Kaymoneth adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
şimdi gelelim bu ekonomi bilgini, usta finansör arkadaşımıza. tek tek gidelim, görelim ekonomi bilgisini beraber.
" İnşaat sektörü ülkede tüm sektörlere ne kadar etkisi var inşaatta kullanılan hammaddeler ne kadar yerli cımbızla laf seçmek değil benim derdim. "
hangi sektörün kaç kişiye faydası var bunun önemi yok. önemli olan, faydan olduğu sektörün ne denli kalıcı ve sürdürülebilir olduğu. bugün 100 kişinin karnını doyuruyor diye varımı yoğumu gidip ilkokul mezunu müteahhitlerin akrabalarıyla beraber diktikleri binalara gömmücem. o 100 kişi aç kalsın, gider varlıklarımı 1000, gelecekte 100.000 kişinin karnını doyuracak sektörlere yatırırım. özellikle inovatif, çağı yakalamış konulara. senin gibi 3-5 yevmiyeli karnını doyuracak diye günü kurtarmak için para ödemem ilkokul mezunlarına yahut bi yerden 100 liraya aldığı arabayı başkasına 120 ye itelemeye çalışan komisyoncu faydasızlara. yatırım diyince aklına ev araba gelen adam bana ekonomiden bahsedebilecek son adamdır bu yüzden.
" Benim söylemek istediğim TL de kalmak istiyorsan ekonomiye faydan olabilmesi için finans sektörüne sokmam gerekli. Bunu illa faiz ile yapmana gerek yok altın ile finans sektörüne sokarsan bankalar merkez bankasında tutmaları gereken karşılığı senin altının ile tutarak daha fazla TL ile üretime destek olabilir . Katılım bankaları ile tutarsan faiz elde etmemiş olursun. "
ekonomiye faydan olması için sadece tl de kalman dahi bu ekonomi için faydadır. çünkü varlıklarını ülkenin kendi değeri içerisinde tutuyorsun. örneğin kripto paralarla burada muhakkak ilgilenen birileri vardır. staking diye bir kavram var, stake etmek. bu kavramın özeti şu. varlıklarınızı, belirlenen süre boyunca satmayıp kilitlediğiniz zaman o süre tamamlandığında sistem size ödül verir. atıyorum 100 coin stake edersin 1 ay sonunda 10 coin ödül verir, 110 coin sahibi olursun. bu stake mantığının olayı da şu. varlığı elinden çıkaran kişi sayısı azalırsa, her yeni giren o varlığın değerini yükseltir. yani elinden çıkaran, satan sayısı azaldıkça varlık değer kazanır. bu yüzden stake edin, elden çıkarmayın mantığı verilir. bunu kendi ülkene uyarladığında da, türk lirasında durup elinden çıkarmadığın müddetçe ülkenin parasının değerini kendi ölçeğinde koruma çabasına girmiş oluyorsun demektir. bu yüzden o paranın bankada faizde durması senin ülken için daha yararlıdır. ha o paranın işletilmesi, ülkene katma değer sağlayacak bir ürüne dönüştürme çabasına girilmesi çok daha iyi değil midir? elbette öyledir. ancak bu uzun bir süreçtir. eğer 3 gün sonrasını öngöremediğin bir ekonomik düzen içerisindeysen, aldığın mali riskler azalır ve bi süre bu buhranın dinmesini beklersin. sizler bunu dolara kaçarak yaparsınız, ben ülkemin parasında kalmayı sürdürerek her geçen gün zarara girmeme rağmen yaparım. bu bi tercihtir. ben, vatanın parasında durmayı tercih ediyorum o zarara rağmen. örneğin 23k $ geçti hesabıma 7.20 de, direkt bozdum faize koydum. o günden bugüne zararım 60k dan fazla dolara kıyaslarsan, birilerine göre ben enayiyim ve onlar vatanını çok seviyor ama ben, o 60k zararı da önemsemeyip yoluma devam ediyorum. peki ben doların yarın artacağını bilmiyor muydum?
dolar henüz 3 bandıyken soran arkadaşlarıma 10 u bulursa şaşırmayın diyenim. emin ol pek çoğunuzdan iyi biliyorum ve 10 yıldır direkt para piyasalarının içindeyim. ona rağmen dolarda kalmayı tercih etmiyorum. doları, altını bir yatırım olarak görmüyorum. hatta evi, arabayı da. yatırım, içinde işletilen bir sistemin olduğu değerler bütünüdür. bitcoin bir yatırımdır örneğin çünkü arkasında bir fikir, teknoloji barındırır bunun gelişmesi için çabalayan ekipler vardır. bir şirketin hissesi yatırımdır, arkasında bi üretim vardır, melek yatırımcılık yatırımdır startup destekleri sunup bi şeylere katkı sağlarsın. oysa ev al araba al dediğin şey nedir biliyor musun? " stokçuluk ". gerçekten ihtiyacı olan adamın normalde 100 liraya alacağı ev senin gibiler yüzünden 200 e 300 e çıkar. çünkü ülkede ihtiyacı olmayanların ve özellikle yatırımdan anlamayan cahillerin yaptığı tek şey sağdan soldan ev araba toplamak. ardından komisyonculuk yapıp en ufak katkı sunmadığı bu süreçte cebine bedava para sokmak. ihtiyacı olan garibanın o eve, araca ulaşmasını zorlaştırmak. ardından kendinizi yatırımcı sanar, burada ekonomi bilgisi vermeye kalkarsınız millete. yazık. meseleniz bilmemek değil, bilmediğinizi bilmemek. temel sorun bu. ülkeye, vatana katkım var sanarsın yaptıklarınla ama emin ol yarardan çok zararsın, gerçek ihtiyaç sahiplerinin ulaşmak istediği ürünleri şişirerek.
