• 13-07-2020, 22:44:23
    #19
    Aklını kiraya vermiş bir kitle var tamamiyle bencil ilerliyor.
    İş, para, mevkii vb geçici çıkarlara odaklanmışlar ve ölene dek arkalarında ki o güç devam edecek gibi düşünüyorlar. Bence temel sorun da burada başlıyor.
    Bunu gören diğer birey diyor ki ;
    " Bi enayi ben miyim ? "
    +1
    +1
    Katlanarak bu kervana zamanında katilmislar ve halen devam ediyor sorgulama yok.

    Evet geçmiş çok daha kötüydü ama geçmişe bakarak şükretmek gibi bir zihniyet olamaz.Gelişimi her zaman kıyaslamak gerek.
  • 13-07-2020, 22:53:19
    #20
    Ekonomi ultra iyide olsaydı, ayasofya'nın camii olmasına muhalefet olanlar, yine muhalefet olmak için bi kılıf bulurlardı, merak etmeyin..
  • 13-07-2020, 23:00:50
    #21
    Yeşilçam filmlerinden başlayarak yabancı dizi ve filmleri izleye izleye artık empati kurmayı unutmuş hale geldik çünkü, kimse kimsenin yerine koymuyor kendini herkes aklindakini tek doğru sanıyor ve bütün dünyanın aklindaki tek doğruya uymasını istiyor.

    Ayasofya tekrardan cami olacak ama biz bunu bütün herşeyin üzerine koyuyoruz sadece buna odaklanıyoruz, hükümet kim olursa olsun hangi parti olursa olsun birgün , yahu bu adamlar ülkenin başına gelmiş demekki onlarında bir bildiği var , diyemiyoruz.

    Yaşım 33 ama bu yaşıma kadar milletin hep beraber desteklediği yaninda olduğu bir hükümet olmadı, ama babasından gördüğü şekilde yuva kuran ve onlarin düşüncesi ile hayata devam eden insanlar her tarafta, kimse vatanını düşünmüyor kimse milletini bayrağını düşünmüyor aslında, sadece düşünüyormuş gibi yapıyoruz.

    Mesela genel olarak konuşursam, Ayasofya nin tekrar cami olmasını hükümet yanlıları beğendi ama hükümet karşıtı olanlar beğenmedi, her zaman böyle olması tesadüf mü?

    Lafta herşey güzel ama babası akp karşıtı olan bir genç hükümetin hiçbir doğrusunu göremiyor görse de söyleyemiyor, dislanmaktan ve alay konusu olmaktan yada laf yemekten korkuyor.

    Yani herkes kendi hayatındaki doğru bildiklerini tek doğru sanıyor. Ölesiye akp karşıtı dostum var her buluşmada sorarım bu hükümet hicmi iyi birşey yapmadı diye, yok kesinlikle yapmadı diyor, çünkü kayinbabasi kaynanası kayınbiraderi sabah akşam hükümete sovuyor, ama yine tesadüfe bakın ki arkadaşım evlenmeden önce hükümetin doğru yaptıklarını sormadan söylerdi. Peki ne oldu neden değişti ?

    Tarih okumak siyaset mühendislik okuma lise mezunu olma okula gitmek yada gitmemek hiçbiri önemli değil, gerçek anlamda saygı ve tahammül olsun gerisi önemli değil.
  • 13-07-2020, 23:02:22
    #22
    dnaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yeşilçam filmlerinden başlayarak yabancı dizi ve filmleri izleye izleye artık empati kurmayı unutmuş hale geldik çünkü, kimse kimsenin yerine koymuyor kendini herkes aklindakini tek doğru sanıyor ve bütün dünyanın aklindaki tek doğruya uymasını istiyor.

    Ayasofya tekrardan cami olacak ama biz bunu bütün herşeyin üzerine koyuyoruz sadece buna odaklanıyoruz, hükümet kim olursa olsun hangi parti olursa olsun birgün , yahu bu adamlar ülkenin başına gelmiş demekki onlarında bir bildiği var , diyemiyoruz.

    Yaşım 33 ama bu yaşıma kadar milletin hep beraber desteklediği yaninda olduğu bir hükümet olmadı, ama babasından gördüğü şekilde yuva kuran ve onlarin düşüncesi ile hayata devam eden insanlar her tarafta, kimse vatanını düşünmüyor kimse milletini bayrağını düşünmüyor aslında, sadece düşünüyormuş gibi yapıyoruz.

    Mesela genel olarak konuşursam, Ayasofya nin tekrar cami olmasını hükümet yanlıları beğendi ama hükümet karşıtı olanlar beğenmedi, her zaman böyle olması tesadüf mü?

