• 21-01-2023, 18:58:18
    #19
    Düşünün bir canlı neden üreme gereği duyuyor. Basit bir cevap vereceksiniz "neslini devam ettirmek için", "canlılık özelliği taşıyabilmesi için bir 'şey'in üreme, kendini kopyalama özelliğine ihtiyacı vardır" yazacaksınız ama bunlar hiçbir şeyi açıklamıyor. Bir canlı neden neslini devam ettirmek istesin, bu istek ve içgüdünün kendisi için hiçbir anlamı ve faydası yok ki. Sonuçta ölüp gidecek, üremek onu ölümsüz yapmayacak. Hatta sırf üremek için enerji tüketecek ve daha pek çok dezavantajları... Mesela bir canlı türü var erkeği 10 saniyelik cinsel ilişki sonrası ölüyor. ilişkiye girmese daha uzun yaşayacak ama girip yok oluyor.


    Evrimin açıklanamayan noktalarından birisi. Ve niçin yavru için kendini heba ediyor çoğu canlı? Tanrının ispatı bence
  • 21-01-2023, 19:01:21
    #20
    dertliA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Düşünün bir canlı neden üreme gereği duyuyor. Basit bir cevap vereceksiniz "neslini devam ettirmek için", "canlılık özelliği taşıyabilmesi için bir 'şey'in üreme, kendini kopyalama özelliğine ihtiyacı vardır" yazacaksınız ama bunlar hiçbir şeyi açıklamıyor. Bir canlı neden neslini devam ettirmek istesin, bu istek ve içgüdünün kendisi için hiçbir anlamı ve faydası yok ki. Sonuçta ölüp gidecek, üremek onu ölümsüz yapmayacak. Hatta sırf üremek için enerji tüketecek ve daha pek çok dezavantajları... Mesela bir canlı türü var erkeği 10 saniyelik cinsel ilişki sonrası ölüyor. ilişkiye girmese daha uzun yaşayacak ama girip yok oluyor.


    Evrimin açıklanamayan noktalarından birisi. Ve niçin yavru için kendini heba ediyor çoğu canlı? Tanrının ispatı bence
    Aslında bu evrimsel süreç hocam, hiçbir canlı üreyemeseydi evrim diye bir şey olmazdı. Yani üremek doğrudan evrime hizmet eden bir proses. Fakat tanrı mı bu özelliği bize verdi nasıl oluştu onu bilemeyeceğim. Hiçkimse açıklayabilmiş değil üremenin nereden geldiğini benim araştırdığım kadarıyla. Amacını hepimiz biliyoruz, nedenini de ama nereden geldiğini nasıl zuhur olduğunu bilmiyoruz.
  • 21-01-2023, 19:01:59
    #21
    Backlink Hizmetleri
    Fıtratında, yani günümüz diliyle kodlaması içerisinde; üreyip neslini devam ettirme içgüdüsü var. Biz de, bu kodlamayı yazan yaratıcının birer ürünleriyiz. Ne mutlu, yaratıcısını tanıyana.
  • 21-01-2023, 19:04:24
    #22
    onehost.net adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Fıtratında, yani günümüz diliyle kodlaması içerisinde; üreyip neslini devam ettirme içgüdüsü var. Biz de, bu kodlamayı yazan yaratıcının birer ürünleriyiz. Ne mutlu, yaratıcısını tanıyana.
    Bu da bir düşünce saygı duyarım. Bir yaratıcının canlılara verdiği ortak özellik olarak da düşünülebilir. Tabii bu islamiyetin tanımladığı Allah ya da Museviliğin tanımladığı tanrı ya da Kronos, ve diğer gelmiş geçmiş dinler ile alakalı mıdır değil midir... Benim görüşüm bir yaratıcı yapmış olabilir hatta başka bir boyuttaki basit bir çocuğun proje ödevi dahi olabiliriz.
  • 21-01-2023, 19:18:53
    #23
    Backlink Hizmetleri
    DartkGandalf adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu da bir düşünce saygı duyarım. Bir yaratıcının canlılara verdiği ortak özellik olarak da düşünülebilir. Tabii bu islamiyetin tanımladığı Allah ya da Museviliğin tanımladığı tanrı ya da Kronos, ve diğer gelmiş geçmiş dinler ile alakalı mıdır değil midir... Benim görüşüm bir yaratıcı yapmış olabilir hatta basit bir çocuğun proje ödevi dahi olabiliriz.
    Teşekkür ederim saygı duyduğunuz için. Ben kendi inandığımı paylaşayım seve seve:

    İlk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem 'den son peygamberimize kadar, tüm peygamberlerin ısrarla vurguladığı ilah, aynı ilah: Kendinden başka ortağı olmayan, tek, en büyük, her şeye gücü yeten, ilmi sonsuz, şekil veren, merhameti de geniş ama aynı zaman da azabı da büyük olan, her türlü kusurdan uzak, yerde ve gökte ne varsa hepsini yaratan, imtihan etmek adına yarattığı insanları da ölümünden sonra diriltecek olan ilah. Hristiyanlık, yahudilik gibi çok fazla takipçisi olan inançların da kökeni aslında budur. Zamanla, yıllar geçtikçe insanlar bu dinlere kendilerinden bir şey kata kata, dinler bozulmuştur. Ve en son din, en son kitap ile bu hatalı düşünceler düzeltilmiştir. Örneğin Allah'ın oğlunun asla olmayacağı, Allah'ın tek başına yarattığı, eşi ve benzerinin bulunmadığı, doğurmadığı ve doğurulamayacağı, Kur'an içerisinde belirtilmiştir.

