• 01-05-2022, 03:53:16
    #28
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Allaha inanmayan arkadaşlar bu soruma cevap verebilir mi?
    Okuma yazma bilmeyen biri nasıl asırlar önce yaşanmış Peygamber kıssalarını bilebilir.
    Mesela Ashabı Kehf, Hz Salih, Hz Yunus (a.s) vs.
    Kesinlikle ona gerekli bilgi indirildi ve bu sayede bilebildi.

    Mesela helak olan kavimler var. Günümüzde onları Arkeoloji kazılar ile ortaya çıkartıldı.
    Kızıl Denizde boğulan dönemin mısır kralının cesedi bozulmayarak günümüze getirildi. Kuranda Firavun cesedi için insanların ibret alması için onun çürümesini koruduk buyurur
    Cevap vermeyi deneyeyim kabul edersen. Peygamberin okuma yazma bilmediği bilgisine nasıl ulaştınız öncelikle? Hz.Hatice'nin kervanları ile daha genç yaşlarında uzak yollarda ticaret yapan kimdi mesela? O kadar hesap kitap okuma yazma bilmeden zor, özellikle en yetkili olarak o kervanın başındaki kişiyseniz. Peygamber Hz. Ali'nin babası olan Ebu Talib'in elinde büyümüş gibi bir durum söz konusu, zaten aşiret/kabile reisi ve oğlu Hz. Ali okuma yazma biliyor, oğlu gibi sevdiği öz yeğeni neden bundan nasiplenmesin? Hadi onları gerçtim, Hz. Hatice oldukça eğitimli, köleleri bile okur yazar ve çok sayıda kitapları olduğu, üstelik yine Hz. Hatice'nin yakın akrabası olan Varaka Bin Nevfel'in alimlik derecesinde bilgiye sahip olduğunu düşünürseniz okuma yazma bilmemesi biraz garip olurdu, ben birden fazla dil bildiğini düşünüyorum çünkü Kuran'da çok sayıda yabancı kelime mevcut, sahabelerin bile anlamını bilmediği aramice, süryanice gibi kelimeler. Hadi diyelim okuma ve yazma bilmiyor, dinlemede mi bilmiyor? O kadar okuma yazma bilenin arasında öğrenmedi diyelim, yanında kitap okunurken de dinlemedi mi? Ümmi kelimesi üzerinden bir durum mevcut, bu sebeple okur yazar olmadığı söyleniyor ama ek olarak Kırtas Hadisesi olarak kayıtlara geçen son anlarında kağıt kalem istediği de benzer sayısız hadiste geçmektedir, okuma yazma bilmeyen insan neden ister kağıt kalem? Çizim diyecek olursan ylı hadislerde bana kağıt kalem getirin size bir şeyler yazacağım hayatınız değişecek, çok önemli bilgiler vereceğim gibi bir cümle kurduğu, Hz. Ömer'in ise kağıt kalemin verilmesine engel olduğu söylenir. Hatta Peygamber hasta olduğunda Hz. Ali hakkında yazmak istiyordu, ben İslam için engelledim dediği kayıtlardadır. Evet biliyorum, çoğu kişi işine gelen hadisi kabul eder ama bu hadisleri kabul etmezler, etmeyeceklerdir o yüzden boşuna yorulduk muhtemelen

