freelancede çevreye ihtiyaç yoktur.Bu forum herkese ekmek yedirir.Arkadaşın birini davet ettim foruma dedim bak millet iş alıyor tamam mamam felan üyelik aldıgından beri bir kere girmedi AMELE. niye amele biliyormusun? adam bayern firmasına site yaptı 3000 tl ha bir gün ha yarın yok şöyle yok böyle oyalıyıp duruyor.Parayada ihtiyaçı var bu foruma konu açsa portföy oluşturacak çalıştıgı firmadan 2 aydan beri maaş alamıyor.Böyle bir amele.dedim bak banner lazım 20-30 tl kardeşim parayı beğenmez.Ama günlük sigara parasına muhtaç.İster koder ol ister grafiker.7/24 online olmazsan ve işin ile yaşamazsan sıkıntı olur.Bundan bir kaç sene önce bir grafik işim oldu sabah 8 de göstermem gerekiyor.Gecenin 3 ünden forumdan adam buldum.ve hala görüşürüm.İşimi halletti 50 liralık işe 500 de dese veririm.Böyle bir iş yapıyorsanız
-İlk etapda portföy olması için ne iş olursa alırım ( 10 liraya da logo yaparım 1000 liraya tasarımda )
-whatusupp blackberry pin email. twitter linkedin facebook daima online olurum.(adama mail atıyorum forumda online bana 2 gün sonra ne iş için mail attınız diyen mallar gördüm
-kişisel site,deviart gibi sitelerden üyelik alırdım.Kendime ait bir android ve ios uygulaması yaptırır yapardım.(coderlik burda devreye girer) geçen bi coder lazım geldi 15 dakikada 30 tl aldı gitti tek form düzenlemesine )
-her şey den önce haddimi de bilirdim.Kazandığım paranın kuş olduğunu görürdüm (domain veya web sitesi alırdım) bir ara dükkan kirasını el altından alıp sattıgım sitelerden çıkarıyordum 1 k iken alıyorsum 2 k oldugunda 2 katına satıp işime bakıyordum)
-forumlarda genel gördüğüm bir işte ustalaşan ukala köpekler var adam müşteriye hakaret ediyor.Böyle yapmazdım bunlar bana her zaman lazım
böyle yaptıktan sonra 1 sene sonra asgari ayda en kötü 3 k kazanırsın.1 seneden sonra 250 lira logo desen kimse oha llayn demez portföye bak kardeşim dersin ( bana logo yapan bir arkadaş vardı 20 liraya yaptı işine o kadar sadık bir adam ki 20 liralık logo için bana bir word dökümanı yazdı logo hikayesi adında çok beğendim bir sene sonra aveayla felan çalışmış geçen logo istedim birisine lazım geldi

450 lira abi o da sana dedi ...
Ne iş yaparsanız yapın müşteriye değer verin ve 7/24 feed back sağlayın yoksa diğerlerinden farkınız kalmaz.Sabit 4-5 müşterinizde olursa freelance bal gibi de geçinirsiniz.Bu dünyada iki türlü insan vardır 1-yumurtlayanlar 2- o yumurtayı satanlar siz yumurtayı satanlardan olun.Önce iş ahlakı sonra müşteri
keşke herkesin ticaret ahlakı sizinki gibi olsa... tüm sözlerine katılıyorum..
ek olarak konu sahibi arkadaşa mizahi bir yaklaşım olması için aşağıdaki makaleyi veriyorum

zaytung'dan alıntıdır
Sabah 9, akşam 6 çalışıp, günün en az iki saatini iş-ev arası mesafede helak olarak geçirenlerin en büyük rüyasıdır home office çalışmak. Bir çok insan, illa haftanın en az beş günü, günün en az 9 saati bir dört duvar arasına sıkışacaksa bu duvarların kendi evine ait olmasını tercih eder. Lakin home officei tecrübe edenlerin tembel hayvanına dönüp toplumsal hayattan süratle koptuğu ve bir süre sonra evden çıkmamak için belediye ekiplerine direndiği de bir gerçek. Bu hafta sizler için, tüm yönleriyle evde serip çalışmayı mercek altına aldık.
