• 03-11-2017, 00:02:54
    #1
    Merhaba sevgili arkadaşlar,
    Uzun zamandır forum aktif olarak katılım sağlamıyorum. Ancak buradaki samimi ortamı bildiğim için paylaşmak istedim.
    Öncelikle değinmek isterim; Hayatım boyunca hayvanlar ile içli dışlıyım. Küçük yaşlardan bu yana kadar 40 dan fazla yavru sokak köpeği büyüttüm. Bir kısmı kanlı ishal, gençlik hastalığı gibi nedenlerden öldü. Tabi ilkokul çağlarında olduğum, çevremizde veteriner olmaması, bu konularda aile yardımı almadığım için elimden birşey gelmedi.
    Daha sonrasında memleketten ayrılmak zorunda kaldık ve bakacak yer sorunundan dolayı sahiplenme konusunda elimden çok şey gelmedi. Birkaç defa yalnız başına gördüğüm yavru kedileri ve köpekleri evimde baktım, yeterli olgunluğa ulaşınca saldım. Ülkemizin içinde bulunduğu terör olaylarından dolayı koruma amacıyla Belgian Mallinois cinsi köpek almaya kadar verdim. Zaman içerisinde evi değiştirdiğimiz için bakacak yer sıkıntım da yoktu. (30m2 teras+eski köpeğimin kulubesi) En sonunda 2 yıl kadar önce İzmir'den 4,5 aylık yavruyu aldım. Yaşına geldiğinde ileri itaat eğitimi aldırdım. (İnatçı sadece tuvalet eğitimini düzgün alamadı) Neredeyse hafta içi hergün durumunu görmek için Gebze'den Beykoz'a gittim.
    Zaman içerisinde nişanlandım Allah güç verdi kısmetimiizde varmış ev aldım. Ve zaman içerisinde evin eşyalarını tamamlamaya başladım. Eşyaların çoğunluğu hallolunca 2 ay kadar önce evlenme kararı aldık. Ancak bir sıkıntı vardı, evin balkonu 5m2 kadar bir alan. Belgian Mallinois cinsini araştırdıysanız veya sahiblendiyseniz inatçılık ve sahibine karşı aşırı duyarlı her an yanında olma özelliklerini bilirsiniz. (Dişi olduğu için erkeklere oranla daha fazla) Ayrıca patilerinin masum bir köpek patisinden ziyade farzı misal ayı pençesi gibi olduğunu da bilenler bilir. (Oyun oynarken patisini üstüme atıp birçok tişörtümü parçalamışlığı var, tırnak seviyeleri cinsine göre normal seviye)
    Olaya geliyorum. Sabahları tuvaleti geldiğinde veya balkonu pislettiğinde, balkon kapısına vurmaya başlıyor ilgilenin benimle diye. (Aynı zamanda ağlıyor) Biliyorsunuz birçoğumuz gece çalışıp gündüz uyuyan insanlarız. Her gün, gece kaçta yattığım önemsiz olmak üzere sabah 7'de uyanıp, kahvaltı dahi yapmadan, eğer balkonu kirlettiyse balkonu temizleyip, tüylerini tarayıp, mamasını verip, dışarıda 2 saat ihtiyaç, eğitim, oyun yaptıktan sonra eve dönüyoruz. Yine de balkonun küçük olması kendisi için olumsuz olacağından dolayı ve bu durumda olmasını bizde istemediğimiz için site yönetimi ile konuştuk, sitenin bir kör noktası olduğu güvenlik açığına sebebiyet verdiğini, bakımı vs. bana ait olmak üzere oraya yerleştirebileceğimizi söyledi ancak önce diğer yöneticilerle konuşması gerektiğini söyledi. (Biri olumlu biri olumsuz diğeri kararsız durumda şuanda)
    1,5 aydır ise önce üst komşu şikayet etmeye başladı, köpeğe iyi bakılmıyor diyerek (aslında kapıya vurmasından yakınıyorlar ama ses konusunda yasal işlem olmayacağı için işi duygusallığa çekiyorlar).