    Firavun cesedi mi? O da ne öyle? Neredeymiş? Valla bilmiyorum öyle bir ceset olduğunu, bir tane köylü cesedi çıkarılıp alın bu firavundur dendi ama ona hala inanmıyorsunuzdur umarım? Her aha bu firavundur denen cesede iyi tamam o zaman demeye lüzum yok, sellerde, bataklıklarda, volkanik küllerde, buzullarda ve daha sayısız yerde sayısız sayıda korunmuş ceset bulundu, eğer ŞU mevzuyu diyorsanız reddeden kaynak bile manidar. Bu Firavun meselesi fazla uzadı, uzatmaya devam ediliyor. Neredeyse ilk Firavundan son Firavuna kadar öğle yemeğinde ne yedi ne içti, akşam yemeğinde ne yedi ne içti eşi çocuğu yaşı vs. her bilgisi varken binlerce yıllık kayıtlar boyunca ne hikmetse deniz yarıldı firavun ve ordusu komple yok oldu diye bir detay yer almıyor. Böyle önemli bir olayı Mısır kayıtlarında unutmuş olabilirler mi? Belki de, peki ya Mısır kayıtlarında Hz. Yusuf'a rastlanıyor mu? Teknik olarak hayır, çünkü 7 yıl kıtlık 7 yıl bolluk gibi bir detay bile verilmemiş, zaman zaman Nil'in verimsizleştiği bilinir ama böyle bir süre söz konusu değil. Hadi diyelim Mısır bunları kaydetmedi, peki ya Hz. Musa niye kayıt altına alınmadı? Koca bir şehir dolusu insanı alıp götüren kişi neden kayıtlarda geçmez? Kayıtlardan bahsediyorsak yüzlerce km yol götürülen bir fil ordusundan bahsetmek lazım, çölün ortasında günde 300 litre su içip yüzlerce kg bitki tüketmesi gereken fil ordusunun çölde ne işi var mesela, bu gibi olayların bir kaydı tutulur, kayıp kavimler konusunda da her yıl x kavmi bulundu gibi haberler çıkıyor fakat ortada net bir şey yok. Kaldı ki AD kavmi insanlarının boyları epey uzun deniyordu yanılmıyorsam, anormal boyda koca bir kavmin kalıntısı bulunsa olay olurdu. Hadi helak kelimesini kenara koyalım, yok olan kavimler yok mu? Elbette var. Örneğin deprem ve yanardağ patlamaları gibi sebeplerle, sel gibi sebeplerle, kıtlık ve savaş gibi nedenlerden dolayı çok kavim helak olmuştur, bu yeni bir bilgi değil. Neyse, ne dersem diyeyim çok bir şey değişmeyecek.

    ---

    Birkaç arkadaş ateistler kendilerini zeki zannediyor demiş, bilinçli ateistler gerçekten çok zeki insanlar doğrudur, bir şeyleri araştırıp öğrenmeye çalışmak gerekir bilinçli ateist olmak için, kaynağını sorgulamak, inanmasa bile kutsal kitapları sayısız defa okuyup karşılaştırmak, teyit etmeyi gerektirir. Bilinçli olmayanlar ben inanmıyorum der çekilir köşeye, kastettiğim onlar değil. Ben araştırdım inceledim ve bana mantıklı gelmedi diyenlerden, araştıranlardan bahsediyorum. Çoğu kişi diyanetten tefsir kopyalamış, o da bir şeydir ama orada aksini söylemesi beklenemezdi zaten. Birkaç kişi de cımbızlama demiş, gelin bakın size 2 cımbızlama örneği yazayım.

    ﴾53﴿
    Biri tatlı ve susuzluğu giderici, diğeri tuzlu ve acı olan iki denizi karışacak şekilde salıveren ve ikisi arasına bir engel, aşılmaz bir perde koyan O’dur.

    Okumuş olduğunuz Furkan Suresi 53. Ayet, çoğu alim geçinen kişiden duymuşsunuzdur Cebelitarık boğazında okyanus ile deniz karışmıyor bakın işte bu bir mucize dendiğini, hadi suyun karıştığı gerçeğini bir kenara bıraktım, Ayette biri tatlı biri tuzlu su diyor, okyanus mu tatlı yoksa Akdeniz mi onu da söyleseler tam olacakmış cımbızcı kişiler.

    Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Bu okumuş olduğunuz ise Mülk Suresi 5. Ayet, ayrıca Fussilet Suresi 12. Ayette hemen hemen aynısıdır, sadece atış talimi kısmı yoktur, göğün 7 kat olduğundan bahseder. Şimdi cımbızcılar burada bakın işte atmosferin varlığından bahsediliyor bu bir mucize diyorlar, devamını ise cımbızlıyorlar. En yakın katmanını yıldızlar ile donattık kısmını görmezden geliyorlar sanki atmosferin tabakaları içinde yıldız varmış gibi, işte cımbızlama budur. Kısacası inanan ve inanmayan ne derse desin karşısındakinin görüşünü değiştiremez. Konu sahibine ise arkadaşın biraz acemiymiş, sadece bu kadarını mı bulabilmiş, bunlar en zayıfları, biraz daha araştırması gerekiyor. Prensip olarak dini konulara pek fazla atlama taraftarı değilim ama laf atan olursa çok büyük bir memnuniyet ile atlar, gerekli cevabı aynen iletirim, herkes birbirine saygı duymayı öğrenmeli artık.
  • 01-05-2022, 04:07:56
    #29
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cevap vermeyi deneyeyim kabul edersen. Peygamberin okuma yazma bilmediği bilgisine nasıl ulaştınız öncelikle? Hz.Hatice'nin kervanları ile daha genç yaşlarında uzak yollarda ticaret yapan kimdi mesela? O kadar hesap kitap okuma yazma bilmeden zor, özellikle en yetkili olarak o kervanın başındaki kişiyseniz. Peygamber Hz. Ali'nin babası olan Ebu Talib'in elinde büyümüş gibi bir durum söz konusu, zaten aşiret/kabile reisi ve oğlu Hz. Ali okuma yazma biliyor, oğlu gibi sevdiği öz yeğeni neden bundan nasiplenmesin? Hadi onları gerçtim, Hz. Hatice oldukça eğitimli, köleleri bile okur yazar ve çok sayıda kitapları olduğu, üstelik yine Hz. Hatice'nin yakın akrabası olan Varaka Bin Nevfel'in alimlik derecesinde bilgiye sahip olduğunu düşünürseniz okuma yazma bilmemesi biraz garip olurdu, ben birden fazla dil bildiğini düşünüyorum çünkü Kuran'da çok sayıda yabancı kelime mevcut, sahabelerin bile anlamını bilmediği aramice, süryanice gibi kelimeler. Hadi diyelim okuma ve yazma bilmiyor, dinlemede mi bilmiyor? O kadar okuma yazma bilenin arasında öğrenmedi diyelim, yanında kitap okunurken de dinlemedi mi? Ümmi kelimesi üzerinden bir durum mevcut, bu sebeple okur yazar olmadığı söyleniyor ama ek olarak Kırtas Hadisesi olarak kayıtlara geçen son anlarında kağıt kalem istediği de benzer sayısız hadiste geçmektedir, okuma yazma bilmeyen insan neden ister kağıt kalem? Çizim diyecek olursan ylı hadislerde bana kağıt kalem getirin size bir şeyler yazacağım hayatınız değişecek, çok önemli bilgiler vereceğim gibi bir cümle kurduğu, Hz. Ömer'in ise kağıt kalemin verilmesine engel olduğu söylenir. Hatta Peygamber hasta olduğunda Hz. Ali hakkında yazmak istiyordu, ben İslam için engelledim dediği kayıtlardadır. Evet biliyorum, çoğu kişi işine gelen hadisi kabul eder ama bu hadisleri kabul etmezler, etmeyeceklerdir o yüzden boşuna yorulduk muhtemelen

    Firavun cesedi mi? O da ne öyle? Neredeymiş? Valla bilmiyorum öyle bir ceset olduğunu, bir tane köylü cesedi çıkarılıp alın bu firavundur dendi ama ona hala inanmıyorsunuzdur umarım? Her aha bu firavundur denen cesede iyi tamam o zaman demeye lüzum yok, sellerde, bataklıklarda, volkanik küllerde, buzullarda ve daha sayısız yerde sayısız sayıda korunmuş ceset bulundu, eğer ŞU mevzuyu diyorsanız reddeden kaynak bile manidar. Bu Firavun meselesi fazla uzadı, uzatmaya devam ediliyor. Neredeyse ilk Firavundan son Firavuna kadar öğle yemeğinde ne yedi ne içti, akşam yemeğinde ne yedi ne içti eşi çocuğu yaşı vs. her bilgisi varken binlerce yıllık kayıtlar boyunca ne hikmetse deniz yarıldı firavun ve ordusu komple yok oldu diye bir detay yer almıyor. Böyle önemli bir olayı Mısır kayıtlarında unutmuş olabilirler mi? Belki de, peki ya Mısır kayıtlarında Hz. Yusuf'a rastlanıyor mu? Teknik olarak hayır, çünkü 7 yıl kıtlık 7 yıl bolluk gibi bir detay bile verilmemiş, zaman zaman Nil'in verimsizleştiği bilinir ama böyle bir süre söz konusu değil. Hadi diyelim Mısır bunları kaydetmedi, peki ya Hz. Musa niye kayıt altına alınmadı? Koca bir şehir dolusu insanı alıp götüren kişi neden kayıtlarda geçmez? Kayıtlardan bahsediyorsak yüzlerce km yol götürülen bir fil ordusundan bahsetmek lazım, çölün ortasında günde 300 litre su içip yüzlerce kg bitki tüketmesi gereken fil ordusunun çölde ne işi var mesela, bu gibi olayların bir kaydı tutulur, kayıp kavimler konusunda da her yıl x kavmi bulundu gibi haberler çıkıyor fakat ortada net bir şey yok. Kaldı ki AD kavmi insanlarının boyları epey uzun deniyordu yanılmıyorsam, anormal boyda koca bir kavmin kalıntısı bulunsa olay olurdu. Hadi helak kelimesini kenara koyalım, yok olan kavimler yok mu? Elbette var. Örneğin deprem ve yanardağ patlamaları gibi sebeplerle, sel gibi sebeplerle, kıtlık ve savaş gibi nedenlerden dolayı çok kavim helak olmuştur, bu yeni bir bilgi değil. Neyse, ne dersem diyeyim çok bir şey değişmeyecek.

