Arkadaşlar 2 büyük sosyolojik sorunumuz var.
1) Varoşluk (Şehirlileşememek) 40 sene önce nüfusun %70 i köylerde %30'u şehirlerde yaşıyordu. Bu nüfus büyük bir hızla çok kısa sürede şehirlere geçiş yaşadı. Normalde yavaş yavaş gerçekleşmesi gereken bu süreç o kadar hızlı gerçekleşti ki şehirliler gelenleri kendilerine entegre edemedi. Tam tersine köyden gelenler şehirlileri varoşlaştırdı. Sonuçta memleketin %90'ı şu anda varoş kültürüne sahip. Şehirli olmak kurallara uymak, kurallara uymayana tepki gösterip kuralara uymasını sağlamayı temel alır. Çünkü çokca insanın bir arada yaşadığı yerde kurallara uyulmazsa kaos olur. Medeni hiç bir ülkede park alanı dolu diye yola 2. sıra park yapıp yolu daraltan adamlar göremezsiniz. Dağa bayıra gidip çöpünü orada bırakan şehirli insanlar göremezsiniz. Biz de bu varoş kültürü o kadar küstahlaşmıştır ki, adama düzgün parket diye uyardığında, çöpünü topla dediğinde kavga etmeye hazır olmalısın. Varoş insanı yarı cahildir, fanatiktir, gösterişçidir, kural tanımaz... Ülkede kocaman bir kaos var, kaldırımda kimse yolun sağından yürümediği için yürürken kaos var. Trafikte kırmızıya dönen sarıda geçmeye çalışanlar olduğu için kaos var. Vergisini ödemeyen, sigortasını yatırmayan, sonra devletten yardım bekleyen varoş insanlarının ülkesiyiz. Devletin herkesi bir hafta avrupa turuna göndermesi lazım zorunlu olarak. Yurt dışında insanların nasıl yaşadığını görmeliler yoksa kendilerini şehirde yaşıyor zannediyorlar...
2) Diğer büyük problem de birlik, siyasi birlik problemi. Bu ülkenin nüfusunun %95'ini kapsayacak, nüfusun %95'inin üzerinde ittifak edeceği bir anayasal düzen kuramadık. 1. Dünya Savaşının nedenleri arasında birliklerini geç tamamlayan Almanya ve İtalya'nın sömürge yarışına katılması söylenir. Yani Almanya ve İtalya iç birliğini tamamlayamamış ülkelerdi. Küçük prenslikler halindeydiler. Ne zaman birlik oldular büyük bir güç haline geldir. Biz henüz birliğimizi tamamlayamadık. Aynı anda hem kürdün hem türkün, hem dindarın hem laikin hem ateistin hem solcunun hem sağcının üzerinde ittifak edeceği bir Anayasa yapamadık. Merkezi bir devlet kurmak birliği kurmak için yetmiyor. Milli Birlik diye atıp tutanlar da aslında orta yol bulmaya çalışmıyor kendi siyais görüşlerinin altında herkesin biat etmesini istiyorlar. Hala istiklal marşını tartışmaya açabilen bir başkan tarafından yönetiliyoruz, yani ülkenin temel değerlerinden biri bile tartışma konusu. Böyle sağcı solcu, akpli chpli, laik dindar, kürt türk, alevi sünni gibi bölünmeler devam ettiği sürece bu ülke hiç bir zaman kalkınamayacak. Çünkü enerjimizi iç mücadelelere harcayacağız. O zamana kadar devletin kendisini temsil etmediğini düşünenler memlekete canlarını ya da mallarını feda etmek için istekli olmayacaklar.