• 09-09-2021, 02:21:47
    #1
    Uzunca bir süre bu konu hakkında düşünmüştüm. Başta babam olmak üzere bütün esnaflar nedense kapitalizmden nefret ediyordu, bunu duyduğumda gerçekten gülünç karşılıyordum çünkü sermayesiyle para kazanan bir esnafın sosyalist olduğunu düşünmesi ya da en azından kapitalist olmadığını düşünmesi çok saçma. Özellikle altında işçi çalıştıranlar, belirli bir sermaye ile bir işe sahip olanlar, kapitalizmin üst tabakasında, yani esas kaymağı yiyen kişiler olmasına rağmen, bu kişilerin kapitalist olmadıklarını düşünmesi bilgisizlik mi, yoksa kendilerini mağdur gibi mi göstermeye çalışıyor?
  • 09-09-2021, 02:37:56
    #2
    Teoride öyleler ve bence bilgisizlikten dolayı bilmiyorlar.

    Açıkçası günümüzde eski tanımları kullanmayı çok doğru bulmuyorum. Esnaflar (iş verenler) emek üreten işçiler olmayabilir ama benim gözümde her biri proleterdir. Milyar dolarları olmayan hiç kimseyi de burjuva olarak görmem. Şöyle de bir olay var.. kapitalizm ve sosyalizm arasında artık keskin bir ayrım yok. Birçok devlet karma sistemle yönetiliyor. Saf kapitalizm veya sosyalizmi pek fazla göremiyoruz, hele ki ülkemizde. Doğal olarak bu halka da yansıyor. Alt, orta, üst sınıf ayrımı karmaşıklaşıyor. Eğitimi olmayan, müteahhitlikle milyonlar kazanmış bir insan teoride burjuva olabilir ama kafa yapısı proleter değil midir?
    • Geokomplo
    • cagataysahin
    • ethmtrgt
    Geokomplo, cagataysahin ve ethmtrgt bunu beğendi.
    3 kişi bunu beğendi.
  • 09-09-2021, 02:38:11
    #3
    Bilgisizlik. Kapitalizmin gerçekten bilindiğini düşünmüyorum.
  • 09-09-2021, 03:04:34
    #4
    Kapitalizm her şeyi öyle bir karıştırır ki, doğru ile yanlış birbirine girer. Sakallı der ki, bir toplumdaki egemen düşünce, o toplumdaki egemen sınıfın düşüncesidir... Yani toplumun düşünce yapısı büyük oranda sermaye sınıfının (burjuvazinin) istediği gibi şekillenir. Kafaları karıştırmak için de ha bire bişeyler uydurup insanların sağlıklı bir bilinçle toplumu anlamasını engellerler.
    İdeolojiler öldü derler, sağ/sol ayrımı kalmadı derler, yukarıdaki arkadaşın da dediği gibi kapitalizm ve sosyalizm arasında keskin bir ayrım yok derler, sen memursun işçi değilsin derler... derler... derler...
    Mesele işçi sınıfının ve toplumdaki geniş emekçi yığınların ortak bir bilince erişip iktidarı kendi sınıfları adına talep etmesini engellemektir. Bunu yapmak için önce "işçi" kimliğine saldırılar. Çünkü o kimlik sınıfın birleştirici kimliğidir. 1960 sonrası neredeyse tüm yeşilçam filmlerinde yoksul işçi hep iyidir, başroldedir, zengin fabrikatör hep kötüdür. Ağa hep kötü, maraba iyidir... Ama 80 darbesi ile "işçi" kimliğinin üzerinden buldozer gibi geçilince, 90'lardan itibaren ağa dizileri, holding patronlarının dizileri vs çıktı... Tesadüf sanarsanız yanılırsınız... Bu geriye çekilen işçi sınıfı mücadelesinin kültürel üstyapıya yansımasıdır...
    Esnaf kendisini "burjuva" görmeyebilir, çünkü burjuva değildir zaten, ortasınıftır... Yanında bir iki işçi çalıştırmakla burjuva olmaz. Sakallı burada belli başlı kriterler üzerinden ayırıyor sınıfları. Üretim araçları ile olan ilişkisi (sahiplik), üretim sürecinde bulunduğu konum, üretimden aldığı pay ve siyasi/ideolojik konumlanış...
