• 24-11-2012, 00:18:02
    #55
    Değerli arkadaşlar, ben pek etliye sütlüye karışmam ama Türk mantığıyla yaklaşılan işleri görünce içimdeki KARIŞ-MA CANAVARI beni teslim alıyor. Yorumları okuyorum her zaman ki gibi yine R10 halkı döktürmüş de döktürmüş.

    Bir arkadaşın bir projesi var ve bunu en olası yer olarak gördüğü R10.NET adresindeki internet sitesine yazmış. Şimdi bu projeye katılıp katılmamak kişinin kendi tercihidir. Fakat her bireyin işin suyunu çıkarma çabası takdire şayan. Ne kadar çok boş vaktiniz varmışta bu işi bu kadar sakız gibi uzatmışsınız. Bu arkadaşın projesinde size ters gelen bir yer var ise gayet yapıcı bir şekilde bana burası garip geldi konu ile ilgili açıklama yaparsanız sevirinirim gibi bir cümle kurmak yerine;

    - Tabii ya bende yedim, sen sırtımdan para kazanacaksın bende bakıcam vs vs saçma yorumlar yazılmış.

    Öncelikle konuyu açan arkadaşıma bu konuda 4 yıl önce tam bir buçuk sene neler çektiğimi özel bir mesaj ile ulaştıracağım.

    Freelance çalışan arkadaşlara ise, zaten bu işten ciddi para kazanan büyük projelere imza atmış arkadaşlarımı tenzih ederek şunu sormak istiyorum. Tek başınıza ne kadar büyük bir proje bitirebilme kapasitesine sahipsiniz?

    Çok ama çok büyük bir proje yapabilecek yeteneğiniz olabilir. Fakat tek başınıza 3 yıl boyunca uğraşacağınız bir işi birlikte çalışarak 6 ayda en iyi şekilde teslim edebileceğiniz hiç aklınıza geldi mi?

    Yada ne kadar süre daha 50 TL - 500 TL lik işlerle hayatınızı idame ettirmeyi düşünüyorsunuz.

    Veya en basitinden bir eticaret alt yapısı hazırlamak için teklif aşamasındasınız. Fakat karşınızdaki firma dedi ki, arkadaşım bir yerin yurdun yok mu? Bize fatura kesebilecek misin? Hasta olduğunda bize kim yanıt verecek, sana ulaşamadığımızda kiminle muhattab olacağız? ( Lütfen hiç kimse bende öyle şey olmaz demesin, R10 üzerinden kaybettiğim nakit tutar min 7-8 bin TL, buradan tanışıp gerek personel gerek se freelance anlaştığım arkadaşların bana zararı 30-35 bin TL' yi bulmuştur. En yeni örneği Cenk GÖK kod adlı Gültekin TEMTEK' tir.)

    Ha şunu düşünerek konunun suyunu çıkardıysanız sizi anlarım " Böyle bir mekan kurulursa ve işlerse ben bu mekana dahil olmadığım için artık buralardan bize ekmek çıkmaz" evet son derece haklısınız. Çünkü ben şahsen freelance yaptıracağım işte asla (önceden tanıyıp güvendiğim arkadaşları yine tenzih ediyorum) bireysel olarak freelance çalışan arkadaşları tercih etmem.

    Konuyu açan arkadaşın hatası ise aylık 100 TL gibi bir bedel alacağım gibi bir madde eklememesidir. O zaman kimse oydu buydu demezdi. Ama arkadaş bu işin nasıl yapılması gerektiğini çözmüş ve o stratejide hareket etmek için kolları sıvamış. Kendisini tebrik ediyorum. Ve kendsinden ricam vazgeçmemesidir. Çünkü bu iş merkezleri çok kısa süre içerisinde piyasayı hareketlendirecek alanlar haline gelecektir.

    Bu kadar ahkam kestiğim için herkestenözür diliyorum.

