• 21-01-2023, 18:32:25
    #10
    Hocam üreme isteği olmayan canlılar günümüze gelemeyeceğinden dolayı etrafta üreme isteği olmayan canlı göremiyorsunuz. Daha ne mantığı arıyorsunuz ki ?
  • 21-01-2023, 18:33:27
    #11
    TASARIM AJANSI
    Kimisinin idealleri var, neslimiz çoğalsın manevi inancımız doğrultusunda mücadelemiz devam etsin diyor.
    Kimisinin nesil vb. umurunda değil çocuk ve sıcak bir yuva sahibi olmak istiyor.
    Bu tarz bir kaç sebep daha vardır illa ki
  • 21-01-2023, 18:35:48
    #12
    Altair adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam üreme isteği olmayan canlılar günümüze gelemeyeceğinden dolayı etrafta üreme isteği olmayan canlı göremiyorsunuz. Daha ne mantığı arıyorsunuz ki ?
    Üreme isteği olmayan canlı diye bir şey yoktur hocam. Canlılığın temel özelliklerindendir üremek, psikolojik nedenleri ve zorluklarını katmıyorum konuya.
  • 21-01-2023, 18:37:05
    #13
    FiKRAL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kimisinin idealleri var, neslimiz çoğalsın manevi inancımız doğrultusunda mücadelemiz devam etsin diyor.
    Kimisinin nesil vb. umurunda değil çocuk ve sıcak bir yuva sahibi olmak istiyor.
    Bu tarz bir kaç sebep daha vardır illa ki
    Çok çok mikro bir zaman diliminden bahsediyorsunuz hocam. Ben milyarlarca yıllık bir zamandan bahsediyorum canlılığı tanımlarken. Maneviyatın yani pek alakası yok bahsettiğim konuyla.
  • 21-01-2023, 18:42:50
    #14
    Üreme canlılara öğretilen ilk öğretidir bence.
    Aslında üremek bizim kararımız değil, hiç bir canlının kararı değil.
    Üremeyen canlılar da var olurlar ama üreyemedikleri için nesilleri son bulur.
    Buna doğal seçilim denir. Evrim mekanizmasının temelini de bu oluşturur. Burada üreme ihtiyaç değil, bazı eylemlerin sonucu oluyor.
    Kısacası küçük canlılar büyük canlıları hayatta kalmaya ve üremeye zorlar. Vücudundaki hücrelerin eylemleri sonucu dokular yaşamak zorunda kalır. Dokuların eylemleri (salgıladıkları hormonlar mesela) vücudu yaşamak zorunda bırakır.
    Cansız varlıklarda da bu aynı. Sicimlerin titreşimleri atom altı parçacıkları var olmak zorunda bırakır. parçacıklar da atomu var olmak zorunda bırakır. bu böyle zincirleme şeklinde gider.
    Bilimsel olarak bu kadar derine inilebilir bence ama felsefi olarak soruyorsanız milyon tane sebep bulunup uydurulabilir.
  • 21-01-2023, 18:45:02
    #15
    Tamemen icgudusel bir hadise turun devami garanti altina alinmis😁
  • 21-01-2023, 18:46:33
    #16
    gecoist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Üreme canlılara öğretilen ilk öğretidir bence.
    Aslında üremek bizim kararımız değil, hiç bir canlının kararı değil.
    Üremeyen canlılar da var olurlar ama üreyemedikleri için nesilleri son bulur.
    Buna doğal seçilim denir. Evrim mekanizmasının temelini de bu oluşturur. Burada üreme ihtiyaç değil, bazı eylemlerin sonucu oluyor.
    Kısacası küçük canlılar büyük canlıları hayatta kalmaya ve üremeye zorlar. Vücudundaki hücrelerin eylemleri sonucu dokular yaşamak zorunda kalır. Dokuların eylemleri (salgıladıkları hormonlar mesela) vücudu yaşamak zorunda bırakır.
    Cansız varlıklarda da bu aynı. Sicimlerin titreşimleri atom altı parçacıkları var olmak zorunda bırakır. parçacıklar da atomu var olmak zorunda bırakır. bu böyle zincirleme şeklinde gider.
    Bilimsel olarak bu kadar derine inilebilir bence ama felsefi olarak soruyorsanız milyon tane sebep bulunup uydurulabilir.
    Çoğunda haklısınız dediklerinizde ama üremeyen bir canlı yok hocam, yani canlılığın tanımı üreyebilmek, kendini kopyalayabilmektir.

    Doğal seçilim ile alakası ise bir ırkın bulunduğu çevreye en iyi uyumu sağlayabilen ve hayatta kalabilen kişilerinin genlerini aktarıp evrimleşebilmesi, üremek tamamen evrimleşmek yani bu süreçte. Fakat mantıksızlık şurada ortaya çıkıyor, yani mantıksızlık değil, absurd ve anlam veremediğim bir şey. Niye sen yaşıyorken üreme ihtiyacı duyuyorsun ki durduk yere sonraki nesillerin evrimleşmesini sağlıyorsun ister istemez. Yani bundan milyonlarca yıl sonrasını düşünmektir üremek.
  • 21-01-2023, 18:53:04
    #17
    Geçmişten günümüze milyar yıllık olarak bakarsanız
    Üreme isteği olmayan canlılar zaten günümüze ulaşamamış yok olmuşlardır.
    Geriye kalanlarda zaten üreyip günümüze kadar gelmişler.

    Günümüzdeki canlılarda üreme ise dna 'mızda şartlandırılmış bir şey bana göre.

    Bunun mantıklı bir sebebi bana göre yok.


    Milyarlarca yıllık devam eden , aktarılan DNA ve üreme içgüdüsü , sanada aktarılmış oluyor haliyle devam ettiriyorsun. Mecbursun.
  • 21-01-2023, 18:57:19
    #18
    kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçmişten günümüze milyar yıllık olarak bakarsanız
    Üreme isteği olmayan canlılar zaten günümüze ulaşamamış yok olmuşlardır.
    Geriye kalanlarda zaten üreyip günümüze kadar gelmişler.

    Günümüzdeki canlılarda üreme ise dna 'mızda şartlandırılmış bir şey bana göre.

    Bunun mantıklı bir sebebi bana göre yok.


    Milyarlarca yıllık devam eden , aktarılan DNA ve üreme içgüdüsü , sanada aktarılmış oluyor haliyle devam ettiriyorsun. Mecbursun.
    Aslında üreme isteğinden kasıt burada Pandalardaki gibi üreme isteğinin düşük olması değil, yani üreme özelliğinin varlığı. Canlılarda farklı düzeylerde görülür bu özellik, her canlıda da bulunur elbet. İşte kastettiğim konu ise şu tam olarak. Siz hiç "buraya benden milyonlarca yıl sonraki neslim çok iyi uyum sağlar, benim genlerimi taşıyan birçok çocuk yavru sahibi olmalıyım" diye düşünüp ürediğini düşünüyor musunuz bir canlının. Yani çook büyük ihtimal ile nedeni bu değil fakat üremenin nedeni de tam olarak bu... Üremek milyonlarca yıl sonrasını düşünebilmek, geleceği düşünmek demek.

    Canlılar niye geleceği düşünür ki? Bir bakteri niye geleceğe yönelik bu eylemi gerçekleştiriyor ve kendini kopyalıyor mesela?