    ---

    Birkaç arkadaş ateistler kendilerini zeki zannediyor demiş, bilinçli ateistler gerçekten çok zeki insanlar doğrudur, bir şeyleri araştırıp öğrenmeye çalışmak gerekir bilinçli ateist olmak için, kaynağını sorgulamak, inanmasa bile kutsal kitapları sayısız defa okuyup karşılaştırmak, teyit etmeyi gerektirir. Bilinçli olmayanlar ben inanmıyorum der çekilir köşeye, kastettiğim onlar değil. Ben araştırdım inceledim ve bana mantıklı gelmedi diyenlerden, araştıranlardan bahsediyorum. Çoğu kişi diyanetten tefsir kopyalamış, o da bir şeydir ama orada aksini söylemesi beklenemezdi zaten. Birkaç kişi de cımbızlama demiş, gelin bakın size 2 cımbızlama örneği yazayım.

    ﴾53﴿
    Biri tatlı ve susuzluğu giderici, diğeri tuzlu ve acı olan iki denizi karışacak şekilde salıveren ve ikisi arasına bir engel, aşılmaz bir perde koyan O’dur.

    Okumuş olduğunuz Furkan Suresi 53. Ayet, çoğu alim geçinen kişiden duymuşsunuzdur Cebelitarık boğazında okyanus ile deniz karışmıyor bakın işte bu bir mucize dendiğini, hadi suyun karıştığı gerçeğini bir kenara bıraktım, Ayette biri tatlı biri tuzlu su diyor, okyanus mu tatlı yoksa Akdeniz mi onu da söyleseler tam olacakmış cımbızcı kişiler.

    Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.

