• 09-09-2021, 13:16:39
    #10
    Kapitalizm bir sistem kişisel / kurumsal veya ülkesel bir durum değil.
  • 09-09-2021, 14:25:36
    #11
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kapitalizm işçiyi kötü bir şekilde sömürmek değil ki, onun emeğinden para kazanıyorsan kapitalist oluyorsun otomatik istersen günde 10 saat dinlendir farketmiyor.
    İnsanlar kapitalist dediğinde aklına işçisine kötü davranan, onların emeğini olabildiğince sömüren kişileri anlıyor. Ama bir işçiyi 8 saat yerine 10 saat çalıştırıp parasını ödememek, kapitalistlik değildir tam tersine hukuksuzluktur. Kapitalism de çok çalışan çok kazanır.
    Hocam o zaman işçi kısmı nasıl iş bulacak işçinin haklarını veriyorsan tefe tüfe oranına göre maaşını veriyorsan ki bu en az 5000 TL olması lazım bu şartlarda bu durumdan işçi hem evine ekmek götürür hemde işveren işçiden yararlanmış olur
  • 09-09-2021, 14:51:45
    #12
    bycida adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam o zaman işçi kısmı nasıl iş bulacak işçinin haklarını veriyorsan tefe tüfe oranına göre maaşını veriyorsan ki bu en az 5000 TL olması lazım bu şartlarda bu durumdan işçi hem evine ekmek götürür hemde işveren işçiden yararlanmış olur
    Hocam maaşları patronlar, işçiler ve devlet belirleyemez, ülke ekonomisi belirler. Yani işçinin hak ettiği bu deyip maaş verme lüksün yok, örneğin hindistanda adamlar ayda 50 dolara çalışıyor, bu adamlar en az 200 dolar almalı diyemezsin çünkü öyle bir parayı verebilecek üretim yok ülkede.
    Maaş artırımlarının sonuçları olur, misal bugün asgari ücret 5000 TL olsa, eğer piyasa bunu kaldıramayacaksa ki öyle olduğu kesin, enflasyon şişmeye ve işsizlik oluşmaya başlar, hatta şuan ödenen 2800 TL asgari ücret bile ekonominin ödeyebileceğinden yüksek bir ücrettir, haketmiyor vs gibi kimse algılamasın ben olayı sadece bilimsel açıdan değerlendiriyorum.

    Kapitalizm konusuna gelirsek, eğer gerçekten işçiler haklarını alabiliyorlarsa ve refah içinde yaşayabiliyorsa benim için dünyanın en iyi sistemi. Çünkü sistem sizden ufak bir kesinti karşılığında zengin olma vaadi sunuyor.
  • 09-09-2021, 18:06:42
    #13
    Üyeliği durduruldu
    öyle güzel işçi hakkı yiyorlar ki...
  • 09-09-2021, 22:22:42
    #14
    Meseleyi kişiler üzerinden tariflemeye çalışırsak eksik olur, önce toplumsal sınıflar tarif edilir, sonra kim hangi sınıfa mensuptur o tartışılabilir.
    Sonuç olarak kapitalizmde iki temel sınıf vardır; işçi sınıfı ve burjuvazi. Hayatı var eden işçi sınıfının emeğidir, ama hayatın tadını çıkaran burjuvazidir. Üstte bir arkadaş "kapitalizmde çok çalışan çok kazanır" diye yazmış. Ya hiç çalışmamış, yada hiç kazanmamış... Etrafınıza bir bakın, çalışan herkes zar zor geçimini sağlar, lüks yaşayan hiç kimse de çalışmıyordur. Emeğin karşılığı olan ücretin belirlenmesinde kapitalizmde çeşitli varyasyonlar uygulanabilir. Ama hangi varyasyon uygulanırsa uygulansın, sonuçta emekçinin emeğinin büyük bir bölümü gasp edilir. başka türlüsü "kapitalizm" olmaz zaten. Kapitalizm için "vahşi kapitalizm" vb tarifler de saçmadır, çünkü kapitalizmin kendisi her durumda zaten vahşidir... Gelişkinlik düzeyine, sınıf mücadelesinin seyrine vb durumlara göre daha demokratik yada daha otokratik olabilir. Bunu belirleyen en önemli şey sınıf mücadelesinin kendisidir.
    Komünist olun yada olmayın, sakallıyı okuyun arkadaşlar (kişisel tavsiyedir, emir kipi gibi algılanmasın). İçinde yaşadığımız düzenin işleyiş yasalarını en iyi ortaya koyan kişidir kendisi. Aynı zamanda, içinde yaşadığımız şartları değiştirmenin anahtarını da verir.
  • 09-09-2021, 22:29:25
    #15
    bycida adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam o zaman işçi kısmı nasıl iş bulacak işçinin haklarını veriyorsan tefe tüfe oranına göre maaşını veriyorsan ki bu en az 5000 TL olması lazım bu şartlarda bu durumdan işçi hem evine ekmek götürür hemde işveren işçiden yararlanmış olur
    Konuda bahsedilen sınıf bilinci olmayan insan tipine örneksin hocam maalesef.
    Kapitalizm işçi patron arasındaki iyi ilişkiye göre değil, üretim araçlarının mülkiyetine göre tarif edilir.
    İş gücü de bir üretim aracıdır.
    Yani işçine ne kadar iyi davranırsan davran o işçinin iş üretme kapasitesini maaş ödeyerek satın alırsın ve senin mülkiyetindedir.
    Kapitalizm bir karakter meselesi değil bir sistem meselesidir.

