• 13-05-2019, 00:36:12
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Şehir efsanelerine ilgi duyan, ancak bir MARVEL gerçekliğiyle inanan birisi olarak şöyle bir yazı derlemek istedim.

    Not: Konu çok mühim bir konu değildir, boş vakti olan arkadaşlar, canı sıkılanlar vs. katılabilir...

    Hepimiz internette dolanan meşhur mitlerden haberdarızdır. Bkz: illuminati, nzt hapı, süper insan serumu, beyin açan kuruluşlar, Türkiye'de satılması yasak olan arınma otları vs... Hatta bazı youtuberlar vardır ki, bu tip mitleri süsleyip, kurgulayıp güzel bir video haline getirip binlerce takipçisine inandırıcı halde tepsiyle sunarlar. Örnek bir video kalıbı verecek olursak;

    1. Bir çeşit hiçbir şekilde temin edemeyeceğiniz bitki adı söylerler. Fakat bu bitkiye hiçbir şekilde ulaşamazsınız ki zaten efsanedir kendisi ve videoda da altını çizerek; bu bitki ülkemizde yasak, peru'da dev ağacın altındaki aktarcıya sırtını verip 100 adım saydıktan sonra sağ tarafta bulunan mağaradaki yaşlı dayıdan saflık testini geçtiğiniz zaman alabilirsiniz... gibi gidip göremeyeceğiniz şekilde ulaşabileceğinizi anlatırlar.
    2. Beynin anatomisinden kısaca bir bahsederler ve hangi durumlarda beyni çok daha verimli kullanabiliriz ondan bahsederler.
    3. İşte bu bitkinin en önemli özelliği, beyinde bulunan x noktasını temizlemesidir. Ancak fazla temizlendiğinde öldürebilir bu nedenle ülkemizde satışı yasaktır. (Fakat kimse de araştırıp bakmaz ki öyle bir yasağı geç, ülkede öyle bir bitki adının geçtiği bir kaynak dahi yoktur.)
    4. Bu bitkinin dünya üzerindeki resmi ticaretini sadece dünyanın en büyük 2. ailesi olan xgiller yapmaktadır. Bu nedenle sıradan zenginler bu tarz şeyleri kullanamaz. Sadece çok zenginlerle iletişim kurup alırlar, bir de o yaşlı dayıya ulaşan seçilmişler bunu elde edebilir...

    Kısacası, o günleri yaşayanlar hatırlar; internetin ülkemizde ADSL ile hızlanmasıyla birlikte bu tarz efsaneler, mitler, şamanizm, satanizm vs. gibi içerik üreten web siteler ve forumlar hızla yayılmaya başlamıştı. Forumlar yerlerini Facebook gruplarına bırakırken, yeni medya ile birlikte Youtube derinliklerinde, tabiri yerindeyse çatlak youtuberlar bu konuları yeni nesillere aktarmaya başladı.

    Ancak şöyle acı bir gerçek var ki; bu tarz efsaneleri, efsunlu ilaçlar, okunmuş muskalar, doğaüstü bitkiler vs. gibi kitaplaştırıp, kendilerine medyum diyerek, hiçbir bilimsel gerçeklere dayanmayan şehir efsanelerini insanlara ciddi paralar karşılığında satanlar var. Bu tarz şeylere daha çok popüler sosyetenin ilgi duyması da işin garip yanlarından biri.

    Buna olan yorumum: Kendi pisliklerinde boğuluyorlar...

    Konumuza devam edecek olursak, şehir efsanelerinin medya kanalları evrimi hala hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu yeni evrim şekli ise kitaplar... Evet ne yazıkki kitaplar... Bugün D&R gibi büyük bir kitap mağazasına girdiğiniz zaman bir sürü bu tarz kitaplar bulabilirsiniz. Fakat korkmayın, bu tarz kitaplara pek ilgi yok. Yok mu gerçekten? Korkmamız gereken bir şey var. Ancak bu şey D&R'daki rafları dolduran o kitaplar değil. Oradaki ve diğer tüm sahaflardaki tek bir rafı dolduran 1, 2 kitap.

    İşte asıl konu şimdi başlıyor...

