• 20-02-2020, 05:09:47
    #46
    Üyeliği durduruldu
    Angelicakaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    mesajınız için teşekkürler. Kısmen katılıyorum. Katılmadığım pek çok kısmı da var tabi ancak fikirlerim kendi vizyonum ve bilgim kadar ve uzun tartışmalara yetecek bilgim yok o yüzden katılıp katılmadığım kısımları tartışmak yerine öncelikli olarak ben yanlış anlaşıldığım kısma açıklık getirmek istiyorum.

    Ben kişilerin ölüm korkusunu yenmek ve rahatlama sağlamak amacıyla inançlı olduklarını iddia etmedim. Zaten aksi son derece şuursuz bir hareket olurdu. Sizin de söylediğiniz gibi tamamen oportunist olarak yaklaşarak inanan ya da inanmaya çalışan, inandığını iddia eden kişiler de elbette var olsalar da İslam dini ya da diğer dinler farketmeksizin, inançlı kişilerin elbette ki sadece bu amaçla inandıklarını düşünmüyorum ancak inanmak - inanılan şeyin doğruluğu ya da gerçekliğinden bağımsız olmak üzere - kesinlikle rahatlatıcı bir şey. Ben inançsız kesimdenim. Daha doğrusu inandığım şeyin Semavi ve İlahi dinlerde kabul gören şeylerle ilgisi yok diyim ancak yine de insanların tamamen çıkarcılık uğruna inandıkları düşüncesine de sahip değilim. Söylediğim sadece ister çıkarcılık uğruna olsun, ister Allah rızasını kazanmak için olsun, ister sorgulamadan tamamen kültürünün bir parçası olduğu için inanıyor olsun, isterse gözüyle gördüklerine dayalı çıkarımları ile inanıyor olsun, inançlı olmanın insana bir rahatlık hissi sağladığı.

    Yani aslında temel olarak sizinle aynı şeyi söylüyoruz. Sizin rastgele diye tabir ettiğiniz yaşam formu - bilimin başka açıklamaları olmakla birlikte, adı evrim olsun, x olsun y olsun - sonuçta ekolojik dengenin bir parçası olarak dünyaya gelmekten, hayatta kalmaya çalışmaktan ve en azından şu andaki teknoloji ile belirli bir zaman içerisinde her şekilde yok olmakla son bulan bir döngüden ibaret ve hayvanlardan farklı olarak bilinci olan ve yaşamdaki amacı sadece hayatta kalmak olmayan ve yaşamaktan zevk alan insan ırkı için de bu döngünün önemsiz ve ölümlü bir parçası olmak bence korkutucu bir şey. Kendi adıma konuşmak gerekirse en azından benim için korkutucu ancak korkuyor olmam, aklımın ve mantığımın almadığı ve kabul edemediği şeylere inanmamı sağlamıyor ki sizin de hem fikir olacağınız üzere sağlamamalı da zaten. Yineliyorum ki inananların tümü bu sebepten yani korkudan inanıyorlar demiyorum asla.. Tamamen farklı bir şeyden bahsediyorum.
    Ben teşekkür ederim, haklısınız sizin iddianız gibi savunma yapmışım ben de fakat son zamanlarda sıkça gördüğüm eleştirilerden biriydi açıklama yapma gereksinimi duydum. Rastgele kavramını genellikle tartışma sırasında sıkça kullanıyorum fakat bu benim görüşüm değil ateist arkadaşlarla konuşurken başvurduğum bir tabir çünkü Dünya'nın oluşumu ve Evrimi kulaktan dolma bir şekilde değil gerçekten öğrenme isteğiyle araştırıyorum elbette ki çok yetersizim bu konularda o yüzden ben de tartışmaya girme taraftarı değilim. Fakat bu konularla alakalı azıcık bir araştırma yapmak bile yani büyük patlamadan galaksideki gezegenlerin hizalanmasına dünyanın binlerce sıcaklıktayken soğuduktan sonra meteor yağmurlarıyla yaşam formlarının oluşması ya bunlar gerçekten üzerinde durulacak konular en başta da dediğim gibi her şeyden önce bir yaratıcının varlığı yokluğu konusu tartışılmalı ve var ise neden yaratıldığı sorusuna geçilmeli.

    Aklınızın mantığınızın almadığı şeye inanmama noktasında zaten haklısınız fakat müslümanların yobazı olduğu gibi inançsızların da yobazı bol araştırmadan etmeden kulaktan dolma bilgilerle inkarcılık yoluna başvuran insanlar çok ben bu duruma karşıyım her zaman araştırmalı ve karşımızdaki kişilerin görüşlerine saygılı olmayı öğrenmeliyiz.