    Lafta herşey güzel ama babası akp karşıtı olan bir genç hükümetin hiçbir doğrusunu göremiyor görse de söyleyemiyor, dislanmaktan ve alay konusu olmaktan yada laf yemekten korkuyor.

    Yani herkes kendi hayatındaki doğru bildiklerini tek doğru sanıyor. Ölesiye akp karşıtı dostum var her buluşmada sorarım bu hükümet hicmi iyi birşey yapmadı diye, yok kesinlikle yapmadı diyor, çünkü kayinbabasi kaynanası kayınbiraderi sabah akşam hükümete sovuyor, ama yine tesadüfe bakın ki arkadaşım evlenmeden önce hükümetin doğru yaptıklarını sormadan söylerdi. Peki ne oldu neden değişti ?

    Tarih okumak siyaset mühendislik okuma lise mezunu olma okula gitmek yada gitmemek hiçbiri önemli değil, gerçek anlamda saygı ve tahammül olsun gerisi önemli değil.
    ağzınıza sağlık hocam
  • 13-07-2020, 23:07:30
    #23
    Ayasofya'nın halen konuşulması bana saçma geliyor. Zaten camiydi, dönemin şartları gereği (tartışılır) müzeye çevrildi.Şimdi tekrardan eski konumuna geri döndürüldü. Ekonomik sıkıntılar ile alakası nedir çözemedim? Zaten ülkedeki ekonomik krizi görmemek için kör olmak lazım.
    Tarihçi kardeşim; "ben ölünce çocuklarım ne yapacak" diye veryansın etmişsin? Daha 21 yaşındasın hele bi' dur bismillah bi hayata atıl ailen olmadan kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğren evlen çoluk çocuğa karış. Bu yaşta böyle şeyleri düşünmen saçma, psikolojik olarak boş yere kendini hırpalarsın. Allah herkese sağlık sıhhat versin ama kimsenin 1 dakika sonrası garanti değil. Sen kendi hayatını yaşamaya çalış, kendi hayallerine ulaşmaya çalış.

    "Bir tanıdığım olmazsa bi' yerlere gelemeyeceğimi biliyorum"
    Kariyer hedeflerinden birisinin de akademisyenlik olduğunu söylemişsin. Akademisyenlik meselesi eskiden beri 2002 öncesi ve sonrası için, adamına göre ilan verilen bir meslek dalı. Yani akademisyen ilanı çıkar ve alınacak adama göre nokta atışı şartlar konulur.
    Şu torpil muhabbeti de sıktı, özel sektör için konuşuyorum üniversite okuyup kendi networking (arkadaş/çevre) ağını oluşturamadıysanız sonra gelip iş yok diye yankılanmayın arkadaşlar. Bu kadar mezun insan var, ülkede üniversite mezunu olmayanı dövüyorlar. Sen bu kadar mezun arasında nasıl sıyrılacaksın? Ha devlette (bilhassa KPSS-B ile mülakatlı alımlarda) maalesef tanıdık-referans gerekiyor.
  • 13-07-2020, 23:12:46
    #24
    LordHaseky adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ayasofya'nın halen konuşulması bana saçma geliyor. Zaten camiydi, dönemin şartları gereği (tartışılır) müzeye çevrildi.Şimdi tekrardan eski konumuna geri döndürüldü. Ekonomik sıkıntılar ile alakası nedir çözemedim? Zaten ülkedeki ekonomik krizi görmemek için kör olmak lazım.
    Tarihçi kardeşim; "ben ölünce çocuklarım ne yapacak" diye veryansın etmişsin? Daha 21 yaşındasın hele bi' dur bismillah bi hayata atıl ailen olmadan kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğren evlen çoluk çocuğa karış. Bu yaşta böyle şeyleri düşünmen saçma, psikolojik olarak boş yere kendini hırpalarsın. Allah herkese sağlık sıhhat versin ama kimsenin 1 dakika sonrası garanti değil. Sen kendi hayatını yaşamaya çalış, kendi hayallerine ulaşmaya çalış.

