• 18-07-2018, 18:46:57
    #10
    “Bir yıl sonrasını düşünüyorsan, tohum ek. On yıl sonrasıysa tasarladığın ağaç dik,. Ama yüz yıl ötesini düşünüyorsan; halkını eğit ” Kuan-Tzu
  • 18-07-2018, 18:47:39
    #11
    Fethiyeli olarak sözün bittiği yerdeyim. Diyecek bir şey yok.
  • 18-07-2018, 18:50:16
    #12
    Çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık.
  • 18-07-2018, 19:06:02
    #13
    Yeniceri adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    " Devlet malı temiz, yemeyen domuz " sözünü hepimiz biliyoruz. Keşke devlet ve millet kavramlarını bilseydik. Keşke vatan nedir, nasıl kazanıldı bilseydik. Keşke her şeyden önce insanlık deseydik. Fakat olmadı, olmayacak. Teşekkür ederim.



    Eyvallah kardeşim. Uzun zamandır aklımı kurcalayan konuydu. Bugün dayanamadım, kaleme aldım. Teşekkür ederim.



    Söylediklerinin çoğuna katılıyorum. Fakat benim kullandığım " Maalesef senin gibi vatandaşlarımız da var " cümlesini tek başına almak yerine, keşke tamamını alsaydın. Ülkemizdeki basından bu konuda yeterince dertliyiz. Bir de içimizden birileri aynı şeyi yapmasın lütfen. Yine de saol katkın için.
    Benim kafamda forum aktivitenden seni tanığım kadarıyla oluşan bir profilin var. Yazdıklarının tam orası, kafamdaki profiline hiç uymadı, çok ciddi rahatsız etti ve belirtmek istedim. Forumda her konuya dalmam, herkesin fikri cisimi de beni pek ilgilendirmez, bu az çok bilinen bir şeydir sanıyorum. Bu yazdığını kafamdaki senin profilin adına önemsediğim için oraya değinmek istedim. Konunun bir hassasiyetle kaleme alındığı, bu konuda dertli olundu belli, eyvallah. Ama birbirimizi ayrıştırmak bu vatana birbirimizi kurban etmek olur. Bu da konunun iskeletine en aykırı durum. Son 15-20 senenin ise gerçeği. Ben de bunu çok önemsiyorum. Bilmiyorum, dünya görüşleri benim için bir yerden sonra önem arz edebilir elbette, o yere kadar ise unutmamalıyız ki biz tek bir milletiz ve bu vatanın bu toprakların asıl hamuruyuz. Türk için vatan ile milletin farkı yok, Türk için vatan ayak bastığı yerdir neticede. (Yalnız fark ihanet ile var olur ki biz de ondan bahsetmiyoruz sonuç itibariyle.)

    Arkadaşlar, bir şeyleri herkes farklı ifade edebilir, herkes de ifade eden gibi anlamayabilir. Anlayışlar arasındaki fark, anlayışlı olmakla giderilir, aksi durum bu millete düşmanlık getiriyor. Bu noktada herkes birleşebilir, zor değil bence. Cem anlayışlı ve vatansever bir insan, bu konuda dertli, ben sorun görmüyorum. Yalnız bir ifadesinin benim perspektifimden bakılınca çok rahatsız edici ve ayrıştıcı olduğunu kendisine belirtmek istedim. Gördüğünüz gibi olgunlukla karşıladı. Helal olsun diyorum. Kaldı ki bu onun beni doğruladığı ya da saygı gösterdiği anlamına bile gelmez. Bize lazım olan aslında bu işte; görüşleri olgunlukla karşılama, "böyle de bir profil var, bu kişi o profili temsil eden bir örnektir sadece" diyebilmek.
  • 18-07-2018, 19:08:23
    #14
    Olay tamamı ile pisikolojik

    Yıllardır vatan sana canım feda, taşına topragına kurban olayım diye ülkesine sahip çıkan insanlar, vatanını, topragını, insanını düşünmeyen zihniyetler yüzünden herşeyden sogudu. En somut örnek : sen bedelli ye para biçer zengin ile fakiri ayırırsan, fakirin babasıda çıkar bu vatan için mi çocugumu askere yollayacam der, zengin poposunun üzerinde otursun diye mi ben evladımı askere göndericem der,, diyorda zaten..İşte bir noktadan sonra bazı hassas duyguların içi bu şekilde boşaltıyor böylelikle, bu bir müddet sonra umursamazlıga kadar gidebiliyor, dünya yansa umurumda olmaz bu saatten sonra denılebiliyor