    Sen zarar edip battığında o işçiye maaş ödemeye devam etmezsin.
    Sen çok kar edip zenginleşince de işçiye kendi zenginliğinden pay vermezsin.

    Ayrıca sen işinden 20 bin lira kazanırken işçinin 5 bin lira kazanmasının yeterli olduğunu tefe tüfe olarak zam verdiğin zamanda görevini yerine getirdiğine inanıyorsun.
    İşte kapitalizm tam da budur.
    ))) Armutu yerken sapından biraz da işçiye vermektir.
    Bunu kendi işinin sahibi bir adam olarak söylüyorum.

    Sosyal sınıf bilincinin olmaması insanların ideoloji bilincine sahip olmamasından kaynaklanıyor.
    Sen birisi iş vermediği sürece tüm insanların işsiz kalacağına inanıyorsun ama o iş öyle değil.
    kapitalizm nedir, sosyalizm nedir, komünizm nedir kafanda netleştirememişsin.
  • 09-09-2021, 22:38:04
    #16
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dediginiz hakikaten dogru bilmiyorum belki de tesaduf ama dogru oldugu kesin. 80 lerden sonra burjuvaziye ozendiren cok fazla dizi film vs cekildi hala de cekiliyor. Ama benim anlamadigim boyle bir amaclari ve cikarlari neden olsun? Kahvehanedeki cip muhabbetleri gibi bir sey oldugunu sanmiyorum. Yani buyuk sirketler para veriyor boyle diziler ceksinler diye gibi. Mutlaka iki tarafin mantikli ve yasal cikarlari olmali.
    Mesele tek başına bir iki şirketin "ağa dizileri çekin" diye para vermesi değil hocam. Kültür dediğimiz şey sonuçta bir üst yapı kurumudur, ve bir toplumda kültürel yapıyı da sınıf mücadelesinin seyri belirler. İşçi sınıfı örgütlü olduğunda, işçi sınıfı mücadelesi yükseldiğinde bu kültürel üst yapıya da yansır. Ama işçi sınıfının örgütsüz, sınıf mücadelesinin burjuvazi lehine rahat olduğu bir durumda tüm diğer üstyapı kurumları gibi, kültür alanı da tamamen yönetici sınıf tarafından, yani burjuvazi tarafından belirlenir. Burjuvazinin en temel amacı şudur "toplum sınıflardan oluşur, bir yanda çalışan emekçi sınıflar, diğer yanda emek sömürü yaparak, çalışmadan tüm zenginliklere sahip olan burjuvazi" fikrinin üstünün örtülmesi, karşıtlıkların başka kimlikler üzerinden kurulması (Türk-Kürt, Alevi-Sünni, göçmen karşıtlığı, milliyetçilik, başka uluslara karşı düşmanlık vb") gibi yöntemleri denerler. Sosyalist ideolojinin toplumsallaşmasını ve işçi sınıfının "sınıf" kimliği ile örgütlenmesini, sınıf bilincinin baskılanmasını, üzerinin örtülmesini amaçlayarak her şeyi yaparlar. Bunu televizyonlardan, basılı yayınlardan, toplumsal ajanları üzerinden, kültür sanat vb üstyapı kurumlarından... her yandan yayarlar. Bırak bir iki dizi çektirmeyi, adamlar iktidarlarını korumak için atom bombası atar, milyonlarca insanı hatta milyarlarca insanı öldürebilirler... Geçmişte çok büyük katliamlar ve savaşlar çıkarıldı kapitalistlerin iktidarını korumak adına... Tv, basın yayın organlarının fonlanması, kimi yazarların özel olarak poh pohlanması (Orhan Pamuk vb), akademi ve düşünsel üretim alanlarında ideolojik hegemonya kurulması vb hepsi bir bütünün parçası... Erdoğan neden üniversite rektörlüğü için yapılan seçimlerde en çok oy alan adayı değil de en az oy alsa dahi kendi adamlarını atıyor! Çünkü siyasal islamcı bir ideolojik hegemonya kurması lazım akademi üzerinde...