    Daha sonrasında evimize zabıta geldi, BIMER'e şikayet edilmişiz!.., zabıta ile gerekli görüşmeyi yaptık, her türlü ihtimale karşı balkonun kapatılmasını karar aldık ancak bunu düğünden sonra yapabileceğimi ayrıca köpeğimin adet dönemine girdiği için 21 gün zaten içeri alamayacağımı kendilerine söyledim. Olumlu karşıladılar.
    Birgün sabah pisletmiş, tuvaletini temizlerken 2 "sözde" hayvan sever bayan, (daha köpeklerin adet olduğunu dahi bilmeyen mahlukatlar) bakamayacaksanız neden aldınız, ağlıyor işte, mutlu değil işte, verin birisine gitsin gibi diyaloglar yaşadık, artık utanmayı bir kenara bıraktım "adet olan köpeği nasıl içeri alayım" dediğimde afalladı, "ne adeti?" filan demeye başladı. Bir tanesi ise "madem adet oluyor, o sizin evladınız gibi değil mi kısırlaştırın o zaman" gibi saçma bir cümle kurdu. (Hastalık durumları dışında köpeklerin kısırlaştırılmasının, köpekler üzerinde çok büyük sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda bilgisinin olmadığı da aşikar. Kaldı ki bayan sanırım kendi çocuklarını kısırlaştırmış, tecrübe konuşuyor!) Eşimde sinirlerine hakim olamadı bayağı sözlü münakaşaya girdik. Sonra anladık ki, evin yakınında bile oturan birisi değillermiş. Birkaç günde bunun stresini atlattık, düğün koşuşturmamız devam ediyor, eksiklik çok ve aradığımızı bulamıyoruz vs.
    Nihayetinde 5 gün önce dünya evine girdik sevgili eşim ile. Köpeğimizin sıkıntı yaşayacağını düşündük, kimseye de bırakmak istemedik, bu yüzden balayına çıkmadık, çevredeki kafelere vs. gideriz diye hesapladık.
    Evliliğimizin 2. gününde kapımıza Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan geldiler. Şikayet aynen şu şekilde "köpeğinize işkence yapıyormuşsunuz", BIMER'e gelen şikayet zabıtadan Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na aktarılmış. Durumu açıkladık, yeni evlendiğimizi, zaten bu durum ile ilgili çalışmamız olduğunu, balkonun kapatılacağını, kabul edilmesi durumunda siteyi koruma amacıyla bir bölgeye yerleştirileceğini söyledik. 15 gün süre tanındı.
    Ve nihayetinde bu şikayeti kimin yaptığını bugün itibariyle öğrendik. Normalde bugün balkonun kapatılması için görüşmeye gidecektim. Sabah tekrar 7'de kalktım, balkonu pisletmişti, temizledim. Aşırı yorgun olduğum için (yemek saatinide öğlene almak amacıyla) öğlene kadar biraz daha kestirdim. Site yöneticisinin telefonuyla uyandım, "abi karşı siteden geldiler senin köpek hakkında şikayet filan ettiler, fotoğrafını videosunu çekmişler, sizinle konuşmak istediler ama ben gönderdim geri" dedi. Sonrasında ise "fotoğrafını videosunu mu çekmişler? balkonun evin fotoğrafını yani?" dedim. "Evet" dedi. BIMER'e internetten bulduğu iki yasa maddesini koyup, sanki köpeği hergün diriltip diriltip öldürüyormuşuz gibi gösteren kişi bizim özel hayatımıza da müdehale edecek? Evimizin, özel alanın fotoğraflarını videolarını çektiğini açıkca röntgenlediğini öğrendik. Ev hali arkadaşlar insanın kendi evinde rahat etmek ister, ona göre giyinir kuşanır. Tabi hanımefendi adalet sadece kendisi için olduğundan isterse bunları PR kasmak amacıyla sosyal medyada da yayınlasın, basın organlarına dağıtsın! Evimizi dikizlerken yakaladık, anında saldırıya geçti, o köpeği içeri alın, işkence yapıyorsunuz köpeğe vs. Hanıma hiç uğraşma dedim, pencereyi yüzüne kapattık emniyete gittik hakkında şikayetçi olmak için. Memur uyarı amacıyla şahsı aradı, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaması gerektiğini kendisine iletti. Bu tür tahriklere devam etmesi durumunda hukuksal yollara başvuracağımızı iletti ve süper zeki hanımefendiye bu tür davranışların cezai yaptırımı olduğunu bildirdi.