    Birde hepsinin isim vermeyeceğim fakat youtubede gerçekten ateist yobaz denilebilecek türden insan demeye dilimin zorlandığı kişiler var misal GIG TV deki gözlüklü bir arkadaş var bu adam öylesine küfürbaz, öylesine dine nefret kusuyor ki sözde benim iyi birisi olmam için dine inanmama gerek yok kafasındalar ama dini görüşe sahip olan kişilerin de olduğunu bilerek bu saygısızlığı yapabiliyorlar. Anlamakta zorlandığım nokta ise islamın yalan olduğundan insan elinden çıkma olduğuna o kadar kesin kanaat getirmişler fakat zamanlarının çok büyük bir kısmını islamiyete küfür ederek tartışarak geçiriyorlar. Bu durumu insanlara yayın yaparak sözde bilinçlendiriyorlar ya madem bu kadar eminsin 3 günlük vaktin var neden böyle sana göre boş olan mevzularla vaktini geçirirsin ki? Eğer insanları bilgilendireceğim diyorsan da bunu düzgün bir üslupla yapman gerekmez mi, delillerini koyarsın ortaya gerekçelerini açıklarsın ama bunu dalga geçerek değil insanların peygamberine takma isimler takarak değil düzgün bir biçimde açıklarsın ve doğru yolu gösterirsin öyle bir yol varsa.

    Ben bu yüzden çok hassas oldum özellike 3-5 aydır insan araştırdıkça da bunalıyor bazen akışına bırakmak gerekiyor.
  • 20-02-2020, 05:19:41
    #47
    Clareno adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben teşekkür ederim, haklısınız sizin iddianız gibi savunma yapmışım ben de fakat son zamanlarda sıkça gördüğüm eleştirilerden biriydi açıklama yapma gereksinimi duydum. Rastgele kavramını genellikle tartışma sırasında sıkça kullanıyorum fakat bu benim görüşüm değil ateist arkadaşlarla konuşurken başvurduğum bir tabir çünkü Dünya'nın oluşumu ve Evrimi kulaktan dolma bir şekilde değil gerçekten öğrenme isteğiyle araştırıyorum elbette ki çok yetersizim bu konularda o yüzden ben de tartışmaya girme taraftarı değilim. Fakat bu konularla alakalı azıcık bir araştırma yapmak bile yani büyük patlamadan galaksideki gezegenlerin hizalanmasına dünyanın binlerce sıcaklıktayken soğuduktan sonra meteor yağmurlarıyla yaşam formlarının oluşması ya bunlar gerçekten üzerinde durulacak konular en başta da dediğim gibi her şeyden önce bir yaratıcının varlığı yokluğu konusu tartışılmalı ve var ise neden yaratıldığı sorusuna geçilmeli.

    Aklınızın mantığınızın almadığı şeye inanmama noktasında zaten haklısınız fakat müslümanların yobazı olduğu gibi inançsızların da yobazı bol araştırmadan etmeden kulaktan dolma bilgilerle inkarcılık yoluna başvuran insanlar çok ben bu duruma karşıyım her zaman araştırmalı ve karşımızdaki kişilerin görüşlerine saygılı olmayı öğrenmeliyiz.

    Birde hepsinin isim vermeyeceğim fakat youtubede gerçekten ateist yobaz denilebilecek türden insan demeye dilimin zorlandığı kişiler var misal GIG TV deki gözlüklü bir arkadaş var bu adam öylesine küfürbaz, öylesine dine nefret kusuyor ki sözde benim iyi birisi olmam için dine inanmama gerek yok kafasındalar ama dini görüşe sahip olan kişilerin de olduğunu bilerek bu saygısızlığı yapabiliyorlar. Anlamakta zorlandığım nokta ise islamın yalan olduğundan insan elinden çıkma olduğuna o kadar kesin kanaat getirmişler fakat zamanlarının çok büyük bir kısmını islamiyete küfür ederek tartışarak geçiriyorlar. Bu durumu insanlara yayın yaparak sözde bilinçlendiriyorlar ya madem bu kadar eminsin 3 günlük vaktin var neden böyle sana göre boş olan mevzularla vaktini geçirirsin ki? Eğer insanları bilgilendireceğim diyorsan da bunu düzgün bir üslupla yapman gerekmez mi, delillerini koyarsın ortaya gerekçelerini açıklarsın ama bunu dalga geçerek değil insanların peygamberine takma isimler takarak değil düzgün bir biçimde açıklarsın ve doğru yolu gösterirsin öyle bir yol varsa.

    Ben bu yüzden çok hassas oldum özellike 3-5 aydır insan araştırdıkça da bunalıyor bazen akışına bırakmak gerekiyor.
    Bu yazınıza %100 katılıyorum. Maalesef bu da bir dikkat çekme şekli. Özellikle reel hayatta kendilerine istedikleri şekilde bir sosyal statü edinememiş kişilerin ateizm üzerinden yaptıkları bir propoganda. Aynen dediğiniz gibi Müslüman, Hristiyan v.s. yobazları olduğu için, ateistlerin de yobazları çok ve bazıları çok çirkinleşebiliyor, çok terbiyesizleşebiliyorlar.

