Üniversite mezunlarının işsiz kalma sebebi nedir?
58
●1.635
- 16-02-2019, 02:37:51Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Z Kuşağı etkisi en başta..
Her şeye diledikleri anda erişebilmiş bir kuşaktan bahsediyoruz..
Ben babama bir bisiklet aldıramamıştım senelerce... Takdir al, hepsi 5 gelsin karnenin alacam demişti mesela, tek bir dersim dört geri kalan hepsini 5 getirmiştim ama yine almamıştı hepsi beş gelmedi diye.. Aslında alacaktı ama o ara mahalleden bir çocuğa bisiklet sürerken araba çarpması ile bahanesi oldu almadı.. Bunu yeni mezun olan kuşağın çocukluk zamanlarında yapsaydınız çocuk babasına anasına küser, onlara asi olurdu.. Biz sineye çektik eyvallah dedik..
Bizim çocukluğumuz çamurun, toprağın içinde geçti, futbolu pes atalım diye değil, mahalle maçı yapalım diye oynardık..
Counter, PugG gibi oyunlar yerine, varsa paramız oyuncak silah , ki çoğu zaman ona ayıracak para olmazdı, yoksa da tahtalardan bıçakla silah şekli verip onlarla oynardık...
Şimdiki üniversite mezunu nesil herşeye o kadar hazırcı alıştı ki, zannediyor hemen üni bitince işim hazır.. Öyle bir dünya yok, o sokaklarda oynayan nesil insan ilişkilerini öğrendi, paylaşmayı öğrendi, koordinasyonu öğrendi...Şuan ailesinin gönderdiği parayla yetinemeyince iş bulup çalışmak yerine, eskortluk yapan bir sürü kız öğrenci var, neden? Çünkü günün 8-10 saatini harcayıp alacağı 50-100 lira yerine 2 saatte 400-500 lira kazanabiliyor o şekilde..
Ben üniversite okurken 2-3 günde bir uyuyabiliyordum, peder bana üniye başladığımda 200 lira gönderiyordu, 8 sene okudum o 200 lira 250 ye çıktı daha da artmadı
Ben de biliyorum ki benden ayrı evde 5 boğaz daha var, bu bile bana fazla normalde, onun için hiç çaktırmadan en iyi bildiğim işi, internet cafeciliği yaptım okul sonraları....O zamanlarda yurtdışında bir kız arkadaşım vardı, ailesi uyumadan konuşamıyorduk kızla,tabi o zamanlar böyle akıllı telefonlar nerde? renkli ekran telefon bile lüks
gündüz okula, okuldan sonra internet cafe işletiyordum, 12 gibi kapıyordum 1-2 saat de ailesinin uyumasını bekliyordum, sabah 6-7 ye kadar konuşup sonra da okula gidiyordum, sonra yine cafeye
artık halisülasyon görme derecesine gelince gidip uyuyordum.
Şimdiki nesil parasız hiç kalmadı, her sıkıştıklarında direk anne babalarından yardım aldılar.. O yaşlarda sıkışmayan, kendi çözümlerini üretemeyenlerden mezun olup da iş bulmalarını beklemek aptallık olur zaten...
Mesela cafeye bir adam geldi, cv çıkartıyor baktım cv kendisine ait değil, sohbet açtım konuyu cvlere getirdim..
Oğlu beyefendi evde oyun oynuyor, bilmem ne mühendisliğini bitirmiş, babası da ona iş bulmak için cv çıkarttırıp sağa sola veriyor.. Bu adam mühendis olsa ne yazar olmasa ne yazar?
Konuyu toparlayalım....
Çocuklarını el bebek gül bebek büyüten, bir dediğini iki etmeyen aileler yüzünden mezun olanlar iş bulamıyorlar..
İşsizlik denen olay çok az aslında ülkede arkadaşlar..
2 sene boyunca bir Bakanlığın saha işini yaptık, bu süreçte izmir'de iş görüşmesi yaptığım insan sayısı 5000 i bulmuştur.. Bu 5000'in 2000 civarını eğitime aldık, eğitimden geçenlerin sayısı da zaten 400 ü anca buldu.. kişilerin profillerini söyleyeyim sizlere;
Bize lazım olan minimum lise mezunu ve tablet kullanabilecek, sahada, yani sokaklarda gezip, tablet ile adresleri güncelleyecek insanlar..
Neymiş? masa başı iş arıyormuş diye bu 3000 kişi hiç eğitime katılmadı..
İyi de, sen kimsin? nesin ? ne gibi özelliklerin var ki ben seni ofise alayım?
Cv'si bir sürü eğitimle dolu ama daha excel kullanmasını bilmiyor ben ofis işi istiyorum diyor..
Aynı iş yerine ben 2 aylığına girmiştim, sonra başka bir işe başlayacaktım, boş durmayayım dedim (yeni nesil olsa 2 ay daha gezeyim der)
ilk hafta işimi yaparken gözlemledim kim ne iş yapıyor diye, 1. ay ofisin en çok iş çıkaranı oldum, 2. ay ofisin patrondan sonraki yetkilisi olan kız ayrıldı işten, orda 2-3 senedir çalışan elemanlar yerine patron beni başlarına koydu, 3. ay eskilerin hepsini kovdum yerlerine yenilerini aldım
Çünkü 2-3 senedir o iş yerinde çalışıp da 2-3 aylık personele nasıl yapılacağını soran birisi o iş yeri için zarardır. Patronla da kafamız uyuşunca tüm işleri bana bıraktı karışmadı, işe alınacak personel de işten çıkarılacak personel de benden onaysız alınmaz oldu...
