A.AY adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Firavun cesedi mi? O da ne öyle? Neredeymiş? Valla bilmiyorum öyle bir ceset olduğunu, bir tane köylü cesedi çıkarılıp alın bu firavundur dendi ama ona hala inanmıyorsunuzdur umarım? Her aha bu firavundur denen cesede iyi tamam o zaman demeye lüzum yok, sellerde, bataklıklarda, volkanik küllerde, buzullarda ve daha sayısız yerde sayısız sayıda korunmuş ceset bulundu, eğer ŞU mevzuyu diyorsanız reddeden kaynak bile manidar. Bu Firavun meselesi fazla uzadı, uzatmaya devam ediliyor. Neredeyse ilk Firavundan son Firavuna kadar öğle yemeğinde ne yedi ne içti, akşam yemeğinde ne yedi ne içti eşi çocuğu yaşı vs. her bilgisi varken binlerce yıllık kayıtlar boyunca ne hikmetse deniz yarıldı firavun ve ordusu komple yok oldu diye bir detay yer almıyor. Böyle önemli bir olayı Mısır kayıtlarında unutmuş olabilirler mi? Belki de, peki ya Mısır kayıtlarında Hz. Yusuf'a rastlanıyor mu? Teknik olarak hayır, çünkü 7 yıl kıtlık 7 yıl bolluk gibi bir detay bile verilmemiş, zaman zaman Nil'in verimsizleştiği bilinir ama böyle bir süre söz konusu değil. Hadi diyelim Mısır bunları kaydetmedi, peki ya Hz. Musa niye kayıt altına alınmadı? Koca bir şehir dolusu insanı alıp götüren kişi neden kayıtlarda geçmez? Kayıtlardan bahsediyorsak yüzlerce km yol götürülen bir fil ordusundan bahsetmek lazım, çölün ortasında günde 300 litre su içip yüzlerce kg bitki tüketmesi gereken fil ordusunun çölde ne işi var mesela, bu gibi olayların bir kaydı tutulur, kayıp kavimler konusunda da her yıl x kavmi bulundu gibi haberler çıkıyor fakat ortada net bir şey yok. Kaldı ki AD kavmi insanlarının boyları epey uzun deniyordu yanılmıyorsam, anormal boyda koca bir kavmin kalıntısı bulunsa olay olurdu. Hadi helak kelimesini kenara koyalım, yok olan kavimler yok mu? Elbette var. Örneğin deprem ve yanardağ patlamaları gibi sebeplerle, sel gibi sebeplerle, kıtlık ve savaş gibi nedenlerden dolayı çok kavim helak olmuştur, bu yeni bir bilgi değil. Neyse, ne dersem diyeyim çok bir şey değişmeyecek.
---
Birkaç arkadaş ateistler kendilerini zeki zannediyor demiş, bilinçli ateistler gerçekten çok zeki insanlar doğrudur, bir şeyleri araştırıp öğrenmeye çalışmak gerekir bilinçli ateist olmak için, kaynağını sorgulamak, inanmasa bile kutsal kitapları sayısız defa okuyup karşılaştırmak, teyit etmeyi gerektirir. Bilinçli olmayanlar ben inanmıyorum der çekilir köşeye, kastettiğim onlar değil. Ben araştırdım inceledim ve bana mantıklı gelmedi diyenlerden, araştıranlardan bahsediyorum. Çoğu kişi diyanetten tefsir kopyalamış, o da bir şeydir ama orada aksini söylemesi beklenemezdi zaten. Birkaç kişi de cımbızlama demiş, gelin bakın size 2 cımbızlama örneği yazayım.
﴾53﴿
Biri tatlı ve susuzluğu giderici, diğeri tuzlu ve acı olan iki denizi karışacak şekilde salıveren ve ikisi arasına bir engel, aşılmaz bir perde koyan Odur.
Okumuş olduğunuz Furkan Suresi 53. Ayet, çoğu alim geçinen kişiden duymuşsunuzdur Cebelitarık boğazında okyanus ile deniz karışmıyor bakın işte bu bir mucize dendiğini, hadi suyun karıştığı gerçeğini bir kenara bıraktım, Ayette biri tatlı biri tuzlu su diyor, okyanus mu tatlı yoksa Akdeniz mi onu da söyleseler tam olacakmış cımbızcı kişiler.
Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Bu okumuş olduğunuz ise Mülk Suresi 5. Ayet, ayrıca Fussilet Suresi 12. Ayette hemen hemen aynısıdır, sadece atış talimi kısmı yoktur, göğün 7 kat olduğundan bahseder. Şimdi cımbızcılar burada bakın işte atmosferin varlığından bahsediliyor bu bir mucize diyorlar, devamını ise cımbızlıyorlar. En yakın katmanını yıldızlar ile donattık kısmını görmezden geliyorlar sanki atmosferin tabakaları içinde yıldız varmış gibi, işte cımbızlama budur. Kısacası inanan ve inanmayan ne derse desin karşısındakinin görüşünü değiştiremez. Konu sahibine ise arkadaşın biraz acemiymiş, sadece bu kadarını mı bulabilmiş, bunlar en zayıfları, biraz daha araştırması gerekiyor. Prensip olarak dini konulara pek fazla atlama taraftarı değilim ama laf atan olursa çok büyük bir memnuniyet ile atlar, gerekli cevabı aynen iletirim, herkes birbirine saygı duymayı öğrenmeli artık.
