• 20-03-2021, 19:17:19
    #1
    Acı ama 15 senelik arkadaşımda yaşadığım durum.

    Arkadaşım 26 yaşında ve Psikoloji son sınıf öğrencisi. Ailesinin durumu iyi ve halden psikolojiden anlayan modern bir aile. Çocuk kira vermiyor, fatura vermiyor, borç düşünmüyor, geçinme derdi yok, çalıştığı bir iş yok, hesap verecek müşterileri ya da patronu yok. İlişki konusunda ise pasif birisi, sever eder ama sevgilisi olmaz, hayatında o konuda travmaları pek yoktur.

    Ama bu çocuk sürekli anksiyete ilaçları, antidepresanlar ile yaşamını sürdürüyor. Dertleşmek istiyorsun "bu konular benim modumu bozuyor, anksiyetem tetikleniyor konuşmayalım" diyor. Bu durum gerçekten çok üzücü. Çocukla tek kelime ciddi bir konu, durum konuşamıyorsun.

    Psikolojide herkesin sorununun kendine, herkesin sorunlarla baş etme yönteminin kendine has olduğunu; herkesin sorununun kendine büyük geldiğini söylüyorlar. Ben buna katılmıyorum.

    Bu çok net bir şekilde kendini yetiştirememektir. Tartıştık geçen günlerde, benim sinirimi ve tahammül sınırımı fazla zorladı. En sonunda yıllar sonrasında gelen bir sinirle kendisinin bir ezik olduğunu, ezikliğine kılıflar uydurmaya çalıştığını, hayatında adım atmaktan korkan bir korkak olduğunu aslında hiçbir probleminin olmadığını ve hayatının çok güzel olduğunu; kendisini hasta ettiğini söyledim.

    Tahmin edebileceğiniz üzere artık konuşmuyoruz, ne olursa olsun pek bir bağımız olacağını sanmıyorum şu saatten sonra.

    En başta özeleştirimi yaparken bunu bir anlık sinirle söylediğimi düşündüm ama biraz içini kazınca söylediklerimin gerçekten seneledir söylemek istediğim şeyler olduğunu gördüm.

    Ailem ben çok genç yaştayken boşandı, gerçekten problemleri olan bir baba ile yaşadım kaç sene. Farklı şehirde üniversiteye gittim, kendi paramı kendim kazandım. 18 yaşımdan beri geçim, kira, fatura ay sonu düşündüm. Maddi problem sebebiyle ev sahipleriyle çok kez ters düştüm. Siyasi olaylar yüzünden okula birkaç dönem devam edemedim ki bu süreçte kendimi yazılıma adadığım süreçlerdi, başarısız da onlarca projem, işim oldu. 6 senelik ilişkimde aldatıldım olabilecek en kötü aldatma versiyonuyla, 28 yaşındayım ve ailemden tek kuruş almamak için sürekli olarak çalıştım.

    Şu an çok iyi bir konumdayım ama bu konuma 18 yaşımdan beri savaşarak geldim.

    Sanırım ben bin bir çileye rağmen hayatta savaş verirken ve "psikolojim bozuk benim ya" diyecek zaman bile bulamıyorken kendime; onun bir eli yağda bir eli balda bu kadar sorunu olduğunu düşünmesi beni onun bir ezik olduğunu düşündürttü.

    Üzülüyorum bunu söylediğim için, belki de bencil düşünüyorum.

    Sizin bu konuda hakkındaki düşünceleriniz nedir?
  • 20-03-2021, 19:21:11
    #2
    Hocam bazı insanların kalıcı bir sorunu olabiliyor. Bazıları savaşabilirken bazıları savaşamıyor. Bu durum böyledir siz savaşabiliyorsunuz ama hepimiz savaşabiliyor olsaydık gökkuşağımız olmazdı
  • 20-03-2021, 19:27:22
    #3
    Merhaba,

    Öncelikle bir yandan haklı bir yandan haksızsınız diye düşünüyorum.
    Zengin olmak, iyi bir aileden gelmek her şey değil.
    Doğuştan gelen bazı sıkıntıları olabilir belki.

    Bu arada hayatı hemen hemen sizin gibi yaşadım ben de. Zorluklarla mücadele ettim ancak yılmadım.
    @Androsoft; 'un da dediği gibi birileri savaşırken birileri savaşamayabiliyor.

    Hakkınızda hayırlısı olsun

    İyi forumlar dilerim.
  • 20-03-2021, 19:32:10
    #4
    Hocam bu konu çok su götürür ama özetle;

    Sıkıntı insanı olgunlastirir.
    Aşırı sıkıntı psikolojik problemler üretir...
    Sıkıntısızlık psikolojik problemler üretir....

    Fakat bu denklem geneldir. Herkeste matematik formülü gibi kesin işlemez...

    Arkadaşın bu probleminin altında öyle sorunlar olabilir ki bunu kendi pencerenizden bakarak küçük görmeniz ona haksızlık olabilir. Şöyle örnek vereyim. Mesela "dur oğlum" diye bağırdım, sabayide birlikte çalıştığım ciragima bagirsam belki onu olgunlastirir. Ama evde iki yasindaki cocuguma bagirsam travma geçirir...

    Birinci ile ikinci arasında yaş farkından öteye "duyarlılık farkı" var. İnsanlar arasında da bu böyle... Yani sizin için sınavdan düşük not almak gündem bile olmaz ama arkadaşınız için intihara ramak kala bir duygusal sezon açılır...

    Bu durumun kökleri hakkında konuş konuş bitmez girmicem... Lakin şunu soyleyeyip kapatayım. Herkes aynı dünyada olsa da penceresindeki filmin rengine göre görür... Bu rengin en büyük belirleyicisi ise karakter+mizaç=kişilik dir..
  • 20-03-2021, 19:58:10
    #5
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    benimde vardı sen gibi arkadaşım 15 yıllıktı 10 sene önce sildim attım hayatımdan. o da senin gibiydi özgüveni çok yüksek babası mecliste çalışıyo ailesi çocuğa tapıyo babannesinin emekli maaş kartı bile bunda dururdu bu çeker yerdi hesap vermezdi. ben ise o zamanlar beş kuruşum yok saçlarım dökülmüş dişlerim dökülmüş bildiğin protez diş takıyom şimdi tamamı implant oldu biraz daha iyiyim. bu hep ya sen niye sevgili yapmıyon niye çalışmıyon senin bişiyin yok büyütüyon falan, haliyle içe kapanmışım durumum berbat ama anlayamıyo empati yapamıyo sildim çıkardım hayatımdan.

    sonra bu pavyon mavyon ayakları karılar bunu yiyo güzelce kredi kartı batağına giriyo babasının bir evi uçup gidiyo. sonra bunu nişanlıyolar anlaşımıyolar falan ayrılıyo karşı taraf altınları vermiyo giriyolar birbirne ordan da bi darbe. sonra bu babasının hiç istemediği bi kızla evleniyo. annesi kanser olup ölmüş gencecik yaşta beni de çok severdi ondan çok severdi yeminle Allah rahmet eylesin. babası hayata küsüp hiçkimseyle konuşmadan falanca şehirde tek başına yaşamaya başlamış. ablasıda boşanmış sel sefil kendine de noldu bilmiyom. 10 yıldırda görmedim zaten.

    ben odamdayım şimdi tüm ailem içerde salonda çay içiyoz tv bakıyoz. yani diyeceğim herkes kendine baksın. hayatın kime ne getireceği hiç belli olmuyo.