    Sevgili dostlar, kısaca anlatmak istediğim, bir insanın bir ailenin ne durumda olduğunu bilmeden, bilgi sahibi olma ihtiyacı gütmeden fikir sahibi olan insanların yüzünden içinde bulunduğumuz stres durumunun nasıl katlandığını anlatmak istedim.
    Medyanın "hayvan severlik" üzerinden reyting kazanma derdinin olumsuz sonuçları olarak görüyorum. Doğrudan şikayet etmeden, arkadaş bu köpeğin nesi var, neden ağlıyor? diye sorgulamadan, gelip sormadan bilgisizce yapılanın hayvan severlik olmadığı ortadadır.
    Bu kadar olaya rağmen mutluluğumuza Allah'ın izniyle hiçbirşey engel olamadı, olamazda.
    Değerli vaktinizi aldığım için kusura bakmayın.
    Son olarak eklemek istiyorum: Bu cins köpeklerin, özellikle kişiye özel koruma eğitimi almış köpeklerin başkasına sahiplendirilemeyeceğini, ilk sahibine karşı aşırı bağlı olduğunu hatırlatmak isterim.
    Dostlar, sevgiyle kalın.
  • 03-11-2017, 00:06:54
    #2
    Aslında çok haklısınız. Bende gönüllü hayvan severler arasına katıldım. Normal de dışarıda kedilere sürekli yemek veren birisiyimdir. Fakat hayvan severler arasında öyle tartışmalar, öyle kendilerini ispat etmeye çalışmalar oluyor ki. Bu durumdan nefret etmeye başladım. Kendilerince; en çok hayvanları ben severim iddaasına giriyorlar ve bu konu için çekişiyorlardı.
  • 03-11-2017, 00:14:26
    #3
    Tevfik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında çok haklısınız. Bende gönüllü hayvan severler arasına katıldım. Normal de dışarıda kedilere sürekli yemek veren birisiyimdir. Fakat hayvan severler arasında öyle tartışmalar, öyle kendilerini ispat etmeye çalışmalar oluyor ki. Bu durumdan nefret etmeye başladım. Kendilerince; en çok hayvanları ben severim iddaasına giriyorlar ve bu konu için çekişiyorlardı.
    Hocam anlamak mümkün olmuyor bu insanları. Hayvanı sevmenin azı çoğu mu olur. Lise yıllarında kış mevsimiydi, yolda giderken ezilmiş lağım faresi yavruları gördüm. Sadece bir yavru yaşıyordu, kardeşlerini kokluyordu. Cebimdeki peçeteyi çıkardım, sağ olanı aldım cebime koydum. 2 gün boyunca ona bile baktım besledim, daha sonra sağlık açısından tehlikeli olduğundan güvenli bir yerde saldım. İnsanın kanına dokunuyor böyle bir şey ile itham edilmek.
  • 03-11-2017, 00:14:29
    #4
    Üyeliği durduruldu
    Genel olarak haklısınız.Lakin bir köpeği apartman dairesinde beslemek hem köpeğe hem komşulara karşı haksızlıktır.
  • 03-11-2017, 00:20:38
    #5
    benzer sıkıntılar bende yaşadım bende terasta besliyordum dogo cinsi bir köpek yavruyken iyiydiler ama büyüyünce diğer teraslara vs. geçip mahallenin cocuklarına havladıkları için çok şikayet yüzünden çiftliğe göndermek zorunda kaldım.