    Burada bakıp işçi sınıfını ve burjuvaziyi net bir şekilde tarif edebiliriz, diğerleri ara (orta) sınıflardır.
    Yaşamak için maaşlı bir işte çalışmak zorunda olan, üretim aracının mülkiyetine sahip olmayan, üretim sürecinde emek gücünü kullanan, ve üretim sonucunda ortaya çıkan değerden ancak yaşamasına yetecek kadar pay alan kişi "işçi sınıfı"nın bir üyesidir.Üretim araçlarına sahip olup da ücretli emek sömürüsü yapanlar ise "burjuva"dır. Tabii bunlar da tek başına yetmez tanımlama için, söz gelimi üretim aracına sahip olmayan ama ortaya çıkan paydan "büyük" paylar alan şirket yöneticileri, CEO'lar, onların aileleri vs de "burjuva" sınıfına mensupturlar.
    Esnaf ise ortasınıftır ve siyasi ve ideolojik olarak "kaypak"tır. Burada kişilik özelliğinden bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın, siyasi/ideolojik yaklaşım açısından öyledir...
  • 09-09-2021, 03:31:26
    #5
    karikaturname adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kapitalizm her şeyi öyle bir karıştırır ki, doğru ile yanlış birbirine girer. Sakallı der ki, bir toplumdaki egemen düşünce, o toplumdaki egemen sınıfın düşüncesidir... Yani toplumun düşünce yapısı büyük oranda sermaye sınıfının (burjuvazinin) istediği gibi şekillenir. Kafaları karıştırmak için de ha bire bişeyler uydurup insanların sağlıklı bir bilinçle toplumu anlamasını engellerler.
    İdeolojiler öldü derler, sağ/sol ayrımı kalmadı derler, yukarıdaki arkadaşın da dediği gibi kapitalizm ve sosyalizm arasında keskin bir ayrım yok derler, sen memursun işçi değilsin derler... derler... derler...
    Mesele işçi sınıfının ve toplumdaki geniş emekçi yığınların ortak bir bilince erişip iktidarı kendi sınıfları adına talep etmesini engellemektir. Bunu yapmak için önce "işçi" kimliğine saldırılar. Çünkü o kimlik sınıfın birleştirici kimliğidir. 1960 sonrası neredeyse tüm yeşilçam filmlerinde yoksul işçi hep iyidir, başroldedir, zengin fabrikatör hep kötüdür. Ağa hep kötü, maraba iyidir... Ama 80 darbesi ile "işçi" kimliğinin üzerinden buldozer gibi geçilince, 90'lardan itibaren ağa dizileri, holding patronlarının dizileri vs çıktı... Tesadüf sanarsanız yanılırsınız... Bu geriye çekilen işçi sınıfı mücadelesinin kültürel üstyapıya yansımasıdır...
    Esnaf kendisini "burjuva" görmeyebilir, çünkü burjuva değildir zaten, ortasınıftır... Yanında bir iki işçi çalıştırmakla burjuva olmaz. Sakallı burada belli başlı kriterler üzerinden ayırıyor sınıfları. Üretim araçları ile olan ilişkisi (sahiplik), üretim sürecinde bulunduğu konum, üretimden aldığı pay ve siyasi/ideolojik konumlanış...
    Burada bakıp işçi sınıfını ve burjuvaziyi net bir şekilde tarif edebiliriz, diğerleri ara (orta) sınıflardır.
    Yaşamak için maaşlı bir işte çalışmak zorunda olan, üretim aracının mülkiyetine sahip olmayan, üretim sürecinde emek gücünü kullanan, ve üretim sonucunda ortaya çıkan değerden ancak yaşamasına yetecek kadar pay alan kişi "işçi sınıfı"nın bir üyesidir.Üretim araçlarına sahip olup da ücretli emek sömürüsü yapanlar ise "burjuva"dır. Tabii bunlar da tek başına yetmez tanımlama için, söz gelimi üretim aracına sahip olmayan ama ortaya çıkan paydan "büyük" paylar alan şirket yöneticileri, CEO'lar, onların aileleri vs de "burjuva" sınıfına mensupturlar.