Bende 33 yaşındayım bu arada, aynı jenerasyonuz. Beni mi deniyorsun dememin sebebi gerçekten İslamın öldürün demediğine inanıyor olman, arama motoruna girip Kuran da ara yazarsan ilk 2 site gayet kullanışlı, heh şimdi o sitenin ara bölümüne savaşın ve daha sonra da öldürün diye arat ve çıkan sonuçları sana zahmet okuyuver. İslam da Hristiyan ve Yahudileri dost edinemezsin, dinden dönenin cezası ölümdür, bunu da aynı şekilde dinden dönenin cezası nedir diye aratabilirsin, Kuran da son din İslam oluncaya kadar savaşın emredilir, Medine'de Peygambere yer yurt veren oranın mevcut Yahudi kabilelerinin nasıl bir bir yok olduğuna bak, ayet bile var Allah onları kalelerinden indirdi, korku saldı, bir kısmını öldürüyor, bir kısmını esir alıyordunuz diye. Ayette inanmayanlara 4 ay müddet veriliyor, müddet bitince bulduğunuz yerde öldürün deniyor. Cizye verinceye kadar veya dininden dönünceye kadar savaşmak zorunlu. Hadi Beni Kureyza katliamını geçtim, Beni Kaynuka olayını geçtim, Beni Nadir kabilesinin hurmalıklarının ateşe verilip canlarını zor kurtararak sürgün yemesini geçtim, hadi tüm Gazve ve Seriyyeleri, ganimet için yapılan kervan baskınlarını geçtim, neden Müslümanlar kendi içlerinde savaştılar? Hz. Ali ile Hz. Ayşe neden o zamanın en büyük orduları ile savaşıp 18 bin Müslümanın katli olayı olan Cemel Savaşı gerçekleşti? Hz. Ali ile Hz. Muaviye neden sayısız kere savaştı? Hadi onları da geçtim, Hz. Osman nasıl öldürüldü? Müslümanlar tarafından ve Hz. Ebubekir'in oğlunun bulunduğu grubunun elinden hem de, Bedir Savaşının çıkış sebebi ne mesela? Kervan baskını.. Mekkeliler ticaretini yaparken kervanlarına saldırı oluyor, hadi onu da geçtim, haram aylarda öldürmenin yasak olduğu zamanlarda bile neden insan öldürülüyor? Ganimet hadislerinde bilmem hangi sahabeye bilmem kaç adet terlik düştüğü bile yazılıdır, insanların terliklerine kadar alınmış, onca ganimet elde eden koca bir imparatorluk kurulmuş, bazı kaynaklarda bir hurma ile 3 gün doyardı, tek hırka ile bilmem kaç yıl yaşadı gibi şeyler yazılıyor gerçekten çıldırıyorum. Öyle bir fakirlik vardı da nereye gitti ganimetler? Çoğu sahabenin 20şer 30ar eşi var, büyük çoğunluğu savaş ganimeti. Bir gazveden sadece Hz. Ali'ye 2 deve düşüyor, neden fakirlik edebiyatı yapılıyor? Bölgenin tüm Yahudi kabilelerinin malı mülkü Müslümanlara kalmış, az buz bir servet değil bu. Kervanlardan ve Taif, Hayber gibi ufak çaplı savaşlardan elde edilen ganimetleri geçtim, bu insanlar kervanlarla ticaretler yapmıyorlar mı? Peygamber özelinde ise Hz. Hatice zaten zengindi, maddi yönden sıkıntılı bir durum olduğunu düşünmüyorum. Neyse, ben ne yazarsam yazayım burada büyük tartışma çıkar, kimse ile boşu boşuna papaz olmaya gerek yok. İnanmak istiyorsan araştırmamanı tavsiye ederim bu arada, soru soruyu, kapı kapıyı açar işin içinden çıkamazsın, ben hala çıkamıyorum mesela. Belki günde 2-3 saat inançlar üzerine hala araştırma yapıyorum, bazı yayıncıları ve canlı yayınlarını takip ediyorum, aklıma gelip merak ettikçe aratıp okuyorum. Tekrar ediyorum, inanmıyor diye zulüm edip öldürme hakkı var, bunu sadece 3-4 dakikalık arama ile rahatça görebilirsin. İnanç bir teslimiyettir, sorgusuz sualsiz mantık arayıp sorgulamadan inanmaktır, bağlılıktır, neden niçin diye düşünmemektir ve eğer inançlı kalmak istiyorsan o 3-4 dakikayı da ayırmamanı tavsiye ederim.