    Geçtiğimiz günlerde eşimin, bir yazarın bir üniversitede yaptığı konuşmasına katılmasıyla farkına vardığım bir konu. Yukarıda yazanlarla yakından ilgisi var. Söyleşide geçen bir kaç konu üzerine yazar hakkında ön yargılarım kabarmaya başladı. Konulardan bazılarını listeliyorum;

    Seyircilerden birisi sorar;
    - Yazar hanım, kitabınızda bir çeşit sağlık merkezinden bahsettiniz. Sadece çok zengin insanların gidebildiği, gizli beyin (açma-temizle. tam olarak hatırlayamadığım bir ifade) merkezleri. Bu merkezler gerçekten var mı?
    + Evet, bu merkezler gerçekten var.
    - Peki bize bu merkezlerin ismini verebilir misiniz?
    + 2 tanesinin adını vereyim, ancak tamamından bahsedemem yoksa beni bir daha aralarına almazlar. (verdiği isimler amsterdamda sıradan, beyinle ilgili sağlık merkezleri, bahsedilen olayla ilgili bir gerçekliği yok.)

    Diğer bir konuşma da;
    - Bizlere takip etmemizi önereceğiniz önemli profiller var mı?
    + Öncelikle Türkiye'den takip etmenizi önerebileceğim kimse yok. Ancak yabancı olarak Astrofizikçiler, Ünlü iş adamları x, y, z gibi kişileri takip edebilirsiniz.
    - Elon Musk?
    + Ya Elon Musk son zamanlarda çok fazla esrar kullandığından mantıklı şeyler söylemiyor. O yüzden ben kendisini takipten çıkardım.
    (o esnada seyircilerin arasından: oha kadına bak nasıl bağlantıları varsa artık... gibi bir cümle duydum) (ancak araştıracak olursanız Elon Musk'ın sadece 1 kere canlı yayında, tıpkı sizin arkadaşlarınızla bir akşam oturup bira içmeniz gibi bir ot çekme olayı var. Elon Musk profiline gelince, her milyarder gibi çılgın bir tiptir. Bill Gates ve Steve Ballmer ikilisinin çılgınları kadar olmasada da onun da kendi çapında bir esrarkeş profili mevcuttur.)

    Daha sonra bu yazarın kim olduğunu daha iyi anlamak için yakında incelemeye başladım. Kendine her medyum gibi bir nick vermiş ve adının soyadının yanında onuda kullanıyor. Kitaplarını incelediğimizde, gerçek bilgilerin aralarına şehir efsaneleri ve beyin uyuşturan mitler yerleştirmiş. Fan profillerini incelediğimizde, ciddi taparcasına bir kitlesi mevcut. Yukarıdaki konuşmalara ve benzeri tüm uçuk konuşmalarını incelediğimiz zaman da gözümde bir medyum profili oluştu.

    Daha önce bir medyumla muhabbetiniz olmuşsa bilirsiniz, bir konuda iğne ucu kadar bilgiye sahiplerse, o konuyu hayal dünyalarında tamamlayıp süsleyerek sizlere sunarlar. Mesela Elon Musk'ın bir canlı yayında esrar çekmesi üzerine, "Elon Musk mı ? evet ya son zamanlarda çok esrar tüketiyor. Pek kendinde değil kendisi..." gibi, bilgili görünürler. Bu görüntüden asla taviz vermezler. Yapmadıkları halde usta budadan eğitim aldık vs. gibi yalanlar söylemler atarak tapılası bir profil yaratırlar.

    Her neyse buraya kadar ilgili yazar hakkındaki her şey normal. Elimizde mitler ve medyumculuğun en güncel hali ve bundan etkilenmiş geneli genç olan ve boyutu hızla artan büyük bir hayran kitlesi var. Şimdi asıl olay ise bu topluluğu nasıl sömüreceğiz? Tamam beyinleri elimizde. Gerçeğe dayalı bilgilerin arasına sıkıştırılmış yalanlarla çok güzel bir şekilde beyinleri uyuşturduk. Ama bizim bu insanları artık sağmamız lazım. Sağarkende uyandırmamamız lazım! Buldum! Kitaplarımızı pdf halinde ücretsiz bir şekilde internete koyalım. Nasılda pdfleri mevcut diyerekten sayılı bir baskı da yaparsak, güzel bir duygu sömürüsüyle istediğimiz fiyattan alabiliriz.

