Şehir efsanelerine ilgi duyan, ancak bir MARVEL gerçekliğiyle inanan birisi olarak şöyle bir yazı derlemek istedim.

Not: Konu çok mühim bir konu değildir, boş vakti olan arkadaşlar, canı sıkılanlar vs. katılabilir...

Hepimiz internette dolanan meşhur mitlerden haberdarızdır. Bkz: illuminati, nzt hapı, süper insan serumu, beyin açan kuruluşlar, Türkiye'de satılması yasak olan arınma otları vs... Hatta bazı youtuberlar vardır ki, bu tip mitleri süsleyip, kurgulayıp güzel bir video haline getirip binlerce takipçisine inandırıcı halde tepsiyle sunarlar. Örnek bir video kalıbı verecek olursak;

1. Bir çeşit hiçbir şekilde temin edemeyeceğiniz bitki adı söylerler. Fakat bu bitkiye hiçbir şekilde ulaşamazsınız ki zaten efsanedir kendisi ve videoda da altını çizerek; bu bitki ülkemizde yasak, peru'da dev ağacın altındaki aktarcıya sırtını verip 100 adım saydıktan sonra sağ tarafta bulunan mağaradaki yaşlı dayıdan saflık testini geçtiğiniz zaman alabilirsiniz... gibi gidip göremeyeceğiniz şekilde ulaşabileceğinizi anlatırlar.
2. Beynin anatomisinden kısaca bir bahsederler ve hangi durumlarda beyni çok daha verimli kullanabiliriz ondan bahsederler.
3. İşte bu bitkinin en önemli özelliği, beyinde bulunan x noktasını temizlemesidir. Ancak fazla temizlendiğinde öldürebilir bu nedenle ülkemizde satışı yasaktır. (Fakat kimse de araştırıp bakmaz ki öyle bir yasağı geç, ülkede öyle bir bitki adının geçtiği bir kaynak dahi yoktur.)
4. Bu bitkinin dünya üzerindeki resmi ticaretini sadece dünyanın en büyük 2. ailesi olan xgiller yapmaktadır. Bu nedenle sıradan zenginler bu tarz şeyleri kullanamaz. Sadece çok zenginlerle iletişim kurup alırlar, bir de o yaşlı dayıya ulaşan seçilmişler bunu elde edebilir...

Kısacası, o günleri yaşayanlar hatırlar; internetin ülkemizde ADSL ile hızlanmasıyla birlikte bu tarz efsaneler, mitler, şamanizm, satanizm vs. gibi içerik üreten web siteler ve forumlar hızla yayılmaya başlamıştı. Forumlar yerlerini Facebook gruplarına bırakırken, yeni medya ile birlikte Youtube derinliklerinde, tabiri yerindeyse çatlak youtuberlar bu konuları yeni nesillere aktarmaya başladı.

Ancak şöyle acı bir gerçek var ki; bu tarz efsaneleri, efsunlu ilaçlar, okunmuş muskalar, doğaüstü bitkiler vs. gibi kitaplaştırıp, kendilerine medyum diyerek, hiçbir bilimsel gerçeklere dayanmayan şehir efsanelerini insanlara ciddi paralar karşılığında satanlar var. Bu tarz şeylere daha çok popüler sosyetenin ilgi duyması da işin garip yanlarından biri.

Buna olan yorumum: Kendi pisliklerinde boğuluyorlar...

Konumuza devam edecek olursak, şehir efsanelerinin medya kanalları evrimi hala hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu yeni evrim şekli ise kitaplar... Evet ne yazıkki kitaplar... Bugün D&R gibi büyük bir kitap mağazasına girdiğiniz zaman bir sürü bu tarz kitaplar bulabilirsiniz. Fakat korkmayın, bu tarz kitaplara pek ilgi yok. Yok mu gerçekten? Korkmamız gereken bir şey var. Ancak bu şey D&R'daki rafları dolduran o kitaplar değil. Oradaki ve diğer tüm sahaflardaki tek bir rafı dolduran 1, 2 kitap.

İşte asıl konu şimdi başlıyor...

Geçtiğimiz günlerde eşimin, bir yazarın bir üniversitede yaptığı konuşmasına katılmasıyla farkına vardığım bir konu. Yukarıda yazanlarla yakından ilgisi var. Söyleşide geçen bir kaç konu üzerine yazar hakkında ön yargılarım kabarmaya başladı. Konulardan bazılarını listeliyorum;

Seyircilerden birisi sorar;
- Yazar hanım, kitabınızda bir çeşit sağlık merkezinden bahsettiniz. Sadece çok zengin insanların gidebildiği, gizli beyin (açma-temizle. tam olarak hatırlayamadığım bir ifade) merkezleri. Bu merkezler gerçekten var mı?
+ Evet, bu merkezler gerçekten var.
- Peki bize bu merkezlerin ismini verebilir misiniz?
+ 2 tanesinin adını vereyim, ancak tamamından bahsedemem yoksa beni bir daha aralarına almazlar. (verdiği isimler amsterdamda sıradan, beyinle ilgili sağlık merkezleri, bahsedilen olayla ilgili bir gerçekliği yok.)