    İyi çalışmalar, başarılar.
  • 24-11-2012, 01:23:48
    #56
    Promedya arkadaşımız tebrik ederim, gerçekten güzel bir atılım. Kendisiylede böyle bir vizyona sahip olduğu için bizzat tanışmak isterim. Kimlik fotokobisi kısmı bence gayet mantıklı ve gerekli. Bedeva ofisi geçin, parası ile ofis tutarken kimlik fotokopisi veriyorsunuz da bedava olunca niye vermek sizi rahatsız ediyor onu anladım.
  • 24-11-2012, 01:57:57
    #57
    Öncelikle herkese iyi geceler dilerim.

    Bizim Beylikdüzünde Hitit Ajans'a çok ta uzak olmayan Papatya Residence 2 de ofisimiz var. Ben ve akrabam hariç çalışanların tamamı arkadaşımızın düşüncesi gibi freelancer çalışanlardır.

    Bizdeki mantık, işimiz olduğunda işimizi al ve bitir, gözümüzün önünde teslim et; harici zamanlarda ise istediğin zaman gel istediğin zaman git, istediğin işi al ve yap. Elinde iş yok ve bizim işi tercih ettiğinde ise sadece bizim işimizi yap modelidir.

    Bu kanıya ve modele nasıl mı vardık?

    Çünkü adı freelancer olan kişi ve kişilerin neredeyse tamamı tabiri caizse biraz gevşek çalışıyorlar. İstisna olanlar değerli arkadaşlarım elbette var. Kimse üstüne alınıp bu sözüme takılmasın. Oysa müşteri odaklı çalışan bizler için bu büyük dezavantaj ve sıkıntısını çok çekiyoruz. İşi gözümüzün önünde yapan bu arkadaşlara ise gözümüz gibi bakıyoruz. Çayını, kahvesini eksik etmiyoruz. Yemek konusunda ise ben çok katıyım. Sadece benim işimi yaparken söylerim ve yediriririm.

    Tüm bunların haricinde masası, çayı ve kahvesi dediğim gibi, interneti ve işyerinin tüm imkanlarından bizim tamamen haberimiz olması kaydı ile (iş aldı, müşterisi gelecek, ailesine gösterecek, sevgilisi-nişanlısı görecek) kişiliğine ve isteğine saygı duyarak yerine getiriyoruz.

    Zaman içinde kimliğinden tutun da ailesine kadar çaktırmadan inceliyoruz. Bazen çaktırıyoruz da... İşveren biri için bu çok abes bir sorgulama olmasa gerek. Bir fabrikaya girerken sayısız evrak verirken kimsenin sesi çıkmıyorsa ve o fabrika sahibi de bir işveren ise ben de bir işverenim, aynı haklara sahibim. Sonuçta işim olduğunda kiminle çalıştığımı bilirim.

    Başka bir ayrıcalığı ise serbest çalışan biriyle MSN'de çalışıyorsanız çok rahat ve sizi çileden çıkaran tepkiler alabilirsiniz. Ofis ortamında zaman içinde bu tepkileri veremiyorlar.

    Konu sahibinin dediği gibi biz kimseyi üç günde kapının önüne koymuyoruz. Bizimle çalışmak isteyen gelir veya gelmez. Kişinin özgür iradesi bilir. Sonuçta kendi adını freelancer koymuş birini sınırlayamazsınız.

    Kimlik istemeyi doğru bulsam da çok mırın kırın eden olursa kimliğin orjinaline çıplak gözle bakılır, tckimlik.nvi.gov.tr adresinden sorgulanır ve not alınır.

    Ofis için genel bir sözleşme imzalatmak bize göre bile saçmadır, sadece kendi işlerinizde her verdiğiniz iş üzerine sözleşme yapmak daha doğru ve güncel olacaktır.

    Çok doğru bir karar ve değerlendirmek isteyen arkadaşlar için de iyi bir fırsat.
    Kimse kimseyi zorlamıyor arkadaşlar. Yorumlar sadece yapıcı olmalı, eksik-gedik ve önerileriniz varsa iletilmeli, soruna sorun ile gitmeyi bırakıp dalga geçmek yerine çözüm üretmeliyiz.