    O günden bu yana hala bir köpek sahiplenmek istiyorum ama bahçeli bir evim olmadığı için köpeklere yaklaşmıyorum bir gün bahçeli bir evde yaşamaya başlarsam en az 2-3 tane köpek besleyeceğim, o günlerin hayali ile yanıyoruz

    Binada gerçekten hayvan içinde iyi bir durum olmuyor, benim köpeklerim üst katı kazıp aşşağı ineceklerdi biraz daha dursalar.
  • 03-11-2017, 00:21:09
    #6
    MERCAN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Genel olarak haklısınız.Lakin bir köpeği apartman dairesinde beslemek hem köpeğe hem komşulara karşı haksızlıktır.
    Tabiki öyle hocam, onun ortamı toprak, yeşillik. Birkaç ay öncesine kadar dışarıda gerekli enerjisini harcadığı için dışarı çıkma ihtiyacı hissetmiyordu, önceden ise alanı oldukça genişti, dubleks olduğu için alt komşuların rahatsız olma durumuda olmuyordu. Yazın ise yazlığın bahçesindeydi ancak sonbahar gelince mecburen eve almak zorunda kaldık. Evlendiğim için yanıma almak zorunda kaldım. Bu daha çok mecburiyetten oldu. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.



    Bilisimworld adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    benzer sıkıntılar bende yaşadım bende terasta besliyordum dogo cinsi bir köpek yavruyken iyiydiler ama büyüyünce diğer teraslara vs. geçip mahallenin cocuklarına havladıkları için çok şikayet yüzünden çiftliğe göndermek zorunda kaldım.
    O günden bu yana hala bir köpek sahiplenmek istiyorum ama bahçeli bir evim olmadığı için köpeklere yaklaşmıyorum bir gün bahçeli bir evde yaşamaya başlarsam en az 2-3 tane köpek besleyeceğim, o günlerin hayali ile yanıyoruz

    Binada gerçekten hayvan içinde iyi bir durum olmuyor, benim köpeklerim üst katı kazıp aşşağı ineceklerdi biraz daha dursalar.
    Hocam eğer bahçeli eviniz olursa ve benimkinin yavrusunun olduğu döneme denk gelirse ücretsiz olarak yavru verebilirim. Zaten eş bulup yavrusu olduğunda foruma konu açacağım yakın mesafedeki iyi bakacak yerlere ücretsiz olarak vereceğim.
  • 03-11-2017, 00:37:14
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Dogukan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tabiki öyle hocam, onun ortamı toprak, yeşillik. Birkaç ay öncesine kadar dışarıda gerekli enerjisini harcadığı için dışarı çıkma ihtiyacı hissetmiyordu, önceden ise alanı oldukça genişti, dubleks olduğu için alt komşuların rahatsız olma durumuda olmuyordu. Yazın ise yazlığın bahçesindeydi ancak sonbahar gelince mecburen eve almak zorunda kaldık. Evlendiğim için yanıma almak zorunda kaldım. Bu daha çok mecburiyetten oldu. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.




    Hocam eğer bahçeli eviniz olursa ve benimkinin yavrusunun olduğu döneme denk gelirse ücretsiz olarak yavru verebilirim. Zaten eş bulup yavrusu olduğunda foruma konu açacağım yakın mesafedeki iyi bakacak yerlere ücretsiz olarak vereceğim.
    Siz hala köpeğin sıkıntılarından bahsediyorsunuz da üstad.Bir de olaya komşular açısından bakınız.Bir ev almak kolay değil.Düşünün bir ev alıyorsunuz ve üst katınıza bir aile Kangal cinsi köpeği ile yerleşiyor.