    İşte bu tek olan ilah; yarattığı canlıların kodları içerisine de üreme içgüdüsünü eklemiştir. Ben buna iman ediyorum. Ve şuna da kesinlikle inanıyorum. Bir insan, gerçekten iman etmek isterse ve detaylı bir şekilde araştırma yaparsa, Allah ona yardım eder. İmanı nasip eder.

    Herkese saygılarımla
  • 21-01-2023, 19:21:43
    #24
    onehost.net adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Teşekkür ederim saygı duyduğunuz için. Ben kendi inandığımı paylaşayım seve seve:

    İlk insan ve ilk peygamber olan Hz. Adem 'den son peygamberimize kadar, tüm peygamberlerin ısrarla vurguladığı ilah, aynı ilah: Kendinden başka ortağı olmayan, tek, en büyük, her şeye gücü yeten, ilmi sonsuz, şekil veren, merhameti de geniş ama aynı zaman da azabı da büyük olan, her türlü kusurdan uzak, yerde ve gökte ne varsa hepsini yaratan, imtihan etmek adına yarattığı insanları da ölümünden sonra diriltecek olan ilah. Hristiyanlık, yahudilik gibi çok fazla takipçisi olan inançların da kökeni aslında budur. Zamanla, yıllar geçtikçe insanlar bu dinlere kendilerinden bir şey kata kata, dinler bozulmuştur. Ve en son din, en son kitap ile bu hatalı düşünceler düzeltilmiştir. Örneğin Allah'ın oğlunun asla olmayacağı, Allah'ın tek başına yarattığı, eşi ve benzerinin bulunmadığı, doğurmadığı ve doğurulamayacağı, Kur'an içerisinde belirtilmiştir.

    İşte bu tek olan ilah; yarattığı canlıların kodları içerisine de üreme içgüdüsünü eklemiştir. Ben buna iman ediyorum. Ve şuna da kesinlikle inanıyorum. Bir insan, gerçekten iman etmek isterse ve detaylı bir şekilde araştırma yaparsa, Allah ona yardım eder. İmanı nasip eder.

    Herkese saygılarımla
    Çok güzel ve bilgi verici bir şekilde açıkladınız gerçekten kendi inancınız. Sizin gibi insanlara saygı duyuyorum ve seviyorum. Bu sonuçta bir inanç meselesi ve inanç değişkenlik gösterebilirken insandan insana değişmeyen tek şey ise kimseye zararı yoksa kişinin inancına saygı duymaktır. Ben en fazla saygı duyar benim böyle bir inancım yok diyebilirim o yüzden işte benim için yeterli değil ne yazık ki.
  • 21-01-2023, 19:27:31
    #25
    En iyisi sanırım
    Hocam sen ne içtiysen şu 3 günde aynısından bende istiyorum
  • 21-01-2023, 19:29:40
    #26
    Gelistirici adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam sen ne içtiysen şu 3 günde aynısından bende istiyorum
    Ahaha benim doğal kişiliğim bu hocam. Forumda uzun süredir kendimi tutmaya çalışıyordum. Bir gün dünyanın en saçma şeyini paylaşıp ertesi gün inanılmaz bilimsel ve felsefik sorular geliyor aklıma. Son zamanlarda ticaret ile pek uğraşmadığım için çok boşum diye herhalde böyle konular açmaya başladım yine.
  • 21-01-2023, 19:34:15
    #27
    Backlink Hizmetleri
    Bir soru da ben sorayım. İyice düşünsün isteyen

    Neden gözlerimiz ve kulaklarımız var?

    Görmemiz ve duymamız için ise, kim görmemizi ve duymamızı istemiş? Hangi soruyu sorsak, cevabı ortak benim için.

    Başka şekilde açıklayana da saygı duyarım fakat katılmam. Ortada:

    1) Mükemmel bir ilim
    2) Varlığını, yokluğuna tercih eden irade
    3) Merhamet olmazsa, görme ve duyma eylemi de olamazdı. Bu mükemmel sanatsal yapı; gözler ve kulaklar olmazdı. Ki göz ve kulak dışında sayılabilecek daha milyonlarca sanat var. Üstelik her tarafımızda. Ne mutlu görmek isteyene