    Bu okumuş olduğunuz ise Mülk Suresi 5. Ayet, ayrıca Fussilet Suresi 12. Ayette hemen hemen aynısıdır, sadece atış talimi kısmı yoktur, göğün 7 kat olduğundan bahseder. Şimdi cımbızcılar burada bakın işte atmosferin varlığından bahsediliyor bu bir mucize diyorlar, devamını ise cımbızlıyorlar. En yakın katmanını yıldızlar ile donattık kısmını görmezden geliyorlar sanki atmosferin tabakaları içinde yıldız varmış gibi, işte cımbızlama budur. Kısacası inanan ve inanmayan ne derse desin karşısındakinin görüşünü değiştiremez. Konu sahibine ise arkadaşın biraz acemiymiş, sadece bu kadarını mı bulabilmiş, bunlar en zayıfları, biraz daha araştırması gerekiyor. Prensip olarak dini konulara pek fazla atlama taraftarı değilim ama laf atan olursa çok büyük bir memnuniyet ile atlar, gerekli cevabı aynen iletirim, herkes birbirine saygı duymayı öğrenmeli artık.
    Bilemiyorum. 32 yaşındayım bu zamana kadar çevremden duyduğum gördüğüm şeyler bunlar. Demin bir arkadaşlada özelden bu konuları konuştuk. Kendisi de bu konuda iyi araştırma yapmış sağlam bilgi edinmiş biri. Biraz şüpheye düştüm bu konudan dolayı. En yakın zamanda bu konuda dini videolar izleyip şüphemi gidermek istiyorum. İnanç zaten ister görünsün yada görünmesin ona inanmaktır teslim olmaktır.
    İslamiyet'te de zaten höşgörüden bahseder. Senin dinin sana onların dini onlara. Biri inanmıyor diye kendine zulum edip öldürme hakkını sanmıyorum islamiyetin verdiğini. Kişi senin canına malına kastetmezse. Sırf inanmıyor diye onu öldürme darp etme yetkisini islamın verdiğini sanmıyorum. Birbirimize karşı saygılı davranırsak anca dünya daha yaşanılır bir yer olur.
  • 01-05-2022, 04:38:40
    #30
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilemiyorum. 32 yaşındayım bu zamana kadar çevremden duyduğum gördüğüm şeyler bunlar. Demin bir arkadaşlada özelden bu konuları konuştuk. Kendisi de bu konuda iyi araştırma yapmış sağlam bilgi edinmiş biri. Biraz şüpheye düştüm bu konudan dolayı. En yakın zamanda bu konuda dini videolar izleyip şüphemi gidermek istiyorum. İnanç zaten ister görünsün yada görünmesin ona inanmaktır teslim olmaktır.
    İslamiyet'te de zaten höşgörüden bahseder. Senin dinin sana onların dini onlara. Biri inanmıyor diye kendine zulum edip öldürme hakkını sanmıyorum islamiyetin verdiğini. Kişi senin canına malına kastetmezse. Sırf inanmıyor diye onu öldürme darp etme yetkisini islamın verdiğini sanmıyorum. Birbirimize karşı saygılı davranırsak anca dünya daha yaşanılır bir yer olur.
    Dostum bilerek mi yapıyorsun beni mi deniyorsun gerçekten anlamadım Bende 33 yaşındayım bu arada, aynı jenerasyonuz. Beni mi deniyorsun dememin sebebi gerçekten İslamın öldürün demediğine inanıyor olman, arama motoruna girip Kuran da ara yazarsan ilk 2 site gayet kullanışlı, heh şimdi o sitenin ara bölümüne savaşın ve daha sonra da öldürün diye arat ve çıkan sonuçları sana zahmet okuyuver. İslam da Hristiyan ve Yahudileri dost edinemezsin, dinden dönenin cezası ölümdür, bunu da aynı şekilde dinden dönenin cezası nedir diye aratabilirsin, Kuran da son din İslam oluncaya kadar savaşın emredilir, Medine'de Peygambere yer yurt veren oranın mevcut Yahudi kabilelerinin nasıl bir bir yok olduğuna bak, ayet bile var Allah onları kalelerinden indirdi, korku saldı, bir kısmını öldürüyor, bir kısmını esir alıyordunuz diye. Ayette inanmayanlara 4 ay müddet veriliyor, müddet bitince bulduğunuz yerde öldürün deniyor. Cizye verinceye kadar veya dininden dönünceye kadar savaşmak zorunlu. Hadi Beni Kureyza katliamını geçtim, Beni Kaynuka olayını geçtim, Beni Nadir kabilesinin hurmalıklarının ateşe verilip canlarını zor kurtararak sürgün yemesini geçtim, hadi tüm Gazve ve Seriyyeleri, ganimet için yapılan kervan baskınlarını geçtim, neden Müslümanlar kendi içlerinde savaştılar? Hz. Ali ile Hz. Ayşe neden o zamanın en büyük orduları ile savaşıp 18 bin Müslümanın katli olayı olan Cemel Savaşı gerçekleşti? Hz. Ali ile Hz. Muaviye neden sayısız kere savaştı? Hadi onları da geçtim, Hz. Osman nasıl öldürüldü? Müslümanlar tarafından ve Hz. Ebubekir'in oğlunun bulunduğu grubunun elinden hem de, Bedir Savaşının çıkış sebebi ne mesela? Kervan baskını.. Mekkeliler ticaretini yaparken kervanlarına saldırı oluyor, hadi onu da geçtim, haram aylarda öldürmenin yasak olduğu zamanlarda bile neden insan öldürülüyor? Ganimet hadislerinde bilmem hangi sahabeye bilmem kaç adet terlik düştüğü bile yazılıdır, insanların terliklerine kadar alınmış, onca ganimet elde eden koca bir imparatorluk kurulmuş, bazı kaynaklarda bir hurma ile 3 gün doyardı, tek hırka ile bilmem kaç yıl yaşadı gibi şeyler yazılıyor gerçekten çıldırıyorum. Öyle bir fakirlik vardı da nereye gitti ganimetler? Çoğu sahabenin 20şer 30ar eşi var, büyük çoğunluğu savaş ganimeti. Bir gazveden sadece Hz. Ali'ye 2 deve düşüyor, neden fakirlik edebiyatı yapılıyor? Bölgenin tüm Yahudi kabilelerinin malı mülkü Müslümanlara kalmış, az buz bir servet değil bu. Kervanlardan ve Taif, Hayber gibi ufak çaplı savaşlardan elde edilen ganimetleri geçtim, bu insanlar kervanlarla ticaretler yapmıyorlar mı? Peygamber özelinde ise Hz. Hatice zaten zengindi, maddi yönden sıkıntılı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Neyse, ben ne yazarsam yazayım burada büyük tartışma çıkar, kimse ile boşu boşuna papaz olmaya gerek yok. İnanmak istiyorsan araştırmamanı tavsiye ederim bu arada, soru soruyu, kapı kapıyı açar işin içinden çıkamazsın, ben hala çıkamıyorum mesela. Belki günde 2-3 saat inançlar üzerine hala araştırma yapıyorum, bazı yayıncıları ve canlı yayınlarını takip ediyorum, aklıma gelip merak ettikçe aratıp okuyorum. Tekrar ediyorum, inanmıyor diye zulüm edip öldürme hakkı var, bunu sadece 3-4 dakikalık arama ile rahatça görebilirsin. İnanç bir teslimiyettir, sorgusuz sualsiz mantık arayıp sorgulamadan inanmaktır, bağlılıktır, neden niçin diye düşünmemektir ve eğer inançlı kalmak istiyorsan o 3-4 dakikayı da ayırmamanı tavsiye ederim.