    Biz hayvanseverler de ki en büyük sorun hayvan sevmeyen insanları zerre umursamıyor oluşumuz.Misal benim yan triplex de eskiden oturan müptezel güvercin seviyordu.O müptezelin kuşlarının benim evimin camına yada balkonuna bıraktığı pislikleri benim eşim temizlemek zorunda değil.Ev sahibini aradım ve 1 ay içinde kiracısı taşındı.

    Kısaca bana kalırsa sizin komşular sizin köpekten bir hayli sıkılmış ve bu tarz bir çözüm yolu üretmişler.İnanın bana kiracı olsaydınız.Daha farklı çözüm yolları üretirlerdi.

    Saygılar sevgiler iyi forumlar.

    Not:Bu arada benim de bir Kangal yavrum var.
  • 03-11-2017, 00:49:08
    #8
    Allah sabır & kolaylık versin hocam.
  • 03-11-2017, 00:51:18
    #9
    Açıkcası benzer durumlar atlattım. Üniversite yıllarımda bir golden almıştım daha doğrusu benimki sahiplenmek oluyor sanırım çünkü onu bir eziyetin içinden kurtardım. Daha önceden köpeğimiz vardı ve eğitim olaylarına çok merakım olduğundan olaya tamamen hakimdim zaten ve birebir ben eğittim 1-2 ay süre sonra ileri itaat durumuna geldi tasmasız bir şekilde tüm komutları algılıyordu. Bu arada tuvalet eğitimi falanda zaten verilmişti, ölse evin içine yapmıyordu. Köpek beslemenin zorluğu çok farklıdır arkadaşlarımla dışarı çıkardık tuvalet saati biraz geçiyor sıkışmasın diye evde oğlan bekliyor diyip normal bir babaymış gibi ayrılırdım ortamdan beni düzenede soktu açıkcası. Olaya gelecek olursak nereye gidersek gidelim tek bir kere havlamayan düzenli taranarak tsört giydirilerek herhangi bir kıl tanesi bile dökmeyen eve patilerini silmeden sokamadığımız köpek için sürekli olmaz besleyemezsiniz tepkisini duyuyordum. Anlamadığım nokta köpek arada ses yapar normaldir misal sizinki kapıya vuruyormuş. E peki çocuklar ses yapmıyor mu ? Üniversite son yılında yeni taşındığım apartmanda bir türlü söz geçiremediğimden dolayı memlekete bahçeli evimize getirdim ailem bakıyordu ve şuan çokta mutlu ama benim çok zoruma gitmişti. Tek rahatsızlık vermemesine rağmen kesinlikle olmaz falan denmesi. Apartmanda 50 tane çocuk vardı sesten duramıyorduk neredeyse napalım şikayetçi olalım apartmanda çocuk istemiyoruz mu diyelim ? (ki ses yapan bir köpek değil benimki) Yani anlayacağın insanlar istediğini istediği gibi yorumluyor sebep aramıyorlar ben haklıyım moduna giriyorlar bu hep böyle olmuştur. Ha şuda bir gerçek bir hayvana öcü gibi yaklaşan sevmeyen insanlar bunlar ve ben insanlıklarından zaten şüphe ediyorum. Sana tavsiyem imkanın varsa müstakil bir eve çık. Birde cahil düşman edinme kendine en zararlısı onlar.
    Son olarak yakın zamanda Almanyada bulundum ve orada dikkatimi çeken birşey oldu. Restoran ve gıda yerleri hariç insanlar köpekleri ile taşıtlara binebiliyor avmlere girebiliyordu. Yani biz burda biyere alıp cıkaramıyoruz nereye bırakcaz orda diye ama orda öyle bir durum yok. Neredeyse her evde bir evcil hayvan var ve onlara tanınan haklar insanlardan üst boyutta. Hiç duymadım ben bu apartmanda evcil hayvan beslenemez diye pof pof eden yaşlı itici birini açıkcası herkes sevecendi. Bilmiyorum nedendir ama ben bu hayvan sevgisi ve haklarını biraz gelişmişlik seviyesine bağlıyorum.