    Deyinmek istediğim konu tam olarak bu. Ülke olarak bilimsel, tarihsel, coğrafi ve kültürel, beynimizi dinlendirmek için de harry potter, lord of the rings gibi gerçekliğiyle kurgusu arasında ikileme düşürmeyen kitaplara ihtiyacımız var. Descartes ve Bacon gibi insanların bilgilerine ihtiyacımız var. Bilirsiniz insanoğlu mitlere yatkındır. Bunları gerçeklerle süsleyip bizlere iteliyorlar. Saçma sapan fan kitlesi oluşturup, yarattıkları algıyla bizlere kitliyorlar. En acı tarafı da, bugün en baba filozofun tamamen gerçeklere dayalı, geleceğimize ışık tutan bir kitabını 30 liraya alabiliyorsunuz. Ancak böyle saçma, beyin yıkayan kitaplara istenilen değer 50 tl. Bugün bir Aziz Sancar'ın hayatı ve bilimi kitabı 10 tl iken. Mitlerle beslenen (benim gözümde sahte yazılar, sahtekar yazarlar) kitaplar 50'tlye satılıyor malesef. İşin mali yanı, ilgili yazarın kitabını kendi bastırabilecek kadar maddi gücününde olması (arada yayınevi de olmadığı halde) da ilginçtir tabi.

    Bugün siyasi problemlerimizden bahsederken, bu tip problemleri göremiyoruz. Güzel bir gelecek dileğiyle...
  • 13-05-2019, 00:39:15
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Konuyu okumadım ama gırıs yeterli ıdı bence makale satın 😊
  • 13-05-2019, 00:56:31
    #3
    Üyeliği durduruldu
    Romanya'da çok ünlüdür cadılar. Deli gibi para harcıyorlar cadılara.
    Bir tane gazeteci denemek amacıyla hepsini denemiş. 1 tane bile doğru çıkmamış. Ama halk deli gibi inanıyor, aksini söylesen seni orda linç ederler.
    Bir diğer araştırmacı yabancı bir adamda paranormal olaylara kafayı takmış, 40 senedir araştırdığını söylemiş. Ve inanmayacaksınız ama 1 tane bile anormal bir durum görememiş.

    Bütün dünya'da mevcut böyle şeyler.
    Bahsettiğiniz bitkilerin insan beynine birçok etkisi olabilir. Hayal edemeyeceğiniz yerlere uçabilirsiniz, hayal edemeyeceğiniz şeyleri gerçek gibi görebilirsiniz. Ama bunların hepsi sizin beyninizde gerçekleşir.
    Beyin çok karmaşık ve çok fazla hata yapan bir organ.
    İnsanların paranormal şeylere inanmasına sebep olan da bu.

    Lisede bende garip bir canlı görmüştüm. O kadar gerçekçiydi ki, yemin edebilirim gördüğüme ama uyku esnasında gördüm. Beyin muhtemelen yanıldı. Ama hayatımda o kadar korktuğum bir an dahi olmadı. Kanım çekilmişti.

    Neyse toparlayacak olursak; tüm dünyada yüzyıllardır gelen birşey bu. Dinleri de bu konularda çok iyi kullanıyorlar. Hatta kimi dinler de bu tarz şeylerden beslenir . (Hepsi bence de neyse... inanç muhabbeti açmak istemedim)

    Sözün özü; her insan bilim öğrenmek zorunda değil. Her insan okumak, kendini geliştirmek zorunda değil. Herkesin 1 hakkı var. İsteyen gider bunu dağda taşta bayırda koşarak yaşar, isteyen gider doğaüstü varlıklara inanarak yaşar, isteyen gider kendini bilime ve insanlığa adayarak yaşar. Yani burada doğru/yanlış kavramı size göre..
    Harcanan para ise araçtır. İnsanlar hayatını o şekilde yaşamak istediği için aracı (parayı) oraya kanalize ediyor.
    Boşver bunları