Buyrun:
1 İkna: Home office modelde arkadaşlarınızı ve ailenizi çalıştığınıza ikna etmek en zorlu süreçtir. Bütün gün eşofmanlarınız ve yağlı saçlarınızla paspal paspal evde oturduğunuzu gören anneniz, trilyon da kazansanız gerçek bir işte çalıştığınıza ve her ay düzenli olarak para aldığınıza inanmaz. Bu sebeptendir ki, siz çok önemli bir telefon konuşması yaparken odanıza elektrik süpürgesiyle dalacak, ziyarete gelen dayınızla iki çift laf etmeniz için sizi uyaracak, kabul gününde çay servisine yardım etmeniz için darlayacaktır. Gerekirse odanızın duvarına vergi levhası asın, evde boynunuza şirketin yaka kartını asıp dolaşın ama bir şekilde çevrenizdekileri bir işiniz olduğuna ikna edin...
2 - Beslenme: Home office çalışmanın normal iş yaşamına nazaran türlü avantajları olmasına karşın, dünyada halen fazla rağbet görmemesinin temel sebeplerinden biri, evde çalışan adama kimsenin sodexo vermemesidir. Başta üşenip 3 öğün dışarıdan yemek sipariş etseniz de, kazandığınız bütün paranın gıda harcamasına gittiğini farketmeniz çok uzun zaman almayacak. El mecbur karnınızı doyurmak için kendi başınızın çaresine bakacak, mutfağın sihirli dünyasını keşfetme yoluna gideceksiniz. Ortalama bir home office çalışanı, ilk 1 yıl içerisinde yaprak sarmasından mantıya dek geniş bir yelpazede yemek yapabilecek ustalığa erişebilmektedir.
3 - Çalışma pozisyonu: Uzanarak çalışmak, yatarak çalışmak gibi kulağa hoş gelen şeylerin bir süre sonra uyuklayarak çalışmaya döneceğinden hiç şüpheniz olmasın. Uyumasanız bile günde 10 saat bir kanepede uzanan adam bir süre sonra o kanepenin şeklini alır, anatomisi bile ona göre evrimleşir. Siz siz olun, en azından kendinize adam gibi bir masa ve rahat bir sandalye temin edip bunları arada bir de olsa kullanın. Üstelik söz konusu masa-sandalyeyi ofis tipi mobilyalardan seçerseniz, çevrenizi gerçekten bi iş yaptığınıza ikna etmeniz de kolaylaşacaktır.
4 - Mazeret: Yalan söyleme olanaklarınız ciddi şekilde kısıtlanır. Zorda kaldığınızda "şu an bi görüşmedeyim" diye kapatabileceğiniz telefonlar, Kiev'de oluşunuzu "bayi toplantısı vardı hayatım"a bağlayabileceğiniz seyahatler home office çalışmada pek olası değildir. Mümkün mertebe yalan söylemekten uzak dururken, "abi çok sıkıştım, bi işiyim ben dönücem sana" seviyesinde bir açık sözlülüğe varmamaya dikkat edin. Bunun yanında rapor, mazeret izni gibi şeyleri de unutun. Değil grip, isterseniz verem olun, patronunuzu asla inandıramazsınız. Biraz iyi yürekliyse en fazla çiçek gönderecek , geçmiş olsun demek için aradığında, "neyse sen yattığın yerden şu işleri hallediver bir zahmet" demeyi ihmal etmeyecektir.