    Esnaf ise ortasınıftır ve siyasi ve ideolojik olarak "kaypak"tır. Burada kişilik özelliğinden bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın, siyasi/ideolojik yaklaşım açısından öyledir...
    Dediginiz hakikaten dogru bilmiyorum belki de tesaduf ama dogru oldugu kesin. 80 lerden sonra burjuvaziye ozendiren cok fazla dizi film vs cekildi hala de cekiliyor. Ama benim anlamadigim boyle bir amaclari ve cikarlari neden olsun? Kahvehanedeki cip muhabbetleri gibi bir sey oldugunu sanmiyorum. Yani buyuk sirketler para veriyor boyle diziler ceksinler diye gibi. Mutlaka iki tarafin mantikli ve yasal cikarlari olmali.
  • 09-09-2021, 06:56:44
    #6
    Şikayet ettiğiniz sorun sosyal sınıf bilincinin gelişmemiş olması.

    Türkiye'de sosyal sınıflar vardır ama sosyal sınıf bilinci yoktur.
    İnsanlar hangi sosyal sınıfa ait olduklarını ve bu sosyal sınıfı hangi ideolojinin temsil ettiğinin bilincinde değil.

    O yüzden kapitalizmden beslenen esnaf kapitalizmden şikayet edebiliyor.
    Ya da patronunun partisine oy veren işçişer sonra maaşlarına az zam yapılınca şikayet edebiliyorlar.

    Bunların hepsi sosyal sınıf bilinci olmamasından kaynaklanıyor.
  • 09-09-2021, 07:20:42
    #7
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Uzunca bir süre bu konu hakkında düşünmüştüm. Başta babam olmak üzere bütün esnaflar nedense kapitalizmden nefret ediyordu, bunu duyduğumda gerçekten gülünç karşılıyordum çünkü sermayesiyle para kazanan bir esnafın sosyalist olduğunu düşünmesi ya da en azından kapitalist olmadığını düşünmesi çok saçma. Özellikle altında işçi çalıştıranlar, belirli bir sermaye ile bir işe sahip olanlar, kapitalizmin üst tabakasında, yani esas kaymağı yiyen kişiler olmasına rağmen, bu kişilerin kapitalist olmadıklarını düşünmesi bilgisizlik mi, yoksa kendilerini mağdur gibi mi göstermeye çalışıyor?
    Tamamen bilgisizten geliyor bazende kapitalistleri gerçekten kıskanmaktan geliyor her işçi çalıştıran elbette kapitalist sayılmaz işçisine arkadaş kardeş gibi davrandıkça patronluk işçi ilişkisi varsa çoktan kapitalizmin zincirine takılmıştır ben yanıma eleman aldığımda hep derim istediğin zaman dinlen otur canın bir şey istiyorsa söyle alırım öğlen ne yiyelim yıllardır böyleyim
  • 09-09-2021, 08:06:35
    #8
    Kapitalist, sosyalist vs bu eski dünya tanımı. Çin bile artık tüm dünyayı esir etmeye çalışıyor.
  • 09-09-2021, 12:40:51
    #9
    bycida adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tamamen bilgisizten geliyor bazende kapitalistleri gerçekten kıskanmaktan geliyor her işçi çalıştıran elbette kapitalist sayılmaz işçisine arkadaş kardeş gibi davrandıkça patronluk işçi ilişkisi varsa çoktan kapitalizmin zincirine takılmıştır ben yanıma eleman aldığımda hep derim istediğin zaman dinlen otur canın bir şey istiyorsa söyle alırım öğlen ne yiyelim yıllardır böyleyim
    Kapitalizm işçiyi kötü bir şekilde sömürmek değil ki, onun emeğinden para kazanıyorsan kapitalist oluyorsun otomatik istersen günde 10 saat dinlendir farketmiyor.
    İnsanlar kapitalist dediğinde aklına işçisine kötü davranan, onların emeğini olabildiğince sömüren kişileri anlıyor. Ama bir işçiyi 8 saat yerine 10 saat çalıştırıp parasını ödememek, kapitalistlik değildir tam tersine hukuksuzluktur. Kapitalism de çok çalışan çok kazanır.