Uzun zamandır forum aktif olarak katılım sağlamıyorum. Ancak buradaki samimi ortamı bildiğim için paylaşmak istedim.
Öncelikle değinmek isterim; Hayatım boyunca hayvanlar ile içli dışlıyım. Küçük yaşlardan bu yana kadar 40 dan fazla yavru sokak köpeği büyüttüm. Bir kısmı kanlı ishal, gençlik hastalığı gibi nedenlerden öldü. Tabi ilkokul çağlarında olduğum, çevremizde veteriner olmaması, bu konularda aile yardımı almadığım için elimden birşey gelmedi.
Daha sonrasında memleketten ayrılmak zorunda kaldık ve bakacak yer sorunundan dolayı sahiplenme konusunda elimden çok şey gelmedi. Birkaç defa yalnız başına gördüğüm yavru kedileri ve köpekleri evimde baktım, yeterli olgunluğa ulaşınca saldım. Ülkemizin içinde bulunduğu terör olaylarından dolayı koruma amacıyla Belgian Mallinois cinsi köpek almaya kadar verdim. Zaman içerisinde evi değiştirdiğimiz için bakacak yer sıkıntım da yoktu. (30m2 teras+eski köpeğimin kulubesi) En sonunda 2 yıl kadar önce İzmir'den 4,5 aylık yavruyu aldım. Yaşına geldiğinde ileri itaat eğitimi aldırdım. (İnatçı sadece tuvalet eğitimini düzgün alamadı) Neredeyse hafta içi hergün durumunu görmek için Gebze'den Beykoz'a gittim.
Zaman içerisinde nişanlandım Allah güç verdi kısmetimiizde varmış ev aldım. Ve zaman içerisinde evin eşyalarını tamamlamaya başladım. Eşyaların çoğunluğu hallolunca 2 ay kadar önce evlenme kararı aldık. Ancak bir sıkıntı vardı, evin balkonu 5m2 kadar bir alan. Belgian Mallinois cinsini araştırdıysanız veya sahiblendiyseniz inatçılık ve sahibine karşı aşırı duyarlı her an yanında olma özelliklerini bilirsiniz. (Dişi olduğu için erkeklere oranla daha fazla) Ayrıca patilerinin masum bir köpek patisinden ziyade farzı misal ayı pençesi gibi olduğunu da bilenler bilir. (Oyun oynarken patisini üstüme atıp birçok tişörtümü parçalamışlığı var, tırnak seviyeleri cinsine göre normal seviye)
Olaya geliyorum. Sabahları tuvaleti geldiğinde veya balkonu pislettiğinde, balkon kapısına vurmaya başlıyor ilgilenin benimle diye. (Aynı zamanda ağlıyor) Biliyorsunuz birçoğumuz gece çalışıp gündüz uyuyan insanlarız. Her gün, gece kaçta yattığım önemsiz olmak üzere sabah 7'de uyanıp, kahvaltı dahi yapmadan, eğer balkonu kirlettiyse balkonu temizleyip, tüylerini tarayıp, mamasını verip, dışarıda 2 saat ihtiyaç, eğitim, oyun yaptıktan sonra eve dönüyoruz. Yine de balkonun küçük olması kendisi için olumsuz olacağından dolayı ve bu durumda olmasını bizde istemediğimiz için site yönetimi ile konuştuk, sitenin bir kör noktası olduğu güvenlik açığına sebebiyet verdiğini, bakımı vs. bana ait olmak üzere oraya yerleştirebileceğimizi söyledi ancak önce diğer yöneticilerle konuşması gerektiğini söyledi. (Biri olumlu biri olumsuz diğeri kararsız durumda şuanda)
1,5 aydır ise önce üst komşu şikayet etmeye başladı, köpeğe iyi bakılmıyor diyerek (aslında kapıya vurmasından yakınıyorlar ama ses konusunda yasal işlem olmayacağı için işi duygusallığa çekiyorlar).
Daha sonrasında evimize zabıta geldi, BIMER'e şikayet edilmişiz!.., zabıta ile gerekli görüşmeyi yaptık, her türlü ihtimale karşı balkonun kapatılmasını karar aldık ancak bunu düğünden sonra yapabileceğimi ayrıca köpeğimin adet dönemine girdiği için 21 gün zaten içeri alamayacağımı kendilerine söyledim. Olumlu karşıladılar.