    Saygılarımla
    Mustafa KARALI
  • 24-11-2012, 10:00:31
    #58
    maxitr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir fabrikaya girerken sayısız evrak verirken kimsenin sesi çıkmıyorsa ve o fabrika sahibi de bir işveren ise ben de bir işverenim, aynı haklara sahibim. Sonuçta işim olduğunda kiminle çalıştığımı bilirim.
    1- Sağlık raporu
    2- Savcılıktan temiz kağıdı
    3- Sağlık raporuna ek bazen verem savaş dan rapor.
    4- Diploma fotokopisi ama noter onaylı
    5- Kimlik fotokopisi

    bunlar isteniyor.

    ancak konu sahibi, kimlik istemiş, onuda görsem yeter demiş.
    İnsanlar yorum yapmak için girip orayı burayı lekelemeyi seviyorlar.

    "Milletimiz" diye başlayıp bir klasik genelleme yapmak istemezdim ama, milletimiz klavye başında bir başka konuşuyor, yapamadıklarını eleştiriyor, yapılamaz diyor, kendi kafası nasıl çalışıyorsa o şekilde suçluyor insanları.
  • 24-11-2012, 10:06:16
    #59
    bilgi ve deneyimim olsa calısmak isterdim acıkcası.
  • 24-11-2012, 15:47:27
    #60
    Tebrikler çok güzel bir proje zamanında bende düşünmüştüm böyle birşey ama sadece hayal olarak kaldı. bilgim olsa katılmak isterdim
  • 24-11-2012, 20:57:49
    #61
    Konunuza dahil olmak istemedim ama aklımdakileri de söylemeden edemedim.

    Siz kendinizi dürüst olarak tanıtıyor ve iyi niyetli birisi olduğunuzu söylüyorsunuz parmaklarınız ile. Akabinde ücretsiz olarak 10 kişiye kapınızı açacağınızı, internetini, çayını, suyunu karşılayacağınızı söylüyorsunuz. Kısacası siz kendinizi bana borçlu hissedin diyorsunuz. Benim arada bir isteğim olur, oradaki çalışmalarınız arasında benim işi de çıkartıverirsin.

    Bakın efendim, bu işler eskiden şöyle yapılırdı. Ben sana bir parmak bal çalayım, sen de bana bir kaşık ver. Bul karayı al parayı da böyle bitti zaten.

    Tamam her şey güzel, ben de birisinden ücretsiz bir şey aldığım zaman kendimi borçlu hissederim. Elimden gelen yardımı yapmaya çalışır, karşılığını da sunmaya çalışırım. Tamam yapmasına yaparım da ben niye sizin ÜCRETSİZ olarak bana sunduğunuz hizmet için sonradan ücretli yapılacak bir şeyi ücretsiz yapayım ki? Hadi dedim yok ben yapmıyorum sizin işinizi, gidin başka birisi yapsın, siz de bana kapının yolunu mu göstereceksiniz? Böyle mi olmalı yani ÜCRETSİZ dediğiniz işin sonu?

    Bence siz böyle bir şeye kalkışana kadar, işin emeğini hakkı ile ödeyin, işini hakkı ile yerine getirecek arkadaşımı zaten bulursunuz. İşin hakkı 1000 lira mı? Verirsiniz iş başlangıcı 300 TL, işi takip eder baktınız yürüyor verirsiniz bir 300 daha, iş bitince de geri kalan 400 lirayı takdim edersiniz, hem işi yapan kendisini rahat hisseder hakkını aldığı için hem de siz kaliteli bir iş yaptırdığınız için kendinizi mutlu hissedersiniz.

    Kimse size kimlik fotokopisini falan vermek zorunda değil. Adımı bile söyleme mecburiyetim yok, sonuçta siz bana ÜCRETSİZ bir hayır işi yapacağınızı söylüyorsunuz. Ben de Allah sizden razı olsun efendim çok iyi düşündünüz benim de aradığım böyle bir şeydi zaten diye gönül rahatlığı ile geleyim.

