• 13-08-2008, 01:54:01
    #19
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    https://www.r10.net/off-topic/214355-...-sarhosum.html Burdaki mesajlara göz atın
  • 13-08-2008, 02:32:38
    #20
    H5PY0 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    yazılar gerçekten çok güzel olmuş. Yüreklerinize sağlık
  • 13-08-2008, 09:44:16
    #21
    Aşk üzerine yazdığım bi yazı, kızların değişmesi herkesin şikayetçi olduğu bi konu..
    Merhaba gençler,
    Bu yazımızda birliktelikte ki belkide en önemli sorunu ele alacağız. Kızların "değişmesi"dir.
    Bir erkek için en büyük acı, karşıya ayrılma sinyalleri verirken ayrılık acısını kız(lar)dan daha önce farkına varır ve yaşar. Gelelim bu değişme dediğimiz şey nasıl oluyor, gerçekleşiyor; inceleleyelim!
    Değişme; genellikle kızın arkadaş ortamına uyum/adapte çabaları, kendini gösterme, gaza gelmek, grup yahut arkadaşlar arasında ilgi çekmek amaçları taşıyan isteyerek ya da kendiliğinden gerçekleşen eskiye nazaran hâl, haraket ve konuşmaların değişmesidir. Kız için gayet normal hatta büyük mutluluk verici bi olaydır. Lakin bir erkek için bu; hiç de öyle değildir ( Öyleyse erkekte sevgi yoktur! ). Erkek; kıza yavaş yavaş soğuk davranmaya başlar yahut bir süre daha dayanmaya çalışır ancak başarılı olunmaz umumiyetle ve "dananın kuyruğu kopar" sözü burada devreye girer. Evet aynen böylede olur!. Erkek, sevgisinden vazgeçemesede nekadar ayrılmak istemese de çaresizdir, sinirlidir, sıkıntılıdır, anlayanı olmaz-anlatamaz.. Kıza karşı tavırları kızın yaptığına göre değişir ve birden sevgili "neden bana böyle davranıyorsun?", "beni sevmiyor musun?". Seni seviyor ama senin sen olmanı işte burada erkek ne kadar da desede değiştin eskiye dön! malesef kız değişmediğini veya tamam diyerek herşeye devam edecektir ve yavaş yavaş mutsuz sona doğru büyük bir hüzünle ilerliyecekler. Son pişmanlık fayda etmediğini sevgili yar anlayınca ya ağlıyacaktır ya da ileriye bakacaktır. Siz siz olun siz'liğinizden vazgeçmeyin, geçirmeye çalışanlara boynunuzu eğmeyin!.
    Kendinize sevgiyle bakın...
  • 13-08-2008, 10:17:10
    #22
    H5PY0 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne yapmışsınız hocam siz BleedCry' ile
    Evet bekliyoruz farklı çalışmaları.
  • 13-08-2008, 11:34:04
    #23
    Yalandan yalanlar
    Artık gülmeyeceğim; o yalandan,
    Ağlayamam; o yalandan,
    Sevsem de sevilmem; o yalandan,
    Gerçekleri anlatacam o yalanlara,
    Artık yalansız yalın oyunlar oynayacam
    Kuklam olacak herkes,
    Herkes inanacak o yalandan yalanlara!
    Hayatları bir yalan olduğunu yalandan yalanlayarak anlayacaklar
    Yalan, yalan, yalan...
  • 13-08-2008, 14:01:50
    #24
    Yine vakti zamanında blog.wolkancada yazdığım bir yazı.
    otopsiraporu da karikatür ile biraz moralimi bozmuştu ama onu da koyayım:
    Su normal koşullarda 100 derecede kaynar!


    Arka sıradayım… Dersteyiz ama tek kelime dinlemedim. Az önce -size saçma gelse de- telefonumdaki oyunla dertleşiyordum. Bu oyunu hep, kendimi boşlukta hissettiğim zaman rahatlamak için oynuyorum… Bilgisayarı da yıllarca bu amaçla kullandığım için bağlandım zaten ona… O da aynı bu oyun gibi kaçış yolu oldu benim için.
    "O" ise en önde oturuyor. Ne halde olduğumu görmüyor, görmek istemiyor ya da umrunda değil. Ama mutlu olduğunu görmek hoşuma gidiyor. Bu kadar şeyden sonra nasıl bu kadar mutlu olabildiğini merak etsem de…
    Normalde karamsar ve mutsuz birisi değilim. Ama son zamanlarda böyle olmayı beceremiyorum. Belki de mutlu olmak öğrenilebilir ve uygulanabilir bir olgudur. Belki biri bana öğretse bu durumda da yapabilirim. Ama ben dışlanmış biriyim; kimse yapmaz bunu bana… Benim normalliklerim yüzünden oldu bunlar. Çünkü bir tek bana ait onlar… Anlayamadılar; umrumda değil… Yıllarca suyun normal koşullarda 100 derecede kaynamasının ilgimi hiç çekmediği gibi!