    Önemli olan o 1 hakkında mutlu olup olmadığın. Para sadece mutluluk için araç.
  • 13-05-2019, 01:01:27
    #4
    Çok güzel bir yazı emeğinize sağlık. Yazının tamamını okudum ama bahsedilen kişilerden veya trendlerden haberim yok. Medyum biri kitap yazmış sanırım. Bazen insan kendi gündemini herkesin gündemi sanma hatasına düşebiliyor. Descartes demişsiniz mesela. Descartes bugün yaşasa yine oturur kitabını yazardı. Onun döneminde çevresindeki insanlar cadı olabilir diye kadınları yakıyordu. Trend buydu. Mesela bazen gençlere de haksızlık yapılıyor çok boş işlerle uğraşıyorlar diye. Biz gençken de gençlerin yüzde 90'ı boş işlerle uğraşıyordu. Eminim dedemin zamanında da aynı oranda saçma trendlerin peşinde koşan insan vardır. Bazı şeyler tamamen zekayla ilgili. Zeka çok büyük oranda geliştirilebilir bir özellik değil. İnsanın neye güldüğünü, neyi düşündüğünü, neye inandığını hatta konuşurken sesinin yükseklik miktarını bile zekası belirliyor. Normal dağılıma bakarsak da insanların yüzde 80 civarı 110 zeka puanının altında. Bu insandan felsefe kitabı okumasını beklemek haksızlık olur. Suç işlemeden hayatını geçirmesi yeterli.
  • 13-05-2019, 01:06:46
    #5
    Güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık.
  • 13-05-2019, 01:08:37
    #6
    @fascinating; hocam yazınızı sonuna kadar okudum... doğru bir tespitte bulunmuşsunuz... dünyada ve ülkemizde farklı alanlarda faaliyet gösteren bu tarz insanlar var kişinin tek işi kitap, seminer vs vs sürekli etrafına topladıkları insanlara bir şeyler anlatıyorlar ancak anlattıklarının hiç birisini uygulamış, deneyimlemiş değiller... Biraz ağır olacak ama ben olaya şöyle bakıyorum, sonuç itibari ile bunların hepsi ***********, sahtekar, şarlatan... tabiri caizse günlük yevmiyeyi doğrultayım diyen tırnakçılık yapıyor biraz okumuşu ortam görmüşü de laf kalabalığı ile anlattığınız şekilde milleti kandırmanın peşinde....
  • 13-05-2019, 01:18:00
    #7
    Açıkçası ben de bir zamanlar ateist bir bakış açısıyla böyle doğa üstü şeylerin olamacağı düşüncesindeydim ama o kadar çok olay ve vaka, kitaplar var ki eski...Güzel bir noktaya temas etmişsin ... Standart anlamda düşünelim ülkenin zaten %90 ı kitap okumuyor kitaba 50 tl vermesi kişinin keyfine kalmış bir durum. Medyuma gitmelerin sebepleri Yine eşleri ayırma , eşleri birleştirme ,birini kendine aşık etme bu tarz şeyler benim fikrimce dini olarak zaten büyü grubuna giren şeyler bunlar dolandırılmayı hakediyor.

    Onun dışında musallat durumu yaşayan bir grup var. Doktor doktor geziyorlar ve bir tedavi bulamayıp bazı hocalar tarafından iyileştirebiliyor. Yani düz mantıkla bakıyorum. Bunların fiziksel bir hastalıgı varsa bu adamların eline düşmeden doktorlar tedavi etmeliydi. Burda yapılacak olan şey basit ülkede medyum cincilik vs işleri tamamen kanunla yasaklanmalı. İnternet siteleri engellenmeli. Sorun çözülür.

    Sizin anlattığını şeyler daha çok cinci hocalardan çok modern anlamda kitap yazim para kazanim mantığında olan insanlar bir çok yine kişisel gelişim kitapları var bu tarzda. İnsanlar alıyor okuyor birileri en azından kitap okumaları iyi bir şey.

    Siyasi sorunlara gelince halkın büyük bir kısmı tarafından seçilmiş bir adam var ve bizim yapabileceğimiz bir şey yok .Ülkenin bütün önemli işlerine o bakacak.

    Yine bir eleştiri yapim kaf dağının arkasında şöyle şöyle bir ot varmış masonların manna diye bir ilaçı var mış diyelim. Bunları bilen sayısı ülkede çok az ,sana çok kişi gibi gelmiş olabilir. Ben üniversitedeyken bilgisayar öğretmenliği okudum akakçeyi sitesini mesela sınıfın çoğu bilmiyordu. Yani herkesin evreni uraştığı şeyler çok farklı kimisi ufolarla uraşıyor bırak uğraşsınlar hiç bir şeyle uğraşmayan bir grup var böyle olmaktan daha iyi.