    Geçen gün bir abimiz ile sohbet ediyorum mesela, 500 tane kurum yabancıya satılmış, yıllardır mucadele ettik anlatmaya çalıştık insanların umurunda bile olmadı dedi, bu saatten sonra ben ekmegime bakarım, isteyen istedigini satsın hatta hiçbirsey bırakmasın, umurumda bile degil diye cümle kurdu. Vatanını topragını , ülkesini düşünen insanlar işte bu şekilde o fakir asker babası gibi umursamaz oluyor ,, Temel laf şu : ne için, bu millet için mi sorumluluk sahibi olacagım

    Bir düşüncenin içini boşaltır, baya hale getirirsen, o düşünce sisteminin ne agırlıgı kalır, nede bir degeri..vatan yada vatan hainligi sözleri artık herkesin agzında sakız gibi..canı sıkılan tiki olan birine sen vatan hainisin diyebiliyor..Gelde şimdi vatan gibi kutlas bir düşünceye dayanan sözü el üstünde tut bu noktadan sonra..

    Olay keşke bir portakal kabugunun yola fırlatılması kadar basit olsa, o zaman hersey çözülür, Portakal kabugu bu işin son demi yani patlama noktası
  • 18-07-2018, 19:09:16
    #15
    Vatana kurban olmak sadece askerlik olarak algılanmasın konuyu açan kişinin her kelimesine sonuna kadar katılıyor ve destekliyorum.
  • 18-07-2018, 19:10:59
    #16
    Akar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Benim kafamda forum aktivitenden seni tanığım kadarıyla oluşan bir profilin var. Yazdıklarının tam orası, kafamdaki profiline hiç uymadı, çok ciddi rahatsız etti ve belirtmek istedim. Forumda her konuya dalmam, herkesin fikri cisimi de beni pek ilgilendirmez, bu az çok bilinen bir şeydir sanıyorum. Bu yazdığını kafamdaki senin profilin adına önemsediğim için oraya değinmek istedim. Konunun bir hassasiyetle kaleme alındığı, bu konuda dertli olundu belli, eyvallah. Ama birbirimizi ayrıştırmak bu vatana birbirimizi kurban etmek olur. Bu da konunun iskeletine en aykırı durum. Son 15-20 senenin ise gerçeği. Ben de bunu çok önemsiyorum. Bilmiyorum, dünya görüşleri benim için bir yerden sonra önem arz edebilir elbette, o yere kadar ise unutmamalıyız ki biz tek bir milletiz ve bu vatanın bu toprakların asıl hamuruyuz. Türk için vatan ile milletin farkı yok, Türk için vatan ayak bastığı yerdir neticede. (Yalnız fark ihanet ile var olur ki biz de ondan bahsetmiyoruz sonuç itibariyle.)

    Arkadaşlar, bir şeyleri herkes farklı ifade edebilir, herkes de ifade eden gibi anlamayabilir. Anlayışlar arasındaki fark, anlayışlı olmakla giderilir, aksi durum bu millete düşmanlık getiriyor. Bu noktada herkes birleşebilir, zor değil bence. Cem anlayışlı ve vatansever bir insan, bu konuda dertli, ben sorun görmüyorum. Yalnız bir ifadesinin benim perspektifimden bakılınca çok rahatsız edici ve ayrıştıcı olduğunu kendisine belirtmek istedim. Gördüğünüz gibi olgunlukla karşıladı. Helal olsun diyorum. Kaldı ki bu onun beni doğruladığı ya da saygı gösterdiği anlamına bile gelmez. Bize lazım olan aslında bu işte; görüşleri olgunlukla karşılama, "böyle de bir profil var, bu kişi o profili temsil eden bir örnektir sadece" diyebilmek.
    Hayatımda birini kırmaktan çok korkarım. Forumda da bu böyle. O arkadaşa biraz kızdım. Çünkü dikkat çekmek istediğim farklı bir yer vardı. Yine de onu sevdiğimi söyledim. Belki kendimi tam olarak ifade edemedim doğrudur. Önemli olan biz olmak, bir olmak. Tabii ki farklı görüşten herkese kapımız açıktır. Yeter ki yıkıcı değil yapıcı olsun. Tekrar teşekkür ederim.
  • 18-07-2018, 19:31:45
    #17
    İstanbulda en çok şikayet ettiğim şeydir. Ya arkadaş çikolata yiyorum su içiyorum. Elimde çöpü kalıyor. En az 15 20 dakika çöp atmak için yer arıyorum, sıcağın altında yayayım.koyacak çanta da yok ama yere atmıyorum. Bu bilinç beşikten verilmeli çocuğa. Odunu yaşken yontacaksın. Yontulmamışları kırarak adam etmeye çalışıyoruz şu memlekette.