Birgün sabah pisletmiş, tuvaletini temizlerken 2 "sözde" hayvan sever bayan, (daha köpeklerin adet olduğunu dahi bilmeyen mahlukatlar) bakamayacaksanız neden aldınız, ağlıyor işte, mutlu değil işte, verin birisine gitsin gibi diyaloglar yaşadık, artık utanmayı bir kenara bıraktım "adet olan köpeği nasıl içeri alayım" dediğimde afalladı, "ne adeti?" filan demeye başladı. Bir tanesi ise "madem adet oluyor, o sizin evladınız gibi değil mi kısırlaştırın o zaman" gibi saçma bir cümle kurdu. (Hastalık durumları dışında köpeklerin kısırlaştırılmasının, köpekler üzerinde çok büyük sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda bilgisinin olmadığı da aşikar. Kaldı ki bayan sanırım kendi çocuklarını kısırlaştırmış, tecrübe konuşuyor!) Eşimde sinirlerine hakim olamadı bayağı sözlü münakaşaya girdik. Sonra anladık ki, evin yakınında bile oturan birisi değillermiş. Birkaç günde bunun stresini atlattık, düğün koşuşturmamız devam ediyor, eksiklik çok ve aradığımızı bulamıyoruz vs.
Nihayetinde 5 gün önce dünya evine girdik sevgili eşim ile. Köpeğimizin sıkıntı yaşayacağını düşündük, kimseye de bırakmak istemedik, bu yüzden balayına çıkmadık, çevredeki kafelere vs. gideriz diye hesapladık.
Evliliğimizin 2. gününde kapımıza Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan geldiler. Şikayet aynen şu şekilde "köpeğinize işkence yapıyormuşsunuz", BIMER'e gelen şikayet zabıtadan Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na aktarılmış. Durumu açıkladık, yeni evlendiğimizi, zaten bu durum ile ilgili çalışmamız olduğunu, balkonun kapatılacağını, kabul edilmesi durumunda siteyi koruma amacıyla bir bölgeye yerleştirileceğini söyledik. 15 gün süre tanındı.
Ve nihayetinde bu şikayeti kimin yaptığını bugün itibariyle öğrendik. Normalde bugün balkonun kapatılması için görüşmeye gidecektim. Sabah tekrar 7'de kalktım, balkonu pisletmişti, temizledim. Aşırı yorgun olduğum için (yemek saatinide öğlene almak amacıyla) öğlene kadar biraz daha kestirdim. Site yöneticisinin telefonuyla uyandım, "abi karşı siteden geldiler senin köpek hakkında şikayet filan ettiler, fotoğrafını videosunu çekmişler, sizinle konuşmak istediler ama ben gönderdim geri" dedi. Sonrasında ise "fotoğrafını videosunu mu çekmişler? balkonun evin fotoğrafını yani?" dedim. "Evet" dedi. BIMER'e internetten bulduğu iki yasa maddesini koyup, sanki köpeği hergün diriltip diriltip öldürüyormuşuz gibi gösteren kişi bizim özel hayatımıza da müdehale edecek? Evimizin, özel alanın fotoğraflarını videolarını çektiğini açıkca röntgenlediğini öğrendik. Ev hali arkadaşlar insanın kendi evinde rahat etmek ister, ona göre giyinir kuşanır. Tabi hanımefendi adalet sadece kendisi için olduğundan isterse bunları PR kasmak amacıyla sosyal medyada da yayınlasın, basın organlarına dağıtsın! Evimizi dikizlerken yakaladık, anında saldırıya geçti, o köpeği içeri alın, işkence yapıyorsunuz köpeğe vs. Hanıma hiç uğraşma dedim, pencereyi yüzüne kapattık emniyete gittik hakkında şikayetçi olmak için. Memur uyarı amacıyla şahsı aradı, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaması gerektiğini kendisine iletti. Bu tür tahriklere devam etmesi durumunda hukuksal yollara başvuracağımızı iletti ve süper zeki hanımefendiye bu tür davranışların cezai yaptırımı olduğunu bildirdi.
Sevgili dostlar, kısaca anlatmak istediğim, bir insanın bir ailenin ne durumda olduğunu bilmeden, bilgi sahibi olma ihtiyacı gütmeden fikir sahibi olan insanların yüzünden içinde bulunduğumuz stres durumunun nasıl katlandığını anlatmak istedim.
Medyanın "hayvan severlik" üzerinden reyting kazanma derdinin olumsuz sonuçları olarak görüyorum. Doğrudan şikayet etmeden, arkadaş bu köpeğin nesi var, neden ağlıyor? diye sorgulamadan, gelip sormadan bilgisizce yapılanın hayvan severlik olmadığı ortadadır.
Bu kadar olaya rağmen mutluluğumuza Allah'ın izniyle hiçbirşey engel olamadı, olamazda.
Değerli vaktinizi aldığım için kusura bakmayın.
Son olarak eklemek istiyorum: Bu cins köpeklerin, özellikle kişiye özel koruma eğitimi almış köpeklerin başkasına sahiplendirilemeyeceğini, ilk sahibine karşı aşırı bağlı olduğunu hatırlatmak isterim.
Dostlar, sevgiyle kalın.
bir gün bahçeli bir evde yaşamaya başlarsam en az 2-3 tane köpek besleyeceğim, o günlerin hayali ile yanıyoruz