Diğer bir konuşma da;
- Bizlere takip etmemizi önereceğiniz önemli profiller var mı?
+ Öncelikle Türkiye'den takip etmenizi önerebileceğim kimse yok. Ancak yabancı olarak Astrofizikçiler, Ünlü iş adamları x, y, z gibi kişileri takip edebilirsiniz.
- Elon Musk?
+ Ya Elon Musk son zamanlarda çok fazla esrar kullandığından mantıklı şeyler söylemiyor. O yüzden ben kendisini takipten çıkardım.
(o esnada seyircilerin arasından: oha kadına bak nasıl bağlantıları varsa artık... gibi bir cümle duydum) (ancak araştıracak olursanız Elon Musk'ın sadece 1 kere canlı yayında, tıpkı sizin arkadaşlarınızla bir akşam oturup bira içmeniz gibi bir ot çekme olayı var. Elon Musk profiline gelince, her milyarder gibi çılgın bir tiptir. Bill Gates ve Steve Ballmer ikilisinin çılgınları kadar olmasada da onun da kendi çapında bir esrarkeş profili mevcuttur.)

Daha sonra bu yazarın kim olduğunu daha iyi anlamak için yakında incelemeye başladım. Kendine her medyum gibi bir nick vermiş ve adının soyadının yanında onuda kullanıyor. Kitaplarını incelediğimizde, gerçek bilgilerin aralarına şehir efsaneleri ve beyin uyuşturan mitler yerleştirmiş. Fan profillerini incelediğimizde, ciddi taparcasına bir kitlesi mevcut. Yukarıdaki konuşmalara ve benzeri tüm uçuk konuşmalarını incelediğimiz zaman da gözümde bir medyum profili oluştu.

Daha önce bir medyumla muhabbetiniz olmuşsa bilirsiniz, bir konuda iğne ucu kadar bilgiye sahiplerse, o konuyu hayal dünyalarında tamamlayıp süsleyerek sizlere sunarlar. Mesela Elon Musk'ın bir canlı yayında esrar çekmesi üzerine, "Elon Musk mı ? evet ya son zamanlarda çok esrar tüketiyor. Pek kendinde değil kendisi..." gibi, bilgili görünürler. Bu görüntüden asla taviz vermezler. Yapmadıkları halde usta budadan eğitim aldık vs. gibi yalanlar söylemler atarak tapılası bir profil yaratırlar.

Her neyse buraya kadar ilgili yazar hakkındaki her şey normal. Elimizde mitler ve medyumculuğun en güncel hali ve bundan etkilenmiş geneli genç olan ve boyutu hızla artan büyük bir hayran kitlesi var. Şimdi asıl olay ise bu topluluğu nasıl sömüreceğiz? Tamam beyinleri elimizde. Gerçeğe dayalı bilgilerin arasına sıkıştırılmış yalanlarla çok güzel bir şekilde beyinleri uyuşturduk. Ama bizim bu insanları artık sağmamız lazım. Sağarkende uyandırmamamız lazım! Buldum! Kitaplarımızı pdf halinde ücretsiz bir şekilde internete koyalım. Nasılda pdfleri mevcut diyerekten sayılı bir baskı da yaparsak, güzel bir duygu sömürüsüyle istediğimiz fiyattan alabiliriz.

Deyinmek istediğim konu tam olarak bu. Ülke olarak bilimsel, tarihsel, coğrafi ve kültürel, beynimizi dinlendirmek için de harry potter, lord of the rings gibi gerçekliğiyle kurgusu arasında ikileme düşürmeyen kitaplara ihtiyacımız var. Descartes ve Bacon gibi insanların bilgilerine ihtiyacımız var. Bilirsiniz insanoğlu mitlere yatkındır. Bunları gerçeklerle süsleyip bizlere iteliyorlar. Saçma sapan fan kitlesi oluşturup, yarattıkları algıyla bizlere kitliyorlar. En acı tarafı da, bugün en baba filozofun tamamen gerçeklere dayalı, geleceğimize ışık tutan bir kitabını 30 liraya alabiliyorsunuz. Ancak böyle saçma, beyin yıkayan kitaplara istenilen değer 50 tl. Bugün bir Aziz Sancar'ın hayatı ve bilimi kitabı 10 tl iken. Mitlerle beslenen (benim gözümde sahte yazılar, sahtekar yazarlar) kitaplar 50'tlye satılıyor malesef. İşin mali yanı, ilgili yazarın kitabını kendi bastırabilecek kadar maddi gücününde olması (arada yayınevi de olmadığı halde) da ilginçtir tabi.

Bugün siyasi problemlerimizden bahsederken, bu tip problemleri göremiyoruz. Güzel bir gelecek dileğiyle...