Üiversiteler, hayatın üniversite eğitimene bağlı olduğu alayışı üzerine duruyor. Sınavlarda kuyruk, her fakülte sınavla öğrenci alıyor... Kendi şehrinde okuma imkanı bulamayanlar burslarla ve yine de ailevi imkanlarla okuyor. Abidik gubidik üniversitelerin abidik gubidik fakülteleri dönem başına 15-2bin istiyor, yne bo kalmıyor. Sonra ben o abidik gubidik üniversitenin abidik gubidik fakültesinde ouyan adamın okuduğuna güvenmiyorum. Üiversitelerde lise düzeninde bir eğitim olduğu sürece de güvenmeyeceğim.
Ama şu da yanlış, "üniversite üniversite değil ki adam iş bulsun". Hayır, buna katılmıyorum. Piyasada ne varsa çalışan da odur. Piyasada kalifye adam yoksa çalışan da kalifiye olmayanlar arasından biridir neticede. Yoksa ne olacak, bu işi kim yapacak? Sadece iş süresi uzuyor, iş kalitesi düşüyor, piyasaya böyle bir olumsuz etkisi oluyor. İstihdamla bunun alakası yok. Türkiy'de 100 kaliteli üniversite olsa herkes bu adamlara alıp iş vermeyecek. Bu işgücü kapasitesi ile ilgili bir durum. Benim 5 kişi çalıştırma kapasitem varsa 5 kişi çalıştıracağım, 6 değil 4 değil.
Mesele şu; üniversite bugün piyasada iş bulmak için tek bir geçerli hedef değil. Sen mühendis olarak iş bulmak istiyorsan o zaman hedef olur tabii. Gidersin kuyruklara girer, kendini seçtirir, seçilmezsen senelerini yakar, psikolojini alt üst edersin. Sen geleceğini garanti altına almak istiyorsan, kusura bakma ama bu piyasada sadece mühedisler çalışmıyor (örnek veriyorum at gözlüğüyle bakmayın). Ben baa lazım olan bir adamı 2 senedir bulamıyorum. Fakültesi falan da yok bu işi. İlişkili fakülteler de işmi görmüyor. Ne yapıyorum, onun yerine bulduklarımla yetiniyorum, bulduklarımın yetişmesi için önlerini açıyorum, teşvik ediyorum. Bunun üniversite ile alakası yok.
Bir not: Yüksek lisansım var. Başka br dalda da öğrenciyim, yaşım 45. Kısacası ilim okumaya açık bir insanım. Yukarıdaki görüşlerim kişseldir, beni bağlar, kimseye dikte etmiyoruz neticede.