" Benim söylemek istediğim senin anlamak istemediğin yada anlamamazliktan geldiğin nokta senin döviz talebin ile sen kurları yukseltemezsin bireysel olarak. Bireysel olarak döviz kazandırmak ile dusurebilecegin gibi ithalata dayalı tüketim ile arttirabilirsin. "
bunun cevabını biraz üstte verdim. ekonomiden gram anlamadığın sırf bu cümleyle zaten aşikar. 1-2 kişinin döviz alıp satması evet bi şeye etki etmez ama aynı zihniyeti milyonlar kanıksar ve sahip oldukları türk liralarını dolara, altına çevirir kendi parasına pul kadar kıymet vermezse gör bak bakalım o kurlara nasıl müdahaleleri olur. dünyadan haberin yok, herkesten çok bağırıyorsun.
" Sen Almanya Google dan gelir elde edip bunun bozumunu sağlayarak ülkeye döviz sokan bir kişi olarak üzerine düşen görevi yapıyorsan tüketimlerinde yerliden yana isen haram olan faiz den kaçınmak için paranı bankada fon da hisse senedinde devlet iç borçlanma kağıtlarında tutuyorsan için rahat bir şekilde uyuyabilirsin. "
faiz haram değildir öncelikle bunu öğrenin. çünkü haram denilmesinin temel sebebi, haksız kazanç olarak görülmesi. faiz ise bir " kazanç " değildir. hatta %50 hissedilen enflasyonun olduğu ülkede %16 lık faiz, 1 yıl sonra senin ana paranı %34 zarara sokacak. nerede buradaki kazanç? o yüzden, önce sorgulamayı öğrenin. neye inanıyorum ben diye. o sorgulamadığınız şeylerin sonuçları insanların parasını kendi ülkesinin parasında tutmak yerine başkalarının paralarına koşup gitmekle sonuçlanıyor. normalde parasını bankada faize koyup kendi parasına kıymet vermesi gereken toplum ne hikmetse bir bu konuda müslüman kesilip parasından kaçtığı için daha da zora sokuyor ülkesini. zaten başımızdaki yöneticilerin hamleleri yetmiyor gibi bi de kendi vatandaşı parasından kaçıp duruyor. sonra istikrar, büyüme, girişim, üretim bekle bu toplumda. dolar, altın al, ev al, araba al, yat gitsin. ne gerek var.
oysa olması gereken şu. işinle gücünle uğraşırsın, kenarda duran kaynağın da faizde ülken için değer sağlamayı sürdürür. ihtiyaç duyduğunda tekrar işine aktarır, iş sermayeni artırır büyümeye çalışırsın. kazandığını yeniden ülkenin parası olarak tutar, ülkene daha çok katkı sağlarsın. yeni iş fikirleri mi doğdu aklında? durma, hemen çek paranı ihtiyacın kadar ve devam et üretmeye. yani mevzu faize para at yan gelip yat değil. paranın değerini korumak için de faizi kullan diyorum. üreteceğin anda da o faizdeki paradan çek, devam et işine gücüne. elalemin parasına, altına şuna buna kaçma. ülkenin parasını satma diyorum.
" Ben şahsım adına rahat uyuyorum ve kimseyi kendini suanki enflasyonist ekonomide korumaya çalıştığı için suçlamıyorum ( ki bu suçlamayi yapmak benim haddim değil). Ben sucalama yapmaktan ise cevremdekilere ülkeye nasıl döviz kazandirabilirler ülkenin servetini yurtdışına gitmesini nasıl engelleyebilir ler bunlar üzerine bildiklerimi anlatırım. Ben her ay yurtdışı kaynaklı çevremdeki insanlara ek gelir olarak ne kadar kazanabilirler nasıl kazanabilirler in peşinde koşuyorum. "
güzel ve doğru iş yapıyosun. bundan sonra yapacağın iş de, varlıklarımızı türk lirasında tutup ülkemizin parasına kıymet vermemiz gerektiğini etrafa yaymak olsun. o yönde bilinçlen, bunu yay. biz, döviz kazanıp ülkemizin parasına çevircez. onu da yıllık enflasyon karşısında eriyip gitmesin diye faizde tutup koruma çabasına giricez. bu sayede ülkenin parasının değeri pula dönüşmeyecek, herkes kendi vatanının parasından kaçıp gitmeyecek. din goygoylarıyla ülkenizin parasını terk etmeyi sürdürüp dolarda altında bedavadan kazanç kovalamaya devam etmek elbette keyfinize kalmış.
" Klavye kahramanlığı yaparak kimseyle kavga etmeye niyetim yok zaten burada kimse kimsenin bilgisini becerisini sorgulayabilecegi bir ortam yok. Sen ülken için iyi olduğunu düşündüğün şeyi yap bende benimkini yeterki herkes birşey yapsın bu ülkenin yararına "
emin ol şu an şu konu dahi ülkenin yararına. yani ben, her an yapmaya gayret ediyorum.