5 - Sosyalleşme: Normal bir ofis hayatının en cazip yanlarından olan çalışanlar arası sosyalleşme ve mümkünse çiftleşme olasılığı, home office'de pek mümkün değildir. Bu açığı evde canınız istediğinde rahat rahat ***** izleyebilme lüksüyle bir miktar kapatabilirsiniz ama dikkat etmezseniz bir süre sonra bunu standart bir ilişki biçimi haline getirip seks yapıcam diye ne çekicem onun bunun ağız kokusunu, kendime kendime yeterim bundan sonra" kafasına geçmeniz çok olası. Ayrıca adında home geçiyor diye illa orada çalışmak zorunda değilsiniz. Arada bir bilgisayarınızı alıp saatlerce kurulabileceğiniz ekonomik kafeler falan bulun. Dışarı çıkma alışkanlığınızı canlı tutmazsanız, bir süre sonra saçı sakalı salmış, epilasyonu hayatından çıkarmış, üzerindeki 2 haftalık eşofmanlarıyla yek vücut olmuş bir meczuba dönüşmeniz kaçınılmaz olur.
6 - Enformasyon: Nice home office çalışanı vardır ki, işten kovulduğunun ya da şirketin battığının çok geç farkına varır. İş bu yüzdendir ki, ara sıra da olsa hala bordrolu bir çalışan olup olmadığınızı kontrol etmenizde büyük fayda var. Yoksa evde bilgisayar başında ne olduğunu anlamadan çalışmaya devam etmeniz işten bile değil...
7 - Eğlence: Artık patron geldiğinde alt+tab kombinasyonuyla excel açmak ya da telefonla konuşuyormuş gibi yapmak gibi zevklerden mahrumsunuz. İşten gizlice kaytarmak, çalışma hayatından alınan keyfi önemli ölçüde artıran bir eylem olduğundan, evde ne alışveriş sitelerinde dolaşmak ne de Facebookta oyun oynamak size eskisi gibi heyecan vermeyecektir. Bu sorunu aşmak için evdeki diğer bireylerden yardım alabilirsiniz. Misal, annenizden arada bir aniden odanıza dalıp monitörünüzü kontrol etmesini, tam akşam 6da mail atarak toplantı isteği yollamasını falan isteyin. Eğer yalnız yaşıyorsanız ufak bir kişilik bölünmesiyle de bunu halledebilirsiniz. Bu konuda Gollum, sizin için ideal bir örnek sayılabilir...
8 - Ekonomi: Home office çalışmak, markete sık sık sipariş vermek demektir. Markete sipariş vermekse, "dur ya şimdi bi paket sigara için de aramak olmaz bi şeyler daha söylemeliyim" duygusunu beraberinde getirip evi kısa sürede şarküteriye çevirmeniz anlamına gelir. İhtiyacınızdan fazlasını almamaya özen gösterin. Almak durumunda kaldığı tekerlek kaşarlardan kendine bilgisayar masası yapabilen home office çalışanları var, unutmayın.
9 - İmaj: Patronunuz arada sırada bile olsa "*** ben bu kadar zamandır kime maaş veriyorum acaba" diye düşünüp, sırf gül yüzünüzü görmek için görüntülü toplantı isteyebilir. Bu tip toplantılarda web cam'den bile olsa iyi görünmek önemlidir. Yalnız, toplantı sırasında patronunuzla konuştuğunuzu unutup "ben bir kahve alıp geliyorum" gibi cümlelerle ayağa kalkmayın. Adam size maaş veriyor diye bir de tazmanya canavarlı boxerınızı görmek zorunda değil.
10 - Mesai saatleri: Belli bir mesai saatinin olmaması başta şahane bir şey gibi görünse de, bir süre sonra uyuduğunuz süre hariç tüm saatlerin mesai saatine dönüştüğünü, gecenin 2'sinde bilgisayar başında çalışırken "9-6 iyiydi ***, en azından kaçta çıktığımız belliydi" diye düşündüğünüzü hayretle fark edeceksiniz. Kendinize normal mesai saatleri koyup onlara riayet etmeye çalışın diyeceğiz ama o da pek mümkün değil. Neyse, buna alışmaya çalışın en iyisi
orjinal makale linki:
http://www.zaytung.com/blgdetay.asp?newsid=205476