    Mobilden yazdım hata varsa kusura bakmayın
  • 18-07-2018, 21:24:26
    #18
    Arkadaşlar 2 büyük sosyolojik sorunumuz var.
    1) Varoşluk (Şehirlileşememek) 40 sene önce nüfusun %70 i köylerde %30'u şehirlerde yaşıyordu. Bu nüfus büyük bir hızla çok kısa sürede şehirlere geçiş yaşadı. Normalde yavaş yavaş gerçekleşmesi gereken bu süreç o kadar hızlı gerçekleşti ki şehirliler gelenleri kendilerine entegre edemedi. Tam tersine köyden gelenler şehirlileri varoşlaştırdı. Sonuçta memleketin %90'ı şu anda varoş kültürüne sahip. Şehirli olmak kurallara uymak, kurallara uymayana tepki gösterip kuralara uymasını sağlamayı temel alır. Çünkü çokca insanın bir arada yaşadığı yerde kurallara uyulmazsa kaos olur. Medeni hiç bir ülkede park alanı dolu diye yola 2. sıra park yapıp yolu daraltan adamlar göremezsiniz. Dağa bayıra gidip çöpünü orada bırakan şehirli insanlar göremezsiniz. Biz de bu varoş kültürü o kadar küstahlaşmıştır ki, adama düzgün parket diye uyardığında, çöpünü topla dediğinde kavga etmeye hazır olmalısın. Varoş insanı yarı cahildir, fanatiktir, gösterişçidir, kural tanımaz... Ülkede kocaman bir kaos var, kaldırımda kimse yolun sağından yürümediği için yürürken kaos var. Trafikte kırmızıya dönen sarıda geçmeye çalışanlar olduğu için kaos var. Vergisini ödemeyen, sigortasını yatırmayan, sonra devletten yardım bekleyen varoş insanlarının ülkesiyiz. Devletin herkesi bir hafta avrupa turuna göndermesi lazım zorunlu olarak. Yurt dışında insanların nasıl yaşadığını görmeliler yoksa kendilerini şehirde yaşıyor zannediyorlar...

    2) Diğer büyük problem de birlik, siyasi birlik problemi. Bu ülkenin nüfusunun %95'ini kapsayacak, nüfusun %95'inin üzerinde ittifak edeceği bir anayasal düzen kuramadık. 1. Dünya Savaşının nedenleri arasında birliklerini geç tamamlayan Almanya ve İtalya'nın sömürge yarışına katılması söylenir. Yani Almanya ve İtalya iç birliğini tamamlayamamış ülkelerdi. Küçük prenslikler halindeydiler. Ne zaman birlik oldular büyük bir güç haline geldir. Biz henüz birliğimizi tamamlayamadık. Aynı anda hem kürdün hem türkün, hem dindarın hem laikin hem ateistin hem solcunun hem sağcının üzerinde ittifak edeceği bir Anayasa yapamadık. Merkezi bir devlet kurmak birliği kurmak için yetmiyor. Milli Birlik diye atıp tutanlar da aslında orta yol bulmaya çalışmıyor kendi siyais görüşlerinin altında herkesin biat etmesini istiyorlar. Hala istiklal marşını tartışmaya açabilen bir başkan tarafından yönetiliyoruz, yani ülkenin temel değerlerinden biri bile tartışma konusu. Böyle sağcı solcu, akpli chpli, laik dindar, kürt türk, alevi sünni gibi bölünmeler devam ettiği sürece bu ülke hiç bir zaman kalkınamayacak. Çünkü enerjimizi iç mücadelelere harcayacağız. O zamana kadar devletin kendisini temsil etmediğini düşünenler memlekete canlarını ya da mallarını feda etmek için istekli olmayacaklar.