    Saygılarımla...

    Mahmut Özyurt
  • 24-11-2012, 21:00:25
    #62
    Bu tür konularda yüzyüze konuşarak daha iyi anlaşırsınız.Net üzerinden kimlik fotokopisi biraz abes kaldı.
  • 24-11-2012, 21:21:34
    #63
    BLaH adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konunuza dahil olmak istemedim ama aklımdakileri de söylemeden edemedim.

    Siz kendinizi dürüst olarak tanıtıyor ve iyi niyetli birisi olduğunuzu söylüyorsunuz parmaklarınız ile. Akabinde ücretsiz olarak 10 kişiye kapınızı açacağınızı, internetini, çayını, suyunu karşılayacağınızı söylüyorsunuz. Kısacası siz kendinizi bana borçlu hissedin diyorsunuz. Benim arada bir isteğim olur, oradaki çalışmalarınız arasında benim işi de çıkartıverirsin.

    Bakın efendim, bu işler eskiden şöyle yapılırdı. Ben sana bir parmak bal çalayım, sen de bana bir kaşık ver. Bul karayı al parayı da böyle bitti zaten.

    Tamam her şey güzel, ben de birisinden ücretsiz bir şey aldığım zaman kendimi borçlu hissederim. Elimden gelen yardımı yapmaya çalışır, karşılığını da sunmaya çalışırım. Tamam yapmasına yaparım da ben niye sizin ÜCRETSİZ olarak bana sunduğunuz hizmet için sonradan ücretli yapılacak bir şeyi ücretsiz yapayım ki? Hadi dedim yok ben yapmıyorum sizin işinizi, gidin başka birisi yapsın, siz de bana kapının yolunu mu göstereceksiniz? Böyle mi olmalı yani ÜCRETSİZ dediğiniz işin sonu?

    Bence siz böyle bir şeye kalkışana kadar, işin emeğini hakkı ile ödeyin, işini hakkı ile yerine getirecek arkadaşımı zaten bulursunuz. İşin hakkı 1000 lira mı? Verirsiniz iş başlangıcı 300 TL, işi takip eder baktınız yürüyor verirsiniz bir 300 daha, iş bitince de geri kalan 400 lirayı takdim edersiniz, hem işi yapan kendisini rahat hisseder hakkını aldığı için hem de siz kaliteli bir iş yaptırdığınız için kendinizi mutlu hissedersiniz.

    Kimse size kimlik fotokopisini falan vermek zorunda değil. Adımı bile söyleme mecburiyetim yok, sonuçta siz bana ÜCRETSİZ bir hayır işi yapacağınızı söylüyorsunuz. Ben de Allah sizden razı olsun efendim çok iyi düşündünüz benim de aradığım böyle bir şeydi zaten diye gönül rahatlığı ile geleyim.

    Saygılarımla...

    Mahmut Özyurt
    Bence yanlış düşünüyorsunuz.
    Hadi Diyelim Beni Ofisine Aldı Bana İş Yaptırmak İstiyor, Piyasası 2000 TL olan işi Bana 250 TL'ye Yap Diyor. Burda Benim Açığım 1750 TL Ama Bu Demek Olmuyor ki Hep Zararına Yapacağım. Belki Biride Bakacak 10000 TL'lik İş Verecek Nede Olsa Ofis Belli Çalışan Belli Diye Düşünecek Bu Durumdaki Avantajımız Hem İşimizi Büyütmek Hem Profesyonelleşmek Belki Bir Grup Olarak İş Alacaksınız Hem Fazla Yorulmayacaksınız Hemde Paranızı Alacaksınız.

    Ofis Çalışanına Güven, Freelancer'e Oranla Daha Yüksektir.

    İstanbul'da Olanlar için Güzel Bir Teklif.
    Promedya' da Anlayışlı Birine Benziyor Ne Mağlum İşimi Yapmıyorsan Çık Diyeceği ?