    Maide Suresi 101-102. Ayetler:
    "Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek olan şeylerden sormayın. Eğer onları Kur'ân indirilirken sorarsanız size açıklanır. Halbuki Allah onlardan geçmiştir. Allah çok bağışlayan ve çok yumuşak davranandır."
    "Sizden önce gelen bir kavim bunları sormuştu da sonra inkâr etmişti."

  • 01-05-2022, 04:44:15
    #31
    Heh geldi zihin bulandırıcılar. Arkadaşlar, bu tür konular tehlikelidir. Kendi araştırmanızı kendiniz yapınız. Buradaki yorumlar sizi uçurumun kenarına kadar sürükleyebilir. Yıllardır bu forumda bu tür konular açılır ve genelde atışmayla biter. Kimse bir sonuca varamaz. O yüzden okurken dikkatli olun ve son olarak; ” Artık sizin dininiz size, benim dinim bana (kafirun,6)” der ve öldükten sonra görüşmek üzere, ALLAH’ a emanet.

    Düzenleme: kusursuz bir dine sahibiz. Zerre kötülüğün olmadığı, ahlak üzerine kurulmuş. Her zaman iyiliği emreden bir din. Şurada yazılmış savsata yorumlara inanarak, araştırmadan körü körüne kendinizi yakmayınız. Dinimiz araştırma dini, cevapsız sorular tabi ki olacak ve Gün gelecek ALEMLERİN RABBİ olan ALLAH bunları da gösterecektir. Kısacık dünya hayatında sonsuzluğunuzu yakmasına izin vermeyiniz. Bırakın onlar yalanmaya devam etsin. Karşılarında Azrail (a.s.) ‘ı görünce artık dönüşün olmadığını ap açık anlayacaklar ama iş işten zaten geçmiş olacak. O yüzden dininizin değerini bilin. Böyle kusursuz bir din daha gelmeyecek.

    Düzenleme 2; Ne zaman vakit çıkacağına bakarken önüme bu ayetin çıkması kesinlikle tesadüf değil tevafuktur.

    “Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik; artık o isterse şükreden olur, isterse nankör.” (İnsan 76/3)
  • 01-05-2022, 04:49:09
    #32
    Sıfır bilgi ile onların ne haddine KURANI KERİMİ tefsir etmek , adam ALLAHA inanmıyor , AYETLERİ tefsir ediyor buda ayrı komik olmuş , hocam bırak herkes özgür inanmak veya inanmamak konusunda ,yalnız ölene kadar özgür öldükten sonra özgürlük biter büyük sıkıntilar başlar.
  • 01-05-2022, 06:01:19
    #33
    Hiç bakmamış mı gerçekten tefsiri de böyle mi diye 😄. Ateist de ateist olsa... Direkt araştırmadan atıp tutmak olsun diye sormuş herhalde.
  • 01-05-2022, 09:32:37
    #34
    Yukarda yazdığın her bir maddenin derinlemesine çok uzun tartışmaları var. Sadece tek cümle yazmışsın, öyle olunca çok yanlış bir algı oluşuyor. Ateist bizim toplumda küfür/hakaret gibi bir kelime ama emin ol bazı ateistler, hoca diye geçinen kişilerden kat kat daha bilgili. Genelde tüm ateistlerin başlağıc halleri oldukça dine, konuları daha derinlemesine öğrenme çabasından geçer. Eğer dine inanarak hayatını yaşamak istiyorsan. Dini hiç bir şekilde araştırma. Çünkü dini araştırıp akıl ve mantığa vuran birisinin inanması mümkün değil.