    Kendimi genel hatlarıyla insan sever, bitki sever, hayvan sever, cinsel ayrımcılık karşıtı ve Ateizm'e çok yakın görüşü olan bir kişi olarak tanımlayacak olursam dahi aynı zamanda da rahatlıkla söyleyebilirim ki; Müslümanların ve Ateistlerin olduğu kadar hayvanseverlerin, veganların vejetaryenlerin, feministlerin ve her türlü düşüncenin yobazları çok ve her biri de son derece rahatsız ediciler. Herkes görüşünü savunurken haddini bilerek savunacak olsa o zaman hepimizin yaşam kalitesi gözle görülür şekilde artardı ama maalesef insanların önemli bir kısmı doğru kabul ettikleri şeyi herkese dayatmak konusunda ısrarcılar. İyi forumlar.
  • 20-02-2020, 07:51:19
    #48
    Fikirleriniz dusunceleriniz ve inançlariniza saygı duyuyorum. Her insan istedigi şeye inanir..
  • 20-02-2020, 07:58:29
    #49
    Üyeliği durduruldu
    depremin korkulacak bir tarafı yok. fay hattı hareketini yapıyor ve çıkan enerji yer kabuguna dalgalar halinde yayılıyor. yani en fazla sallanıyorsunuz.

    he ama oturduğun ev , iş yeri ve bilmemne bu sallanmaya dayanamaz ise bina tepene çöküyor.

    kısaca depremden korkma , evini yapan müteahhitden kork.

    binanızı kontrol ettirmek bir iphone parasını 3'de 1 gibi birşey.
  • 20-02-2020, 08:52:43
    #50
    ölüme çare bulunacak diyenler için tek temennim siz ölmeden bulunmaması.
  • 20-02-2020, 09:08:33
    #51
    99 Depremini Sakarya'da yaşamış biri olarak, küçük depremlerde yerimden bile kalkmıyorum. Deprem çok anlık bir olay, deprem sonrasını düşününce daha kötü hissediyorum.
  • 20-02-2020, 09:17:48
    #52
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    İlginç şeyler yazılmış.
    Bende kendi düşüncelerimi kaleme almak istiyorum.

    Ölümden neden korkarız ki?
    Ne olduğunu dahi bilmiyoruz.
    Var mı çevreniz de gidip geri gelip öldükten sonra şunlar şunlar oluyor diye anlatan?

    Sonuç olarak, hepimizin hayalleri var.
    Benim için ölümün üzücü tarafı yapmak istediğim şeyleri yapamadan göç edip gitmek olur.

    Ölen insanların arkasından korkmayız, sadece değer verdiğimiz kişiyi kayıp ettiğimiz için üzüntü duyarız.

    Yaşamak mı güzel, yoksa ölmek mi?
    Bunu sadece Tanrı bilir.

    O yüzden ölümden korkmak yerine, hayallerimizi gerçekleştirebilmek için yaşadığımız hayatta çok daha fazlasını yapmaya çalışmalıyız.
  • 20-02-2020, 11:02:43
    #53
    Angelicakaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ancak bilinç aktarımı, yapay beden ya da genlerin değiştirilmesi yöntemleri ile yaşlanmaya bağlı olarak hücre ölümü yaşayan bedene karşı konulabilecek tabi değil mi? Kaza v.b. durumlarda gerçekleşen beyin ölümleri geri döndürülebilir mi sizce?
    Evren kusursuz mükemmel bir yapı değildir. Geceleri gökyüzünü güzelleştiren görüntü bize çok uzak olduğundan öyle sanırız. Evren kaos içindedir. Her an gezegenler, galaksiler yok olur yeniden oluşur.

    Uzaydan gelebilecek bir meteor veya virüs her an dünyadaki tüm yaşamı bitirebilir.

    İnsan vücudundaki tüm olaylar kimyasaldır. Acı, mutluluk, sevmek, nefret etmek, inanmak ya da inanmamak. Elbette bu kimyasal süreçlerin saklandığı yer hafızamızdır. Hafızamız kaybolursa insan hiç bir şeyi hatırlamaz, üzülmez, sevinmez, konuşamaz, duyduğunu anlamaz. Tüm süreç sıfırdan başlar. Kalıcı olarak hafızanın değolandığı bölge zarar görürse uzun süreli bilgi depolanmaz.

    Kimyasal bir süreç olduğundan hafızamızın yedeği alınabilir. Böylece tüm beden zarar görse bile yeni bir klon bedende süreç kaldığı yerden devam eder.

    Elbette bunlar için fazlaca evrimleşmeliyiz. Şuan bu pek mümkün görünmüyor.
  • 20-02-2020, 18:30:26
    #54
    ben deprem anında genelde yataktan bile kalkmayanlardanım.Sonuçta ev 5. katta aşağı kaçabilecek bir yerim yok zaten
    ölümden korkuyor musun dersen ölümden de korkmuyorum.İnsan vücudunun bir ömrü var deprem öldürmezse zaten başka şekilde yine öleceğiz.Bu yüzden ölmekle barışığım.
    Ölümden sonrası varsa bir şekilde devam ederiz.Yoksa geldiğimiz karanlığa geri döneriz toprakta kaybolur gideriz.Ölmekten korkmayın güzel yaşamaya bakın.o zaman herşey güzelleşir