    "Bir tanıdığım olmazsa bi' yerlere gelemeyeceğimi biliyorum"
    Kariyer hedeflerinden birisinin de akademisyenlik olduğunu söylemişsin. Akademisyenlik meselesi eskiden beri 2002 öncesi ve sonrası için, adamına göre ilan verilen bir meslek dalı. Yani akademisyen ilanı çıkar ve alınacak adama göre nokta atışı şartlar konulur.
    Şu torpil muhabbeti de sıktı, özel sektör için konuşuyorum üniversite okuyup kendi networking (arkadaş/çevre) ağını oluşturamadıysanız sonra gelip iş yok diye yankılanmayın arkadaşlar. Ha devlette (bilhassa KPSS-B ile mülakatlı alımlarda) maalesef tanıdık-referans gerekiyor.
    İnsanlar kör olduğu için sitem ediyorum zaten günde 1 saatini arayıp sosyal medyada yazılan yorumları okusan utanırsın yazılanlara ve bu insanlar benim kaderimi belirliyor ne yazık ki. Bu yaşta böyle şeyleri düşünmemin saçma olduğunu düşünmüyorum sadece dünya üzerinde başka ülkelerde yaşayan insanların yaşam standartlarını kendi yaşam standartlarım ile karşılaştırıyorum ve ben ortalama gelirin üstünde olan bir ailede büyüdüm en dibide en zirveyide gördüm. Şuan aktif olarak yaptığım bir iş var kendi kendimi geçindirebilecek kadar para kazanıyorum. Torpil muhabbeti sıktıysa kusura bakmayın ama bu ülkede ne yazık ki işler hala sadece torpil ile yürüyor
  • 14-07-2020, 00:02:56
    #25
    batikansenn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnsanlar kör olduğu için sitem ediyorum zaten günde 1 saatini arayıp sosyal medyada yazılan yorumları okusan utanırsın yazılanlara ve bu insanlar benim kaderimi belirliyor ne yazık ki. Bu yaşta böyle şeyleri düşünmemin saçma olduğunu düşünmüyorum sadece dünya üzerinde başka ülkelerde yaşayan insanların yaşam standartlarını kendi yaşam standartlarım ile karşılaştırıyorum ve ben ortalama gelirin üstünde olan bir ailede büyüdüm en dibide en zirveyide gördüm. Şuan aktif olarak yaptığım bir iş var kendi kendimi geçindirebilecek kadar para kazanıyorum. Torpil muhabbeti sıktıysa kusura bakmayın ama bu ülkede ne yazık ki işler hala sadece torpil ile yürüyor
    Bu kafayla iş bulman zaten zor gibi kendi okuduğun bölüm açısından.Sen bir mesleğe girmek için gerekli şartları sağladın herşeyin tamam da mülakatta elendin konuşuyorsun hala aynı meseleleri instagramda-ekşide-twitterda görüp torpilde torpil diye.
    Son sınıftayım, akademisyenlik düşünüyorum dedin.Sanki okulunu hatırı sayılır bir ortalama ile bitirdin, üstüne yüksek lisans yaptın. Alese & yabancı dil sınavına girdin ve gerekli puanı aldın. Tüm bunları sağlayıp akademisyen kadrosuna başvurup alınamadım dersen işte bu sefer torpil diye sitem et derim.
    Sen baştan bayrakları suya indirmişsin bile. Denemeden, şartları sağlamadan, çalışmadan "torpil" diyip pes ediyorsun hemen. Binlerce tarih bölümü mezunlarından arana bir fark koy bakalım. Ayrıca tarih bölümünü seçmeden önce araştırmadın mı hiç, mezunları ne yapıyor ne iş yapabilir, Türkiye'de iş bulma fırsatı vs. diye?
    İnternette gördüğün diğer işsiz üniversite mezunlarını düşünüyorsan her koyun kendi bacağından asılır, önce kendini düşün.
  • 14-07-2020, 00:21:01
    #26
    Yazınızı bir yerden sonra okumayı bıraktım çünkü sorunuzun cevabını bulduğumu düşünüyorum.
    en azından rektör ve türevi tanıdıkları araya sokarak {sokmazsam imkanı yok dünyanın en iyi tarihçisi bile olsan her zaman önünde birisi vardır.}
    işini en iyi şekilde yapacak, hak eden kişiler yerine yakınlarını üniversite ve kurumların başına getirenler bu halde olmamızın bir nedeni.
  • 14-07-2020, 00:51:28
    #27
    Merhaba @batikansenn;

    Her birimizin 'Neden bu durumdayız?' diye bir soruyu soracak vaktimiz olmadığında ülke olarak daha iyi yerlerde olacağımıza eminim. Her zorluğun üstesinden inandığımız ve çalıştığımız sürece gelebiliriz. Siz çalışmayı bırakmayın. İstikrarınızı sürdürün. Fırsatları da iyi değerlendirin. Gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. İsterlerse karşınıza bin bir türlü torpil çıkarsınlar sorun değil. Buna neden inandığımı soracak olursanız; evrenin işleyişi böyle derim. İnsan çalıştığının ve çalışmadığının karşılığını her zaman alır. Ümidinizi kaybetmemek ve ülkenin ne olursa olsun güzel bir geleceğe ulaşacağına yürekten inanmak, bu doğrultuda çalışmak konuda kilit nokta.

    İyi çalışmalar dilerim