    Normal koşullarda mıyım acaba? %64'üm su ise 100 derecede kaynar mıyım? Galiba sadece bana göre normal koşullardayım… Farklı olmak gayet normal bence. Fark da burda zaten… Herkes tek düze, hepsi "normal". Sabit ve normal koşullar altında sabit hedefler; şaştığında göğüs kabartarak gezememekten korkulan…
    Belki, iyi bir okulda olmama rağmen hiç bir etiketim; BAŞARIM olmayacak "normal insanlara" göre. Ama kendime benzediğim için huzurlu olacağım. Bana göre normal ama onlara göre…
    Farkındayım yine saçmaladım. Olsun içimden bunlar geliyor. Düşündüklerim bunlar… Saçma düşünüyorum…
  • 13-08-2008, 21:55:22
    #25
    neoberg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    yazılar gerçekten çok güzel olmuş. Yüreklerinize sağlık
    Teşekkürler (:
    cinbaba adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aşk üzerine yazdığım bi yazı, kızların değişmesi herkesin şikayetçi olduğu bi konu..
    Merhaba gençler,
    Bu yazımızda birliktelikte ki belkide en önemli sorunu ele alacağız. Kızların "değişmesi"dir.
    Bir erkek için en büyük acı, karşıya ayrılma sinyalleri verirken ayrılık acısını kız(lar)dan daha önce farkına varır ve yaşar. Gelelim bu değişme dediğimiz şey nasıl oluyor, gerçekleşiyor; inceleleyelim!
    Değişme; genellikle kızın arkadaş ortamına uyum/adapte çabaları, kendini gösterme, gaza gelmek, grup yahut arkadaşlar arasında ilgi çekmek amaçları taşıyan isteyerek ya da kendiliğinden gerçekleşen eskiye nazaran hâl, haraket ve konuşmaların değişmesidir. Kız için gayet normal hatta büyük mutluluk verici bi olaydır. Lakin bir erkek için bu; hiç de öyle değildir ( Öyleyse erkekte sevgi yoktur! ). Erkek; kıza yavaş yavaş soğuk davranmaya başlar yahut bir süre daha dayanmaya çalışır ancak başarılı olunmaz umumiyetle ve "dananın kuyruğu kopar" sözü burada devreye girer. Evet aynen böylede olur!. Erkek, sevgisinden vazgeçemesede nekadar ayrılmak istemese de çaresizdir, sinirlidir, sıkıntılıdır, anlayanı olmaz-anlatamaz.. Kıza karşı tavırları kızın yaptığına göre değişir ve birden sevgili "neden bana böyle davranıyorsun?", "beni sevmiyor musun?". Seni seviyor ama senin sen olmanı işte burada erkek ne kadar da desede değiştin eskiye dön! malesef kız değişmediğini veya tamam diyerek herşeye devam edecektir ve yavaş yavaş mutsuz sona doğru büyük bir hüzünle ilerliyecekler. Son pişmanlık fayda etmediğini sevgili yar anlayınca ya ağlıyacaktır ya da ileriye bakacaktır. Siz siz olun siz'liğinizden vazgeçmeyin, geçirmeye çalışanlara boynunuzu eğmeyin!.
    Kendinize sevgiyle bakın...
    Değişen davranışlar, davranışlar ve davranışlar... Teşekkürler (:

    rizikos adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne yapmışsınız hocam siz BleedCry' ile
    Evet bekliyoruz farklı çalışmaları.
    Her şey anlıktı dün gece. Çok güzel bir yarım saate geçirdim ben şahsım adına.
    cinbaba adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yalandan yalanlar
    Artık gülmeyeceğim; o yalandan,
    Ağlayamam; o yalandan,
    Sevsem de sevilmem; o yalandan,
    Gerçekleri anlatacam o yalanlara,
    Artık yalansız yalın oyunlar oynayacam
    Kuklam olacak herkes,
    Herkes inanacak o yalandan yalanlara!
    Hayatları bir yalan olduğunu yalandan yalanlayarak anlayacaklar
    Yalan, yalan, yalan...
    Hayatları "yalan" üzerine inşa edilmiş olanlar bu dünyadaki gerçek değerleri anlayıncaya kadar, doğruluktan şaşmayanlar için dünya, cehennem olacaktır!
    neoberg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yine vakti zamanında blog.wolkancada yazdığım
    otopsiraporu da karikatür ile biraz moralimi bozmuştu ama onu da koyayım:
    Su normal koşullarda 100 derecede kaynar!