Ben burada patrona yalakalık mı yaptım ? Aksine, benden habersiz personelle iletişime geçti veya benim verdiğim işi aksatmasına sebep oldu diye adamı dövmediğim kaldı, personelin ortasında birbirimize giriyorduk nerdeyse, ama kavgamız bitince oturur ertesi günün planlamasını yapardık.
Biz insan ilişkilerini, kişilik analizi yapmasını, iş bölümünü, yok olanın halinden anlamasını,kiminle nerde nasıl konuşulacağını,vs bir sürü şey ekleyebilirsiniz buna, hepsini yaşayarak öğrendik öğrencilik hayatımızın yanında... Ama yeni nesilde çok az bu olay.. Çalışacağı kurum onlara mecburmuş gibi davranıyorlar ve kurum da sen olmasan da bu iş yürür diyerek hiç deneme süresine bile tabi tutmuyor. - 16-02-2019, 08:16:12200 den fazla farklı üniversite ve binlerce kampüs var.
arz talep meselesi yıllardır çok fazla insan üniversite mezunu olmak için okuyor ama okuduğu bölümde iş olanağı yok farkında değil. - 16-02-2019, 08:22:52Prof. Dr. Erhan Erkut'un Yükseköğretimde Kontenjan Balonu çalışması okunmalı:
https://docplayer.biz.tr/storage/88/.../115053330.pdf
https://docplayer.biz.tr/115053330-Y...ocak-2019.html - 16-02-2019, 11:06:02Çünkü üniversite mezunları sadece "Mezun". okul beni muhendis yapsın, okul beni yazılımcı yapsın, okul beni bankacı yapsın diye hazır bekleniyor. Aslında üniversiteler bir ilkokul gibi, bir lise gibi eğitim-öğretimi size vermeye çalışan yerler değildir, üniversite eğitim-öğretimi sunar, siz almak isterseniz alırsınız.
Bizde mezun oldum kalifiyeyim artık kafası var. (100% ingilizce eğitim)Odtu'den cıkıp ingilizce konuşamayanda var, ücrada türkçe bölüm okuyup anadili gibi konuşanda var. Odtu'deki adam ingilizceyi sadece eğitim aracı olarak kullanmış, ingilizce öğrenmek amacı hiç olmamış çünkü.
Türkiye'de üniversite okumak hikaye falan denmiş ama bu kafada nerde okursanız okuyun, ilgili meraklı ve öğrenmeye hevesli değilseniz, okulun size bi faydası olmaz. Zaten; herkes okuyacak diye de bi kural yok, okumasında zaten.
Eğitim sistemi vs vs cok sorun var evet ama, ülkede türk üniversitelerinden yetkin adamlar çıkabiliyorsa, sorunun büyüğü üniversitede değil, kişilerdedir. - 16-02-2019, 12:15:09Üiversiteler, hayatın üniversite eğitimene bağlı olduğu alayışı üzerine duruyor. Sınavlarda kuyruk, her fakülte sınavla öğrenci alıyor... Kendi şehrinde okuma imkanı bulamayanlar burslarla ve yine de ailevi imkanlarla okuyor. Abidik gubidik üniversitelerin abidik gubidik fakülteleri dönem başına 15-2bin istiyor, yne bo kalmıyor. Sonra ben o abidik gubidik üniversitenin abidik gubidik fakültesinde ouyan adamın okuduğuna güvenmiyorum. Üiversitelerde lise düzeninde bir eğitim olduğu sürece de güvenmeyeceğim.
Ama şu da yanlış, "üniversite üniversite değil ki adam iş bulsun". Hayır, buna katılmıyorum. Piyasada ne varsa çalışan da odur. Piyasada kalifye adam yoksa çalışan da kalifiye olmayanlar arasından biridir neticede. Yoksa ne olacak, bu işi kim yapacak? Sadece iş süresi uzuyor, iş kalitesi düşüyor, piyasaya böyle bir olumsuz etkisi oluyor. İstihdamla bunun alakası yok. Türkiy'de 100 kaliteli üniversite olsa herkes bu adamlara alıp iş vermeyecek. Bu işgücü kapasitesi ile ilgili bir durum. Benim 5 kişi çalıştırma kapasitem varsa 5 kişi çalıştıracağım, 6 değil 4 değil.
Mesele şu; üniversite bugün piyasada iş bulmak için tek bir geçerli hedef değil. Sen mühendis olarak iş bulmak istiyorsan o zaman hedef olur tabii. Gidersin kuyruklara girer, kendini seçtirir, seçilmezsen senelerini yakar, psikolojini alt üst edersin. Sen geleceğini garanti altına almak istiyorsan, kusura bakma ama bu piyasada sadece mühedisler çalışmıyor (örnek veriyorum at gözlüğüyle bakmayın). Ben baa lazım olan bir adamı 2 senedir bulamıyorum. Fakültesi falan da yok bu işi. İlişkili fakülteler de işmi görmüyor. Ne yapıyorum, onun yerine bulduklarımla yetiniyorum, bulduklarımın yetişmesi için önlerini açıyorum, teşvik ediyorum. Bunun üniversite ile alakası yok.
Bir not: Yüksek lisansım var. Başka br dalda da öğrenciyim, yaşım 45. Kısacası ilim okumaya açık bir insanım. Yukarıdaki görüşlerim kişseldir, beni bağlar, kimseye dikte etmiyoruz neticede.
Ben de biliyorum ki benden ayrı evde 5 boğaz daha var, bu bile bana fazla normalde, onun için hiç çaktırmadan en iyi bildiğim işi, internet cafeciliği yaptım okul sonraları....O zamanlarda yurtdışında bir kız arkadaşım vardı, ailesi uyumadan konuşamıyorduk kızla,tabi o zamanlar böyle akıllı telefonlar nerde? renkli ekran telefon bile lüks