    Hepsini açıklamayacağım (yazıyı çok uzatır). Yukarda belirttiğin ilk maddenin daha derin açıklaması buraya yazıyorum:

    Kuran'da gece gündüz oluşumu güneş ve ayın yörünge haraketlerine bağlanmıştır ve bir çok ayette geçer. Kuran'daki hiç bir ayette dünyanın bir yörüngede olduğu yada hareket ettiği (yada döndüğü) yazmaz. Gece gündüz oluşumu diğer dini kitapların hepsinde aynı şekilde (hatalı) yazılmıştır. Çünkü ancak 16. yüzyılda güneş sistemi şu an bildiğimiz şekiliyle güneşi merkeze alınarak düzeltilmiştir. Bu tarihten önce geçen insalığa ait tüm kitaplarda, dünya merkez kabul edilerek, güneşin (ve diğer tüm gök cisimlerininde) dünyanın etrafında döndüğü yazar.
    Biz şu anda biliyoruz ki gece gündüz döngüsü dünyanın kendi etrafından dönmesinin bir sonucudur. Güneş ve ayın yörünge haraketleri ile bir alakası yoktur. Modern bilim olmasa insan algısı bu tarihte dahi dünyanın duruyor güneşin haraket ettiğini yanılgısına düşer çünkü çıplak gözlemle öyle görünür. Sabah kalktığında güneşi doğuda, öyle tepede, akşam batıdan yok olduğuna şahit oluruz her gün.
    Bazıları, ayetlerde geçen güneş, ay ikilisinden sadece güneşi ayırıp. Güneşin samanyolu galaksisindeki haraketinin kast edildiğini idda eder ama bunun ayetlerde geçen konu ile hiç bir alakası yoktur. Güneşin galaksi etrafındaki haraketinin gece gündüz oluşumu ile hiç bir bağlantı yoktur. Zaten güneşi ayırıp bundan bahsetmeninde bir anlamı yoktur. Çünkü o haraket yalnızca güneşin değil güneş sisteminin (dünya, ay, diğer gezegenler) hepsinin beraber yörüngesidir/haraketidir.
    Kaynak:
    Enbiya Suresi, 33. ayet: Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor.
    Yasin Suresi, 40. ayet: Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler.
    İbrahim Suresi, 33. ayet: Güneş'i ve Ay'ı hareketlerinde sürekli emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü de emrinize amade kılandır.
    Lokman Suresi, 29. ayet: Görmüyor musun ki, gerçekten Allah, geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar. Güneş ile ayı emre amade kılmıştır. Her biri, adı konulmuş bir süreye kadar akıp gider. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
    Fatır Suresi, 13. ayet: (Allah) Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar; güneşi ve ayı emre amade kılmıştır, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte bunları (yaratıp düzene koyan) Allah sizin Rabbinizdir; mülk O'nundur. O'ndan başka taptıklarınız ise, 'bir çekirdeğin incecik zarına' bile malik olamazlar.
  • 01-05-2022, 11:23:12
    #35
    Çocukluk arkadaşım İzmir'den, ateist.
    Sürekli Kuran-ı Kerim'i Türkçe okur, kendince(!) açık bulmak için arar.
    Ha İzmir depreminde ne mi yapmış? Allah diye bağırmış.

    İnanç yada inançsızlık madden ispatlamayı gerektirmez.
    İnanç işi vicdan ve gönül işidir. Elhamdülillah Müslümanım.
  • 01-05-2022, 11:59:50
    #36
    Konudan bağımsız olarak, bilmiyorsanız yorum yapmayın anlamıyorsanız kurcalamayın gibi yorumlara da hastayım, kardeşim bu kitap sen, ben, ilkel çağlarda arabistanda yaşayan en en ilkel insaların bile anlaması için gönderilmedi mi, bu ayetleri açıklamak için neden 50cm sakallı adamlara, tarikatlara ihtiyacımız var?