    Arka sıradayım… Dersteyiz ama tek kelime dinlemedim. Az önce -size saçma gelse de- telefonumdaki oyunla dertleşiyordum. Bu oyunu hep, kendimi boşlukta hissettiğim zaman rahatlamak için oynuyorum… Bilgisayarı da yıllarca bu amaçla kullandığım için bağlandım zaten ona… O da aynı bu oyun gibi kaçış yolu oldu benim için.
    "O" ise en önde oturuyor. Ne halde olduğumu görmüyor, görmek istemiyor ya da umrunda değil. Ama mutlu olduğunu görmek hoşuma gidiyor. Bu kadar şeyden sonra nasıl bu kadar mutlu olabildiğini merak etsem de…
    Normalde karamsar ve mutsuz birisi değilim. Ama son zamanlarda böyle olmayı beceremiyorum. Belki de mutlu olmak öğrenilebilir ve uygulanabilir bir olgudur. Belki biri bana öğretse bu durumda da yapabilirim. Ama ben dışlanmış biriyim; kimse yapmaz bunu bana… Benim normalliklerim yüzünden oldu bunlar. Çünkü bir tek bana ait onlar… Anlayamadılar; umrumda değil… Yıllarca suyun normal koşullarda 100 derecede kaynamasının ilgimi hiç çekmediği gibi!



    Normal koşullarda mıyım acaba? %64'üm su ise 100 derecede kaynar mıyım? Galiba sadece bana göre normal koşullardayım… Farklı olmak gayet normal bence. Fark da burda zaten… Herkes tek düze, hepsi "normal". Sabit ve normal koşullar altında sabit hedefler; şaştığında göğüs kabartarak gezememekten korkulan…
    Belki, iyi bir okulda olmama rağmen hiç bir etiketim; BAŞARIM olmayacak "normal insanlara" göre. Ama kendime benzediğim için huzurlu olacağım. Bana göre normal ama onlara göre…
    Farkındayım yine saçmaladım. Olsun içimden bunlar geliyor. Düşündüklerim bunlar… Saçma düşünüyorum…
    Sevgiyi yeşerten, tohumunu çatlatan su değildir! Sevgiyi yeşertip, canlandıran bağlılıktır, sadakattir! Sevgiyi büyüten emek, yaşatan ise ömürdür! Yaşatmak zordur sevgiyi çünkü yaşatan ömürdür! Ya bencillik yapar sevginizi öldürür uzun seneler daha yaşarsınız ya da sevginizi yaşatmak uğruna kendi ömrünüzden ömür yersiniz...


    İlerleyen saatlerde yazdıklarımdan bir tanesini seçip burada yayınlayacağım.. Şuan hepsi saçma ve mantık dışı gözüküyor (:


  • 13-08-2008, 22:01:11
    #26
    Bi' aralar yazmışım buldum.
    Umursamaz olacakmış
    Mahkum edecekmiş beni bir hiç'e
    Bir hiç için hep'letecekmiş
    Yakacakmışım kendi-kendimi
    Yakamaz beni bi' kevaşe!
  • 13-08-2008, 23:20:29
    #27
    Buz kesmiş hayat, tıpkı sırtımı dayadığım duvar gibi... Teselliyse yine şişelerde.. Uykusuz geçip giden gecenin ardından, bir uykusuz gece daha... Tek fark mutlu olmayı umduğum ortamda, doldurulup boşaltılan içki bardaklarının olması...

    Gözlerim kan çanağına dönmüş, saat gece yarısını geçmiş... Kahkaha seslerinin ardı arkası kesilmiyor... Ya herkesin keyfi yerinde ya da herkes gülmeye aç...

    Böylesine bir günde bile kabuğuma çekilip yazıyorum, içerden kulağıma kadar gelen kısık sesli müziğin eşliğinde..

    Daha doğrusu yazmaya çalışıyorum... Farkettim de ilk defa bu kadar yazdıklarımın üstüne çizdim.. Beğenmediğim de değil istediklerimi anlatamadığımdan...

    Öylesine şeyler ki yaşadığım iki gündür ne kimseye anlatacak yüzüm var ne de satırlara dökebilecek cesaretim..

    Tam bir çıkmaz aslında... Bir yandan sevdiklerimin kayıp gidiyor avcumun içinden diğer yandan küflenmeye yüz tutmuş hayallerim.. Elimde kalansa bitmek üzere olan rakı kadehim...

    Ben her güne umutlarla uyanmak istedikçe, her gecem uykusuz geçiyor.. Yeni günlere uyanamıyorum. Her şey eskisi gibi.. Aynı tas aynı hamam...

    Dört duvar arası balkon... Duvar arasından sızmaya çalışan müziğin sesi... Gelen kahkahalar, gülüşmeler, küfürler...

    Bu gece bu çıkmazdan kurtulacak ne gücüm ne de istediğim... Ayrıca tek yudumu kalmış rakı kadehim benim bekliyor...

    Sonrasında kafamı yastığa koyduğum zaman kızarmış gözleriyle beni bekleyen azraille karşılaşacağım...

    Her neyse vaktim dar yazmaya cesaretim yok.