gerekiyor. 100 m2 oturumlu ev yerine 40 m2 oturumlu ev yapmayı düşünüyorum ilk katı, 2. katı 50 m2 ve 25 m2 teras ile 75 m2 dublex olacak
böylece arsamın küçük bir kısmını beton olarak kullanacağım için, arka tarafa 30 m2 yüzme havuzu, ön tarafa 20 m2 veranda (şömine, süs havuzu) dilenmek için çardak, 2 araçlık garaj, mini sera, köpek kulübesi, tavuk kümesi, çocukların kendisini geliştirmesi için hobi atölyesi (astronomi, fizik, elektronik) yapacak alana sahip oluyorum. kendimizi hapishaneye kapamak yerine aile ile verimli şekilde zaman geçirip çocukların ruhsal ve fiziksel olarak iyi yetişmesi için ortam sağlamış olacağım.
Üstelik günümüz şartalrında 1,2 milyon tlyi betona yatırmak yerine üstüne yarısı kadar daha koyup (yaklaşık 2 milyon tl) fiyata yukarıdakiler yapılabilir, betona yatırılmayan fark çocukların ileriki yaşamına yatırım olarak kar sağlayacaktır.
zorunlu olarak şehir merkezinde yaşasam, 40-50 m2 ev alır 100 m2 eve vereceğim fiyat farkına il sınırları içinde hafta sonlarını ailecek geçirebileceğim küçük bir mülk daha edinirdim.
Başta dediğim gibi, zorunluluk ve kültür farkı. daha çok kültür farkı.
Hatırlatayım. 6 yıl önce Istanbuldan Çanakkaleye yaşamak için taşınmıştım. Ev, iş, araç olduğu halde
yapılamaz diye bir şey yoktur. yapamayacak insan vardır.