Evren'in büyük olması,
bizim önemsiz olduğumuz anlamına gelmez.

O halde çok düz bir mantık olur.
Bakteriler de çok küçükler ama çok önemliler,
çok önemli görevler üstleniyorlar.

Yaratıcı gücünü göstermek için,
büyük bir evren yaratmış olabilir,
çok doğaldır.

Bir de büyük veya küçük dediğimiz her şey,
görecelidir.

Bizim büyük evren dediğimiz şey,
başka bir boyutta bir gül yaprağının atomunun içi olabilir.

Yani bizim kendi boyutumuzda çok büyük dediğimiz şey,
başka bir boyutta gözle görülemeyecek kadar küçük olabilir.

* * *

Büyüklük küçüklük bir yana,
esas mesele beynimizin içinde yaşadığımız gerçeği.

Beynimizin dışında bir gerçeklik yok.
Renkler yalan, renk diye bir şey yok.
Tat yok, Ses yok.

Hepsi beynimizin içinde var olan elektrik sinyalleri.

Eğer beyninize uygun sinyaller gönderilirse,
gözünüzün önüne her şey gelebilir.

Yemediğiniz halde, elma tadını alabilirsiniz.
Ortamda olmadığı halde, gül kokusu alıyor gibi hissedebilirsiniz.

Bu sistem asla tesadüfen meydana gelebilecek kadar basit bir sistem değil. (bence)

* * *

Şimdi herkes kendine şu soruyu sorsun:

Şu an bulunduğum odanın içerisinde miyim?
Yoksa oda benim beynimin içinde mi?