Allâh insanı muhakkak kulluk etmesi için yarattı. Bu kulluk (ibadet aynı "abd" kökünden gelir) ibadetle, iyilikle, emirleri tutmak ve yasaklara uymakla, insanlara da iyiliği tavsiye etmekle ve kötülüklerden uzaklaştırmakla olur.
Şimdi konu dışına çıkılan meseleye de girersek, burada Allâh ve Tanrı isimleri kıyaslanmış. Kıyaslanırken çok büyük hata yapılmış. neden mi?
Tanrı kelimesinin tan-rı şeklindeki iki kelimeden türediğinin yazıldığını gördüğümde, aklıma gençlik yıllarında okuduğum ve kalitesine binaen yazarının ismini dahi artık hatırlamadığım bir kitap geldi. Kitapta Kürtlerin orijini "güya" araştırılıyor ve yermek için büyük çaba sarf ediliyordu. Kitapta Kürt isminin, Kürtlerin genellikle dağlarda yaşaması sebebiyle kışın yürürken ayaklarından çıkan sesten geldiğini iddia ediliyordu. Bu tanrı ismini kötülemek için de bu kadar mesnetsiz bir şey uydurulmuş ve arkadaş da buna inanmış anlaşılan. Ama Tanrı kelimesi karşısında eşsiz olan Allah ismini de küçümseyecek, kıyaslayacak hadsizler hemen konudaki yerini kapmış.
Halbuki Tanrı kelimesinin aslı Tengri olup öz be öz Türkçe bir kelimedir. Ancak "Allâh" ismi ile aynı manayı içermez. Nitekim "Allâh" izm-i zât olarak geçer, yani tevhid inancındaki tek bir ilah olan yaradanın kendisini her yönden tanıtan tek isimdir. Sıfatlar gibi değildir. Tanrı ise tevhid kelimesi değildir. Çok tanrılı bir geçmişi olan Türklerin kullandığı bir takısız isim tamlamasının öğesi olarak kullanılır; Kök Tengri gibi. Türklerin en büyük tanrı olarak ifade ettiği tanrı Kök Tengridir (Gök Tanrıdır) ama başka tanrıları da kabul etmişler, hatta atalarımız bazı sultanlara da tanrı ismini koymuşlardı (Tengri Kağan). Tanrı kelimesi Türklerde yüksek ululuğu şfade ediyordu da diyebiliriz.
Din inancımızda Allâh'ın ismi yerine başka isim konulmaz, ancak O'nu işaret etmek için sıfatlarının kullanıldığı gibi farklı isimler kullanılabilir. Bununla birlikte çok tanrılı kasıtlar için kullanılan herhangi bir kelimenin Allâh'ın isim ve sıfatlarından biri yerine kullanılması çok hoş görülmemiş, buna faşizm ile din inancını terkinin de eklendiği dönemlerde Türkiye'de Tanrı kelimesi tartışmaları eklenmiştir. Mesele aslında bu çerçevede dönüyor.
Yani aslında Allâh için Tanrı demek, İslâm akidesine göre hiç hoş olmamakla birlikte haram görülmemiş, bu kullanımı en şiddetli şekilde reddedenler de aynı görüşte kalmış. Tevhid inancında olan birinin aslı tevhide aykırı bir şeyi kabul etmesi zaten mantıklı değil. Ancak her şeyi abartmakta da üstümüze yok. Birisi kalkıp Tanrı kelimesini ullanarak tevhid inancını savunursa, bu sadece ifade şekli açısından arızalar içerir ancak onun dinine, imanına laf söylemeyi kimsenin eline bırakmaz.
---
Not:
Tabii ki ana dilimiz Arapça falan değil. Yine de burada kimsenin Arapça için birini kovması haddi değil. İşi açıkça ırkçılık boyutuna taşıyanlar var.