Milyonlarca gezegen milyarlarca yıldız ve sürekli genişleyen devasa bir evren...
Bunların insanlık için olmadığına eminim
Tanrı bizi niçin yarattı?
116
●4.923
- 17-10-2018, 17:15:04Yazdığın şeyleri savunuyorum zaten o yüzden beni değil diğer arkadaşı alıntılaman gerekiyordudigiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 17-10-2018, 17:34:10Arkadaş bu islamcı tayfa diye yazmışsın neden cahilce konuşuyorsun Allaha peygambere inanmaya bilirsin herkes inanıp inanmamakta özgür ama insanların inançlarıyla o tayfa bu tayfa diye konuşma bencedigiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 17-10-2018, 17:45:12Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Evren'in büyük olması,
bizim önemsiz olduğumuz anlamına gelmez.
O halde çok düz bir mantık olur.
Bakteriler de çok küçükler ama çok önemliler,
çok önemli görevler üstleniyorlar.
Yaratıcı gücünü göstermek için,
büyük bir evren yaratmış olabilir,
çok doğaldır.
Bir de büyük veya küçük dediğimiz her şey,
görecelidir.
Bizim büyük evren dediğimiz şey,
başka bir boyutta bir gül yaprağının atomunun içi olabilir.
Yani bizim kendi boyutumuzda çok büyük dediğimiz şey,
başka bir boyutta gözle görülemeyecek kadar küçük olabilir.
* * *
Büyüklük küçüklük bir yana,
esas mesele beynimizin içinde yaşadığımız gerçeği.
Beynimizin dışında bir gerçeklik yok.
Renkler yalan, renk diye bir şey yok.
Tat yok, Ses yok.
Hepsi beynimizin içinde var olan elektrik sinyalleri.
Eğer beyninize uygun sinyaller gönderilirse,
gözünüzün önüne her şey gelebilir.
Yemediğiniz halde, elma tadını alabilirsiniz.
Ortamda olmadığı halde, gül kokusu alıyor gibi hissedebilirsiniz.
Bu sistem asla tesadüfen meydana gelebilecek kadar basit bir sistem değil. (bence)
* * *
Şimdi herkes kendine şu soruyu sorsun:
Şu an bulunduğum odanın içerisinde miyim?
Yoksa oda benim beynimin içinde mi? - 17-10-2018, 18:16:24Yine bir kuyu ve cok sayıda akıllı... bakalım taşı çikartma şerefine kim nail olacak
- 17-10-2018, 18:22:24Allâh insanı muhakkak kulluk etmesi için yarattı. Bu kulluk (ibadet aynı "abd" kökünden gelir) ibadetle, iyilikle, emirleri tutmak ve yasaklara uymakla, insanlara da iyiliği tavsiye etmekle ve kötülüklerden uzaklaştırmakla olur.
Şimdi konu dışına çıkılan meseleye de girersek, burada Allâh ve Tanrı isimleri kıyaslanmış. Kıyaslanırken çok büyük hata yapılmış. neden mi?
Tanrı kelimesinin tan-rı şeklindeki iki kelimeden türediğinin yazıldığını gördüğümde, aklıma gençlik yıllarında okuduğum ve kalitesine binaen yazarının ismini dahi artık hatırlamadığım bir kitap geldi. Kitapta Kürtlerin orijini "güya" araştırılıyor ve yermek için büyük çaba sarf ediliyordu. Kitapta Kürt isminin, Kürtlerin genellikle dağlarda yaşaması sebebiyle kışın yürürken ayaklarından çıkan sesten geldiğini iddia ediliyordu. Bu tanrı ismini kötülemek için de bu kadar mesnetsiz bir şey uydurulmuş ve arkadaş da buna inanmış anlaşılan. Ama Tanrı kelimesi karşısında eşsiz olan Allah ismini de küçümseyecek, kıyaslayacak hadsizler hemen konudaki yerini kapmış.
Halbuki Tanrı kelimesinin aslı Tengri olup öz be öz Türkçe bir kelimedir. Ancak "Allâh" ismi ile aynı manayı içermez. Nitekim "Allâh" izm-i zât olarak geçer, yani tevhid inancındaki tek bir ilah olan yaradanın kendisini her yönden tanıtan tek isimdir. Sıfatlar gibi değildir. Tanrı ise tevhid kelimesi değildir. Çok tanrılı bir geçmişi olan Türklerin kullandığı bir takısız isim tamlamasının öğesi olarak kullanılır; Kök Tengri gibi. Türklerin en büyük tanrı olarak ifade ettiği tanrı Kök Tengridir (Gök Tanrıdır) ama başka tanrıları da kabul etmişler, hatta atalarımız bazı sultanlara da tanrı ismini koymuşlardı (Tengri Kağan). Tanrı kelimesi Türklerde yüksek ululuğu şfade ediyordu da diyebiliriz.
Din inancımızda Allâh'ın ismi yerine başka isim konulmaz, ancak O'nu işaret etmek için sıfatlarının kullanıldığı gibi farklı isimler kullanılabilir. Bununla birlikte çok tanrılı kasıtlar için kullanılan herhangi bir kelimenin Allâh'ın isim ve sıfatlarından biri yerine kullanılması çok hoş görülmemiş, buna faşizm ile din inancını terkinin de eklendiği dönemlerde Türkiye'de Tanrı kelimesi tartışmaları eklenmiştir. Mesele aslında bu çerçevede dönüyor.
Yani aslında Allâh için Tanrı demek, İslâm akidesine göre hiç hoş olmamakla birlikte haram görülmemiş, bu kullanımı en şiddetli şekilde reddedenler de aynı görüşte kalmış. Tevhid inancında olan birinin aslı tevhide aykırı bir şeyi kabul etmesi zaten mantıklı değil. Ancak her şeyi abartmakta da üstümüze yok. Birisi kalkıp Tanrı kelimesini ullanarak tevhid inancını savunursa, bu sadece ifade şekli açısından arızalar içerir ancak onun dinine, imanına laf söylemeyi kimsenin eline bırakmaz.
---
Not:
Tabii ki ana dilimiz Arapça falan değil. Yine de burada kimsenin Arapça için birini kovması haddi değil. İşi açıkça ırkçılık boyutuna taşıyanlar var.